T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/222 Esas
KARAR NO : 2024/234
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/03/2021
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; davacı tarafça davalıya İzmir ...Noterliği''nin 21.09.2018 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek ihtarnameye konu 626.520,13 TL cari hesap borcunun ödenmesinin istendiğini, davalı tarafça bu ihtarnameye karşı verilen Karşıyaka ...Noterliği'nin 27.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle borcunun olmadığının bildirildiğini, ancak davalının ve davalının eşi olan ...'ın taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacıya ayrı ayrı yüksek miktarda borçlarının bulunduğunu, davalı ...'ın Buca adresindeki iş yerini 2017 Kasım ayında eşi olan ...'a devrettiğini ve ticari faaliyete eşi ... adına devam edildiğini, ancak her ikisinin de borçlarını ödemediğini, davalının eşi hakkında takip başlatıldığını, ancak borcun ödenmediğini, davalının cari hesap borcunun bir kısmı için davacıya senet verdiğini, bu senetleri ödememesi nedeniyle davalı hakkında İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takipteki imzayı inkar ettiğini, İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde... Karar sayılı kararla İzmir..Noterliği'nin 25.08.2016 tarihli vekaletnamesindeki verdiği yetkiyle senetlerden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmış olmasına rağmen istinaf mahkemesince bu karar kaldırılarak takibin durdurulduğunu, davaya konu cari hesap alacağı için İzmir ...İcra Dairesi'nin dosyasıyla alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibine itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; dava konusu alacağın öncelikle zamanaşımından reddinin gerektiğini, iş bu davanın esasının davacı tarafın davalının eşi olan ... ile aralarındaki hukuki-cezai uyuşmazlıklar ile alacak verecek meselelerine dayandığını, davacı tarafça davalı hakkında haksız şekilde icra takibi başlatılmış ise de, İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası kapsamında verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay incelemesinden geçerek davalı lehine kesinleştiğini ve davalının davacıya borcu olmadığının kabul edildiğini, dolayısıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, davalının işletmesine teslim edilen tüm ürünlere ilişkin fatura bedelinin davacı tarafa ödendiğini, bu kapsamda davalının davacıya borcu olmadığını, ayrıca davacı tarafça davalıya keşide edilen ihtarnameye de Karşıyaka ...Noterliği'nin 27.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle cevap verildiğini, iş bu ihtardaki tutar ile dava konusu edilen tutar arasında da farklılık bulunduğunu, ayrıca davacı tarafça davalı ...'a kesilen son fatura olan 10.11.2017 tarihli faturanın en altında "Bakiyeniz 96.102,11 TL" şeklindeki kayıttan da anlaşılacağı üzere davalının söz konusu tarihe kadar tüm ödemeleri yaptığını ve 10.11.2017 tarihi itibariyle toplam borç miktarının da 96.102,11 TL olduğunun davacının kabulünde ve ikrarında olduğunun açık olduğu, iş bu tarihten sonra da davalı ve eşi olan dava dışı ... tarafından davacı tarafa ve kardeşi ... isimli kişilere EFT ve havaleler yapıldığını, çok sayıda lehtar ve ciranta sıfatıyla çek ve senet verildiğini, bu nedenle 10.11.2017 tarihli son faturadan sonra yapılan ödemelerle de davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığından bahisle açılan davanın reddine ve haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir...İcra Müdürlüğü'nün dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden davacı tarafından davalı borçlu aleyhinde 10.07.2020 tarihinde 320.000,00 TL cari hesap alacağı, 24.09.2018-10.07.2020 arası 55 gün %16 üzerinden 91.879,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 411.879,45 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf delilleri arasında yer alan İzmir CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyası getirtilerek dosyamız arasına konulmuş olup, yapılan soruşturma neticesinde 22.09.2020 tarihi itibariyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, iş bu karara karşı yapılan itirazında İzmir... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyasıyla 17.05.2021 tarihinde kesin olarak reddedildiği görülmüştür.
3-Yine davacı delilleri arasında yer alan İzmir..İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, incelenmesinden davacı ... tarafından davalı hakkında 09.09.2017 tanzim, 11.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 06.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.09.2017 tanzim, 04.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 03.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL, 26.08.2017 tanzim, 28.10.2018 vade tarihli 27.000,00 TL, 30.09.2017 tanzim, 18.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 13.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 10.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL ve 30.09.2017 tanzim, 25.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL olmak üzere toplam 229.000,00 TL asıl alacak ve 26.751,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 255.751,78 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı görülmüştür.
