T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/18
KARAR NO : 2024/204
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/01/2021
KARAR TARİHİ : 01/03/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından, ... marka kamyonet cinsi transit Aracın davalı yetkili satıcı olan...Otomotiv Servis Ve Ticaret A.Ş' den fatura ile satın alındığını, aracın müvekkile teslimi üzerinden henüz çok kısa bir süre geçmesinin ardından Araçta mükerrer defalar ayıp ve arızalar ortaya çıktığını, söz konusu ayıplar her seferinde ivedi olarak davalılardan ...Otomotiv Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin yetkili servisine bildiridiğini, söz konusu aracın müvekkilinin elinde bulunduğu süre boyunca km bakımları için yetkili servise götürüdüğünü, tüm teknik kullanım öneri ve talimatların uygun kullanılmasına ve firmanız yetkili servisleri tarafından tüm müdahalelerine rağmen söz konusu ayıp ve arızalar meydana gelmeye devam ettiğini, aracın davalı tarafınca taahhüt edilen spesifikasyon ve çalışma performansını karşılamadığını, nitekim bu durum temin edilecek teknik servis raporlarıyla da tespit edilen edileceğini, araçta mevcut ayıplar müvekkil şirketin işyeri düzeni ve standartları bakımından da önemli bir sorun yarattığını, nitekim limanlarda bulunan gemilere kumanya nakliyesi yapan ve çeşitli gemi ve işyerlerine ürün dağıtımı yapan aracın gereği gibi çalışmaması sebebiyle her geçen gün artan bir ürün nakliyesi problemine sebep olduğunu, müvekkil şirketin sürekli olarak belirli standartların sağlanması gereken, çok uzun yıllardır kumanyacılık ve nakliye hizmeti veren bir şirket olduğunu, bu nedenle sürekli suretle ürün nakliyesine elverişli araç hizmetine ihtiyaç duyduğunu, aracın gereği gibi çalışmaması ve serviste olduğu süre boyunca müvekkil şirket ekstra masrafa katlanmakta ve ayıplı aracın yapacağı işi kendinde mevcut araçlarla veyahut ikame araç temin ederek yapmak durumunda kaldığını, şüphesiz bu durum da ciddi bir kar kaybına neden olduğunu, davalı şirketlerce yapılan onarım ile müvekkili adeta oyalamış, iğfal etmiş olup, araçta mevcut gizli ayıba ilişkin hakların kullanımı hususunda adeta müvekkili oyaladığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda, davacının müvekkil firmaya, teslim tarihinden itibaren başlayan 2 ve 8 günlük süreler içinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, iddia edilen ayıp nedeniyle müvekkil firmaya belirlenen süre içinde bildirim yapılmadığından ve ayıp ihbar süreleri de hak düşürücü süreler olduğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu araç 26.5.2017 tarihinde satın alınmış olmasına karşın, işbu dava 12.01.2021 tarihinde ikame edildiğini, gizli ayıp nedeniyle zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı iddiası ise dayanaksız olduğunu, zira, hükümde de ifade edildiği gibi “ayıp daha sonra ortadan çıksa bile”, iki yıllık zamanaşımı süresi baki olduğunu, davacı taraf dava konusu araçta ayıp nedeniyle değer kaybı oluştuğunu ve bu sebeple muadillerine göre çok düşük bir rakama satıldığını iddia etmekte ve ayıp oranında belirlenecek değer kaybının tutarda indirim miktarınnın ödenmesini, bu tutarın ise belirsiz olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın bu beyanı muadil araçların ikinci el satış bedelinden dava konusu araçta varlığı iddia edilen ayıp nedeniyle bir indirime gittiğini ve böylece bu ‘düşük’ tutarı belirlediğini gösterdiğini, bu itibarla, işbu davanın bu talep açısından belirsiz alacak davası olarak açılabileceğinden söz etmek mümkün olmadığını, ticari garanti kapsamında, müvekkil şirketler, sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olup, ticari bir satım söz konusu olduğu için, işbu davada Davacının, aracı satın alırken kabul etmiş olduğu ticari garanti esasları gereği hiçbir zaman için değer kaybı, servis/onarım bedeli ve kâr kaybı talep etme hakkının bulunmadığı gözden kaçırılmaması gerektiği, dava konusu araç onarılmış olduğu ve hukuki anlamda bir ayıp bulunmadığı üzere müvekkil şirketlerin sorumluluğuna gidilmesi ise esasen mümkün olmadığı, Davacı, araçta ayıp olduğu iddiasıyla işbu davayı açmış ve aracı üçüncü kişiye piyasa değerinin altında satmak durumunda kalmaları dolayısıyla doğduğunu iddia ettiği, ayıp