T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/507 Esas
KARAR NO : 2024/273
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/06/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.08.2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü...'ın seyir halindeyken kontrolsüz şekilde sola dönüş yaptığı esnada mülkiyeti davacıya ait olan .. plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası
sonucunda davacı ... plakalı aracında büyük hasar meydana geldiği, davacının ... plakalı aracında meydana gelen hasar neticesinde ciddi bir değer kaybı söz konusu olduğu, meydana gelen değer
kaybından kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren aracın sigorta poliçesini tanzim eden Türkiye Motorlu Taşıt Birliğinin sorumlu olduğu, davacı aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tahsil edilebilmesi adına ... plakalı aracın zmms poliçesini tanzim eden Türkiye Motorlu Taşıt Birliği'ne başvurulduğu, yapılan başvuru neticesinde tarafımıza 05/09/2022 tarihinde değer kaybı bedeli olarak 6.940,00 TL ödeme yapıldığı, hasar sebebiyle davacı aracında oluşan değer kaybı fazla olup karşılanmadığından değer kaybının tahsili için Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğu ancak... Sayılı dosyada "Türkiye Motorlu Araçlar Bürosunun" tahkim sistemine üye olmaması sebebiyle başvurunun işleme alınmadığını belirterek şimdilik davacıya ait araçta oluşan bakiye değer kaybı zararı olan 50,00 TL’nin davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosundan temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kurum kusur esasına dayalı olarak Türkiye deki yabancı plakalı ve yeşil kart sigortası bulunun araçların meyana getirdiği zararları Türkiye deki ZMSS esasları çerçevesinde gidermekle görevli olduğu, davacının aracında meydana gelen ve yabancı plakalı aracın kusuru oranında hasar bedelini ödendiği, davacıya değer kaybı bedeli hesaplandığı ve ödendiği, bu hali ile de davacının herhangi bir alacağı kalmadığı, davacının bu kazadan dolayı herhangi bir alacağı kalmamış olmamakla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat ( bakiye değer kaybı) isteğine ilişkin ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı, hasar fotoğrafları,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 03/07/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Türkiye Noterler Birliğinin 19/07/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in 08/10/2023 tarihli raporu,
-...Aracılık Hiz. Ltd. Şti'nin 03/10/2023 tarihli yazısı ve eki,
-...Sigorta A.Ş nin 04/10/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi...'ın 15/02/2024 tarihli tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 14.08.2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın seyir halindeyken kendisine ait olan ...plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu hasar nedeniyle değer kaybı zararının meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı kurum tarafından dava öncesinde ödeme yapılmış ise de yapılan ödemenin zararını karşılamadığı, bakiye zararının bulunduğu, bakiye zararın kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davada bakiye değer kaybı talebinde bulunduğu, davalının davacıya değer kaybına ilişkin ödeme yapıldığı, sorumluluğun sona erdiğini savunduğu, taraflar arasında davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, değer kaybı zararı var ise miktarının ne olduğu, davalı kurum tarafından yapılan ödemelerin davacının zararını karşılayıp karşılamadığı, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, bakiye değer kaybı zararının bulunup bulunmadığı ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu davacı aracı üzerinde dava dışı ... Torbalı Şubesinin rehni bulunduğunun mahkememizce tespit edilmesi üzerine ilgili bankadan mahkememizce borç ve rehin ilişkisinin devam edip etmediği, dava konusu tazminatın davacıya ödenmesine açıkça muvafakat edip edilmediğinin sorulduğu, adı geçen banka tarafından mahkememize verilen 15/03/2024 tarihli cevapta dava konusu araca ilişkin olarak rehinlerinin devam ettiği, rehinden kaynaklanan herhangi bir alacaklarının bulunmadığı, davaya muvafakat edildiğinin bildirildiği, bu nedenle davacı yönünden aktif husumet ehliyeti yönünden herhangi bir eksikliğin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf sürücülerinin kusur durumunun belirlenmesine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/10/2023 tarihli raporda, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü...'ın sevk ve idaresindeki ... yabancı plaka sayılı aracı ile...Sokağı takriben sağ şeritte ... istikametine seyir halinde... Sokak kavşağına geldiğinde sola doğrultu manevrası ile dönüş yapmak isterken aracının sol yan kısımlarına arkası sol şeritte gelen davacı taraf sürücü ...ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracının sağ ön kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... yabancı plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiğin kaza saati itibari ile sakin/normal işlediği iki şeritli tek yön konumlu yola gereken dikkat ve özen göstermesi, dönüş kavşağına yaklaştığında sinyal ile birlikte sola dönüş şeridine yerleşip kavşak başında durması, karşı şeridi de kontrol edip güvenli dönüşü gerçekleştirmesi gerekir iken, belirtilen hususlara riayet göstermediği, dönüş kavşağına sağ şeritte geldiğinde çevresel kontrollü gereği gibi yapmadan sola doğrultu manevrasına yöneldiği, bu davranışı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda trafik akımı için engel teşkil ettiği, sonrasında da sol şeritte gelen davacı aracının önünü kapatıp yandan çarpmasına maruz bırakması sonucu meydana gelen trafik kazası olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 53/b maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda tamamen hatası ile etken olduğu, davacı taraf sürücü ..'in ise sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiğin normal/sakin işlediği tek yön konumlu yolun sol şeridinde kurallara uygun seyir halinde kaza mahallini dönüş kavşağını geçmek isterken, önü sağ şeritteki sigortalı araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı dönüşe geçmeden evvel arkası sol şeritte gelen araçların geçişini beklemeden yakın mesafede sola doğrultu manevrasına yönelip aracının önünü keserek çarpmasına maruz kalması olayında kural ihlali görülmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacının dava konusu olay nedeniyle bakiye değer kaybı zararının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğuna ilişkin dosyanın otomotiv bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişiden alınan 15/02/2024 tarihli raporda, davaya konu kazada davacı aracının sağ ön köşe kısımlarından hasar aldığı, davalı kurum tarafından 9.787,76 TL hasar bedeli, 6.940,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, davacı aracının dava dışı özel serviste onarımının gerçekleştiği, meydana gelen kaza ile hasarın uyumlu olduğu, dava konusu kaza öncesinde davacı aracının 07/02/2021 tarihinde sol arka köşe kısmından hasar kaydının bulunduğu, kaza tarihi itibariyle aracın kasko değerinin 135.949,00 TL olduğu, yapılan serbest piyasa araştırmasında kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki rayicinin 146.560,00 TL olarak tespit edildiği, davacı aracının dava konusu kazada ön tampon, panjur, sağ ön davlumbaz, sağ far, sağ ön çamurluk ve motor kaputu kısımlarından işlem gördüğü, dava konusu aracın kaza sonrasındaki onarılmış haldeki rayicinin 138.560,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacı aracında dava konusu kaza nedeniyle 8.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, davalı kurum tarafından davacıya dava öncesinde 6.940,00 TL ödeme yapıldığı, buna göre davacının bakiye 1.060,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 14.08.2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın seyir halindeyken davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre sağ şeritte bulunan davalı sürücüsünün kontrolsüz kavşakta dönüşe geçerken sol şeridinde bulunan davacı aracının şeridini ihlal ettiği, kazanın meydana gelmesinde asli %100 kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde alabileceği herhangi bir önlem olmadığı ve kusursuz olduğu, kazanın meydana geliş biçimi ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, davalı sürücüsü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın, sağ ön kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan otomotiv uzmanı bilirkişi raporunda davacının serbest piyasa rayiçlerine göre 8.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, davalı kurum tarafından yapılan 6.940,00 TL ödeme mahsup edilerek davacının bakiye değer kaybı zararının 1.060,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, davalı tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı zararının makul olduğu, davalı kurumun soyut iddialarını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle mahkememizce hesap yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin davalı talebinin reddedildiği, davacının davalı sürücünün %100 kusuruna karşılık dava öncesi yapılan 6.940,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra bakiye 1.060,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu ve bu zararını talep edebileceği, davalı kurumun ise kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan davacının bakiye değer kaybına ilişkin zararından sorumlu olduğu, davacının yargılama aşamasında 05/03/2024 tarihli değer arttırım dilekçesi ile dava değerini arttırdığı, değer arttırım dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davacının davalıya 17/01/2022 tarihinde müracaat ettiği, davalının 8 iş günlük yasal sürenin sonunda 28/01/2022 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının bakiye değer kaybı talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile 1.060,00 TL'nin 28/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 17,25 TL ıslah harcı toplamı 197,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 230,45 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 17,25 TL ıslah harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 146,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 3.523,05 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 1.060,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!