T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
46. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1068
KARAR NO:2025/1065
KARAR TARİHİ:11/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/11/2021
NUMARASI:2020/384 Esas, 2021/1127 Karar
DAVANIN KONUSU:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Dava; davalı şirket tarafından aralarındaki sözleşmeye konu muhtelif deniz araçlarına ait boyaların ayıplı satışı nedeniyle haciz baskısı altında ihtirazı kayıtla davacı şirketçe ödenen tutarın istirdatı istemine yöneliktir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı taraf ile muhtelif deniz araçlarının boyalarının anlaşma prosedürü çerçevesinde eksiksiz bir şekilde davacı tarafa satışı ve temini konusunda anlaştıklarını,davalı tarafın cari hesap alacağına ilişkin olarak icra takibi başlattığını,takibin kesinleştiğini, haciz baskısı altında ihtirazı kayıtla 26.935,47 TL tutarın ödendiğini, davalı tarafın alacağına konu olan malların ayıplı olduğunu, davalıya herhangi bir borçlarının olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda olduğu 26.935,47 TL tutarın ödeme tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava konusu ayıp iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın gizli ayıp iddiasının hukuka aykırı olduğu gibi süresinde de olmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;"Davacının sübut bulmayan davasının reddine " şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı tarafın ... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine cari hesap alacağına dair başlattığı icra takibinin itiraz süresi geçmekle kesinleştiğinden haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla ödenmiş olan 26.935,47-TL'nin istirdadı için açmış oldukları davada yerel Mahkemece;"...Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, tarafımızca davalı tarafından verilen hizmetin ayıplı olduğunun savunulduğu, davacının ayıba ilişkin iddia ettiği hususları ispat eder, dosya içerisinde herhangi bir belge, tespit ve delil bulunmadığı, iddia edilen ayıp türünün, olağan bir muayene ile anlaşılabilecek açıkça belli olmayan ayıp niteliğinde olduğu;bu ayıp ihbarının usulüne uygun yapılmadığı..."belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, verilen bu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu ve kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, şöyle ki;dava konusu ürünlerin ayıplı olduğu için davalı tarafça iade alındığını, bu hususun gözden kaçırılmaması gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde ve sözlü olarak yapıldığını, tüm bu açıklamalar ve sundukları itirazlar doğrultusunda kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, yahut kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın tüm istinaf nedenlerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, tacirin muayene, ihbar ve bildirim yükümlülüğünün olduğunu, davacı şirketin hiçbir şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını,aksi düşünülse bile süresinde ve hukuka uygun olarak yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe;Taraf şirketler arasında muhtelif deniz araçlarına ait boyaların temini ve satışı konusunda anlaşma sağlandığı, davalı şirketin... sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine 21.431,50 TL asıl alacak ve 1.488,46 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.919,96 TL alacağın tahsili amacıyla 06/05/2019 tarihli cari hesap alacağı açıklamasıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davacı şirketin sözleşmeye konu malların gizli ayıplı olduğunu ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürdüğü, itiraz süresi geçmekle takip kesinleştiğinden haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla davacı şirketin ödemiş olduğu 26.935,47-TL'nin istirdadı için işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince tarafların bildirdiği deliller toplanmış; icra dosyası getirtilerek incelenmiş, davacı tanıkları dinlenmiş, taraf şirketlerin ticari defterleri incelenerek icra takip tarihi itibariyle alacağın varlığı ve miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.25/10/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının dava konusu mallara ilişkin ayıp iddiasının açık ayıp niteliğinde olduğu, ayıp iddiasının süresinde ileri sürüldüğüne dair geçerli bir delil bulunmadığı, 2 günlük ayıp ihbar süresi içinde yapılması gereken bildirimin bu sürede yapılmadığından bahisle davacının alacak talebinin yerinde olmadığına dair rapor düzenlendiği ancak Mahkemenin gerekçeli kararında; davacı şirketin iddia ettiği ayıp türünün, olağan bir muayene ile anlaşılamayacak, açıkça belli olmayan ayıp (gizli ayıp) niteliğinde olduğu ve bu ayıp türünde ihbar süresinin 8 gün olduğu, satılan boya ürünlerinin 06.08.2018 ve 08.08.2018 tarihli faturalara dayalı ürünler olduğu, bu tarihten sonrasına ilişkin 8 gün içerisinde davacı tarafın ihbar yaptığını ispat edemediği, satılan macun ürünlerinin 03.04.2019 tarihli faturaya dayalı ürünler olduğu,20 günlük uygulamanın yapıldığı tarihin 23.04.2019 tarihine denk geldiği ve bu tarihten sonrasına ilişkin 8 gün içerisinde de davacı tarafın ihbar yaptığını ispat edemediği, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği 06.05.2019 tarihli fatura ile yapılan iadenin de süresinde olmadığı, süresinden sonra iadenin gerçekleştiği gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Ayıp, aynı nitelikte, cinste normal bir eşyada bulunması gerekli olan iyi niteliklerin satılan malda bulunmaması ya da bulunmaması gereken kötü niteliklerin ise, satılan malda bulunması olarak tanımlanabilir.Satıcının satılan mallardaki ayıplardan sorumlu olabilmesi için kanunun alıcıya yüklemiş olduğu yükümlülükler satılanı gözden geçirme, muayene etme ve var olan ayıpları satıcıya bildirme (ayıp ihbarında bulunma) yükümlülüğüdür.Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada, alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan sorumlu olmayacaktır.Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. TTK'nun 23.maddesi uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Ayıp açıkça belli değil ise, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakkını korumak için durumu aynı süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Ayıbın, kullanma sonucu ortaya çıkan gizli bir ayıp olması halinde ise TBK'nun 223. maddesi uyarınca alıcı ayıbı öğrendiği tarih itibariyle hemen satıcıya bildirmelidir.Ticari satımlarda alıcının ayıba bağlı haklardan yararlanabilmesi için 2 ve 8 günlük süreler içerisinde TTK 18. maddesindeki usulle satıcıya ihbar yükümlüğü vardır.Davacı şirket istinaf dilekçesinde, icra takibine konu faturanın, satın alınan macunların ayıplı çıkmış olması nedeniyle davacı şirketin üretmekte olduğu teknenin boya ve macunlarını sökerek yeniden uygulama yapma zorunluluğun ortaya çıkması nedeniyle katlanılan maliyet ve işçilik bedeline ilişkin olduğunu, bu durumun davalı şirketin malların ayıplı olduğunu kabul ettiğini gösterdiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 06/05/2019 tarih ve ... numaralı ve KDV dahil 21.431,50 TL tutarındaki faturanın açıklamasının "firmamıza teslim edilen defolu ürünler sebebiyle kaybedilen zaman ve işçilik ücretleri bedeli" şeklinde düzenlendiğini ileri sürmüşse de; davalı satıcı şirketin ... sayılı icra dosyası ile 21.431,50 TL cari hesap alacağı ve işlemiş faizi yönünden 16/09/2019 tarihinde icra takibi başlattığı, davalı şirketin ayıplı satış iddiasını kabul etmediği, bu durumda davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığını ve malları süresinde iade ettiğini yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiği, bilirkişi raporundaki "açık ayıp" tespitinin aksine ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, ürünlerin kullanılması suretiyle ayıplı olduğu iddia edildiğinden ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğu ve 8 gün içerisinde ayıbın ihbar edilmesi gerektiği, 8 günlük yasal süreye uygun olarak ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden ve davacı vekilin tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,3.Alınması gereken 651,40 TL harçtan yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 570,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 11/09/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!