4-İzmir ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, davacı ... tarafından davalı ... aleyhinde İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki senetlerdeki imzanın ...'a ait olmadığı yönündeki itiraz üzerine yapılan yargılama neticesinde 17.07.2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM ...Hukuk Dairesi'nin ...Karar ve 24.06.2020 tarihli kararı ile İzmir...İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve imza itirazının kabulüne ile İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasının borçlu davacı yönünden durdurulmasına karar verildiği, iş bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek hükmün 10.02.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
5-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı delilleri kapsamında banka hesap hareketleri için Vakıfbank'a yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir.
6-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup, davacı ... tarafından ... aleyhinde 27.05.2018 tarihinde 14 adet senede dayalı olarak toplam 327.000,00 TL asıl alacak, 6.353,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 333.353,61 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
7-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemenizin görevlendirmesi kapsamında tarafların ticari defterleri ve dayanağı belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu; davacının incelemeye ibraz edilen 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 Ocak-Kasım dönemine ait yevmiye ve kebir defterleri e-defter olup, söz konusu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davalının incelemeye ibraz edilen 2016 ve 2017 yılına ait işletme defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, tarafların defter kayıtlarının karşılaştırılması sonucu; davacının 2016 ve 2017 yıllarında defterinde kayıtlı davalıya düzenlediği toplam 1.323.502,13 TL bedelli faturaların tamamının davalı defterinde kayıtlı olduğu, davacının defter kayıtlarında davalıdan 696.982,00 TL'lik tahsilat kaydının mevcut olduğu, davalının defterlerini işletme defteri olması ve işletme defterlerinde sadece gelir ve gider faturalarının kaydedilebilmesi, tahsilat kayıtlarını mevzuat gereği işletme defterinde yeri olmaması nedeniyle davalı defterlerinde ödemelere ilişkin tespitin yapılamadığı, davalı vekilinin 29.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan dava dışı kişiler tarafından ödenen veya tahsil edilen tutarlara ilişkin belgelerin değerlendirme ve takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; davalı tarafından davacıya banka aracılığı ile yapılan ödemeler ile banka kayıtlarında yer almamakla birlikte davacının defterinde davalıdan tahsilat olarak kayıtlı toplam 696.982,00 TL'lik tahsilat tutarının 1.323.502,13 TL fatura bedelinden düşülmesi sonucu 10.07.2020 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 626.520,13 TL alacağının kayıtlı olduğu, iş bu davanın konusu olmayan davacı tarafından davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E saylı dosyasında talep edilen 229.000,00 TL asıl alacak tutarı 9 adet senet bedeline ilişkin olup söz konusu senetler davacı defterindeki davalıya ait cari hesaba borç veya alacak olarak kayıtlı olmadığı, söz konusu senetler davacı defterindeki davalıya ait cari hesaba borç veya alacak olarak kayıtlı olmadığı, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak tutarı 320.000,00 TL olduğu, rapor içeriğinde açıklanan davacı tarafından davalıya düzenlenen son fatura olan 10.11.2017 tarih, ... nolu faturadaki “BAKİYENİZ: 96.102,11 TL” ibaresinin değerlendirme ve takdiri sayın mahkemeye ait olduğu, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya İzmir... Noterliğinin 21.09.2018 tarih, ... yev. sayılı ihtarnamesi ile 626.520,13 TL lik muaccel borcun bulunduğu, 3 gün içinde avans faiziyle birlikte ödenmesinin ihtar edildiği görülmüş olup ihtarnamenin tebliğ belgesini dosyada mevcut olmaması nedeniyle faiz hesaplaması yapılamamıştır.
