WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/95 Esas
KARAR NO: 2024/604
DAVA: İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/05/2022
KARAR TARİHİ: 27/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı Vekili 07.02.2024 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı müvekkilinin davalı tarafa 37.378,00 USD ---------- Şubesi işyeri Ortaklığı için havale gönderdiğini ancak davalının müvekkilini ortak etmediği gibi sözleşme gereği müvekkilinin ödemesini de yapmadığını, müvekkilinin, davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Sayılı dosyası ile icra takibine başladığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, takibin 11.02.2022 tarihinde kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sonra davalı tarafın iş bu takibe 21.02.2022 tarihinde tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle --------- E. Sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurulmuş ve borca , faize ve ferilerine itiraz ettiğini, ---------- E. Ve --------- Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne karar verilerek taleplerin kabulüne karar verildiğini, söz konusu mahkeme karar tarafımızca Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının -------- terk etmesi halinde müvekkilinin alacağını tahsil edemeyeceğini, uygun bir teminat karşılığında davalının aracı üzerine haciz konulması gerektiğini, beyan ederek, davanın kabulüne, davalının kabulüne, davalının aracı üzerinden ihtiyati haciz/tedbir uygulanmasına, davalı aleyhine %20'dena aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı Vekilinin 30.06.2022 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının ilgili restoranı müvekkili ---------- iken gelip görüp beğendikten sonra anlaşma sağlanmış ve ilk aşamada gayri resmi ortak olarak çalışma süreci başladığını, bu süreçte yaşananlara ----------- şubesi çalışanları ile restoran müdürü olarak görev yapan aşağıda bilgilerini sunulan tanıklarında bulunduğunu, davacının daha sonra ---------- döndüğünü ve işleri oradan takip ettiğini, dilekçe ekinde sunulan ve çevirisini yaptırılan mesaj kayıtlarında da sabit olduğu üzere şube ile ilgili tüm kararlar ortak alınmış olup kaldı ki müvekkili davacıdan ortaklık gereği masraf ödemesi alamadığı için tüm zarar ve masraf kalemlerini cebinden ödemeye devam ettiğini, bu hususta müvekkilinin elinde bulunan ödeme belgelerini de dosyaya sunduklarını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkili üzerine düşen pay devirlerini davacının --------- gelmesi ile gerçekleştirildiğini, müvekkilin ortağı olduğu ----------- Şti. 01.09.2020 tarihinde ortakları ------------ ve müvekkili ----------- olmak üzere 2 ortaklı olarak kurulduğunu, devam eden süreçte müvekkili diğer ortaktan kalan payları da devir alarak 16.03.2021 tarihinde şirketin tek ortağı konumuna geçtiğini, yaşanan tüm bu süreçte davacı da gayri resmi ortak olarak karar alma süreçlerine dahil olmuş ve kar-zarar hesapları hakkında kendisine süreçle ilgili tüm bilgiler verildiğini, 24.08.2021 tarihine gelindiğinde ise 2.500 paya bölünmüş olan ------- Şti.'nin 1500 payı beheri 100 TL'den olmak üzere 150.000 TL karşılığında davacı ... ------------ devredildiğini, 05.01.2022 tarihinde ise kalan 1000 pay beheri 100 TL'den olmak üzere 100.000 TL karşılığında davacı tarafa devredildiğini, bu tarihten itibaren pay devirleri tamamlanmış ve davacı ... ---------- şirkette tek ortak konumuna geldiğini, hali hazırda şirket davacı üzerine kayıtlı olup tek ortaklığı devam ettiğini, tüm hususlar --------- kayıtları ile sabit olup tüm devirler ilgili tarihlerde ilan edildiğini, mahkeme tarafından --------Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının celbi ile bu durum tespit edileceğini, müvekkilinin bu süreçte edimini gereği gibi yerine getirmek için çaba sarf etmiş öncelikle diğer payları toplayarak tek ortak olmuş, gayri resmi ortak olarak davacı karar süreçlerinde yer almış, ek olarak yapılan tüm giderler ile personel maaşlarını müvekkil tarafından karşılandığını, davacının göç işlemlerini tamamlayarak -------- gelmesini beklemiş devamında ise pay devirlerini davacı lehine gerçekleştirildiğini, beyan ederek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, asıl alacağın %20'sinde az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE;Dava; davacının, davalı tarafa ortaklık amacıyla gönderdiğini iddia ettiği paranın iadesi istemine ilişkindir. Davacı, bir miktar paranın davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davanın açıldığı 12/03/2020 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK 5/A maddesine göre TTK'nın 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davacının arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden dava açmış olması halinde dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilecektir. 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre, davacıya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazı için bir haftalık kesin süre verilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerekmekte ise de aynı maddenin son cümlesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi dikkate alındığında, emredici ve özel nitelikteki bu düzenleme karşısında genel nitelikteki HMK m.115/2 madde hükmü uygulanarak bu eksikliğin giderilmesi mümkün değildir .Mahkememizce hazırlanan 20/02/2024 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline arabuluculuk son tutanağı aslının veya onaylı suretinin sunulması için süre verilmiş olup, davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk son tutanağında arabuluculuk sürecinin başladığı tarihin 21/02/2024 tarihi olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davanın görevsiz ---------- Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı 18/05/2022 tarihinden önce arabulucuya başvurulmadığı sabit olup, Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın görev yönünden reddine dair verilen kararından sonra arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ileri sürmüş ise de, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK m.115/2-2.cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Ticaret mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Somut olayda uyuşmazlığın ticari dava olduğu, bu haliyle ---------- sayılı görevsizlik kararı kesinleştikten sonra dosyanın Mahkememize tevzi edildiği tarihe kadar arabuluculuğa başvurulmadığının dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağı ile sabit olduğu, bu nedenle mahkememizce davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)
1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi ve 6325 sayılı kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeni ile USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 7.815,57 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan bakiye 7.387,97‬ TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Dosyada davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
4-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 8.950‬,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/06/2024