T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/209 Esas
KARAR NO : 2024/151
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Enerji Yatırım Ticaret ve Danışmanlık A.Ş. ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun uyarınca Görevli Tedarik Şirketi sıfatıyla faaliyet gösteren davalı... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında lisanssız üreticiler için dağıtım sistemine bağlantı anlaşması imza altına alındığı, söz konusu bağlantı anlaşmasına göre, müvekkili şirket tarafından üretilen elektriğin görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alındığı, bu bağlamda, müvekkili tarafından üretilmiş ve ... Elektrik tarafından YEKDEM kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı EPİAŞ tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen söz konusu tutarın müvekkili şirkete ödenmediği,
Ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiği, borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para gecikme faizi tutarı olan 216.930,59 TL 25.04.2022 ve gecikme faizi tutarı 05.05.2022 tarihinde ayrı ayrı olacak şekilde henüz ödeme emri kendisine tebliğ olmadan önce haricen ödediği,öte yandan, davalı tarafından borcun bir kısmı ödenmesine ve hala ödenecek tutar mevcut olmasına rağmen takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazlarının bulunduğu, davaya konu alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup, davacı yan ile... Bankası A.Ş. arasında alacağın temliki sözleşmesi akdedildiği, huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağın ödendiği, alacaklı sıfatı bulunmayan davacı tarafın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararın olmadığı, temlik alan bankaya davanın ihbar edilmesi gerektiği, davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine toplam 216.238,63-TL ödeme yapıldığı, müvekkilin davacı yana bir borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Sözleşme, ihtarname, fatura,
-İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti,
-... Elektrik A.Ş nin bila tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi...ın 26/12/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına istinaden 216.238,63 TL asıl alacak, 691,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 216.930,59 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 04/10/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacının davalı ile aralarında elektrik satımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalının bu sözleşme kapsamında 2022 yılı Ocak ayına ilişkin fatura bedelini ödemediği, davalı aleyhinde takibe girişildiği, takip tarihinden sonra davalının haricen ödeme yaptığı, ancak takip ferileri olan vekalet ücreti ve masrafların davalı tarafından ödenmediği, davalının bu alacaklardan da sorumlu olduğu, takip ferileri yönünden itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın ferileri yönünden iptalini talep ettiği, davalının mahkememizin görevine itiraz ettiği, davacının sözleşmeye konu alacağı temlik ettiği, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, takibe konu alacağın ödendiği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve takibe konu asıl alacağın takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ödendiği ihtilafsız olup, uyuşmazlığın mahkememizin görevli olup olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davacının feri alacaklar yönünden alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın takip ferileri yönünden iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların tacir olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı savunulmuş ise de, davacı ile davalı arasında davacının lisanssız elektrik üretimi faaliyeti kapsamında üretilen elektriğin davalıya satımı konusunda sözleşme bulunduğu, davacının bu sözleşme kapsamında doğan tüm hak ve alacaklarını ihbar olunan ...Bankası A.Ş ye temlik ettiği, ancak temlik alan ...Bankası A.Ş tarafından takibe konu asıl alacak olan 216.238,63 TL'nin geri temlik sözleşmesi ile davacıya yeniden temlik edildiği, davacının takipte ve davada bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce takip konusu asıl alacağın dava tarihinden önce ödendiği iddia ve savunma ile ileri sürüldüğünden yapılan ödeme miktarının ve tarihinin belirlenmesi hususunda davalı defterlerinin smmm bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda davalı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davalı vekilinin ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 26/12/2023 tarihli raporunda, davalının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, takibe konu asıl alacak olan 216.238,63 TL lik alacağa ilişkin davacı tarafından 12/02/2022 tarihli faturanın düzenlendiği, bu faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından bu fatura bedelinin 22/04/2022 tarihinde ...Bankası A.Ş hesabına ödendiği, asıl alacağın ödeme emrinin borçluya tebliğinden önce ödenmiş olduğu, nispi vekalet ücretinin bu miktar üzerinden 3/4 oranında hesaplanması gerektiği, buna göre talep edilebilecek alacak olarak 25.918,71 TL icra vekalet ücreti ve 1.279,35 TL harç ve masraf hesabı yapıldığı, ancak davacının dava dilekçesinde 25.028,11 TL icra vekalet ücreti ve 110,20 TL harç ve masraf talep ettiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacının dava konusu takipte 12/02/2022 tarihli faturanın davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce haricen ödendiği iddiası ile eldeki davada 216.238,63 TL asıl alacak yönünden herhangi bir talepte bulunmaksızın bu alacağın ferileri olan ve iş bu davada ayrı alacak kalemleri olarak talep edilen icra vekalet ücreti ve icra masrafları isteminde bulunduğu, davacının dava dilekçesinde açıkça takipten sonra davadan önce yapılan söz konusu harici ödemenin TBK madde 100 uyarınca ferilerden mahsup talebinin bulunmadığı, davacının dava konusu edilen alacaklar yönünden iş bu davayı açmasında hukuki yararı bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının muaccel olan ve takip tarihinden sonra ödeme emrinin tebliğinden önce davalı tarafından haricen ödenen 216.238,63 TL asıl alacağa ilişkin olarak davalıdan ayrıca icra vekalet ücreti ve icra masraflarını talep edebileceği, davacının dava dilekçesinde mahsup talebi bulunmadığından bu alacaklara ilişkin mahkememizce hesaplama yapılmasına lüzum bulunmadığı, hesaplamanın icra müdürlüğünce infaz aşamasında mahkememiz hükmü doğrultusunda yapılması gerektiği, davalı tarafından 216.238,63 TL alacağa ilişkin olarak icra vekalet ücreti ve icra masrafları kalemlerine ilişkin yapılan itirazın haksız olduğu ve iptali gerektiği, davacının dava dilekçesinde bu alacaklara ilişkin olarak 25.138,31 TL olarak talepte bulunduğu, taleple bağlı kalınması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile İzmir.. . İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 216.238,63 TL asıl alacağa ilişkin feriler yönünden İPTALİNE,
Davacının talebi olan 25.138,31 TL'yi aşmamak üzere takibin icra vekalet ücreti ve diğer icra ferileri yönünden DEVAMINA,
2-Alınması gerekli 1.717,19 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.537,29 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 120,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 1.729,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/02/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!