WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

ISTANBUL BOLGE ADLIYE MAHKEMESI 13. HUKUK DAIRESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/1485 Esas
KARAR NO:2025/1359 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2025/845 D.İş - 2025/854 Karar
TARİH:14/07/2025 (Ek Karar Tarihi)
TALEP:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ:11/09/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; dilekçe ekinde sunulan ... Bankası ... Şubesi'nin 31.05.2025 keşide tarihli 1.500.000,00-TL bedelli ... çek numaralı, 04.01.2024 basım tarihli, ... iban numaralı çek sureti ve mahiyetindeki belgeler ile alacaklı ve aleyhine tedbir istenen şirket arasında gerçekte bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen, çekin hatır çeki olarak keşide edilerek aleyhine tedbir istenen şirkete verildiğini ve hatır çeki olmasından dolayı yapılan tüm görüşmelere rağmen çekin iade edilmediğini,aleyhine tedbir istenen tarafın dava konusu çeki kötü niyetle tahsil etmek amaçlı keşide etme ve icra takibine konu etmesinden endişe ettiklerini, tüm bu nedenlerle ... Bankası ... Şubesi'nin 31.05.2025 keşide tarihli 1.500.000 TL bedelli ... çek numaralı, 04.01.2024 basım tarihli, ... iban numaralı çek yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ödeme yasağı kararı da verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 30/05/2025 tarih ve 2025/845 D.İş Esas - 2025/854 Karar sayılı kararı ile; "1-İhtiyati Tedbir Talebinin KABULÜ ile a- 1.500.000 TL üzerinden karşı tarafın uğrayabileceği zararı karşılamak üzere takdiren alacağın %15 oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun depo edilmesi halinde b-... Bankası ... Şubesi'nin 31.05.2025 keşide tarihli 1.500.000 TL bedelli ... çek numaralı, keşidecisi ... Şirketi,lehtarı ... Şirketi olan çekin ibraz eden karşı yana ödenmemesi ve işbu talebin yapıldığı 29/05/2025 tarihinden önce açılan bir icra takibi de bulunmamak kaydı ile talebe konu çekten dolayı karşı taraf tarafından tedbir isteyen aleyhine icra takibi yapılmasının HMK 389(1),İİK 72/2 maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına, ANCAK İŞBU TEDBİR VE YASAĞIN DAVA DIŞI 3.KİŞİLER YÖNÜNDEN İSE GEÇERLİ BULUNMAMASINA, 2-HMK nun 393/1.maddesi hükmü gereğince işbu kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanmasının istenmemesi halinde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının bilinmesine.3-HMK nun 394. maddesi gereğince karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına karşı iş bu kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkememize itiraz edilebileceğine.4-HMK nun 392. maddesi gereğince davalının teminat iadesine açıkça rıza göstermemesi halinde ancak davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açıldığının dosyamıza belgelendirilmemesi halinde teminatın iadesine."karar verilmiş ve verilen karara karşı İhtiyati tedbire itiraz eden ...Şti vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbire itiraz eden... Şti vekili itiraz dilekçesinde; mahkemenin tedbir kararının kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/07/2025 (Ek Karar Tarihi) tarih ve 2025/845 D.İş - 2025/854 Karar sayılı kararında; "Mahkememizin 30/05/2025 tarih ve 2025/845-854 D.iş sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 1.500.000 TL üzerinden karşı tarafın uğrayabileceği zararı karşılamak üzere takdiren alacağın %15 oranında nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun depo edilmesi halinde ... Bankası ... Şubesi'nin 31.05.2025 keşide tarihli 1.500.000 TL bedelli ... çek numaralı, keşidecisi ... Şirketi,lehtarı ... Şirketi olan çekin ibraz eden karşı yana ödenmemesi ve işbu talebin yapıldığı 29/05/2025 tarihinden önce açılan bir icra takibi de bulunmamak kaydı ile talebe konu çekten dolayı karşı taraf tarafından tedbir isteyen aleyhine icra takibi yapılmasının HMK 389(1),İİK 72/2 maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına, ancak işbu tedbir ve yasağın dava dışı 3.kişiler yönünden ise geçerli bulunmamasına, HMK nun 393/1. maddesi hükmü gereğince işbu kararın verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde uygulanmasının istenmemesi halinde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının bilinmesine karar verilmiştir.Karşı taraf ekili 30/06/2025v tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararını istinaf etmiş ise de talebin itiraz mahiyetin olduğu anlaşıldığından itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiştir.Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartları 6100 sayılı HMK'nun 389 uncu maddesinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü haizdir.Anılan hükümde de açıkça belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki korumadır.
