T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1659
KARAR NO:2025/903
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS:2020/79
KARAR NO:2021/461
DAVA TARİHİ:10/01/2020
KARAR TARİHİ:03/06/2021
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın bilgisayar yazılım ve danışmanlık işi yaptığını, müvekkilinin davalıya "..." adıyla teknik destek ve danışmanlık hizmeti verdiğini, verilen hizmet kapsamında 11/06/2019 tarih ve ... numaralı fatura düzenlendiğini, faturanın davalıya kargoyla gönderilerek teslim edildiğini, davalının teslim aldığı ve itiraz etmediği faturayı BA-BS formlarıyla vergi dairesine bildirerek KDV'sinden yararlandığını ancak fatura bedelinin ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının hizmet sözleşmesi gereği hizmet yerine getirilmediğini, hizmet sözleşmesinin taraflar arasında bahsedilen hizmet projesi yerine getirilmediği için alacağın doğmadığını, davacı tarafça 11/06/2019 tarihinde hizmet faturası kesilmişse de, müvekkilinin 23/10/2019 düzenleme tarihli iade faturası ile ilgili faturayı karşı tarafa e-arşiv yoluyla iade ettiğini, müvekkili faturaya konu hizmeti almadığından ilgili hizmete ilişkin faturayı da iade ettiğinden müvekkilinin karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece ''...Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,Davacının davalıya, 49.560,00-TL tutarlı Danışmanlık Hizmet Bedeli açıklamalı, 11.06.2019 tarih ve ... seri nolu fatura düzenlendiği, davalı tarafın davacı tarafa herhangi bir ödeme yapmadığı, davacının davalıya düzenlemiş olduğu dava konusu faturayı, davalının kabul edip ticari defterlerinde kayıt altına aldığı, Form BA ile ilgi vergi dairesine bildirdiği, yasal süresi içinde faturaya itiraz etmediği, bu nedenle davacının davalıya düzenlemiş olduğu takibe konu fatura kapsamındaki hizmetlerin, davalıya verilmiş olup neticesinde takip tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten kaydi 49.560,00- TL alacaklı olduğu, davacının davasını asıl alacak üzerinden açtığı anlaşılmakla davalının asıl alacak talebine yapmış olduğu itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir."
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerleşik Yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiği üzere faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu iş veya hizmetin ifa edildiği anlamına gelmediğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının hizmeti ispatlaması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kesilen iade faturasının müvekkil şirket tarafından ticari defterine kaydedilerek BS formuyla da bildirilmiş olması karşısında davacıya hiçbir borcu bulunmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357.maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.... sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine 49.560,00 TL cari hesap alacağının tahsili için takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.maddesi uyarınca yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir. Davacı taraf verilen hizmetlere karşılık fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise herhangi bir hizmet almadığını ve iade faturası düzenlendiğini savunmaktadır.Ancak yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, her iki tarafın ticari defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafça takibe konu edilen 11/06/2019 tarihli faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça vergi dairesine BA formunda bildirildiği, davalı tarafından yaklaşık 4 ay sonra 23/10/2019 tarihli iade faturası düzenlenmiş ve defterlerine işlenmiş ise de bu faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge olmadığı ve davacı defterlerinde iade faturasının kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır...Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, davacı tarafça takibe konu edilen faturanın, davalı tarafından 11/06/2019 tarihinde defterlerine işlendiği, 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği tespit edildiğinden, yapılan açıklamalar ve emsal kararlar uyarınca, davacının davalıdan 49.560,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.Davalı tarafça 23/10/2019 tarihinde iade faturası düzenlenmiş ise de bu faturanın davacı defterlerinde kayıt altına alınmaması ve söz konusu iade faturasının 8 günlük itiraz süresinden sonra düzenlenmiş olması karşısında hizmetin verilmediği hususunda ispat yükü davalı üzerindedir.Ancak davalı tarafça bu savunmanın ispatına yönelik bir delil sunulmadığı görülmekle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir.Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının davalı tarafından yatırılan 846,36 TL'den mahsubu ile arta kalan 230,96 TL'nin istemi halinde davalı tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!