T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/540
KARAR NO : 2024/301
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2023
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/578 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA:
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İ
DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
MAHKEMEMİZİN 2023/540 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, tüketim malzemeleri (gıda, temizlik, sarf malzemeleri vb) satış ve ticareti işi ile uğraşmakta olup, ticari faaliyeti kapsamında 2022 yılı Temmuz ayından bu yana davalı tarafa çeşitli tüketim malzemeleri sattığını, faturalarının dava dilekçemiz ekinde mevcut olduğunu, dilekçe ekinde sundukları faturaların tamamı davalı şirket çalışanları (..., ...,...) tarafından imzalı olduğunu, ayrıca, 30/03/2023 tarihli, ... numaralı, 80.059,56 TL bedelli faturaya yönelik 29/03/2023 tarihli whatsapp sipariş mesajlarını da ekte sunduklarını, davalı şirket tarafından gönderilen 29/03/2023 tarihli whatsapp sipariş mesajı ile 30/03/2023 tarihli fatura içeriğinin birebir örtüştüğünü, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki bu ticaret kapsamında, cari hesaptan kaynaklı olarak, davalı şirketten 162.258,47 TL alacaklı olduklarını, alacağın tahsili adına Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatmış isek de, takibimiz davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazı neticesinde durdurulmuştur. Davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazının iptalinin adına işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek, haklı davanın kabulüne, davalı şirketinKemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın 020'sinden az olmamak kaydıyla lehimize icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilerek lehe vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere Müvekkil şirketle davacı şirket arasında mal alışverişi nedeniyle cari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin karşı yandan aldığı/alacağı emtia karşılığı uhdesindeki çekleri karşı yan şirkete teslim etmiş, kendisine fatura edilen bazı mallara karşılık da iade faturaları kestiğini, Mahkemenin de malumu olduğu üzere 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü bulunduğunu, bahsi geçen iade faturaları müvekkil tarafından kesildikten sonra davacı şirkete gönderildiğini, belirtilen yasa hükmü çerçevesinde davalı/borçlu şirket tarafından kesilen faturalar itiraz görmeden kesinleştiğini, davacı/borçlu firma, cari hesap bakiyesinde borçlu olduğu halde kesmiş olduğu faturalar karşılığı alacağı olduğundan bahisle Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkile karşı başlatılan bu haksız takibe tarafımızca itiraz edilerek takibin durması sağlandığını, bu kere davacı/borçlu firma hakkında müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla İzmir ...İcra Müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı/borçlu şirket tarafından tebellüğ edilen ödeme emrine karşı herhangi bir borç bulunmadığından bahisle 12.06.2023 tarihinde borca itiraz edildiğini, davacının icra takibine ve davasına konu ettiği faturaların içeriğindeki malların bir kısmı müvekkil şirkete teslim edilmediğini, bu durumun süreklilik arz etmesi nedeniyle müvekkil şirket tarafından teslim edilmeyen mallara karşılık iade faturası kesildiğini, müvekkilinin kestiği iade faturalarına yasal süresi içerisinde itiraz etmeyen davacı yan alacağına konu ettiği faturaların dayanağı malları müvekkil şirkete teslim ettiğini ispat etmek durumunda olduğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda maddi gerçek tüm açıklığıyla ortaya çıkacağını, müvekkil şirket hakkında alacağı olmadığı halde kötüniyetle takip başlatan davacı şirket aleyhine Kötüniyet Tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, davacının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davasının reddine, davacı şirketin itirazlı alacak üzerinden %20 Kötüniyet Tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/578 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketle davalı/borçlu şirket arasında mal alışverişi nedeniyle cari ilişki bulunduğu, müvekkil karşı yandan aldığı/alacağı emtia karşılığı uhdesindeki çekleri davalı/borçlu şirkete teslim etmiş, kendisine fatura edilen bazı mallara karşılık da iade faturaları kestiğini, bahsi geçen iade faturaları müvekkil tarafından kesildikten sonra davalı/borçlu şirkete gönderildiğini, belirtilen yasa hükmü çerçevesinde davalı/borçlu şirket tarafından kesilen faturalar itiraz görmeden kesinleştiğini, davalı/borçlu firma, cari hesap bakiyesinde borçlu olduğu halde kesmiş olduğu faturalar karşılığı alacağı olduğundan bahisle Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkile karşı başlatılan bu haksız takibe tarafımızca itiraz edilerek takibin durması sağlandığını, davalı/borçlunun itirazı, haksız ve hukuka aykırı olup, müvekkilin alacağının tahsilini geciktirme amacı taşıdığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, tüketim malzemeleri satış ve ticareti işi ile uğraşmakta olup, ticari faaliyeti kapsamında 2022 yılı Temmuz ayından bu yana davacı tarafa çeşitli tüketim malzemeleri sattığını, müvekkil şirketin bu ticari faaliyeti kapsamında, cari hesaptan kaynaklı olarak davacı şirketten 162.258,47 TL alacaklıyız. Bu alacağımızın tahsili adına Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibine girişmiş isek de, takibimiz karşı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazı neticesinde durdurulduğunu, karşı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazının iptali adına açılan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ise halen derdest olduğunu, davacı taraf bir takım haksız/dayanaksız iade faturaları kesmek ve şirketimizce teslim edilmiş bazı faturaları cari hesaba eklememek suretiyle, cari hesapta kendisini alacaklı gibi göstermiş ve haksız kazanç elde etme saiki içerisine girdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Asıl dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Tarafların ticari defter ve kayıtları,
