WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 45. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1865
KARAR NO:2025/908
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS:2019/688
KARAR:2021/338
DAVA TARİHİ:14/11/2019
KARAR TARİHİ:02/04/2021
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı şirketin, internet erişim servis hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalıya eksiksiz olarak hizmet verildiğini, faturaların düzenli bir şekilde davalı şirkete gönderildiğini, alacağın tahsili için ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, icra takibinin açılması ve davalını tüm borca itirazı ardından davalı şirket tarafından 14/06/2019 tarihinde 3.000,00 TL ve 01/08/2019 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin bu ödeme haricinde herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuğa başvurduklarının ancak anlaşamadıklarını, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini, asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davalı şirketin, davaya konu tutar bakımından herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından fatura düzenlenmiş olmasının faturaya konu hizmetin verildiğini ispatlayamadığını, icra dosyasında cari hesap alacağına dayanan davacı tarafın itirazın iptali davasında 5 adet faturaya dayandığını, icra takibine bağlı olmayan taleplerine muvafakat etmediklerini beyan ederek açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; "...Somut olayda davalı tarafın da ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu, dava konusu icra takip dayanağı hesap ilişkisinin 2018 ve 2019 yıllarındaki faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve birbiriyle örtüştüğü, faturalar karşılığında mal veya hizmet verildiğine ilişkin ispat yükünün davacı tarafça yerine getirildiği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği dosya kapsamında davalının ispat yüküne ilişkin somut bir delil bulunmadığı HMK 222/3. Maddesinde "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği birlikte değerlendirildiğinde usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle dava kabul edilerek, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, takip tarihinden sonra yapılan 5.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava konusu cari hesap alacağına ilişkin bir hizmetin verildiğinin ispat edilemediğini, dava konusu faturalara konu hizmetin ne şekilde, hangi tarihlerde ve nerede verildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini,davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kararda "4-Takip tarihinden sonra yapılan 5.000,00 TL tutarındaki ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine" şeklinde hüküm kurmuşsa da, söz konusu ödemenin takipten sonra dava tarihinden önce yapıldığını yerleşik Yargıtay kararları uyarınca bu kısım yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, bu nedenle anılan kısım yönünden davanın reddedilmesi, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesi ayrıca reddedilecek bu kısma ilişkin lehe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... sayılı dosyası ile davacı tarafından, davalı aleyhine 16.348,52 TL cari hesap alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili istemiyle 22/05/2019 tarihinde icra takibi başlatılmıştır.Ödeme emri 28/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça 29/05/2019 tarihinde takibe itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesi sunulduktan sonra ise 11/06/2019 tarihinde 3.000,00 TL, 01/08/2019 tarihinde ise 2.000,00 TL ödeme yapılmıştır.Yapılan bu ödemeler ihtilafsız olup davacı tarafından dava dilekçesinde beyan edilmesine rağmen işbu dava 14/11/2019 tarihinde takibe konu tutar olan 16.348,52 TL üzerinden açılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır...Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkemece taraflara ait ticari defterlerin bilirkişi marifetiyle yapılan incelemesinde; taraf defterlerinin birbiriyle örtüştüğü, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı taraça kabul edilerek defterlerinde kayıt altına alındığı, takip tarihi itibariyle davacının 16.348,52 TL alacaklı, davalının ise aynı tutarda borçlu olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davalı tarafından 11/06/2019 tarihinde 3.000,00 TL, 01/08/2019 tarihinde ise 2.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemeler düşüldüğünde dava tarihinde davacının 11.348,52 TL alacaklı olduğu hususunda rapor tanzim edilmiştir.Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça düzenlenen faturalara davalı tarafından 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediği, faturaların davalı tarafından iade edilmediği ve ticari defterlerine işlendiği için davacının takip tarihi olan 22/05/2019 tarihi itibariyle 16.348,52 TL alacaklı olduğu sabit hale gelmiştir.Takip tarihinden sonra fakat dava tarihinden önce ise davalı tarafından 11/06/2019 tarihinde 3.000,00 TL, 01/08/2019 tarihinde 2.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece her ne kadar anılan ödeme tutarlarının infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmiş ise de itirazın iptali davalarında infaz aşamasında dikkate alınacak olan ödemeler dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerdir.Takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden ise davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Anılan husus nazara alınarak, ödeme tutarlarının TBK'nın 100.maddesi uyarınca yapılacak hesaplama gereği öncelikle işleyecek faiz alacağından olmak kaydıyla alacak tutarından düşülmesi ve davacının alacaklı olduğu miktarın hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle Dairemizce açıklanan hususlar çerçevesinde aşağıdaki şekilde yeniden hesaplama yapılmıştır;Öncelikle davacının takip tarihi olan 22/05/2019 tarihi itibariyle alacak tutarı 16.348,52 TL'dir.Takip tarihinden, davalı tarafından 3.