HMK'nın 394/3 maddesinde, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişilerin de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilecekleri düzenlenmiştir.Bahsi geçen düzenlemeden de anlaşılacağı üzere üçüncü kişiler için öngörülen itiraz süresi öğrenmeden itibaren başlamaktadır.Somut olayda; 30/05/2025 tarihinde mahkememizce ihtiyati tedbirde tam bir ispat seviyesinde ispat şartının aranmaması dikkate alındığında sunulan mesajın ait olduğu hattın UYAP'tan sorgulanmasında karşı taraf yetkilisi ...'a ait olması ve mesaj içeriği dikkate alındığında yaklaşık ispatın mevcut olduğu ve tedbir kararı verilmemesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği kanaatine varıldığından tedbir talebinin kabulüne karar verilidiği, itiraz eden karşı tarafın ileri sürdüğü hususların yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispatı ortadan kaldırır nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından 30/05/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
''1-30/05/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine, ''karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati tedbire itiraz eden... Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbire itiraz eden... Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 14/07/2025 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği kararın hatalı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu Kambiyo senetlerinin sebepten müceret olduğunu; TTK'nun 557. maddesinde kıymetli evrak tanımının da bu şekilde yapıldığını,TTK'nun 780/1-b ve 781/1 maddeleri gereğince, çekin kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu içermesi ve illetten mücerret olması gerektiğini; AYM. Tarih, 11.12.2002, E.165, 195.K), RG. Tarihi, 26.4.2003, RG. Sayısı, 25090 Kararında da durumun bahsedilen şekilde özelendiğini; "Türk Ticaret Kanunu'nda kambiyo senetleri arasında düzenlenen çek, temel ilişkide bir sözleşmenin bulunup bulunmamasından bağımsız olarak, kambiyo hukukuna özgü borç doğuran özel bir havaledir.Hatır senetlerinde olduğu gibi,taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı veya temelde yer alan sözleşmenin geçersiz olduğu durumlarda çek, başlı başına borç kaynağı biçiminde ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan bir borç için dahi çek keşide edilebilmektedir.Çeki elinde bulunduran hamil, keşideci ile lehdar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan bir alacağı değil, doğrudan doğruya çekten doğan bir hakkı iktisap etmektedir.O halde, çek ilişkisi bizzat sözleşme olmadığı gibi, çekin temelinde her zaman bir sözleşme bulunması da zorunlu değildir.Temelde bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu durumlarda ise, çekte bu ilişkiden bağımsız ve sözleşme olarak nitelendirilemeyecek bir kambiyo taahhüdü söz konusudur.Borçlu, temel ilişki ne olursa olsun borcunu ödemek için çek kullandığında, asıl borç ilişkisi dışında kambiyo ilişkisi doğmaktadır."Tedbir talep eden tarafça, talebe konu 31.05.2025 keşide tarihli 1.500.000,00-TL bedelli ...numaralı çekin hatır senedi olarak verildiğinin iddia edildiğini; ancak talebe konu çekin, hatır çeki olmadığını; dosya arasında mevcut faturalardan da anlaşıldığı üzere, talebe konu çeke ilişkin müvekkili şirket tarafından fatura kesildiğini; talep eden şirket tarafından ise bu faturaya karşı süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını; talep eden tarafça durumun aksini gösteren herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediğini, hatır senetlerinde davacının,kambiyo ilişkisinin varlığını kabul etmekle birlikte hatır alacaklısı ile aralarındaki hatır anlaşması sebebiyle senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek borcunu ödemekten kaçınmakta olduğunu; bu durumda bedelsizlik iddiası hatır borçlusu (davacı)tarafından ileri sürüldüğünden hatır borçlusu hatır ilişkisini ve bu ilişki sebebiyle senedin bedelsiz kaldığını ispat etme yükümlülüğü altında olduğunu, bedelsizlik iddiasının senede karşı olduğundan hatır borçlusunun, hatır def’ini 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 201/1 uyarınca senetle ispatlaması gerekmekte olduğunu, Y. 19. HD. 20.06.2013 tarihli E. 2013/7669, K. 2013/11518 sayılı kararında,“..Bu durumda HMK’nın 201. maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz.Başka bir anlatımla, senede karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir.”denildiğini, burada kastedilenin hatır alacaklısının kendi imzası olduğunun tespit edilebildiği ve hatır anlaşmasının varlığını gösteren bir yazılı delil olduğunu;Y. 19. HD. 29.11.2002 tarihli E. 2002/7864, K. 2002/7583 sayılı kararında “Dava, dava konusu iki adet bononun hatır bonosu olarak düzenlendiği ve bu nedenle bonolarla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Taraflar kardeş olmakla birlikte, ilişki senede bağlandığından, HUMK’nun 288 ve devamı maddeleri gereğince, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir.Tarafların kardeş olması yazılı belge karşısında tanık dinlenmesine olanak vermez. ...