T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/245
KARAR NO : 2024/319
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/06/2020
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, davalı-borçlu ...Radyatör San. Ve Tic. A.Ş.den 45.529,01 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı-borçlu hakkında icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli kısmi itirazı üzerine itiraz edilen 41.629,21 için takip durmuş, itiraz edilmeyen 4.279,41 TL için takip kesinleşmiştir. Ancak bu bedel de bugüne kadar ödenmediğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcuttur. müvekkil şirket yurt içi ve yurt dışı kargo hizmeti veren bir taşımacılık şirketidir. davalı pansan radyatör san. ve tic. a.ş. ile müvekkil şirket arasında 06.07.2018 tarihli yurtiçi taşıma ve cari hesap sözleşmesi akdedildiğini, cari hesap özetinde görüldüğü üzere 20.01.2020 Tarihi itibarı ile davalı/borçlu şirket müvekkile 45.529,01 TL borçludur. Söz konusu borcun ödenmemesi üzerine müvekkil şirket tarafından davalıya "cari hesap borcunun ödenmemesi halinde yasal işlem başlatılacağı"na dair uyarı gönderildiğini, gönderilen uyarı mektubuna rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalı/borçlu hakkında yasal işlem başlatılarak icra takibi açıldığını, Müvekkil şirket tarafından tanzim olunan faturaların ödeme tarihleri, vadesinde ödenmeme yani temerrüt durumunda uygulanacak olan vade farkı oranlarının ayrıntılı olarak düzenlendiğini ve davalı tarafından da kabul edildiğini, mevcut ticari ilişkiye ve borca rağmen davalı şirket haksız ve kötü niyetli şekilde borca itiraz ederek takibin durmasına neden olmuş ve müvekkil şirketin alacağını tahsil etmesini engellediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkile karşı İzmir ...cra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 45.908,62-TL takip çıkışı üzerinden ilamsız icra yolu ile icra takibi başlatılmış olup söz konusu icra takip dosyası kapsamında tanzim olunan ödeme emri 05.03.2020 tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, müvekkil şirket tarafından işbu davaya konu borcun 41.629,21-TL kısmına ve söz konusu kısma ilişkin ferilere yasal süresi içinde 06.03.2020 tarihinde itiraz edildiğini, avacı alacaklı tarafından müvekkile karşı ikame olunan işbu davaya konu icra takibi 20.01.2020 tarihli cari hesaba dayalı olarak başlatıldığını, ancak davacının işbu davaya konu icra takibine dayanak olarak gösterdiği cari hesap bakiyesine ilişkin olarak taraflar arasında mutabık kalınan bir cari hesap değildir, cari hesap bakiyesi müvekkil şirket tarafından kabul edilmemiştir ve kabul edilmediğini, tek taraflı olarak düzenlenen, muhatabına tebliğ dahi edilmeyen bir faturanın yine tek taraflı olarak cari hesap kayıtlarına işlenmesi ve cari hesap kaydı üzerinde taraflarca mutabık kalınmaksızın cari hesap kaydının icra takibine konu edilmesi hukuken kabul edilebilir olmayıp bu doğrultuda müvekkil şirket tarafından borcun hiçbir surette borçlu olunmayan kısmına haklı olarak itiraz edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM...n 08/04/2021 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Mahkemece davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde; Davacının 02.03.2020 icra takip tarihinde, davalıdan 45.529,21 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya kestiği aşağıdaki toplamda 39 adet ve 46.155,53 TL faturalardan bakiye 45.529,21 TL bakiye alacaktan kaynaklandığı, davacının 45.529,21 TL alacağına fatura tarihlerinin üzerine 30 gün ödeme vadesi eklenmesi ile 4.570,67 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmakla birlikte, davacının talebi ile bağlı olarak 379441 TL işlemiş faiz talep edebileceği mütalaa edilmekle birlikte davacının işlemiş faiz talebinin takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, buna göre; 02.03.2020 takip tarihi itibariyle akdi faiz oranının %30 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 45.529,21 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %30 oranda akdi faiz uygulanabileceği, mahkemece davalının davacının kestiği 20.01.2020 tarihli iade faturasının mahsup edilmesi gerektiği hususunun benimsenmesi halinde ise ; davacının davalıya kestiği 20.01.2020 tarihli ... nolu 36.580,00 TL fatura kestiği, davalı tarafından İlgili faturanın; davalının muhasebe kayıtların olmadığı ve davacı tarafından davalıya tebliğ edilmeği, davacı tarafından tek taraflı olarak fatura düzenlendiği, davalı tarafından faturanın kabul edilmediğinin beyan edildiği, davalının muhasebe kayıtlarında ilgili faturanın varlığının ticari defterlerinde teyit edilip edilmediğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, 45.529,21 TL davacının alacak tutarından - 36.580,00 TL davacının 20.01.2020 tarih, ... no.lu, "... NOLU FATURAYA İSTİNADEN İADE BEDELİ" açıklaması ile, 36.580,00 TL faturanın mahsup edilmesi durumunda davacının davalıdan 8.949,21 TL davalıdan alacaklı olabileceğinin hesaplandığı, Mahkeme tarafından davacının 8.949,21 TL alacaklı olabileceğinin kabulü halinde; davacının 8.949,21 TL alacağına fatura tarihlerinin üzerine 30 gün ödeme vadesi eklenmesi ile 657,22 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmakla birlikte, davacının talebi ile bağlı olarak 379,41 TL işlemiş faiz talep edebileceği mütalaa edilmekle birlikte davacının işlemiş faiz talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, buna göre, 02.03.2020 takip tarihi itibariyle akdi faiz oranının %30 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 8.949,21 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %30 oranda akdi faiz yürütülebileceği belirtilmiştir.
SMMM ...ün 07/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.139,99-TL borcunun olduğu ve dava dosyasında asılları ya da fotokopileri bulunmayan 03.04.2019 tarihli 2.25-TL tutarlı, 03.04.2019 tarihli 24,76.-TL tutarlı, 04.07.2019 tarihli 409,66.TL tutarlı ve 12.07.2019 tarihli 117,15 TL tutarlı faturaların asılları ya da fotokopilerinin dava dosyasına sunulması halinde işbu faturaların içeriğine de bakıldığında yine davalının satış yaptığı firmalara yapılan taşıma işi ile ilgili olduğu tespit edildiği takdirde davalının ticari defterlerinde olmayan davacının davalıya düzenlediği toplamı 7.809,82.-TL tutarlı faturalar kadar da borçlu olacağı hesaplanacak olup, davalının 8.949.81 TL davacıya borcunun olduğu belirtilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davalı tarafça davacının hakkında başlatmış olduğu icra takibine, kısmi olarak itiraz ettiği, 4.279,41 TL' lik borç kısmının davalı tarafın kabulünde olduğu, davacı tarafça itiraz edilen kısım yönünden itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemiyle mahkememize dava açıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davacı tarafın davalı için yaptığını iddia ettiği taşımalar sebebiyle düzenlediği faturalardan kaynaklı alacak istemi olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede tarafların ticari defter ve kayıtlarının yasanın aradığı şartları haiz olduğu tespit edilmiştir. Ancak taraf defterleri ve vergi kayıtları arasında 36.580,00 TL tutarında bir farklılığın bulunduğu tespit edilmekle, bu farklılığın davalının ve davacının karşılıklı kestikleri iade faturasından kaynaklandığı, davalı tarafın düzenlediği iade faturasının davacının defterlerine kaydedildiği, davacı tarafça davalının düzenlediği iade faturasından 20 gün sonra düzenlenen iade faturanın e-arşiv olarak elektronik posta olarak gönderildiğinin iddia edildiği, ancak davalıya noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü yolla da iletilmesi gereken iade faturasının bu yollardan biriyle iletildiğine dair somut kanıtların bulunmadığı, davacı tarafa bu iade faturasına konu edilen taşıma hizmetini ifa ettiğine ilişkin belgeleri sunması için kesin süre verildiği, ancak hizmetin verildiğine ilişkin olarak davacı tarafça belgelerin sunulmadığı, davacı tarafın aradaki farkı oluşturan meblağ yönünden hizmeti ifa ettiği ve alacaklı olduğunu ispat edemediği mahkemece tespit edilmiştir. Bu yönüyle davacının davalıdan sadece 8.949,81 TL alacaklı olduğu, bu alacağın da zaten 4.279,41 TL lik kısmının davalı tarafça icra takibine itiraz aşamasında da kabul edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı isteminin hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-İzmir...icra müdürlüğü... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin davalı tarafça itiraz edilmeyip kabul edilen kısım olan 4.279,41 TL ve taraf kayıtları ile tespit edilen 4.670,40 TL toplamı olan 8.949,81 TL üzerinden DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 4.670,40 TL'nin %20 si oranınca icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 481,39 TL harçtan mahsubu ile artan 53,79 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı,1.250,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 300,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 2.032,50 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 243,90 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.AÜ.T. Uyarınca 4.670,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!