8-Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 05.09.2022 tarihli ek raporda; davacı şirket 10.07.2020 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 320.000 TL asıl alacak, 24.09.2018-10.07.2020 tarihi aralığında %16 avans faiz oranında 91.879,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 411.879,45 TL üzerinden davalı şirkete icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine takip durdurulmuştur. İş bu dava değeri 411.879,45 TL olduğu, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında davacının davalıya İzmir... Noterliğinin 21.09.2018 tarih,... yev. sayılı ihtarnamesi ile 626.520,13 TL lik muaccel borcun bulunduğu, 3 gün içinde avans faiziyle birlikte ödenmesinin ihtar edildiği görülmüş olup davacı vekilinin 10.03.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan tebliğ şerhinde söz konusu ihtarnamenin 25.09.2018 tarihinde davalının eşi İrfan Takak'a tebliğ edildiğinin görüldüğü, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz %16 avans faiz oranı olup, ihtarnamenin tebliğ tarihinden 3 gün sonrası faiz başlangıç tarihi olmak üzere 29.09.2018-10.07.2020 tarih aralığında değişen oranlarda avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 99.274,52 TL işlemiş faiz hesaplandığı, ayrıca takip talepnamesindeki %16 avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre de 91.178,08 TL faiz talep edebileceği, bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
9-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında Şirinyer Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalı ve yine dava dışı ...'a ait vergi kayıtları getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir.
10-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tanığı ... celp edilerek beyanları alınmış olup, dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL :
Dava: İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan cari hesaptan alacağının bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafça davalıya keşide edilen İzmir...Noterliği'nin 21.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle ihtarnameye konu 626.520,13 TL cari hesap borcunun tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin istendiği, aksi halde icra takibinin başlatılacağının bildirildiği, ancak davalı tarafça bu ihtarnameye verilen Karşıyaka...Noterliği'nin 27.09.2018 tarihli cevabi ihtarnamesiyle borcun kabul edilmediğinin bildirildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hem davalının, hem dava dışı olan eşi ...'ın davacıya ayrı ayrı yüksek miktarda borçlarının bulunduğu, davalının davacıya olan cari hesap borcunun bir kısmı için davacıya senetler verdiği, iş bu senetlerle ilgili olarak İzmir ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, ancak davalının senetlerdeki imzayı inkar etmesi üzerine İzmir...İcra Hukuk Mahkemesince imza inkarının reddine ilişkin verilen kararın İzmir BAM...Hukuk Dairesi tarafından kaldırıldığı ve Yargıtay tarafından da bu kararın onanması nedeniyle davalının imza inkarının kabulü ile davalı hakkındaki takibin durdurulmasına karar verildiği, bu nedenle davacının cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili için davacı tarafça davalı hakkında İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, iş bu davanın zamanaşımından reddinin gerektiği, ayrıca davacının davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddianın yerinde olmadığı, davacı tarafça davalıya teslim edilen tüm mallardan dolayı ödemenin tamamının yapıldığı, davacı tarafça davalıya keşide edilen ihtarname ile dava edilen tutarın da birbiriyle aynı olmadığı gibi davacı tarafça en son düzenlenen 10.11.2017 tarihli faturanın alt kısmında "Bakiyeniz 96.102,11 TL'dir" şeklinde ibarenin bulunduğu, bu tarihten sonra da bu tutarın davalı tarafça davacıya yapılan havale ve yine verilen çek ve senetlerle kapatıldığı, bu kapsamda davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığından bahisle açılan davanın reddine ve davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı vekili tarafından mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflar arasındaki işletme devrine ilişkin sözleşmenin bir örneği sunularak işletmenin devrinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, Şirinyer Vergi Dairesi'nden gelen cevabi yazının incelenmesinden davalı ...'ın 22.08.2016 tarihinde "Kavrulmuş veya işlenmiş kuruyemiş toptan ticareti ve "seyyar olarak ve motorlu araçlarla diğer malların perakende ticari" faaliyetlerinden dolayı kayıtlı olduğu işini 11.12.2017 tarihinde terk ettiğinin bildirildiği ve yine dava dışı ...'a ait tarh dosyasının incelenmesinden ödevlinin 11.12.2017 tarihinde "Kavrulmuş veya işlenmiş kuruyemiş toptan ticaretinden " dolayı kayıtlı olduğu işini 09.05.2018 tarihinde terk ettiği hususlarının bildirildiği görülmüş olup, ilgili işletme devrine ilişkin sözleşmenin resmi olarak noterden yapılmış bir belge olmadığı, taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek nitelikte bir belge olduğu, herhangi bir resmi kuruma bildirildiğine dair bir belgenin davalı tarafça dosyaya sunulmadığı ve yine davalı tarafça iş bu işletme devrine ilişkin iş bu sözleşmenin süresi içerisinde sunulan delil listesinde de bildirilmediği, davacı tarafça da süresinden sonra sunulması nedeniyle kabul edilmediğinin bildirildiği görülmekle iş bu belgeye itibar edilmeyerek davalı tarafın bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafça davalıya İzmir...Noterliği'nin 20.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle 626.520,13 TL cari hesap borcunun tebliğden itibaren avans faizi ile birlikte 3 günlük süre içerisinde ödenmesi, aksi halde icra takibine geçileceğinin bildirildiği, iş bu ihtarnameye karşı davalı tarafça davacıya keşide edilen Karşıyaka ...Noterliği'nin 27.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle davalının davacıya hiçbir şekilde borcunun bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı ticari defter ve kayıtlarının TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu, incelenen davacı defterlerine göre taraflar arasında 2016 yılından başlayan mal alım satımından kaynaklanan ve cari hesap şeklinde yürütüldüğü anlaşılan ticari ilişki bulunduğu, dava dosyasında taraflar arasında düzenlenmiş yazılı sözleşmenin bulunmadığı, 2016 ve 2017 yılında davacının davalıya 1.323.512,13 TL'lik fatura düzenlediği, bu faturalar karşılığında 2017 yılında davalıdan toplam 696.982,00 TL'lik tahsilat kaydının mevcut olduğu, iş bu ödeme kayıtlarının 282.960,00 TL'lik kısmının davacının Vakıfbank nezdindeki... nolu hesabında davalı ...'dan "Senet Ödemesi" açıklamasıyla, 414.022,00 TL'lik bakiye kısmının ise çek, nakit veya sadece tahsilat açıklamasıyla kaydedilen işlemlerden oluştuğu, bu işlemler sonucunda 2017 yılı sonunda davacının davalıdan (1.323.512,13 TL - 696.982,00 TL=) 626.520,13 TL'lik cari hesap borcunun 10.07.2020 takip tarihine kadar devrettiği, sonuç olarak takip tarihi olan 10.07.2020 tarihi itibariyle davacı defterlerine göre davacının davalıdan cari hesaptan 626.520,13 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Yine alınan bilirkişi raporlarında iş bu davanın konusu olmayan ve davacı tarafça davalı aleyhinde başlatılan İzmir ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına konu 09.09.2017 tanzim, 11.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 06.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.09.2017 tanzim, 04.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 03.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL, 26.08.2017 tanzim, 28.10.2018 vade tarihli 27.000,00 TL, 30.09.2017 tanzim, 18.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 13.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 10.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL ve 30.09.2017 tanzim, 25.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL olmak üzere toplam 229.000,00 TL'lik senedin davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Yine alınan bilirkişi raporunda davalının incelenen 2016 ve 2017 yıllarına ait işletme defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, noter açılışının tasdikinin süresinde yapıldığı, işletme defterlerinde kapanış tasdiki zorunluluğunun bulunmadığı, davalının incelenen ticari defterlerine göre 2016 ve 2017 yılında davacı tarafça davalıya düzenlenen toplam 1.323.512,13 TL'lik faturaların tamamının davalıya ait işletme defterinde kayıtlı olduğu, ayrıca iş bu faturaların dışında davalının defterinde davacıdan alım faturası olarak 2017 işletme defterinin 55 ve 56.sırasında kayıtlı 15.811,05 TL'lik faturanında kayıtlı olduğu, ancak davalı yanca işletme defterine dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden bu fatura içeriğinin tespit edilmediği, söz konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu nedenle iş bu fatura kaydının dava konusu cari hesap alacağı kapsamında değerlendirilmediği bildirilmiştir.
