WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/88
KARAR NO : 2024/402
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkil şirket ... varyatör ve elektrik motoru gibi ürünlerin alım satım ,ithalat, ihracat , pazarlama iş ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalı şirket ile ticari ilişki de bulunduğunu, davalıya mal tedariki yaptığını, bunlarla faturalar düzenlediğini, düzenlenen faturaların ticari defterlerinde işlenmiş olduğunu, davalı almış olduğu mal ve hizmetlere ilişkin karşı tarafın edimlerini yerine getirmediğini, aldığı malların bedellerini ödemediğini, söz konusu alacak için İzmir ....İcra Müdürlüğü ... E sayılı icra dosyası ile 7 örnek icra takibi başlattığını, borçlunun icrayı sürümcemede bırakmak için borca faize ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, tarafların tüzel kişi tacir olduğunu, davalı şirket taraflar arasındaki cari hesapta takibe konulan 6.539,78-TL borçlu olduğunu, borçlunun itirazının yersiz ve sürümcemede bırakmak amacıyla yapıldığını, alacak tutarının likid olduğunu, karşı taraf ticari defterlerinde de açıkça belli olduğunu, borçlunun borç miktarını ve sebebini bildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak icranın geri bırakılması kastı ile hareket ettiğini belirterek takibin aynen devamını, borçlunun kötü niyetli borcun iptali ile icra takibindeki asıl alacak üzerinden en az %20 icra inkar tazminatı ile yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanışımına uğramış olduğunu, zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, açılan itirazın iptali davası da süresinde açılmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde faturalardan bahsetmiş, alacağına ona dayandırmış, iki taraf için bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilese dahi müvekkil ile takip alacaklısı davacı şirket arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişkinin söz konusu olacağını, bu doğrultuda davacı ile müvekkil şirket arasında ticari ilişkinin tekil olaylar /ilişkiler üzerinden değil belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, diğer deyişle belli dönem içerisinde kısım kısım mal hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacağını, dönem sonunda borç alacak kalemleri hesaplanacağını, böylece bakiye üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini, davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına akışına aykırı olduğunu, yapılması gerekenin dönem sonunda tüm alacakların /borçların hesaplanarak mahsubu yapıldıktan sonra kalan bakiye ve miktar üzerinden hareket edilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiasının aksine ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin tek başına beyan tek başına ticari ilişkinin kanıtı olmadığını, ticari ilşiki olduğunun net olarak tespiti için malın yada hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini ,davacı faturayı düzenleyenin aradaki ilişkiyi ve malın teslimini yada hizmet konusu işin gerektiği gibi yerine getirildiğini kanıtlama yükümlülüğü olduğunu, müvekkil tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını, ödemelerin ticari defterlerde kaydının olduğunu, faturanın tek başına alacak ispatı olamayacağını belirterek itirazın kabulünü ,davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
-Bilirkişi raporları,
-Taraf dilekçeleri,
-İzmir ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası,
-Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 18/04/2023 tarihli ve 19/07/2022 yazısı ve ekleri,
-İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 10/04/2023 tarihli yazısı ve ekleri,
-Tüm dosya münderecatı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM...'nun 19/12/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Taraflar arasında TTK'nun 89.maddesine uygun düzenlenmiş ve imzalanmış bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı dikkate alındığında, mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap veya açık hesap ticari ilişkisi olarak değerlendirilmesine göre ve kur değerlemeye ait faturanın düzenlenmemiş olması hususularının mahkemece kabul ve red durumuna göre 6.539,78 TL bakiye alacağından bahsedilebileceğine ve bu tutar üzerinden İzmir ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu yapılabileceği belirtilmiştir.
SMMM ...'ın 01/06/2023 Tarihli Bilirkişi Kök Raporunda; Davacı Şirket defter kayıtları incelendiğinde icra takibine konu olan e- faturalarının ticari defterlerde kayıtlı olduğu, tahsilatlarının mevcut olduğu, yaptığı satışlardan iadeler olduğu yapılan iadelerin ve tahsilatların ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ...A.Ş nin dava tarihi olan 09.02.2022 tarihi itibariyle 120 - Alıcılar ana hesap kodu altında 120.02.570 alt/cari hesap koduyla 6.539,78-TL alacaklı olduğundan, icra takibine konu edilen 6.539,78-TL'nin yasal defterlerle örtüştüğü, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı sonucuna ulaşmanın mümkün olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacı şirketin davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı olarak bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibinde bulunduğu, takibe davalı tarafça borcu olmadığından bahisle itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durmasından bahisle davacı tarafça itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mahkememizden istendiği görüldü. Davalı vekilince icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği, ayrıca mahkememiz yetkisine itiraz edildiği, zamanaşımı def'i ileri sürdükleri, borcunun bulunmadığı yönünde savunmalarının olduğu görülmekle yapılan yargılama neticesinde öncelikle para alacaklarında yetkili olan yerin alacaklının yerleşim yeri olduğundan bahisle mahkememiz ve icra dairesinin yetkili olduğu, ayrıca aradaki ticari ilişkinin başladığı tarih ve defter kayıtları incelendiğinde alacağında zamanaşımına uğramadığının tespit edildiği, esasın incelenmesine dair tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldı. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, dava ve takip konusu edilen alacak miktarı kadar davalının davacıya borcunun bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, bir kısım çeklerle ilgili olarak hatalı kayıtların yer aldığı, ancak hatalı kayıtlara ilişkin ticari defter ve belgelerde hatanın kaynağının tespit edilemediği, taraflar arasında kur değerleme işlemi ile ilgili olarak da bir anlaşmanın bulunmadığı, ticari defterlerde yer alan hatalı kayıtlara ilişkin davalı vekilinden beyanda bulunulmasının istenmesine rağmen davalı vekilince hatalı kayıt edildiği görülen çeklerle ilgili doğru çek görüntülerinin sunulmadığı gibi bu konuda da davalı defterlerine yansıyan bir hata düzeltme kaydının bulunmadığı gibi bu hususta da açıklayıcı beyanda bulunulmadığı, bu husus bakiye alacak durumuna etki etmemiş olsa bile değerleme adı altında kaydedilen hususta bir faturanın düzenlenmediği, davacı tarafa bu konuda herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı görülmekle davacı defterleri doğrultusunda davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığına kanaat getirilmekle davanın kabulüne, davaya konu edilen alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın KABULÜNE,
2)İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 6.539,78 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
4)Alınması gerekli 446,73 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 111,69 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 335,04 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5)Davacı tarafça yatırılan 111,69 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 2.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti ve 570,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 2.762,39 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
6)Davacı taraflar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 6.539,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
7)1560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
30/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır