T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/322
KARAR NO : 2024/423
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğu, davacı ve davalı arasında hafriyat işlerinin tümünün yapılması işi için 05.11.2021 tarihinde sözleşme imzalandığı, iş bu sözleşme gereğince davacı davalının ihale ile yüklenmiş olduğu işin hafriyat alanına ilişkin işleri yapmayı, davalı ise işin gereği olarak sözleşme kapsamındaki bedeli davacıya ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme kapsamında davacı müvekkil, 2 adet iş makinası ile işe başlamış ve devam ettiği, işin bitmesini hızlandırmak için davalı taraf, davacı müvekkil şirkete, ne gerekiyorsa yapalım parasını ben vereceğim ilaveten makina bulun dendiği, müvekkilinin 2 makina daha kiralayarak işi hızlandırıp, bu konuşmanın üzerine 20 gün sürede sözleşme kapsamındaki işi bitirip teslim ettiğini, bu kapsamda davalı firma geçici kabulü orman işletme müdürlüğüne yaptırdığını, geçici kabul sonrasında davalı söz konusu işin ücretini, ihale eden idareden aldığını, söz konusu işin, ihale eden idareden alınma rakamı 453.000,00 TL olduğu, davalı tarafın davacı müvekkil firmanın yaptığı işten dolayı büyük miktarda kazanç sağladığı, davacı taraf sözleşme kapsamında üzerine düşen işi tamamlamış ve teslim etmiş davalı taraf ise eksik ödeme yaptığını, kalan tutarı müvekkil şirkete ödemekten imtina ettiğini, 12.04.2023 tarihinde İzmir..a dairesi ... E. Sayılı icra dosyası uyap portal üzerinden görüntülenen dosya hesabının 186.989,78 TL olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerine ait... Vergi Kimlik numaralı... iş ortaklığı tarafından keşide edilen Aksaray... Noterliği'nin 10.06.2021 tarih ve... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile dava dışı..., iş ortaklığı adına işleri takip etme konusunda yetkilendirildiğini, dava dışı furkan öngün, müvekkillerle arasında kurulan vekalet ilişkisinin devam ettiği süre zarfında müvekkillerin bilgi ve rızası dışında müvekkillerin nam ve hesabına çeşitli sözleşmeler imzalamış ve müvekkilleri borçlandırdığını, müvekkillerinin dava dışı... tarafından bilgi ve rızaları dışında kendi nam ve hesaplarına imzalanan bir kısım sözleşmelerden yapılan icra takipleri üzerine bir kısım sözleşmelerden ise sözleşmelerin karşı tarafları tarafından kendilerine ulaşılması üzerine haberdar olduğunu, müvekkiller davacı tarafından kendilerine ulaşıldığında dava dışı...ü vekaletten azil ettiklerini bahsi geçen sözleşmeden haberdar olmadıklarını, sözleşmenin akdedilmesi hususunda furkan öngün'e herhangi bir talimat vermediklerini, furkan öngün'ün bu şekilde başkaca sözleşmeler de akdettiğini bu sebeple dava dışı... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek dava dışı...n adlarına imzalamış olduğunu iddia ettikleri sözleşmenin taraflarına gönderilmesini talep ettiğini, ancak sözleşmenin karşı tarafını oluşturan davacı müvekkillere bahsi geçen sözleşmenin bir suretini yahut aslını göndermediğini, davacının temsil yetkisini kötüye kullanan dava dışı ... isimli şahısla arasındaki hile anlaşması kapsamında kalan sözleşmeye istinaden müvekkillerden alacak talebinde bulunabilmesi mümkün olmadığını, borçlunun itiraz sebepleriyle bağlı olması kuralı yalnız alacaklının itirazın kesin kaldırılmasını istemiş olması halinde icra mahkemesinde uygulanabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM...'ın 07/11/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Takip talebinde faiz oranının yasal faiz oranı talep edildiği, hesaplama yapılırken bu orana ve talebe bağlı kalındığı, fatura tutarlarının muhasebe defter kayıtlarında bulunduğu, defterlere kaydı yapılmayan ödemeler toplamı çıkarıldığında kalan tutar olan 141.400,86 TL nın dava tarihine kadar faiz hesaplaması yapıldığı, hesaplanan faiz tutarın 16.587,88 TL olduğu, Muhasebe defter kayıtlarında bulunan fatura toplamlarından kayda alınmayan ödemeler toplamının düşüldükten sonra kalan 141.400,86 TL nın toplanması halinde toplam tutarın 157.988,74 TL olduğu, icra takip ve dava masrafları hariç davacıya defter ve belgelere bağlı olarak hesaplanan 157.988,74 TL nın ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
SMMM...in 14/11/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Dosya içerisinde bulunan belgeler ile davacının ve Muhasebe ofisinde ticari defterler üzerinde gerekli incelemeler yapılmış olup, davacı... Gayrimenkul Petrol Firmasının, kendi ticari defter kayıtlarına göre; 25.02.2022 tarihli takip tarihi itibariyle ; 141.400,86 TL asıl alacak ve 1.964,62 TL işlemiş faizi ile birlikte olmak üzere toplamda: 143.365,48 TL tutarında, davacı firmanın, davalı ...Ortaklığı'ndan ve davalılardan alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı
MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.