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı 11/06/2019 tarihine kadar asıl alacak tutarı yönünden 16.348,52 x 19,50 (avans faiz oranı) x 20 gün (22/05/2019 - 11/06/2019) / 36500 = 174,69 TL faiz hesaplanmıştır. Yapılan 3.000,00 TL ödeme düşüldüğünde ise 11/06/2019 tarihi itibariyle davacının 16.348,52 TL - (3.000,00 TL - 174,69 TL) = 13.523,21 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.11/06/2019 tarihinden, davalı tarafından 2.000,00 TL'lik ödemenin yapıldığı 01/08/2019 tarihine kadar ise 13.523,21 x 19,50 (avans faiz oranı) x 51 gün (11/06/2019 - 01/08/2019) / 36500 = 368,46 TL faiz hesaplanmıştır. Yapılan 2.000,00 TL ödeme düşüldüğünde davacının 01/08/2019 tarihi itibariyle 13.523,21 TL - (2.000,00 TL - 368,46 TL) = 11.891,67 TL alacaklı olduğu hesap edilmiştir.Bu durumda mahkemece dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğu tutarın 11.891,67 TL olduğu nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, söz konusu alacağa 01/08/2019 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesi, fazlaya ilişkin istem yönünden ise hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm tesis edilmiştir.İİK'nın 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi yer almaktadır.İtirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.Bunlardan başka takibe konu alacağın likit ve belli olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir.Böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nın 07/06/2006 tarihli, 2006/19-295 E. 2006/341 K. sayılı ilamı).Somut olayda; kısmen kabul kararına konu alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olduğu anlaşılmakla, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız olması tek başına yeterli değildir ayrıca alacaklının takibi başlatmakta kötü niyetli olması gerekmektedir.Alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için takibin haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması şartı aranmaktadır.Somut olayda davacının takip tarihi itibariyle 16.348,52 TL alacaklı olduğu her iki tarafın kayıtlarıyla sabit olup, takip tarihinden sonra kısmen ödeme yapılmasına rağmen, işbu dava ödenen tutarları da kapsayacak şekilde açılmış ise de davacının icra takibi yönünden haksız ve kötüniyetli olmadığı anlaşılmakla reddedilen kısma ilişkin davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılmaktadır. İşbu dava açılmadan evvel davacı tarafından İstanbul Arabuluculuk Bürosuna dava şartı arabuluculuk için başvurulması sonucu ... dosya numarası ile yapılan görüşmelere davalı taraf katılmış ancak görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlanmış, arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL suçüstü ödeneğinden karşılanmıştır. HMK'nın 326.maddesinde; "(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmü yer almaktadır.Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca dava kısmen kabul edildiğine göre arabuluculuk ücreti de diğer yargılama giderleri gibi tarafların haklılık oranlarına göre hesaplanarak tahsil edilmelidir. Dava değeri 16.348,52 TL, kabul edilen miktar 11.891,67 TL olduğuna göre davanın kabul oranı %72,73'tür. Bu oran üzerinden hesaplandığında; arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'den, 960,03 TL'sinin davalıdan, kalan 359,97 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf talebi 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabul edilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2021 tarihli 2019/688 E. 2021/338 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK; a-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... sayılı icra sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, takibin 11.891,67 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, alacağa 01/08/2019 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına,b-Kabul edilen alacak tutarı 11.891,67 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 2.378,33 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Fazlaya ilişkin 4.456,85 TL yönünden HMK'nın 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yarar dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, ç-Reddedilen alacak tutarı yönünden davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin reddine,d-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 812,32 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 279,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 533,12 TL harcın davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,e-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 279,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 323,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı tarafından tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere yapılan toplam 869,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul-ret oranına göre hesaplanan 632,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, g-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,ğ-Davacı vekille temsil olunduğundan,Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 11.891,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,h-Davalı vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 4.456,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ı-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'den, 960,03 TL'sinin davalıdan, kalan 359,97 TL'sinin ise davacıdan tahsili tahsili ile Hazineye gelir kaydına,i-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,2-İstinaf yargılaması giderleri yönünden;a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,b-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 279,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 336,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,c-Davalı tarafından sarfedilen 505,90 TL (istinaf harcı ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,d-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025