“ şeklinde karar verdiğini; yine Y.11.HD., 7.3.1989, E.1988/4483, K.1989/1412 sayılı kararında; “Davacı ... Şirket, keşidecisi olduğu 15.7.1986 tanzim tarihli 25.000.000.TL.’lık bononun hatır bonosu olduğunu, ana sözlemenin1 1.maddesine göre, hatır bonosu verilemeyeceğini, temsilcisinin yetkisini kötüye kullandığını iddia ederek, söz konusu bono ile borçlu olmadıklarının tespitiyle iptaline karar verilmesini istemiştir.HUMK.nun 290ıncı maddesi hükmüne göre, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin yazılı delille ispatı gerekir.Bu itibarla davacının bononun hatır bonosu olduğu yolundaki iddiasını yazılı delille ispat etmesi icap eder.Oysa davacı iddiası doğrultusunda yazılı delil ikame edememiştir. Hal böyle iken Mahkemece davacı şirket ile davalı lehtar... arasında ticari ilişki olmadığı ve bir mal alım satımı yapılmadığından bahisle ve bononun mücerretlik ilkesi de dikkate alınmadan hatır bonosu olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.” denildiğini,Sunulan yazışmalarda müvekkilinin bahse konu çeki, hatır çeki olarak aldığına ilişkin ikrarı bulunmamakta olduğunu,talepte bulunanın dosya arasına bir takım yazışmalar ibraz ederek müvekkilinin talebe konu ilişkin çeki hatır olarak aldığını kabul ettiğini iddia ettiğini; ancak ibraz edilen konuşmalarda müvekkili şirket yetkilisinin bahse konu çekin hatren alındığına ilişkin herhangi bir ikrarı bulunmamakta olduğunu; aksine konuşmalarda "hatır çekinin kendisiyle bir alakasının olmadığını" beyan ettiğini; buna rağmen iş bu konuşma kaydının dikkate alınarak -yazılı delil olmadan, yaklaşık olarak dahi ispat edilmeyen iddia yönünden tedbir kararı verilmesinin kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil etmekte olduğunu,İlgili fatura ve çekin müvekkili şirketin ticari defterlerine de işlendiğini; bu durumun talep eden tarafın haksızlığını ayrıca ortaya koyduğunu, iş bu dilekçe ekinde sunmuş oldukları ilgili fatura ve çekin müvekkili şirketin ticari defterlerine de işlendiğini, nitekim Y. 19 HD. 11.09.2019 tarihli E. 2019/2602, K. 2019/4278 sayılı kararında BAM tarafından “Bu nedenlerle tarafların ticari defterlerinin ibrazı istenerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, dava konusu çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, şayet kayıtlı ise çekin hatır çeki olduğuna dair bir kayıt bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınıp tüm deliller toplanmadan karar verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle bu konudaki eksikliğin giderilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine” ilişkin kararını onadığını; bu açıdan ticari deftere ilişkin herhangi bir delil ibraz etmeyen, kayıtlarında hatır çeki bulunmayan davacının taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu,Davacı ile müvekkili şirket arasında önceden süregelen ticari ilişki bulunmakta olduğunu, iş bu dilekçe ekinde sunmuş oldukları ilgili ticari defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu; davacı tarafça daha önceden de yazılan çekler ödenmiş olup ticari deftere bu çeklerin işlendiğini; dolayısıyla davacının iş bu talebi ile kötü niyetli olduğunun açıkça belli olduğunu,Mahkemece verilen ek kararın hatalı olduğunu; taraflarınca yapılan istinaf başvurusu akabinde dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmediğini, yokluklarında duruşma açılarak ek karar ile itirazlarının reddedildiğini ancak yukarıda izah edildiği üzere dosya arasına sunulan konuşma kayıtlarında müvekkilinin, bahse konun çeki hatır çeki olduğuna dair kabulünün bulunmadığını; bu nedenle istinaf başvurularının itiraz niteliğinde sayılarak yokluklarında duruşma yapılmak suretiyle itirazlarının reddedilmesinin müvekkilin adil yargılama hakkı ihlal ettiğini; bahse konu durumun hatalı tedbir kararının istinafça incelenmesini geciktirdiğini, yargılamayı da sürüncemede bıraktığını,İleri sürerek, yukarıda izah olunan ve sayın mahkemenin resen dikkate alacağı diğer nedenlerle; istinaf başvurularının kabulüne,Yerel mahkemenin tedbir kararının ve 14/07/2025 tarihli ek kararın kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; tedbir isteyen tarafından keşide edilerek karşı tarafa verilen çekin hatır çeki olduğu ve bu çekten ötürü borçlu olunmadığı