nedeniyle değer kaybının hesaplanarak tahsili ile aracın arızalı ve serviste kaldığı süre için şimdilik 1.000-TL servis/onarım bedeli ve bu süreçte muadil araç verilmemesi sebebiyle şimdilik 1.000-TL kâr kaybı miktarının ödenmesini talep etmiştir. Müvekkil şirketler tarafından yapılan incelemeler sonucunda, davacının bu taleplerinin karşılanmasını gerektirecek teknik bir çözümsüzlük ile karşılaşılmadığını, Somut olayda halihazırda kullanılmakta olan ve varlığı iddia edilen şikâyetlerin üretim stanndartları dahilinde onarımla giderilmiş olduğu bir araçta, bir an için Davacının şikâyetlerinin üretimden kaynaklanan bir ayıp niteliğinde olduğuna kanaat edilmesi halinde de, Davacının taleplerinin TMK m.2’ye aykırılık teşkil ettiği dikkate alınmalı ve hakkaniyet ilkesine göre karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, haksız fiilden kaynaklanan değer kaybı tazminatı ile ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
DELİLLER
-04/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu,
-Kaza Tespit tutanağı,
-Hasar dosyası ve sigorta poliçesi,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi evrakları,
-Taraf dilekçeleri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Otomotiv Uzman...n 04/10/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Dava konusu araçta oluşan arızaların kullanımdan kaynaklanmadığı, araçtaki imalat hatası nedeniyle meydana geldiği, bu imalat hatasının normal bir kullanıcı tarafından aracın satın alınması aşamasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, arızaların servis tarafından garanti kapsamında ve bedelsiz olarak giderilmeye çalışıldığı, aracın kullanımı esnasında meydana gelen arızaların garanti kapsamında yapılması nedeniyle kullanıcı hatasının olmadığının servis tarafından da kabul edildiğinin anlaşıldığı, ancak arızaların tekrar ortaya çıkması nedeniyle giderilemediğinin anlaşıldığı, arızanın niteliği nedeniyle araçtan faydalanamamanın süreklilik arz ettiği ve sonuç olarak aracın teknik açıdan değerlendirildiğinde aracın imalattan kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, hukuki açıdan gizli ayıp olup olmadığının değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu, Söz konusu... plaka sayılı aracın; dosya kapsamındaki Trafik Sigortaları Bilgi ve Gözetim Merkezi (TRAMER) hasar kaydı sorgulamasına göre; 19.08.2017 tarihinde Sol arka tampon kısmından hasarlandığı, 21.02.2018 tarihinde anahtar çalınması/kaybolması ve 10.02 2018 tarihinde arka tampon ve sol stop lambası hasarının olduğu (Hasar bedeli : 2.475,00.-TL KDV Hariç) olduğu belirlenmiş, aracın plastik aksamındaki hasarların niteliği ve araçtaki etkisi dikkate araçların Piyasada 2. el alım satım işlemleri yapılırken ana gövdesinde meydana gelen hasarlar dikkate alınmakta ve buna göre rayiç bedel değerlendirilmesi yapıldığı, bu nedenle mekanik parçalarda meydana gelen hasarlar, normal şartlarda araçların piyasa 2. el değerlerinde herhangi bir değer kaybı meydana getirmemekle birlikte günümüzde bir araç, herhangi bir işlem hedeniyle servise girdiği anda, yapılan tüm işlemler kayıt altına alındığı, bir aracın plakası değişse bile motor ve şasi numarası sisteme girildiği anda, o araca geçmişte yapılan tüm işlemlerin herhangi bir servis tarafından görüldüğü ve izlendiği, dolayısıyla dava konusu aracın çeşitli arıza ve şikayetleri nedeniyle buna bağlı olarak yapılan iş ve işlemler, servis kayıtlarında görüleceğinden daha az talep gördüğü, 2. El piyasasında aynı tip hasarsız/arızasız araçlardan daha düşük fiyata alıcı bulduğu, bu nedenle aracın marka, model ve sınıfı ile piyasa koşulları da dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda dava konusu araçta 50.000 TL tutarında değer kaybı oluşabileceği, dava konusu aracın yukarıda sıralanan çeşitli arıza ve şikayetler nedeniyle servise giriş yaptığı ve bu arızalara bağlı olarak serviste toplam 127 gün kaldığı, aracın marka, model, tipi, yakıt CİNsİ, vites durumu, km.si ve kullanım şekline göre aynı donanım ve teknik özelliklere sahip muadil bir aracın günlük kiralama bedelinin arıza ortalama 125,00 TL seviyelerinde olabileceği, buna göre aracın onarımı süresince 15.875,00 TL kazanç kaybı Zararının uygun olabileceği tespit edilmiştir.
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu, Yeşil Kart Sisteminin Türkiye’deki işleyişini sağladığı, büronun bu çerçevede, üyesi olan sigorta şirketleri tarafından düzenlenen yeşil kart sigorta belgelerinden karşılanacak zararlar için garantör sorumluluğu taşımakta olduğu, diğer taraftan yeşil kartı bulunan yabancı plakalı araçların Türkiye’de üçüncü şahsa verdikleri zararları gidermek üzere yeşil kart sigortacısı adına devreye girdiği, yurt dışında düzenlenmiş yeşil kartlardan karşılanacak talepler ile ilgili açılan davalarda taraf olma ve celp kabul etme yetkisine sahiptir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu edilen araçtaki gizli ayıp iddiası ile davacının zarara uğradığından bahisle hasar onarım ücreti, kazanç kaybı bedeli, araçta meydana gelen hasarlar sebebiyle aracın değerinden düşük satılmasından kaynaklı değer kaybı bedeli, sözleşmeden dönülerek araç bedelinin faiziyle davalıdan alınarak davacıya iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. 11/11/2022 tarihli bilirkişi teslim tutanağında bilirkişiden istenenlerin ayrıca ve açıkça yazılmasına karşılık bilirkişi... tarafından istenenleri karşılar mahiyette rapor hazırlamaması sebebiyle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, davaya konu edilen araçta meydana gelen arızaların kullanıcı kaynaklı olmadığı, araçtaki imalat hatasından kaynaklı olarak arızaların meydana geldiği, tespit edilen imalat hatalarının aracın satın alınması esnasında normal bir kullanıca tarafından farkedilmesinin mümkün olmadığının tespit edildiği, bundan dolayı araçtakı ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Aracın sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları getirtilerek daha önce bir kazaya karışıp karışmadığı, kaza geçmişi var ise bu kazanın değer kaybı oluşturup oluşturmayacağı ve bu durumun davacının dava dilekçesindeki değer kaybı talebine etkisi bilirkişi tarafından incelenmiş, aracın piyasa rayiç değerleri gözetilmek suretiyle araçta meydana gelen arızaların ikinci el satışında değer kaybına uğrayacağı ve bu miktarın 50.000,00 TL tutarında olduğu tespit edilmiştir. Aracın arızalar sebebiyle 127 gün serviste kaldığı, bu süre dikkate alınarak davacı tarafın 15.875,00 TL kazanç kaybı bedeli olduğu tespit edilmiştir. Araç davacı tarafça dava dışı başka bir kişiye satıldığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılması mümkün değildir. Araçtaki arızaların servis tarafında ücretsiz bir şekilde giderildiği hem sunulan evraklarla hemde bilirkişi incelemesi ile sabit olduğundan araçta hasar onarım bedelinin bulunmadığı anlaşılmakla yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-50.000 TL değer kaybı bedeli, 15.875,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamda 65.875,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Fazlaya ilişkin istemlerin REDDİNE,
4-Alınması gerekli 4.499,92 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 1.091,25 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.150,55 TL nin mahsubu ile bakiye 3.349,37 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 1.091,25 TL ıslah harcı, 2.250,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 153,10 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 3.612,95 TL yargılama giderinin kısmen kabul kısmen red oranına göre 3.540,69 TL nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/03/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!