İspat hakkı
MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat yükü
MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir.
İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir.
İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir.
İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.
İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.
Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Özellikle dava dilekçesinde... davalı olarak gösterilen adi ortaklığın tüzel kişiliği haiz olmadığı, bu durumda haklara ve borçlara ehil olmadığı, bundan ötürü taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın davalı adi ortaklık yönünden dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer davalılar yönünden yapılan incelemede; Davacı tarafın davalıların taşeronu olduğu, davalılarca aradaki taşeron ilişkisi sebebiyle davacıya yüklenilen hafriyat alanı işleri ile ilgili olarak iş bedelini istediği anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki özellikle davalıların asıl yüklenicisi olduğu işe dair tüm ihale ve kabul tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, davacının taşeron olarak çalıştığı Yardrop-5 işi ile ilgili olarak, ihalede belirtilen şekilde işin tesliminin yapıldığı, işin tamamlandığı, bu hususun davalılarında imzasını taşıyan işin tamamlandığı ve ödemenin yapılmasına ilişkin ihale dokümanı içerisinde yer alan talep belgesi ile sabit olduğu, davalıların işin tamamlanmasına rağmen davacıya ödeme yapmadıkları, davacının davalılardan 141.400,86 TL miktarında alacaklı olduğunun, davalıların ihale dokümanı içerisinde yer alan işin tamamlandığı ile ilgili olarak imzalı belgelerin, dinlenilen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği anlaşılmıştır. Faturanın ödenmesi ile ilgili olarak davalıların temerrüde düşürülmediği, bu durumda takip tarihi ile birlikte davalıların temerrüde düşmüş olacağı kabul edilmekle, mahkemece takip tarihinden sonra yürütülecek ticari faiz üzerinden takibin devam etmesi ile ilgili olarak hüküm kurulmakla ve ayrıca alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca davalı adi ortaklık ile ilgili olarak yetkili temsilcisi tarafından herhangi bir vekile verilen vekaletname bulunmadığından bahisle avukat... tarafından verilen 17.05.2024 tarihli dilekçedeki vekalet ücreti isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın davalıla...E,
2-)İzmir.... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN 141.400,86 TL ana para alacağı ve bu alacağa takip tarihinden sonra yürütülecek ticari faiz üzerinden DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınana alacak miktarı olan 141.400,86 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılar...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Davanın davalı...ortaklığı yönünden taraf ve dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
5-)Alınması gerekli 9.659,09 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 3.193,32 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.465,77 TL harcın davalılar ...en alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-)Davacı tarafça yatırılan 3.193,32 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 4.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 910,5 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 8.783,72 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ile kısmen red oranına göre 6587,79 TL nin davalılar ...LMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
7-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 22.624,14 TL vekalet ücretinin davalılar ...den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-)Davalılar... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar...'e VERİLMESİNE,
9-)1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
10-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara İADESİNE,
11-)Av....'ın davalı ... Ortaklığı yönünden vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!