WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/849 Esas
KARAR NO : 2024/532
MAHKEMEMİZİN 2022/849 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2022
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/620 ESAS SAYILI
DAVA DOSYASINDA:
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali ve menfi tespit davalarının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
A-)MAHKEMEMİZİN...ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA;
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıdan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Bergama İcra müdürlüğü’nün... esas nolu dosyasıyla takip açtığını, borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, 17.09.2021 tarihinde davalı tarafından icra dairesine itiraz dilekçesi sunulduğunu, taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkilinin inşaat malzemeleri satan tacir tüzel kişi olduğunu, davalının müvekkilinden açık hesap usulü değişik tarihlerde çeşitli inşaat malzemeleri aldığını, davalının bu açık hesaptan aldığı mallara karşılık, müvekkilinin davalı ile arasında başlayan mal satımı işleminin başından sonuna kadar toplam 29 adet fatura düzenlendiğini, 29 adet olarak düzenlenmiş ve bu irsaliyeler doğrultusunda ilgili inşaat malzemelerinin davalıya teslim edildiğini, davalının almış olduğu bu malzemelerinin bedellerinin bir kısmını nakit olarak, bir kısmını banka havalesi yolu ile müvekkiline ödediğini, ancak bakiye kalan borcunu ödemediğini, davalı bakiye kalan borcunu ödemediği için davaya konu icra takibi başlattıklarını belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın faturaların tamamının sevk irsaliyelerinin mahkemeye sunulması ve tüm faturaların usulüne uygun şekilde müvekkili firmaya teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, açık hesap dökümünün olduğu ve müvekkilce bunun bilindiğinin asılsız bir iddi olduğu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı müvekkilin açık hesap dökümünü bildiği hususunun da ispat yükünün de davacı tarafta olduğu, hayali alacak kalemlerinden kaynaklı icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B-)BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN... ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılmış olan Bergama İcra müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasına, borçlu olmaları sebebi ile itiraz etmeleri üzerine takibin durduğunu, taraflarınca alacaklıya borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla işbu davayı açma mecburiyetlerinin hasıl olduğunu, alacaklı tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu davanın haksız olup, bilirkişi raporunun eksik tanzim edildiğini, davanın kabulünün gerektiğini, 104.500 TL ödeme yapıldığını, fazla yapılan ödemenin müvekkillerine iadesinin gerektiğini, iş bu noktada borçlu değil alacaklı olduklarının tespitinin gerektiğini, ayrıca defterlerin lehe ve aleyhe olması hususunun da tartışılması gerektiğini, bilirkişi raporunun sağlıklı olması ve keza birleştirilmesi istenen davanın kabulü için, ticari defterlerle ileri sürülen iddiaların karşı tarafın ticari defter kayıtları veya diğer kesin delillerle çürütememiş olması gerektiğini, defterlerdeki kayıtların aksi diğer taraflarca usulüne uygun tutulmuş olan ticari defter kayıtları ile veya başkaca bir kesin delille çürütülmüş ise artık o ticari defterlerde bulunan kayıtların sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağını, aksi durumun hukuk mantığına da ters olacağını, defterleri incelendiğinde kayıtların usule uygun tutulduğunun, açık ve net olarak görüleceğini, borcun ödendiğini, herhangi bir borcun kalmadığını, aksine müvekkilinin alacaklı konumda olduğunu, birleştirilmesini talep ettikleri dosyada, davacının işbu davada davalı olan tarafça, dava dilekçesinde " 29 adet faturanın davalı borçlu tarafından muhasebe defterlerine işlendiği ve ilgili vergi dairesine bildirildiği malumdur, davalı borçlunun muhasebesini tutan muhasebecisinin tespitini ve davalı adına tuttuğu defterlerin sayın mahkemeye ibrazını ayrıca talep ediyoruz " dediğini, müvekkili firmanın kendisine iletilen tüm faturaları bildirdiğini, bunların da toplam 15 adet olduğunu, 15.01.2020 tarihinde 38.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, 04.06.2020 tarihinde 4.100 TL tutarında ödeme yapıldığını, 07.01.2020 tarihinde 6.400 TL tutarında ödeme yapıldığını, 2020 yılı ... tarafından bankadan 150.000 çekilen krediden davalı müvekkillerinin malzemeleri toplu almasına katkıda bulunmak ve daha önce aralarında olan borcu gidermek için 56.000 TL de davalı müvekkillerinin ve krediyi çeken ...nün oğlu ile davacı tarafın yanına gidilerek elden verildiğini, bu hususta tanıklarının dinlenmeye hazır olduklarını, nitekim bankadan çekim yapıldığına dair... Bankasına müzekkere yazılarak çekilen kredinin tarihinin ve meblağının incelenmesi ile açıkça durumun görülebileceğini, toplam 104.500 TL ödeme yapıldığını, fazla yapılan ödemenin müvekkillerine iadesinin gerektiğini, birleştirilmesini talep ettikleri dosyada, teslimini dahi ispatlayamadıkları alacak sebebini ve hukuki alacağı ispatlanamamış olan bu hayali alacak kalemlerinden kaynaklı icra takibi başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, menfi tespit davalarının kabulüne, işbu dosyanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Bergama İcra müdürlüğünün... esas sayılı takibinin iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davasının derdest iken iş bu davayı açmasında hukuki bir yararının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C-)DAVA:
