T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/348 Esas
KARAR NO : 2024/138
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/05/2022
KARAR TARİHİ : 14/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş güvenliği ve iş yeri hekimliği sözleşmesi bulunduğu, 2018 yılından beri davalıya hizmet verildiği, tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen 2021 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları e-faturalarının haklı ve geçerli neden bildirilmeden davalı tarafından reddedildiği ve ödeme yapılmadığını belirterek 27.574,40 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmistir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmadan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti alındığını, 2021 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarında hizmet verilmediği halde fatura kesildiğini, faturalara itiraz edildiğini, kesilen faturaların davacı tarafından taşeron olarak hizmet verilen... İnşaat ve ... İnşaat ilişkin olduğunu,... İnşaat A.Ş. “ye ait... numaralı işyerinde 2 nolu taşeron olduklarını ve 30.04.2021 tarihinde işi bitirip teslim edildiğini, sonrasında bu işyerinde işçi çalıştırılmadığını, davacı firmadan da hizmet alınmadığını, davacı tarafın bu durumu bildiği halde sistem üzerinden atama yapmaya devam ettiğini, hizmet verilmediği için itiraz ettiklerini, iş güvenliği tespit ve öneri defterinden durumun görüleceğini, ... İnşaat A.Ş. ye ait ... numaralı işyerinde | nolu taşeron olarak hizmet verdiklerini, davacıdan hizmet alındığını, davacının sözleşme hükümlerine uygun hizmet vermediğini, sürekli bulundurması gerekli görevlileri bulundurmadığını, gerekli atamaları yapmadığını, ancak sürekli hizmet vermiş atama yapmış gibi fatura kestiğini, kabul anlamına gelmemek üzere her iki şantiyede çalışan işçi sayısının belli olduğunu, sözleşme kapsamında istenilebilecek tutara göre istenilen tutarın afaki olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin, hizmet alınan cari aylara ilişkin olduğunu, itiraz edilen dönemlerle ilgisinin bulunmadığını, dava dosyasına sunulan faturaların itiraz edilen işyerlerine ilişkin olmadığını, davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğünün 27/03/2023
tarihli yazısı ve eki,
-İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya sureti,
-Bilirkişi ...'un 14/10/2022 tarihli raporu,
-Bilirkişi ...'nin 19/12/2022 tarihli raporu,
-İzmir SGK'nun 20/01/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi...nın 10/05/2023 tarihli bilirkişi kök ve 27/11/2023 tarihli kök raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, davalı ile aralarında ticari hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalının 2021 yılı Mayıs ayından sonra hizmet bedelini ödemediği, alacağının bulunduğu iddiası ile eldeki davayı ikame ettiği, davalının ise davacının dava konusu ettiği faturalar yönünden alacağının bulunmadığı, ilgili dönemde hizmet verilmediğini ve borcunun bulunmadığını savunduğu, taraflar arasında ticari hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, davacının 2021 yılı Mayıs ayından sonraki dönemde davalıya hizmet verip vermediği, bu hizmet nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne olduğu hususunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari hizmetten kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı hususunda taraf defterlerinin SMMM bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, taraflara dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2018-2019-2020-2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu adresleri bildirdiği, öncelikle davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere dosyanın mahkememizce smmm bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 14/10/2022 tarihli raporunda, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı tarafından davalı aleyhinde faturalara istinaden 50.906,20 TL alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre 23.332,35 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafından davacıya 23.023,80 TL ödeme yapıldığı, 11/03/2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 308,55 TL alacaklı olduğu, ancak 