T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1835
KARAR NO:2025/910
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:24/09/2021
NUMARASI:2020/630 Esas - 2021/603 Karar
DAVA:Kayıt Kabul
KARAR TARİHİ:10/09/2025
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin müflis bankanın müşterisi olduğunu, müvekkilinin müflis bankada mevcut USD hesabında 1.545.319,42 USD ve Euro hesabında 120.097,98 Euro bulunduğunu, davalı bankanın iflas etmesi üzerine bu alacağın masaya kaydı için talepte bulunulduğunu, iflas idaresince 28/05/2018 tarihinde tanzim edilen sıra cetveline göre toplam 6.520.571,40 TL alacağın 5.823.701,71 TL'lik kısım yönünden kabulüne ve 696.869,69 TL'lik kısım yönünden ise reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini,müvekkili bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından verine getirildiğini, davacının alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mevduat alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkin davada, uyuşmazlık davacının yabancı para cinsinden olan alacağının hangi tarihli kur üzerinden hesaplanması gerektiği hususunda toplandığı,Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2014/4900 E. 2015/4147 K. sayılı ilamı da benzer yönde olup yabancı para cinsinden olan mevduat alacağının iflasın açıldığı tarihteki ...Bankası tarafından gösterge niteliğinde yayımlanan efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği, dosyanın tevdi edildiği bankacılık konusunda uzman bilirkişi raporunda davacının 1.545.319,42 USD ve 120.097,98 EURO mevduat alacağı bulunduğu belirtilmekle birlikte bu konuda taraflar arasında da ihtilaf bulunmadığı, iflas masası cevabi yazısı ve bilirkişi raporundan davacının alacak kayıt başvurusu sonucu 5.823.701,71 TL alacağının iflas masasına davacı alacağı olarak kaydedildiği, bakiye 696.869,69 TL'lik talebin reddedildiği ve iş bu davanın süresinde ikame edildiği, Her ne kadar bankacılık konusunda uzman bilirkişi raporunda davacı alacağı ''döviz satış'' kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplanmış ise de anılan Yargıtay kararı ve İİK. 198. maddesinin kıyasen uygulanması sonucu davacı alacağının, iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihinde geçerli olan ... Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilerek hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla ve bu husus basit hesaplama gerektirmekle ek rapor tanzim ettirilmesi cihetine gidilmeyerek ve rapor ekinde yer alan ... Bankası gösterge niteliğinde yayımlanan döviz kurlarına ilişkin listedeki efektif satış kurları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında (1.545.319,42 USD X 3.8964) + (120.097,98 EURO X 4.6091) =6.021.182,59 + 553.543,60 = 6.574.726,19 TL alacağının bulunduğu, iflas idaresi tarafından kabul edilen kısım düşüldüğünde davacının bakiye 751.024,48 TL alacağının bulunduğu, taleple bağlı kalınarak dava konusu edilen 696.869,69 TL alacağın iflas masasına kaydının gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; 696.869,69 TL davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde;mahkemece yabancı para alacaklarına ilişkin fon kurulu kararının bağlayıcı olduğu göz ardı edilerek hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yabancı para alacaklarına ilişkin olarak hangi tarihteki kurun gözetileceği hususunun 10.05.2018 tarihli 2018/260 Sayılı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulu Kararı ile belirlenmiş olduğunu, Fon Kurulu'nun vermiş olduğu 10.05.2018 tarihli ... nolu kararın uygulanmasının Bankacılık Kanunu'nun 106. maddesi gereğince olduğunu, müvekkili iflas idaresi tarafından bu doğrultuda eşitlik prensibine uygun olarak işlemler yapıldığını, kararda bahsedilen görev ve yetkinin 5411 Sayılı kanun ve ilgili mevzuat gereği TMSF'ye ait olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 235 inci maddesi gereğince açılmış olan kayıt kabul istemine ilişkindir. Müflis ... Bankası A.Ş, BDDK'nın ve Fon Kurulunun kararları doğrultusunda fona devredilerek, 23/07/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 22/07/2016 tarihli BDDK kararı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107/son maddesi uyarınca bankanın faaliyet izni kaldırılmış, Fon Kurulunun 22/12/2016 tarihli kararıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 106/3 maddesi uyarınca doğrudan iflasının talep edilmesi üzerine İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 E., 2017/942 K. sayılı kararı ile 16/11/2017 günü saat 15:28 itibariyle iflasının açılmasına, tasfiye işlemlerinin ... tarafından yürütülmesine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 2018/629 E., 2018/829 K. sayılı 09/05/2018 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yalnızca harç ile ilgili kısım yönünden düzeltilmesine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine ise Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 27/01/2020 tarih, 2018/1539 E., 2020/406 K. Sayılı ilamı ile iflas kararı onanarak kesinleşmiştir.İİK'nın 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK'nın 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Kayıt kabul davası için yasada öngörülen 15 günlük süre özel dava şartıdır. Somut olayda,... sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 08.07.2018 tarihli cevabı yazısında; davacının masaya ... kayıt numarası ile kayıt yaptırdığı alacağın 5.823.701,71 TL'sinin kabulü ile sıra cetvelinin 3. sırasına kaydına, bakiye 696.869,69 TL'lik talebin reddine dair karar verildiği, sıra cetvelinin 01.06.2018 tarihli ... ve 04.06.2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacının gider avansının yatırdığı, kararın davacıya 12.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masraf avansı yatırdığından 15 günlük yasal süre, tebliğ tarihinde itibaren hesaplandığında davanın 25.06.2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.İİK'nın 195/1. maddesinin"Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü uyarınca iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2024 tarihli 2024/422 E. 2024/1816 K. sayılı kararında; "...İİK’nın 195. maddesinde, iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hükmün amacı, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin eşit şekilde ve aynı zamanda belirlenerek, müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılmasıdır.5411 sayılı Yasanın 106/5. maddesi uyarınca iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi yerine geçebilecek olan fon kurulunun, bu düzenlemeden aldığı yetki ve yönetmeliğe dayanarak İİK hükümlerini ortadan kaldıracak şekilde karar alamayacağının da kabulü gerekir.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince; davacı alacağının, davalı müflis bankanın iflasının açıldığı 16.11.2017 tarihli ... Bankası Efektif Döviz Satış Kuru üzerinden hesaplanarak TL'ye çevrilmesi gerekirken, ... tarafından tahsil edilecek sigorta primlerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik madde 6'ya itibar edilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde karar verilmiştir. Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2024 tarihli 2023/2066 E. 2024/245 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir.Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir.Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır.Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden bir artma söz konusu olacağından alacaklar arasındaki eşitlik bozularak TL'nin alacakları aleyhine kanunda öngörülmeyen bir imtiyaz yaratılmış olup, bu durumda, aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder.İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki... Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı,Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805E. 2024/1401 K sayılı emsal ilamları)Mahkemece iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihinde geçerli olan ... Bankası efektif satış kuru üzerinden yapılan hesaplama neticesinde verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!