Asıl dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen Bergama İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Birleşen dava, Bergama İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeniyle birleşen dosya davacısının davalıya borçlu olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
D-)DELİLLER:
-Davacı tarafından sunulan 2019-2020-2021-2022 tarihli envanter defteri ve flas bellekte sunulu
2019-2020-2021-2022 yılı yevmiye ve kebir defteri,
-Bergama İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti,
-İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 24/01/2023 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir Vergi Dairesinin 30/01/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bergama Vergi Dairesinin 05/09/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bergama Ticaret Sicil Müdürlüğünün 27/03/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkiş...'ın 17/06/2023 tarihli raporu.
E-)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
E1-)MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA:
Davacının, davalı aleyhinde Bergama İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan 13 adet fatura alacağına istinaden toplam 34.993,53 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 15/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/09/2021 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında ticari satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıya takibe dayanak faturalara konu malın teslim edildiği, davalının bakiye fatura bedelini ödemediği, itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise davacıya borcunun bulunmadığı, faturalara konu malın teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacıya cevap dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontları ve tahsilat makbuzlarına göre 15/01/2020 tarihinde 38.000,00 TL, 04/06/2020 tarihinde 4.100,00TL, 07/01/2020 tarihinde 6.400,00 TL ile ayrıca davacıya 56.000,00 TL elden ödeme olmak üzere yapılan ödeme toplamının 104.500,00 TL olduğu, davacıya fazla ödeme yapıldığını savunduğu, taraflar arasında ticari satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, takibe dayanak faturalara konu malın davacıya teslim edilip edilmediği, davacının faturalar nedeniyle bakiye alacağı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan araştırmada davalının esnaf kaydının bulunduğu, uyuşmazlık döneminde bilanço esasına göre defter tuttuğu ve ticaret sicil kaydının bulunduğunun tespit edildiği, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, satım sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda 28/04/2023 tarihli celsede taraflara dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, bu kapsamda hazır bulunmayan davalı vekiline duruşma tutanağı ile meşruhatlı davetiyenin tebliğe çıkartıldığı ve 03/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 11/05/2023 tarihli dilekçesi ekinde davacıya ait ticari defter ve kayıtları sunduğu, mahkememizce sadece davacı tarafından ticari defter ve kayıtlar sunulduğundan davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, davalının bu tarihten sonra 23/05/2023 tarihli dilekçesi ile ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunduğu ve kayıtlarının da bilirkişiye tevdini talep ettiği, mahkememizce kesin süre içerisinde davalı tarafından defter ve kayıtlar sunulmadığından davalının defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin talebinin reddedildiği, davacı defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin 17/06/2023 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında 2019-2020 yıllarında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından 29 adet fatura düzenlendiği, bu faturaların toplam bedelinin 104.982,65 TL olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan ödeme toplamının 69.989,13 TL olduğu, davacının kendi defterlerine göre takip konusu faturalardan kaynaklı olarak davalıdan takip tarihi itibariyle 34.993,52 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, somut uyuşmazlıkta davacının 13 adet faturaya istinaden davalıdan alacak isteminde bulunduğu, mahkememizce davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip konusu 13 adet faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu ve davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle 34.993,52 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ise usulüne uygun ihtarata rağmen kendisine tanınan kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, her ne kadar davalı tarafından 23/05/2023 tarihli dilekçe ekinde ticari defter ve kayıtlar sunulmuş ve kendisine ait defter ve kayıtların da incelenmesi talep edilmiş ise de, mahkememizin 28/04/2023 