Yine alınan bilirkişi raporunda davacının 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 1.323.512,13 TL'lik faturaların tamamının davalıya ait defterlerde aynen kayıtlı olduğu, davacı defterlerinde davalıdan toplam 696.982,00 TL'lik tahsilat kaydının mevcut olduğu, ancak davalı defterlerinin işletme defteri olması ve işletme defterinde sadece gelir ve gider faturalarının kaydedilmesi, tahsilat kayıtlarının mevzuat gereği işletme defterinde yeri olmaması nedeniyle davalı defterlerinde ödemelere ilişkin tespitin yapılamadığı, buna karşılık davalı vekilinin 29.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan banka ekstrelerindeki ödemelerin bir kısmının davalının Vakıfbank A.Ş hesabından davacının Vakıfbank A.Ş hesabına yapılan ödemelere ait olduğu ve bu ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bir kısmının davalının Vakıfbank A.Ş hesabından dava dışı ... hesabına 02.11.2016-27.01.2017 tarihine kadar yapılan ödemelere ait olduğu, bu ödemelere ilişkin İzmir CBS'nin ... Soruşturma nolu dosyasına sunulan 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda tespitler yapıldığı, rapora göre davalının dava dışı ...a 2016 yılında 59.890,00 TL, 2017 yılında 328.970,00 TL olmak üzere toplam 388.860,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, bu tutara raporda yer almayan ancak sunulan ekstrede yer aldığı görülen 24.03.2017 tarihinde 5.000,00 TL, 20.06.2017 tarihinde 11.700,00 TL ve 10.07.2017 tarihinde 5.650,00 TL'nin de ilavesiyle davalı tarafından dava dışı ... hesabına yapılan toplam ödemenin 411.211,00 TL olduğu kalan kısmının da dosya içeriği belgelerden davalının eşi olduğu anlaşılan dava dışı ...'a ait banka hesaplarında ilk önce 25.12.2017 tarihinden başlamak üzere 2017 ve 2018 yıllarında davacıya yapılan ödemelere ait olduğunun görüldüğü, dava dışı 3.kişiler tarafından ödenen veya tahsil edilen tutarların değerlendirme ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalı tarafından davacıya banka aracılığıyla yapılan ödemeler ile banka kayıtlarında yer almamakla birlikte davacının defterlerinde davalıdan tahsilat olarak kayıtlı olan toplam 696.982,00 TL'lik tahsilat tutarının 1.323.512,13 TL fatura bedelinden düşülmesi sonucunda 10.07.2020 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 626.520,13 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Yine bilirkişi raporunda davalı vekilinin 27.04.2021 tarihli cevap dilekçesinde davalıya kesilen 10.11.2017 tarihli faturanın en alt kısmında yazılan "Bakiyeniz 96.102,11 TL" şeklindeki kayıttan davalının söz konusu tarihe kadar tüm ödemeleri yaptığı ve 10.11.2017 tarihi itibariyle toplam borcunun 96.102,11 TL olduğu hususunun davacının kabulünde ve ikrarında olduğunun beyan edildiği, davacı vekilinin ise 18.05.2021 tarihli dilekçesinde 10.11.2017 tarihli olduğu bildirilen fatura ve 96.102,11 TL bakiye miktar iddiasına konu faturanın taraflarına tebliğ edilmediğinden beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, ancak imzalı bir beyan olmaması nedeniyle iş bu belgenin delil sayılamayacağının beyan edildiği, bilirkişi olarak yapılan inceleme sonucunda 10.11.2017 tarih ... nolu 105.658,11 TL bedelli faturanın davalıya düzenlenen son fatura olduğu, davacının davalıya düzenlediği söz konusu faturanın davacıda kalan ve rapor ekine bir sureti eklenen 1.nüshasının alt kısmında "Bakiyeniz 96.102,11 TL" ibaresinin yazılı olduğu, faturanın kaydedildiği tarihte davacı defterlerinde davalıdan cari hesap alacağının 733.175,13 TL kayıtlı olduğu, 10.11.2017 tarihinden sonra 11.12.2017 tarihine kadar davacı defterlerinde davalıdan 99.655,00 TL tahsilat kaydı olduğu, bu tahsilattan sonra kalan bakiye alacağın 633.520,13 TL olduğu, bilirkişi raporunun 1 nolu ekinde yer alan faturalardan görüleceği üzere 10.11.2017 tarih 963596 nolu faturadan önceki faturaların da alt kısımlarında bakiye tutarların yazdığı, ancak 2016 yılında düzenlenen ilk bir iki faturada yazan bakiye dışında diğer faturaların üzerinde yazan bakiyenin defter kaydındaki cari hesap bakiyesiyle örtüşmediği görülmüş olup, faturadaki bakiye tutar ibaresinin değerlendirme ve takdirinin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Yine bilirkişiden alınan ek raporda; davacı tarafça davalıya keşide edilen İzmir ...Noterliği'nin 21.09.2018 tarihli ihtarnamesiyle 626.520,13 TL'lik alacağın tebliğden