25/05/2021 tarihli 308,00 TL bedelli faturanın mükerrer fatura olduğu, ayrıca 2020 yılı sonu bakiyesinin 2021 defterlerine hatalı işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.023,80 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya 11/03/2022 tarihinde yapılan ödeme ile davalının borcunun sona erdiği, davacı tarafından tanzim edilen 27.574,40 TL toplam tutarlı faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için defterlerin bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazıldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 19/12/2022 tarihli raporunda, davalının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, ilişkinin 2018 yılında başladığı, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterlerine göre davacıya 23.023,80 TL borçlu olduğu, takip tarihinden sonra davalı tarafından davacıya 10/03/2022 tarihinde 23.023,80 TL ödeme yapıldığı, dava ve rapor tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, davacının 26/12/2022 tarihli ıslah dilekçesi, davalının 02/01/2023 tarihli beyan dilekçeleri ile tarafların işyeri kayıtları dikkate alınmak sureti ile davacının davaya konu uyuşmazlık dönemlerinde davalıya iş güvenliği hizmeti verip vermediği, hizmet verilmiş ise verilen hizmetin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, davacının davalıdan talep edebileceği hizmet bedelinin ne kadar olduğu hususlarında rapor düzenlenmesi için dosyanın iş güvenliği uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 10/05/2023 tarihli kök raporunda, davacı ve davalı işveren arasında 6331 sayılı Yasa kapsamında verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini davacı OSGB' den satın almak suretiyle yerine getirilmesi noktasında sözleşme bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında 2018 yılından itibaren hizmetler verildiği, davacı yanın 2022/01 ayına kadar bu hizmetlerin devam ettiğini belirttiği, davalı tarafın ise hizmetlerin 2021/Nisan ayından sonra verilmediğini ifade ettiğinin görüldüğü, uyuşmazlık dönemi faturalar ile SGK tarafından sunulan davalı işveren işyeri bilgileri ve işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanlığı çalışma dönemi bilgilerini içeren İSG katip çıktılarından tespitler yapıldığı, ilgili mevzuat gereği OSGB tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunulan işyerlerine atanan işyeri hekimi, diğer sağlık güvenlik personeli ve iş güvenliği uzmanı atamalarının İSG-KATİP programı üzerinden yapıldığı ve hizmet alan işyerleri tarafından atamaların kabul edilerek onaylandığı, atamayı İSG-Katip sistemi üzerinden sonlandırma imkanı bulunduğu, uyuşmazlık konusu olayda da davacı tarafından davalı işyerine İSG-KATİP programı üzerinden işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanlığı atamaları yapıldığı ve davalı işverenlik yetkilisi... tarafından bu atamaların onaylandığı, dolayısıyla İSG-KATİP sisteminde kayıtlı olunan süreler içinde işyeri hekimi, diğer sağlık personeli ve iş güvenliği uzmanının verdiği hizmetleri kabul ettiği, buna göre 31/07/2021 tarihli 6.898,65 TL, 31/07/2021 tarih 1.491,60 TL, 31/07/2021 tarih 1.305,15 TL, 08/09/2021 tarih 994,40 TL faturalara konu hizmetlerin verildiği ve yerinde olduğu, 08/09/2021 tarih 2.244,55 TL bedelli faturanın İSG-KATİP sisteminde işyeri hekimi ... ‘nun 08/06/2021-10.08.2021 döneminde, diğer sağlık personeli... ve ... 'ın 27/01/2021-10/08/2021 döneminde görevlendirilmesi ve davalı işverenlik tarafından bu görevlendirmenin onaylanmak suretiyle kabul edilmesi nedenleriyle Ağustos ayında 14 kişiye verilen işyeri hekimliği ve iş güvenliği hizmeti için 872,89 TL'lik kısmı yönünden yerinde olduğu, kalan tutarın Eylül ayında 22 kişiye verilen hizmet bedeline ilişkin olduğu, Eylül ayında ilgili işyerinde görevli işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulunmadığı, bu sebeple yerinde olmadığı, yine 18/01/2022 tarihli 14.640,05 TL bedelli faturanın da İSG-KATİP sisteminde işyeri hekimi... ve diğer sağlık personeli ...' ın 08/01/2021-10/01/2022 döneminde görevlendirilmesi ve davalı işverenlik tarafından bu görevlendirmenin onaylanmak suretiyle kabul edilmesi nedenleriyle iş yeri