T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1151
KARAR NO:2025/919
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:23/07/2025
NUMARASI:2025/541 Esas
DAVA:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:10/09/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, ... Tesisleri’nde yer alan atıksu arıtma tesisinin çevresel mevzuata uygun biçimde kesintisiz işletilmesi amacıyla 15.05.2024 tarihli “...” numaralı bir ana hizmet sözleşmesi ile devamındaki ... numaralı revizyon protokolü akdedildiğini, sözleşmeye göre davalının hem teknik işletim sorumluluğunu üstlendiğini hem de tesiste her vardiyada 4 teknik personel çalıştırmayı taahhüt ettiğini, müvekkillinin edimlerini tam ve eksiksiz şekilde ifa etmesine rağmen davalının 4 personel istihdamı yerine vardiyalarda yalnızca 3 işçi görevlendirildiğini, davalının 04.12.2024 tarihli ihtarnamesinde bu durumu ikrar ettiğini, müvekkilinin sözleşme karşılığında yaptığı ödemenin bir kısmının haksız yere yapılmış fazla ödeme niteliği taşıdığını, müvekkilinin eksik ifaya rağmen davalı tarafa aylık 200.000,00 TL + KDV sabit hizmet bedelini tam ve eksiksiz olarak ödemeye devam ettiğini, fazla ödemenin iadesi yönünden başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ve davalı şirketin malvarlığına dava sonuçlanana kadar ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin talebi, dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmemiş olmakla ve bu talep yargılamayı gerektirmekle bu aşamada yaklaşık ispat koşulları sağlanamamış olduğu gerekçesiyle Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalının her ay 4 kişilik ekip ile kesintisiz hizmet vermesinin taahhüt altına alındığını, ancak davalının sözleşmeye aykırı biçimde, uzun süre boyunca eksik personel çalıştırdığını, müvekkilinin sözleşmeye sadık kalındığı varsayımıyla hizmetin tamamı için ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, bu durumu 04.12.2024 tarihli davalı ihtarnamesiyle kendisi tarafından da açıkça ikrar edildiğini, punataj kayıtları ve yazışmalar ile objektif olarak ispat edildiğini, davalının açık bir şekilde sebepsiz zenginleşmesi nedeniyle müvekkilininin yaptığı fazla ödemeler yönünden iade yükümlülüğü altına girdiğini, bu alacağın da muaccel hale geldiğini, alacaklarının yalnızca yaklaşık ispat seviyesinde değil; davalının kendi açık ikrarı, yazılı belgeler ve objektif kayıtlarla birlikte tam ispat seviyesine yakın bir açıklıkla ortaya konulduğunu belirterek,ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava,hizmet sözleşmesi kaynaklı yapılan ödemenin iadesi için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ihtiyati haczin yasal koşulları açısından alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti hususlarının kesin ispatından ziyade yaklaşık ispat kuralının gözetilmesi gerektiğinden; yaklaşık ispat ölçütünde mahkemede oluşması gereken kanaatin, alacağın varlığı ve muacceliyetini basit bir ihtimalden ziyade kuvvetle muhtemel göstermesi ve kanaat olması gerekir.2004 sayılı Kanunun 258 nci maddesinin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Ancak alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.Somut olayda, davacı taraf davalı ile aralarında akdedilen sözleşme uyarınca belirlenen sayıda personel ile hizmet verilmediğini iddia ederek ödediği fazla bedelin iadesi talebine yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemiştir.Davacı taraf 2024 yılı Ağustos ve Eylül ayına ait fazla ödemeleri takipte borcun sebebi yapmıştır.Davalı tarafın 04.12.2024 tarihli ihtarnamesiyle bu durumun ikrar edildiğini ileri sürerek puantaj çizelgelerine dayanmış ise de dayanak yapılan puantaj çizelgeleri davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenmiş belgeler olduğu sabittir. İhtarnamedeki davalı tarafça eksilk personel ile hizmet verildiği ifade edilmiş ise de, hangi tarihlerde ne kadar eksik personel ile çalışıldığını dair bir beyan bulunmamaktadır.Davacının, iddia olunan hizmet ilişkisinden kaynaklı fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı, var ise hangi tarihler arasında kaç personel eksik çalıştırılmasından dolayı ne kadar bir fazla ödemenin bulunduğu yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257. maddesinde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!