itibaren 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, iş bu ihtarnamenin davalı tarafa 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğinden temerrüt tarihinin ihtarnamede belirtilen 3 günlük sürenin ilavesiyle 29.09.2018 tarihi olduğu ve bu tarihten 10.07.2020 tarihine kadar takip talepnamesinde %16 avans faizi oranından yapılan hesaplamaya göre davacının takip tarihi itibariyle 91.178,08 TL işlemiş faiz talep edebileceği, ayrıca aynı tarihler arasında değişen avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre 99.274,52 TL işlemiş faiz talep edebileceği, ancak davacı talebinin 91.879,45 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilmiş olup incelenmesinden davacı ... tarafından davalı ... aleyhinde İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına konu 09.09.2017 tanzim, 11.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 06.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.09.2017 tanzim, 04.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 03.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL, 26.08.2017 tanzim, 28.10.2018 vade tarihli 27.000,00 TL, 30.09.2017 tanzim, 18.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL, 11.11.2017 tanzim, 13.01.2018 vade tarihli 25.000,00 TL, 09.12.2017 tanzim, 10.02.2018 vade tarihli 26.000,00 TL ve 30.09.2017 tanzim, 25.11.2017 vade tarihli 25.000,00 TL olmak üzere toplam 229.000,00 TL'lik senetlerdeki imzanın ...'a ait olmadığı yönündeki itiraz üzerine yapılan yargılama neticesinde 17.07.2019 tarihli karar ile "Takibe dayanak bonolardaki imzalar davacıya ait değilse de kendisi tarafından verilmiş vekaletnameye istinaden bonolardaki imzaların kendisine ait olduğu tespit edilen ...'a verilmiş vekaletnameye istinaden ... adına geçerli olarak düzenlendiğinden" bahisle itirazın reddine karar verildiği, iş bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM...Hukuk Dairesi'nin...Karar ve 24.06.2020 tarihli kararı ile ".... İzmir...Noterliği'nin 25.08.2016 tarihli ... yevmiye nolu vekaletname örneği incelendiğinde borçlu davacı tarafından ...'a banka hesaplarından para çekme, yatırma, hamili alacaklısı olduğu çekleri ve senetleri ilgili özel ve tüzel makam ve kuruluşlardan elden teslim alma, evraklarını imzalama, ciro etme yetkisinin verildiği, açıkça kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin verilmediğinden iş bu vekaletnameye dayalı olarak vekil tarafından düzenlenen takibe konu bonolardan itiraz eden davacı borçlunun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesinin yerinde olmadığından" bahisle İzmir...İcra Hukuk Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve imza itirazının kabulü ile İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının borçlu davacı yönünden durdurulmasına karar verildiği, iş bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek hükmün 10.02.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu görülmüştür.
Her ne kadar davalı tarafça bir kısım ödeme belgeleri ibraz edilerek davaya konu alacağın davalı tarafça yapılan ödemeler nedeniyle tamamen kapandığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı vekilinin 29.04.2021 tarihli dilekçesi ekinde sunulan banka ekstrelerindeki ödemelerin bir kısmının davalının Vakıfbank A.Ş hesabından davacının Vakıfbank A.Ş hesabına yapılan ödemelere ait olduğu ve bu ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bir kısmının davalının Vakıfbank A.Ş hesabından dava dışı ... hesabına 02.11.2016-27.01.2017 tarihine kadar yapılan ödemelere ait olduğu, bu ödemelere ilişkin İzmir CBS'nin...Soruşturma nolu dosyasına sunulan 24.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda tespitler yapıldığı, rapora göre davalının dava dışı ...'a 2016 yılında 59.890,00 TL, 2017 yılında 328.970,00 TL olmak üzere toplam 388.860,00 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, bu tutara raporda yer almayan ancak sunulan ekstrede yer aldığı görülen 24.03.2017 tarihinde 5.000,00 TL, 20.06.2017 tarihinde 11.700,00 TL ve 10.07.2017 tarihinde 5.650,00 TL'nin de ilavesiyle davalı tarafından dava dışı ... hesabına yapılan toplam ödemenin 411.211,00 TL olduğu kalan kısmının da dosya içeriği belgelerden davalının eşi olduğu anlaşılan dava dışı ...'a ait banka hesaplarında ilk önce 25.12.2017 tarihinden başlamak üzere 2017 ve 2018 yıllarında davacıya yapılan ödemelere