tarihli ara kararı ile davalıya 2019-2023 yılları arasındaki döneme ait defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, bu kapsamda hazır bulunmayan davalı vekiline duruşma tutanağı ile meşruhatlı davetiyenin 03/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalı vekiline 6100 sayılı HMK'nın 220 vd. ile 324 maddeleri uyarınca verilen ve kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, bilirkişiden istenilen hususların açıkça ara kararda belirtildiği, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davalı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davacı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı, kendisine tanınan kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını eksiksiz olarak bilirkişi incelemesi yapılmak üzere mahkememize sunmayan veya bulunduğu yeri bildirmeyen davalının yasal süresinden sonra ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini talep edemeyeceği, açıklanan nedenlerle yeni inceleme yapılmasına ilişkin davalı talebinin mahkememizce reddedildiği, yine her ne kadar davalı tarafından aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak menfi tespit istemli dava açılmış, bu dava iş bu dava dosyası ile birleştirilmiş ve davalı birleşen dosya davacısı tarafından birleşen davada kendisine ait ticari defter ve kayıtların asıl davaya etki edecek şekilde incelenmesi talep edilmiş ise de davalının/birleşen dosya davacısının asıl dava dosyasında yerine getirmediği usul işlemini (ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek) ve sonuçlarını bertaraf edecek şekilde birleştirme istemli dava açarak yerine getirmesinin yasal olarak olanaklı olmadığı, aksi kabul halinde HMK'nun ve diğer yasaların ön gördüğü usul ilkelerinin korunmasının söz konusu olmayacağı ve ilgililer lehine oluşan usuli hakların ortadan kaldırılmasının söz konusu olabileceği, bu sebeple mahkememizce davalı birleşen dosya davacısının birleşen davada delil olarak dayanılan ticari defter ve kayıtlarının asıl dava dosyasına etki edecek şekilde bilirkişi tarafından incelemesine ilişkin talebin yerinde görülmediği, bu halde davacı birleşen dosya davalısı tarafından takibe dayanak faturalara konu malın teslim edildiğinin ispat edildiği, ispat külfetinin yer değiştirdiği, davalı birleşen dosya davacısına geçtiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen yasal süresi içerisinde defter ve kayıtlarını sunmayan davalı birleşen dosya davacısının, davacı birleşen dosya davalısının defter kayıtlarının aksini yani taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, takip ve davaya dayanak fatura içeriğine konu mal veya hizmetin kendisine teslim edilmediğini veya mal veya hizmet bedelinin ödendiğini yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davalı birleşen dosya davacısı tarafından cevap dilekçesi ekinde 1 adet ödeme dekontu ve 2 tahsilat makbuzu sunulduğu, davalı birleşen dosya davacısının cevap dilekçesinde beyan etmiş olduğu ve belgesini sunmuş olduğu 38.000,00 TL, 4.100,00 TL ve 6.400,00 TL'lik ödemelerin davacı birleşen dosya davalısının incelenen defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı birleşen dosya davacısının, davacı birleşen dosya davalısının elden yapıldığını ileri sürdüğü 56.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı ispat vasıtası sunmadığı, davalı birleşen dosya davacısı tarafından tanık deliline dayanılmış ise de davaya konu uyuşmazlığın senet ile ispat kuralına tabi olduğu, davalı birleşen dosya davacısının tanık dinletme talebinin yerinde olmadığı, mahkememizce davalının/birleşen dosya davacısının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı dikkate alınarak 01/03/2024 tarihli celsede davalı birleşen dosya davacı vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı, davalı birleşen dosya davacı vekilinin kendisine tanınan 2 haftalık kesin süre içerisinde yemin deliline başvurmadığı, buna göre davalı birleşen dosya davacısının yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiğinin kabulü gerektiği, bu halde davalı birleşen dosya davacısının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, buna göre davacı birleşen dosya davalısının taraflar arasındaki temel ilişki ile takip ve dava konusu asıl alacağının varlığını, kendi ticari defter ve kayıtlarındaki 34.993,52 TL üzerinden ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davalı birleşen dosya davacısının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların tacir olmasına göre davacı birleşen dosya davalısı tarafından talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu ancak takip talebinde yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınması gerektiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacı birleşen dosya davalısının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir(Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/06/2021 tarih ve 2017/3-3179 esas, 2021/806 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/06/2022 tarih ve 2020/8332 esas, 2022/5103 karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17/11/2021 tarih ve 2020/4398 esas, 2021/6282 karar sayılı ilamları).