iddiasına dayalı olup, çekin tedbiren icra takibine konu edilmesinin önlenmesi istemine ilişkindir.Mahkemece talebin kabulüne karar verilmiş, karara karşı yapılan itiraz ek karar ile reddedilmiş ve ek karara karşı aleyhine tedbir istenen taraf vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İhtiyati tedbir talep eden, taraflar arasında gerçekte bir ticari ilişki bulunmadığını, talep dayanağı çekin hatır çeki olduğunu ileri sürmüş ve delil olarak whatsapp yazışmasına dayanmış, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ise; taraflar arasında öteden beri devam eden ticari ilişki bulunduğunu, talep dayanağı çekin hatır çeki olmayıp ticari ilişki kapsamında ve fatura karşılığında verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında talep dayanağı çek d dışında başkaca çeklerin de verilip ödendiğini, aksinin tedbir isteyen tarafından yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini savunmuş ve delil olarak ticari defter ve kayıtlar ile faturaya dayanmıştır.Talep dayanağı 31/05/2025 keşide tarihli, 1.500.000,00-TL bedelli çekin; keşidecisinin ihtiyati tedbir talep eden şirket, lehdarının aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen şirket olduğu anlaşılmıştır.İİK'nın 72/2 fıkrası uyarınca; menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde,icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İİK'nun 72/3 fıkrası uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; davacının dava dilekçesinde, takibin durdurulmasına yönelik tedbir isteminde bulunduğu, icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine yönelik bir tedbir isteminin mevcut olmadığı,HMK'nun 26 maddesi uyarınca hakimin tarafların talepleri ile bağlı olduğu ve talepten farklı bir şeye hükmedemeyeceği,İİK'nun 72 maddesinde düzenlenen tedbirlerin de menfi tespit davasının takipten önce ve sonra açılmış olması ihtimallerine istinaden düzenlenmiş, birbirinden farklı ve iki ayrı tedbir olduğu, bu nedenle mahkemece davacının talebi bulunmamasına rağmen çoğun içerisinde azın da bulunduğu gerekçesi ile icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik tedbir kararı vermesinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğu gibi, çek kural olarak bir ödeme vasıtası olduğundan, bir çekin hatır çeki olduğunun yazılı delil ispatı gerekir.Talep dayanağı çekin hatır çeki olduğu iddiasını yaklaşık düzeyde ispat yükü tedbir talep eden üzerinde olup, dosyaya mübrez whatsapp yazışması, çek sureti, fatura, başka çeklere ait ödeme dekontları, ticari defter kayıtları ile mevcut delil durumuna göre, tedbir talep eden tarafından talep dayanağı çekin hatır çeki olduğu iddiasının esasını yaklaşık düzeyde ispata yeter delil sunulmadığı,iddianın açılacak esas davada yapılacak iddianın anlaşılmış olup, mahkemece itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle, tedbire itiraz eden tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 14/07/2025 tarihli ek kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,dairemizce yeniden hüküm kurularak; itirazın kabulüne, ilk derece mahkemesinin 30/05/2025 tarih ve 2025/845 D.İş esas - 2025/854 karar sayılı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbire itiraz edenin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2025 tarih ve 2025/845 D.İş esas 2025/854 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,2- İtirazın kabulüne, ilk derece mahkemesinin 30/05/2025 tarih ve 2025/845 D.İş esas - 2025/854 karar sayılı ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,3- İhtiyati tedbir isteminin REDDİNE,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Yasa gereği ihtiyati tedbire itiraz yönünden harç alınmasına yer olmadığına,5-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına,6-İhtiyati tedbir talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-İhtiyati tedbire itiraz eden vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT 2. kısım 1.bölüm 1/b maddesine göre hesaplanan 9.500,00-TL vekalet ücretinin ihtiyati tedbir talep edenden alınarak ihtiyati tedbire itiraz edene verilmesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati tedbire itiraz edene iadesine,9-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ihtiyati tedbir talep edenden alınarak ihtiyati tedbire itiraz edene verilmesine,10-İhtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf aşamasında mükerrer olarak sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ise talep halinde kendisine iadesine,11-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,12-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 11/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.