T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/103
KARAR NO : 2024/102
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Muğla Marmaris ilçesinde bulunan beton santralinden de beton satmakta olduğu, Davalı şirketin Marmaris İlçesinde yapmakta olduğu inşaat içinin müvekkilden 06.09.2022 tarihinde beton talep ettiğini ve fiyat konusunda taraflar arsında anlaşma yapıldığını, ekte yer alan irsaliyeler ile sevk edildiğini, Beton sevk edilip, teslim edilmiş olmakla birlikte davalı tarafın ödeme yapmadığını, 05.10.2022 tarihinde davalı taraf aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibine girişildiğini, davalı şirketin itiraz etmesiyle takibin durduğunu, arabulucuda anlaşma sağlanamadığını, Davalı tarafa takip dayanağı olan iki adet faturaya dair olan beton ekte sunulacak olan irsaliyeler ile teslim edildiğini, davalı tarafın betonu satın ve teslim almış olmasına rağmen borcu ödemediği gibi yapılan takibe de itiraz etmekle alacağın tahsiline haksız olarak engel olmaya çalıştığını, davalı taraf ayrıca da malın bedeline dair kendilerine gönderilen faturaya da itiraz etmemekle fatura içeriğini de kabul ettiğini, davacının satın almış olduğu ve kendisine teslime dilen malın bedelini belirlenen vadede ödemediği gibi alacağın tahsili amacı ile yapılan icra takibine de haksız ve yersiz olarak itiraz etmiş olmakla alacağa ulaşılmasına haksız olarak engel olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacı/alacaklı tarafa borçlu olmadığı için hakkında yapılan asılsız takibe itiraz etmek durumunda kalındığını, taraflarınca kesinlikle kabul edilmemekle birlikte; takibe ve davaya konu alacakların zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkemenizde açılan işbu davanın yetkisiz mahkemelerde açılmış olup Denizli mahkemelerinin yetkili olduğundan açıkça ve ayrıca yetki itirazında bulunduklarını, davacı yanın dava dilekçesinde; her ne kadar 06/09/2022 tarihli anlaşma kapsamında müvekkilimize betonları teslim etmesine rağmen 07/09/2022 tarihli 10.499,99TL ve 21/09/2022 tarihli 40.745,15TL olmak üzere alacağının müvekkilce ödenmediğini bu sebeple müvekkilden 51.245,14TL alacağının bulunduğunu iddia ederek İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası kapsamında takip başlatmışsa da işbu takibin haksız olması nedeniyle taraflarınca itiraz ettiklerini, davacı yanın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
DELİLLER:
- İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası,
-Davacıya ait ticari defter, kayıt ve belgeler,
-Taraf dilekçeleri,
-Bilirkişi raporu,
-Denizli Sosyal Güvenlik Kurumu 12/10/2023 Tarih,... sayılı ve 13/10/2023 Tarih,... sayılı yazıları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
SMMM ...'nun 18/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı ... Beton Turizm Ticaret Sanayi İnşaat Hafriyat Mermer İşletmesi A.Ş.’nin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, VUK’un 220’inci maddesi ile TTK madde 64 ve Elektronik Defter 1 Sıra No.lu Genel Tebliği’ne uyulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin defter kayıtlarında yer aldığı, davaya konu 07.09.2022 tarih, ... no.lu 10.499,99 TL. ve 21.09.2022 tarih, ... no.lu 40.745,15 TL. tutarlı 2 adet e-arşiv faturasının davacının defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafın yaptığı 11.250,00 TL.’lık ödemenin davacı defterinde yer aldığı, davacının bakiye alacak tutarının 39.995,14 TL. Olduğu, davacı tarafından 21.09.2022 tarih, ... no.lu 40.745,15 TL. tutarlı faturaya esas ikinci teslimatın davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye teslim edildiği tespit edilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasındaki beton satışı hususunda çıkan uyuşmazlıkta, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için davetiye çıkarıldığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yerin adresini bildirmediği, bundan ötürü 10/10/2023 tarihli celse de davalının defter ibrazından kaçınmış sayılmasına karar verildiği, böylece davacı defterleri üzerinde smmm bilirkişisi tarafından inceleme yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafın defterlerinin 6102 sayılı yasa ve vergi usul kanunu ile bu kanuna dayalı olarak çıkartılan tebliğlere uygun olduğu görülmüştür. 6100 sayılı yasanın 222/3 maddesi gereğince davacının kayıtlarının davacı lehine delil teşkil edeceği anlaşılmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında beton satış ilişkisinin yer aldığı, satışa konu iki faturanın davacı defterlerinde kaydının bulunduğu, ayrıca davalı tarafça yapılmış 11.250,00 TL lik ödemenin de davacı defterlerinde kaydının bulunduğu, davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 39.995,14 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafça betonların e-irsaliye ile sevkedildiği, ayrıca e-irsaliyelerin fiziki olarakta gönderildiği tespit edilmiştir. İlk sevkiyatın davalı tarafında kabulünde olduğu, ancak davalının ilk sevkiyattaki betonun ayıplı olduğunu cevap dilekçesinde beyan ettiği, ancak yine de ücretinin ödendiğini, ayıplı çıkmasından ötürü ikinci sevkiyatı istemediğini beyan etmiş ve kendisine teslimin yapılmadığını öne sürdüğü görülmüştür. Ancak davalı tarafça dosyaya sunulan ayıp ihbarı, ikinci beton tesliminin yapılmaması ile ilgili herhangi yazılı bir bildirim dosyaya sunulmamıştır. Davacı tarafın e irsaliyeler ile sevkini gerçekleştirdiğini ispat etmesine karşılık davalı tarafça aksi bir ispat vasıtası ileri sürülememiştir. Kaldı ki e irsaliyenin düzenlenebilmesi için karşı tarafında e irsaliye kullanıcısı olması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında davalının teslime dair beyanlarının soyut nitelikte olduğu ve ispat edilemediği anlaşılmakla yasal kayıtlarla davacının alacağının varlığını ispat ettiğine yönelik olarak davanın kabulüne itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekil hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN 39.995,14 TL VE BU MİKTARA TAKİP TARİHİNDEN İTİBAREN YÜRÜTÜLECEK TİCARİ FAİZ İLE DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan 39.995,14 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 2.732,06 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 617,05 TL 'nin mahsubu ile bakiye 2.115,01 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-)Davacı tarafından yatırılan 617,05 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 2.250,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 254,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 3.300,95 TL nin davanın kısmen kabul kısmen reddine göre 2574,74 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ne göre 11.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-) Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!