-Kemalpaşa İcra Müdürlüğün ...esas sayılı dosya sureti,
-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti
-Tarafların BA ve BS formları,
-Bilirkişi ...'nun 18/12/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
A)MAHKEMEMİZİN 2023/540 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalı aleyhinde Kemalpaşa İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ticari satımdan kaynaklanan 6 adet fatura alacağına istinaden toplam 162.258,47 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 06/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 07/06/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıya takibe dayanak faturalara konu malın teslim edildiği, davalının fatura bedellerini ödemediği, itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalının taraflar arasında ilişki bulunduğu, davacı tarafından faturası düzenlenen bir kısım malların davacıya iade edildiği ve iade faturası düzenlendiği, ayrıca takip konusu faturalara konu bir kısım malların teslim edilmediği, ispat külfetinin davacıda olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, takibe dayanak faturalara konu mal ve hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, fatura bedelinin ödenip ödenmediği, davacının faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda taraflara 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, taraf vekillerinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 18/12/2023 tarihli raporunda, tarafların davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, tarafların 2022 yılından devreden 104.932.47 TL cari hesap alacağı yönünden taraf defter kayıtlarının örtüştüğü, uyuşmazlık konusu işlemlerinin 2023 yılı kayıtlarından kaynaklandığı, icra takibine konu faturalardan 5 adet fatura bedeli ile 6 faturanın kısmi bedelinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defter kayıtlarında takip tarihi olan 01.06.2023 tarihi itibariyle davacının davalıya 20.028.09 TL borçlu göründüğü, takip konusu faturalardan 30.03.2023 tarihli... nolu toplam 80.059,56 TLlik faturanın icra takip tarihi itibariyle 4.045,44 TL lik kısmının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu dikkate alındığında, deftere henüz kayıtlı olmayan (rapor tarihi itibariyle KDV düzeltme beyanına dahil edilen) 76.014.12 TL lik bakiye kısmının dikkate alınması halinde ise davacının davalıdan söz konusu faturalar nedeniyle 55.986,03 TL alacaklı olacağı, ayrıca icra takip tarihinden sonra takip konusu olmayan toplam 106.797,30 TL tutarındaki 3 adet faturanın 01.07.2023 tarihinde düzeltme kaydı açıklaması ile davacı defterlerine kaydedildiği, bu faturaların defter ilk kayıt tarihleri ile fatura tarihlerinin icra takip tarihinden önce olduğu, düzeltme kaydından sonra 01.07.2023 tarihi itibariyle davacı defterinde davacının davalıdan 86.952.60 TL alacağının kayıtlı olduğu, bu tutara 30.03.2023 tarihli, ... nolu, toplam 80.059.56 TLlik faturanın(takip konusu) deftere henüz kayıtlı olmayan (rapor tarihi itibariyle KDV düzeltme beyanına dahil edilen) 76.014.12 TLlik kısmının dikkate alınması halinde ise alacak tutarının ( 86.952,60+ 476.014.12) 162.966.72 TL olacağı, davacının davalıya 2023 yılında düzenlediği faturalardan icra takibine konu 5 adet 202.565,80 TL bedelli faturanın davalı defterine kayıtlı olduğu, davalının defter kayıtlarında 01.06.2023 icra takip tarihi itibariyle davacının davalıya 17.801,09 TL cari hesap borcunun kayıtlı olduğu, takip konusu 6 adet faturanın her iki tarafın ba ve bs bildirimlerinde mevcut olduğu, diğer taraftan icra takibine konu 1 adet ve icra takibine konu olmayan 1 adet olmak üzere toplam 180.059 56 TL bedelli 2 adet faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, davalının ba bildiriminde yer alan bu iki fatura bedelinin davalının defter kaydında görünen bakiye tutara ilave edilmesine karar verilmesi halinde davacının davalıdan toplam (180.059.56-17.801,09) 162.258.47 TL alacağı hesaplandığı, bu tutarın icra takibine konu 162.25847 TL asıl alacak tutarı ile aynı tutar olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta taraf defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, takibe konu 6 adet faturadan 5'inin her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu, 6.faturanın ise davacı defterinde takip tarihi itibariyle kısmen kayıtlı olduğu, daha sonra düzeltme beyannamesi ile faturanın bakiye kısmının da davacı defterlerine işlendiği, kaydedildiği, takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre davalıya 20.028,09 TL borçlu göründüğü, davalı defterlerinde ise takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 17.801,09 TL alacaklı göründüğü, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın takip konusu faturalardan davacı tarafından düzenlenen 30.03.2023 tarihli... nolu 80.059,56 TLlik faturaya ilişkin olduğu, her ne kadar bu fatura davalı defterinde kayıtlı değil ise de davalının BA ve BS formlarında kayıtlı olduğu, yine davalı tarafından 2021 yılı Temmuz ayından itibaren elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin BA ve BS bildirimlerine dahil edilmeyeceği, söz konusu kaydın kendiliğinden oluşturulan otomatik bir kayıt olduğu, kendileri tarafından yapılan bir bildirim olmadığı savunulmuş ise de, davacı tarafından düzenlenen söz konusu faturanın davalı tarafından elektronik ortamda veya fiziken iade edildiğine ve bu iadenin davacı tarafından kabul edildiğine dair davalı tarafından herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, bu halde davalı defterinde kayıtlı olmamakla birlikte bu faturaya konu mal ve hizmetin de diğer 5 faturaya konu mal ile birlikte davalıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu faturanın icra takip tarihi itibariyle 4.045,44 TL lik kısmının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, deftere kayıtlı olmayan 76.014,12 TL lik kısmının dikkate alınması suretiyle davacının davalıdan takip konusu 6 adet fatura nedeniyle 55.986,03 TL (76.014,12-20.028,09) alacaklı olduğunu ispat ettiğinin kabulü gerektiği, buna karşılık davalının takip ve davaya dayanak 6 adet fatura içeriğine konu mal veya hizmetin kendisine teslim edilmediğini veya mal veya hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, buna göre davacının taraflar arasındaki temel ilişki ile takip ve dava konusu asıl alacağının varlığını 55.986,03 TL üzerinden kısmen ispat ettiğinin kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tarafça takip tarihinden sonra düzenlenen 3 adet faturanın da iş bu davada alacak hesabında dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de davanın niteliği itibariyle takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu, takip talebinde yer almayan ve takibin dayanağı olmayan alacakların iş bu davada ileri sürülmesinin olanağı bulunmadığı, davalının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların tacir olmasına göre davacı tarafından talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, davalı tarafından kötüniyet tazminat talebi talep edilmiş ise de takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispat edilmediği, kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığı, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
B)BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/578 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının davalı aleyhinde İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden toplam 17.801,09 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/06/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 12/06/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıdan cari hesap alacağının bulunduğu, davalının borcunu ödemediği, itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise davacıya borcunun bulunmadığı, davacıdan alacaklı olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacının cari hesap nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta takip tarihi itibariyle davacının defterlerinde takip tarihi itibariyle davalıdan 17.801,09 TL alacaklı göründüğü, davalının kendi defterlerine göre ise davacıya 20.028,09 TL borçlu göründüğü, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından düzenlenen 30.03.2023 tarihli ...nolu 80.059,56 TLlik faturaya ilişkin olduğu, her ne kadar bu fatura davacı defterinde kayıtlı değil ise de davacının BA ve BS formlarında kayıtlı olduğu, davacı tarafından 2021 yılı Temmuz ayından itibaren elektronik belge olarak düzenlenen belgelerin BA ve BS bildirimlerine dahil edilmeyeceği, söz konusu kaydın kendiliğinden oluşturulan otomatik bir kayıt olduğu, kendileri tarafından yapılan bir bildirim olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı tarafından düzenlenen söz konusu faturanın davacı tarafından elektronik ortamda veya fiziken iade edildiğine ve bu iadenin davalı tarafından kabul edildiğine dair davacı tarafından herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, bu halde davacı defterinde kayıtlı olmamakla birlikte bu faturaya konu mal ve hizmetin de davacıya teslim edildiğinin kabulü gerektiği, bu faturanın icra takip tarihi itibariyle 4.045,44 TL'lik kısmının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, deftere kayıtlı olmayan 76.014,12 TL lik kısmının dikkate alınması suretiyle davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 55.986,03 TL (76.014,12-20.028,09) alacaklı olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu ispat edemediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispat edilmediği, kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığı, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
A)MAHKEMEMİZİN 2023/540 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 55.986,03 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-55.986,03 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.197,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3- Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
4-Alınması gerekli 3.824,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 1.959,68 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.864,72 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.959,68 TL peşin harç, 2.544,00 TL bilirkişi ücreti, 166,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.849,58 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (55.986,03/162.258,47=0,34) 1.673,31 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
9-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
B)BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/578 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın REDDİNE
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.801,09 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde asıl dava dosyası yönünden istinaf yolu açık olmak üzere, birleşen dava dosyası yönünden ise miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!