hekimliği hizmetleri yönünden kesilen kdv dahil (6.477,90+519,83 kdv) 7.017,73 TL tutarında yerinde olduğu, ancak bu dönemde davalı işverenlik nezdinde görevlendirilmiş ve görevlendirilmesi davalı işverenlik tarafından kabul edilmiş iş güvenliği uzmanı bulunmaması nedeniyle iş güvenliği hizmeti yönünden faturanın bakiye kısmının yerinde olmadığı, buna göre davacının davalıdan 11.681,77 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mahkememizce davalı şirkete iş güvenliği tespit ve öneri defterini sunmak üzere 21/06/2023 tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verildiği ve sonuçlarının ihtar edildiği, kesin süre içerisinde davalı tarafından defter ve kayıtların sunulmadığı, mahkememizce 10/05/2023 tarihli iş güvenliği uzmanı kök raporunda hesap hataları bulunduğu dikkate alınarak dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından 27/11/2023 tarihli ek raporun düzenlendiği, söz konusu raporda, kök raporda hesap hatası yapıldığı, buna göre davacının davalıdan talep edebileceği alacak tutarının sunulan hizmet bedellerine göre 18.580,42 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında 2021 yılı Mayıs ayından sonra iş güvenliği ve işyeri hekimliği hizmeti verilip verilmediği hususunda ihtilaf bulunduğu, mahkememizce öncelikle taraf defterlerinin incelendiği, taraf defterlerinin dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı şeklinde uyumlu olduğu, ancak davacının dava konusu ettiği faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu sebeple mahkememizce ilgili kamu kurumundan faturalara dayanak dönem yönünden davalı şirketin iş güvenliği ve iş yeri hekimliğine ilişkin kayıtların istenildiği, bu kayıtların bilirkişiye tevdi edildiği, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapora göre, davaya konu dönemde davacı tarafından davalıya kısmen hizmet verildiği, bu hizmetlerin davalı tarafından İSG-KATİP sistemi aracılığı ile onaylandığı, verilen bu hizmetlerin bedelinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre 18.580,42 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafça ilgili dönemde tamamen hizmet verilmediği ve davacıya borcunun bulunmadığı savunulmuş ise de mahkememizce davalıya ilgili döneme ait iş güvenliği tespit ve öneri defterini sunmak üzere kesin süre verildiği, sonuçlarının ihtar edildiği, kesin süre içerisinde davalının defter ve kayıtları sunmadığı, ayrıca davalının onayı ile gerçekleşen ilgili döneme ait İSG -KATİP sistemi kayıtları ile davacının davalıya kısmen hizmet verdiğinin sabit olduğu, davalının ilgili döneme ait bu hizmetler yönünden davacıya ödeme yaptığını da ispat edemediği, bu sebeple mahkememizce davalının savunmasının iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi ek raporunda belirtilen 18.580,42 TL alacak yönünden yerinde görülmediği, ayrıca davacı tarafça iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanmayan dönemler yönünden davalının İSG-KATİP sisteminde onay yapmadığı ancak davalıya bu dönemler yönünden de hizmet verildiği ileri sürülmüş ise de, davacının 08/09/2021 tarihli faturaya konu 2021 yılı Eylül ayı iş güvenliği ve iş yeri hekimi ve 18/01/2022 tarihli faturaya konu iş güvenliği hizmeti verdiğini dosya kapsamı itibariyle ispat edemediği, davacının alacağının varlığını ve miktarını 18.580,42 TL'lik kısım yönünden ispat ettiği, temerrüdün dava ile gerçekleştiği, tarafların sıfatı ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 18.580,42 TL'nin 05/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1.269,22 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 617,92 TL peşin harç ve 470,00 TL ıslah harcı toplamı 1.087,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 181,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 617,92 TL peşin harç, 470,00 TL ıslah harcı, 2.900,00 TL bilirkişi ücreti, 275,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.343,87 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (18.580,42/27.574,40=0,67) 2.910,39 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 8.993,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/02/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!