E2-)BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA;
Davacının, davalının kendisi aleyhinde Bergama İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağına istinaden takip başlattığı, kendisi tarafından takibe itiraz edildiği, takibin durduğu, davalı tarafından itirazın iptali istemi ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu dosyada ticari defter ve kayıtlarının sunulmasına rağmen mahkemece süresinde sunulmadığından bahisle incelenmediği, defter ve kayıtlar anılan dosyada yasal süresinde sunulmamış ise de bu defter ve kayıtların incelenebilmesi için bu davanın açıldığı, hukuki yararlarının bulunduğu, davalıya borçlarının olmadığını iddia ettiği ve dava konusu takip nedeniyle menfi tespit isteminde bulunduğu, davalının ise davacının bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, aynı takibe ilişkin olarak derdest itirazın iptali davası söz konusu iken menfi tespit davası açılmasının usule aykırı olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacının dava konusu takibe ilişkin derdest itirazın iptali davası söz konusu iken menfi tespit davası açıp açamayacağı ve menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı hususunda uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Yapı Ltd Şti tarafından asıl dava dosyasında Bergama İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takibine ilişkin davacı ... aleyhinde 24/08/2022 tarihinde itirazın iptali davası açıldığı, davacı ... tarafından aynı takibe ilişkin olarak 30/07/2023 tarihinde birleşen iş bu menfi tespit davasının ikame edildiği, yerleşik Yargıtay uygulaması ile kabul edildiği üzere takibe ilişkin derdest menfi tespit davası bulunmakta iken alacaklı tarafından takibin devamını sağlamak üzere itirazın iptali davası açılması olanaklı ise de derdest itirazın iptali davası söz konusu iken borçlu tarafından menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, takip borçlusunun takip alacaklısına borçlu olmadığını itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürebileceği ve ispat olanağına sahip olduğu, her ne kadar davacı ... tarafından ticari defter ve kayıtların incelenebilmesi için birleşen davada hukuki yararının bulunduğu ileri sürülmüş ise de, davalı/birleşen dosya davacısının asıl dava dosyasında yerine getirmediği usul işlemini (ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek) ve sonuçlarını bertaraf edecek şekilde birleştirme istemli dava açarak yerine getirmesinin yasal olarak olanaklı olmadığı, aksi kabul halinde HMK'nun ve diğer yasaların ön gördüğü usul ilkelerinin korunmasının söz konusu olmayacağı ve ilgililer lehine oluşan usuli hakların ortadan kaldırılmasının söz konusu olabileceği, bu sebeple mahkememizce davalı birleşen dosya davacısının birleşen davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmekle birleşen davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-)MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Bergama İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 34.993,52 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-34.993,52 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 6.998,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 2.390,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 422,64 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.967,76 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 422,64 TL peşin harç, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 642,25‬ TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 2.645,59‬ TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (34.993,52/34.993,53=0,99) 2.645,58 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 0,01 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-Bergama Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
B-)BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 597,60 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 170,00 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341 vd. maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere asıl dosya davacı birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, asıl dosya davalı birleşen dosya davacı vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.05/06/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA