WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İZMIR 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/516
KARAR NO : 2024/421
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/09/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca davalı borçlu aleyhine... numaralı MTS dosyası ile takip yapıldığını, borçlu/davalı tarafın 30.09.2019 tarihli dilekçesiyle yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itiraz üzerine iş bu davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu, Davalı ile müvekkil şirket arasında 232 459 01 89 hizmet numarası üzerinden internet abonelik sözleşmesi mevcut olduğunu, İş bu sözleşme uyarınca davalı tarafın müvekkil şirkete ödemediği 1 adet faturası mevcut olduğunu, davacı kurum ile davalı arasında 24.03.2017 tarihinde Çerçeve Abonelik Sözleşmesi Ek1 akdedilmiş olup söz konusu faturalandırma işlemi iş bu sözleşmeye dayalı olarak yapıldığını, üstelik davalı yalnızca abonelik sözleşmesi akdetmekle kalmadığını, ayrıca 30.05.2019 tarihinde Temlikli ...kampanyası taahhütnamesi Ek3 evrakını ve de 24.07.2017 tarihinde Telefon Devir Formu Ek 4 evrakını akdettiğini, söz konusu evrakta davalı tarafın imzası ve kaşesi bulunduğunu, bu husus dosya mündericatına sunulan evraklar incelendiğinde görüleceğini, davalının ödenmemiş 22.07.2019 son ödeme tarihli ... fatura numaralı 8.302,10 TL, 372,57 TL işlemiş faiziyle birlikte 8.674,67 toplam borcu bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin her ne kadar Iphone marka telefonu sipariş etmişse de istediği renk gelmediği için siparişi teslim almamış ve geri iade ettiğini, bu husus şirket kayıtlarından ve kargo dökümde davacı şirkete ilgili tarihte iade olunan kargolardan çıkacağını, bu hususta alınan bilirkişi raporları henüz savunma ve cevabımız ibraz edilmeden alındıkları için hükme konu olabilmeleri mümkün olmadığı, beyan edildiği üzere müvekkil tarafından kutu açılmadan 'teslim fişi' imzalanmış ise de kutu açılır açılmaz siparişteki renk ile tutmadığı için direk iade edildiği, müvekkil tarafından teslim olunan bir telefon olmadığı gibi davacı şirketin kötü niyetli olarak icra takibi açması mümkün olmadığı, ne müvekkile geri dönülüp istediği renk temin edilmiştir nede başkaca bir takip yapılmadığı, yalnızca davacı şirketin kusuru ile iade edilen ürünün bedeli talep edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM...n 24/05/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı vekili tarafından delil listesinde yasal defter kayıtlarının bildirmediği, bu sebeple davacı taraf yasal defterleri üzerinden inceleme yapmanın mümkün olmadığı, davalı tarafın dosya içerisinde herhangi bir yasal defter ve belge incelemesine esas olmak üzere adres ve iletişim bilgisi beyanı bulunmadığı, dosya içerisinde vekili ve cevap dilekçesi bulunmadığı, tarafımdan şirkete ait ...numaralı telefonun defaatle arandığı ancak cevap alınamadığı, bu sebeplerle de davalı taraf yasal defterleri üzerinden inceleme yapmanın mümkün olmadığı, davacı vekili tarafından delil listesi ekindeki belgelerin incelemesinde; Çerçeve Abonelik Sözleşmesi incelemesinde; 24.03.2017 Tarihinde davacı kurum Türk Telekom ile davalı ...Alüminyum ve İnş.Tic.Ltd.Şti. arasında imzalandığı, Temlikli Iphone 8 64 GB Kampanyası Taahhütnamesi incelemesinde; ... Alüminyum ve İnş.Tic.Ltd.Şti. yetkilisi olarak ... tarafından 30.05.2019 tarihinde imzalanmış olan, aylık 1.288,00 TL 6 ay taksitle toplam 7.728,00 TL ... 8 64 GB telefon alındığı, Türk Telekom tarafından 01.06.2019 tarihli ... seri numaralı fatura ile davalı ... Alüminyum ve İnş.Tic.Ltd.Şti.’ye 7.728,00 TL KDV dahil...8 64 GB açıklaması ile fatura düzenlendiği, Telefon Devir Formu incelemesinde; 24.03.2017 tarihinde ... tarafından 0 232 459 01 89 numaralı telefon hattının davalı ... Alüminyum ve İnş.Tic.Ltd.Şti.’ye devir edilerek imzalandığı, 22.07.2019 Son ödeme tarihli... numaralı faturanın incelemesinde; Ücretler Toplamı 407,79 TL artı Devlete İletilecek Vergiler Toplamı 166,07 TL artı Temlikli... 8 64 GB 7.728,00 TL artı Önceki Aydan Devir 0,24 TL olmak üzere toplamda 8.302,10 TL olduğu, incelemeler neticesinde mevcut sözleşmeden kaynaklı olarak; Davacı kurumun davalıdan 8.302,10 TL asıl alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
SMMM ...ün 15/03/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 24.05.2021 tarihli Bilirkişi ... in kök raporunda tespit edilen 8.302,10.-TL asıl alacak için işlemiş faiz hesabı dava konusu faturanın son ödeme tarihi baz alınarak hesaplanmış olup 8.302,10 TL tutarlı asıl alacak için dava tarihi 29.09.2020 tarihine kadar 900,78 TL işlemiş faiz hesaplandığı belirtilmiştir.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı
MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.
İspat hakkı
MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat yükü
MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir.
İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir.
İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir.
İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.
İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.
Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Taraflar arasında abonelik sözleşmesinin mevcut olduğu görülmülştür. Sözleşmeye dayalı olarak davalının temlikli cep telefonu kampanyası taahhütnamesi ve telefon devir formu imzaladığı anlaşılmıştır. Abonelik sözleşmesine dayalı olarak alınan cep telefonunun ücretinin taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi çerçevesinde düzenlenecek faturaya yansıtıldığı anlaşılmıştır. Ancak davalının davacı tarafın kendisi için düzenlemiş olduğu faturaları ödememesi sebebiyle aleyhinde icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, mahkememizce itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatının istendiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından inceleme neticesinde davalı adına tahakkuk ettirilen faturanın ve işletilen faiz tutarının davacının talebi ile uyumlu olduğu, davalı tarafın fatura bedellerini ödediğine dair ödeme belgesi sunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca davalının fatura bedelini ödememe gerekçesi ise telefonun davacı şirkete iade edildiği savunması olduğu görülmüştür. İade ile ilgili olarak davalı taraftan delillerini sunması istenmiş, ancak telefonun iade edildiğine dair davalının soyut beyanı haricinde herhangi bir somut bilgi, belge sunulmadığı davalının telefonun iade edildiğine ilişkin savunmasını ispat edemediği görülmekle, davanın kabulüne alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE,
2-... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktar olan 8.674,67 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 592,56 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 148,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 444,41 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 148,15 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 665,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 598,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 1.465,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 8.674,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır