WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
ESAS NO : 2023/364 Esas
KARAR NO : 2024/150
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin davalıdan olan cari alacağının tahsil edememesi nedeniyle İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, ödeme emri davalıya 05/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının takibe itiraz ettiği takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tedarikçi ve alıcı olarak kendi istek ve iradeleri doğrultusunda alış verişe konu proforma faturada malların fiyatlarını, malların açıklamasını, toplam ödenecek tutarı ve işlemle ilgili diğer ayrıntıları belirterek teklif mahiyetinde müvekkiline sunduğu, müvekkilinde belirtilen proforma faturaya ilişkin satıcı ile çalışmaya karar verdiği, proforma faturanın bir teklif faturası olduğu, davacı tarafın proforma faturaya bağlı kalmamış anlaşmaya konu proforma faturalarda açıkça KDV dahil olarak belirtilmesine rağmen proforma faturaya ayrıca %18 KDV ekleyerek müvekkilden talep etmeye kalkıştığı, davacı tarafça dava ve takip konusu cari alacağına ilişkin borcunun proforma fatura içeriğine göre taraflar arasında ticari ilişkilerin başlandığı tarihten sonuna kadar bir inceleme yapıldığında müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığının görüleceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında cari hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası sureti,
-İzmir Bornova Vergi Dairesinin 17/05/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Kemalpaşa Vergi Dairesinin 19/06/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...un 17/10/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına istinaden İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında 10.714,67 Euro alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 05/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 10/05/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak ve ferileri üzerinden iptalini talep ettiği, davacının davalı ile aralarında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davalıdan alacağının bulunduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının ise davacı tarafından proforma fatura düzenlenerek kendilerine tebliğ edildiği, proforma faturadaki fiyatlar üzerinden davacı ile anlaşma sağlandığı, proforma faturadaki fiyatların kdv dahil fiyatlar olduğu, ancak davacı tarafından daha sonra teslim edilen mallara ilişkin olarak düzenlenen faturalarda ayrıca kdv talep edildiği, takipte talep edilen alacağın bundan kaynaklandığı, davacının anlaşmaya aykırı hareket ettiği, davacıya borcunun bulunmadığını savunduğu taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu, takipte talep edilen faiz oranının uygun olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı hususunda taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda taraflara dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2021- 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, taraf vekillerinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın SMMM bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 17/10/2023 tarihli raporunda, tarafların davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraf defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.512,01 Euro alacaklı olduğu, ayrıca davacının bilgisayar kayıtlarının incelendiği, bu kayıtlara göre ise davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 10.012,92 Euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödeme olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, taraf defterlerinin uyumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 9.512,01 Euro alacaklı olduğu, her ne kadar davalı tarafından taraflar arasında proforma fatura bulunduğu, proforma faturada kdv'nin fiyata dahil olduğu, davacı tarafından proforma faturaya aykırı şekilde faturalar düzenlendiği ve alacak talebinde bulunulduğu savunulmuş ise de, proforma faturanın mahiyeti itibariyle teklif mektubu olduğu, sözleşmeye davet niteliği taşıdığı, bu faturanın taraflar arasında sözleşme niteliğinde olduğunun kabul edilebilmesi için proforma faturadaki düzenlenen şartların taraflarca uygulanması gerektiği, ancak davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkide düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça ihtirazi kayıt konulmaksızın tüm faturaların kabul edildiği, bu haliyle davalının savunmasının aksine sonradan fiili uygulama ile sözleşme koşullarının revize edildiğinin kabulü gerektiği, bu sebeple davalının savunmasının yerinde olmadığı, davacının iddiasını ve asıl alacağının varlığını taraf defterlerinin uyuştuğu 9.512,01 Euro tutarında ispat ettiği, bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiği davalıya geçtiği, davalı tarafından borcun sona erdiğinin (ödeme v.s) yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafından bu yönde herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunulmadığı, mahkememizce davalının yemin deliline dayandığı dikkate alınarak 13/12/2023 tarihli celsede davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı, davalının kendisine tanınan 2 haftalık kesin süre içerisinde yemin deliline başvurmadığı, buna göre davalının takibe itirazının 9.512,01 Euro alacak tutarında yerinde olmadığı ve itirazında haksız olduğu, tarafların sıfatı ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün 3095 sayılı Yasanın 4/A maddesinde uygulanan faiz olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan likit olduğu, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, davacının takip tarihi itibariyle geçerli olan döviz kuru üzerinden mahkememizce kabul edilen 9.512,01 Euro karşılığı 151.050,71 TL üzerinden icra inkar tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 9.512,01 Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-151.050,71 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 30.210,14 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 13.976,45 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 2.041,58 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 11.934,87 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 2.041,58 TL peşin harç, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 206,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.427,48‬ TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (0,88) 3.930,52 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 32.690,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024

Katip ... Hakim...
E-İMZA E-İMZA