ait olduğunun görüldüğü bildirilmiş olmakla davalının Vakıfbank hesabından davacının Vakıfbank hesabına gönderilen ve davacı kayıtlarında mevcut olan ödemeler dışındaki diğer ödemelerin davalı ile bağlantısı kurulamadığından bu yöndeki davalı savunması yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında mali müşavir bilirkişiden alınan rapor ve ek raporun birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının usulüne uygun olarak tutulduğu tespit edilen ve incelenen 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarına göre 2016 ve 2017 yılında davacının davalıya 1.323.512,13 TL'lik fatura düzenlediği, bu faturalar karşılığında 2017 yılında davalıdan toplam 696.982,00 TL'lik tahsilat kaydının mevcut olduğu, bu işlemler sonucunda 2017 yılı sonunda davacının davalıdan (1.323.512,13 TL - 696.982 TL=) 626.520,13 TL'lik cari hesap borcunun 10.07.2020 takip tarihine kadar devrettiği, sonuç olarak incelenen davacıya ait ticari defterlere göre davacının davalıdan cari hesaptan 626.520,13 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının incelenen 2016 ve 2017 yılı defterlerinin ise işletme defteri niteliğinde bulunduğu ve usulüne uygun tutulduğu, incelenen davalıya ait 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerde davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 1.323.512,13 TL 'lik faturaların tamamının davalıya ait işletme defterinde aynen kayıtlı olduğu, ancak davalı defterinin işletme defteri olması ve işletme defterinde sadece gelir ve gider faturalarının kaydedilmesi, tahsilat faturalarının mevzuat gereği işletme defterinde yerinin olmaması nedeniyle davalı defterlerinde ödemelere ilişkin tespitin yapılamadığı, ancak dosyada bulunan banka kayıtlarının incelenmesinden iş bu ödeme kayıtlarının 282.960,00 TL'lik kısmının davacının Vakıfbank nezdindeki ... nolu hesabına davalı ...'dan senet ödemesi açıklamasıyla, 414.022,00 TL'lik bakiye kısmın ise çek, nakit veya sadece tahsilat açıklamasıyla kaydedilen işlemlerden oluştuğu, bu işlemler sonucunda davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu üzere davalı tarafça davacıya 696.982,00 TL'lik ödemenin yapılmış olduğunun tespit edildiği bildirilmiş olmakla her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan ve davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 1.323.512,13 TL'lik fatura tutarından davacı defterlerinde kayıtlı olup davalıya ait banka hesabından davacının Vakıfbank nezdindeki banka hesabına gönderilen toplam 696.982,00 TL'lik ödeme düşüldüğünde davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan (1.323.512,13 TL - 696.982,00 TL=) 626.530,13 TL kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ancak her ne kadar davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalardan dolayı davalı tarafça yapıldığı mahkememizce kabul edilen toplam 696.982,00 TL'Lik ödeme mahsup edildiğinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan 626.530,13 TL alacaklı olduğu kayıtlı ise de, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere en son davacı tarafça 10.11.2017 tarih ve ... nolu KDV dahil toplam 105.658,11 TL'lik olup faturanın alt kısmında "cari hesap bakiyeniz 96.102,11 TL " şeklinde ibarenin bulunduğu faturanın davacı tarafça bizzat davalı adına düzenlendiği ve iş bu faturanın 10.11.2017 tarihi itibariyle davacı kayıtlarına alındığı, davacı kayıtlarında mevcut olan iş bu faturanın bir örneğinin de bilirkişi raporu ekinde davacı tarafından aslı gibidir kaşe ve imzası ile bir örneğinin dosyaya sunulduğu, bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranması gerekli olan davacıya ait ticari defterlerdeki bizzat kendisi tarafından düzenlenmiş iş bu faturada tarihi olan 10.11.2017 tarihi itibariyle davalının cari hesap bakiyesinin 96.102,11 TL olduğu yönündeki kaydın davalı lehine kabul edilmesinin gerektiği ve davacı defterlerine göre 10.11.2017 tarihinden sonra davalının işyerini terk tarihi olan 11.12.2017 tarihine kadar davalıdan 99.655,00 TL tahsilat kaydının bulunduğu, davacı tarafın davalı tarafa yemin teklifinde bulunmadığı, böylelikle ispat yükü kendisinde bulunan davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 4.974,48 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.546,88 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 63.663,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!