T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2021/1624
KARAR NO:2025/890
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS:2020/508
KARAR:2021/500
KARAR TARİHİ:21/06/2021
DAVA TARİHİ:22/09/2020
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ:10/09/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın davacı Şirket'in sağlık sigortası güvencesi kapsamında bulunduğunu, sözü edilen sigortalının, 08.05.2018 tarihinde ... plakalı araç içerisinde trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza sebebiyle tedavi görmüş olup söz konusu tedavi giderlerin davacı şirket tarafından karşılandığını, davacı şirketin sigortalısının yaralanmasına sebep olan ... Plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunun tespit edildiğini, davalıların ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusur oranının bilinmemesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle belirsizlik alacak davası olarak, davalılar için tespit edilecek sorumluluk oranları kapsamında şimdilik 5.000,00- TL tazminatın, davacı şirketin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 14/04/2021 tarihli dilekçesi ile;Dava dilekçesinde 5.000,00 TL olan taleplerini toplamda 54.626,68 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek, işbu bedelin 7.829,78 TL'sinin davalı ... tarafından ödenmesine, 46.796,90 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısının tedavisi için yapılan harcamaları rücu etme hakkı bulunmadığını, ...'nın SUT hükümleriyle sınırlı olmaksızın tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, somut olayda ...'nun müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davacının tazminat talep etme hakkı bulunmadığından haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, trafik sigortası teminatı kapsamında olmaması nedeniyle tedavi gideri tazminatı talebinin reddini, her durumda somut olaydaki kusur belirlenebilmesi için dosyanın alanında uzman kusur bilirkişisine gönderilmesini, somut olayda ...'nun müterafik kusuru bulunduğu dikkate alınarak hesaplanacak tazminat tutarında makul oranda indirim yapılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kurum aleyhine yürütülen dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava tarihi itibariyle dava konusu alacak bakımından zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, trafik kazaları nedeniyle oluşan tedavi, tıbbi malzeme, ilaç, refakatçi ve yol giderlerinin müvekkili kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri uyarınca karşılandığını ancak davalı kurum tarafından karşılanmayan iş göremezlik, maddi-manevi tazminat talepleri ve bakıcı giderleri yönünden ise sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiğini, davalı kurum yasal hasım olduğundan ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; ''...Somut uyuşmazlıkta kaza, 6111 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra meydana gelmiştir.Buna göre tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden ..., 98. madde kapsamına girmeyen belgesiz/paramedikal giderlerden ise davalı sigorta şirketi sorumludur. Bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda dosyada mevcut ödeme dekontu, fatura ve ödeme belgesinden davacının tedavi giderleri için ödendiği anlaşılan 70.225,64 TL'lik ödemenin davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında yapılan hesaplama neticesinde 46.796,90 TL'sinin davalı sigorta şirketinden, bunun dışında kalan tedavi giderleri için ise 7.829,78 TL'sinin davalı ...'dan tahsiline..." karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ ile, 08.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından ... poliçe no'lu "Grup Sağlık Sigortası Sertifikası" kapsamında sigortalısı ...'nun tedavi giderleri için 30.07.2018 tarihinde yaptığı 70.225,64-TL'lik ödemenin davalı ... Sigortanın sigortalısının kusuruna (%75) isabet eden 46.796,90-TL'nin ödeme tarihi olan 30.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, SUT kapsamında yapılan tedavi giderleri için 7.829,78-TL'nin ödeme tarihi olan 30.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine" dair hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; hayat sigortasında halefiyet hükümlerinin uygulanamayacağını, temlike ilişkin sözleşmelerin geçersiz olduğunu, talep edilen masraflar yönünden gerçek hak sahibine ödeme yapılıp yapılmadığının ve poliçe kapsamında olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, tedavi masraflarının trafik sigortası poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderlerinin SUT hükümleriyle sınırlı olmaksızın ...'nın sorumlu olduğu, sigorta şirketlerinin sorumluluklarının sona erdiğini, davacı sigortalısının müterafik kusurunun tespit edilerek indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin sorumluğunun sadece kurum sigortalısına karşı olduğunu, davacının söz konusu bedelleri talep edemeyeceğini, davaya konu tedavi giderleri zorunlu trafik sigortası poliçesi kapsamında değil davacı ile dava dışı kazazedeler arasında akdedilmiş kişiler arasında imzalanmış olan özel sağlık sigorta poliçeleri kapsamında yapıldığından 6111 sayılı yasa kapsamında bu tedavi giderlerinin karşılanmasının mümkün olmadığını, davacı kendi sigortalısı için poliçe kapsamında ödediğini iddia ettiği tedavi giderlerini müvekkili kurumdan talep etmekle birlikte üçüncü kişi olarak uğranılan zararların tazmini talebi söz konusu olmadığından müvekkili kurum açısından reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin ancak SUT hükümleri kapsamında sorumlu olacağını, devlet hastanelerinde acil tıbbi müdahale kapsamında tüm yapılan tedavi giderleri müvekkili kurum tarafından karşılanacak iken,hastanın özel sağlık sigortası olması sebebiyle özel hastanede yapılan harcamalardan müvekkil kurumun bir kusuru ve sorumluluğunun olamayacağını, yapılan harcamaların olaya ve SUT'a uygunluğu detaylı olarak irdelenmeyen tüm harcamalardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini, davacının davasını ispatlayamadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağa uygulanacak faizin başlangıcının ıslah tarihi olması gerektiğini, müvekkili kurum harçtan muaf olduğu halde kurum aleyhine harca hükmedildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme;6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; sağlık sigortası poliçesi kapsamında olan sigortalının geçirdiği trafik kazası nedeniyle yapılan tedavi masraflarının, karşı taraf araç sürücüsünün zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden ve...'dan tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafından, kaza tarihini kapsar şekilde sigorta poliçesi ve ödeme belgesi dosyaya ibraz edilmiştir.Dava, davalı ... ile birlikte davalı...Sigorta A.Ş.'ye karşı açıldığından, özel görevli mahkeme TTK hükümlerine göre asliye ticaret mahkemesi olup, davalı ... vekilinin görev itirazı yerinde görülmemiştir.Dava konusu kazanın 08/05/2018 tarihinde meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından 30/07/2018 tarihinde ödeme yapıldığı, işbu davanın 22/09/2020 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir.Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından,trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya sağlık sigorta poliçesi uyarınca ödenen tedavi giderlerinin, sigortalının haklarına halef olarak tahsili talep edildiği için zamanaşımı süresinin KTK'nın 109/1 ve 2.maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekmektedir.Davacının sigortalısının yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazası, cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde olup, bu eylemle ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıldır.Kaza tarihi olan 08/05/2018 tarihinden, davanın açıldığı 22/09/2020 tarihine kadar sekiz yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkemece yargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan raporda; davacı şirket sigortalısının kaza nedeniyle %25 oranında, davalı şirket sigortalısının ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacı şirket sigortalısının tedavisi nedeniyle yapılan 70.225,64 TL tedavi giderinin tamamının belgeli ve meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu, bu giderlerin 7.829,78 TL'sinin SUT kapsamında kaldığı, bu nedenle 7.829,78 TL'sinden ...'nın, kalan 62.395,86 TL'nin ise %75 kusur oranına isabet eden 46.796,90 TL'sinden ise ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu hususlarında kanaat bildirilmiştir.25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinin değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır..." halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E. 2016/1779 K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan "...SUT hükümleri doğrultusunda..." ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin"Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı dördüncü maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde... tarafından karşılanır.Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve Güvence Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir." şeklinde değiştirilmiştir.Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli 2019/5486 E. 2020/8961 K. sayılı ilamında; "25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde,"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de;"Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur..."açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli 2020/28 E. 2020/6095 K. sayılı, 15/03/2021 tarihli 2020/532 E. 2021/2737 K. sayılı kararları).Dava konusu tedavi giderleri nedeniyle SGK'nın sorumlu olduğu, araç sürücüsü ve işleteni ile bunların zmm sigortacısının KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden sorumluluklarının sona erdiği anlaşılmakla, bu gerekçelerle mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri, SUT kapsamında bir ayrıma gidilmeksizin ... tarafından karşılanacaktır.Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 11.maddesinde; "Sigortacı ödediği tazminat tutarınca sigortalının sosyal güvenlik hukuku kapsamında olanlar dahil tüm haklarına halef olur. Sigortacı ödediği tutar için rücu hakkını, yükümlülere karşı kullanabilir." düzenlemesi yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 1301.maddesinde;"Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer.Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.", 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda dava konusu tedavi giderleri, trafik kazasından kaynaklanan belgeli giderler olup meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu, sağlık sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, söz konusu giderlerin davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle,Yasa gereği sorumlu olan davalı ...'ya rücu hakkının olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin 14/04/2021 tarihli dilekçesi ile sigortalının tedavisi için yapılan giderlerden sadece 7.829,78 TL'sinin davalı ...tarafından ödenmesine karar verilmesi talep edilmekle, taleple bağlı kalınarak ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu tarihidir. Bu nedenlerle davalı, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bedelden sorumlu olduğundan, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığı için talep artırım dilekçesine konu miktar da dahil olmak üzere ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaftır. Mahkemece ...'nın harçtan sorumlu tutulması nedeniyle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi ancak davalı... harçtan muaf olduğunun nazara alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, davalı vekillerinin istinaf talebinin ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun AYRI AYRI KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2021 tarihli 2020/508 E. 2021/500 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLEREK; a-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, b-Davalı ... yönünden davanın KABULÜ ile 7.829,78 TL'nin 30/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,ç-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harcın, 85,39 TL peşin harç ve 1.077,40 TL ıslah harcı toplamı 1.162,79 TL'den mahsubu ile 547,39 TL'nin davacıya iadesine,d-Davacı tarafından yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 136,00 TL tebligat ve müzekkere ücreti olmak üzere toplam 2.236,00 TL yargılama giderinden 335,40 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,e-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 18,00 TL yargılama giderinin, davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, f-Davacı vekille temsil olunduğundan,Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesap edilen 7.829,78 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,g-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekille temsil olunduğundan, Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2.maddesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, ğ-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle arabuluculuk ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,h-Yatırılan gider avansından artan miktar varsa ilk derece mahkemesince taraflara iade edilmesine, 2-İstinaf yargılaması giderleri yönünden; a-Davalı ...492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,b-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,c-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan 799,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 183,78 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine,ç-Davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından sarfedilen 817,50 TL (harç ve posta masrafı) istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iade edilmesine,e-İstinaf yargılaması sırasında duruşmaaçılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,f-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/09/2025
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!