T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/161 Esas
KARAR NO: 2024/461
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/02/2024
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 29/02/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 2002 yılında itibaren davalı şirketin -------- distiribitörlüğü kapsamında, davalının ürettiği ürünleri ---------- de tanıttığını, davalı firmanın ---------- bilinirliğini çok üst seviyeye çıkardığını ciddi ciro ve satış rakamlarına ulaşmasını sağladığını, davalı şirketin yöneticileri zaman zaman değişse de müvekkili şirket ile ilişkileri üst seviyede devam ettiğini, ancak özellikle 2016 yılından sonra davalı firma tarafından çeşitli bahaneler ileri sürülerek müvekkile mal sevkiyatında ve tedariğinde zorluklar çıkartılmaya başlandığını, özellikle 2019 yılı ortalarından sonra davalı şirketin müvekkilin sipariş taleplerine cevap vermediğini, mal göndermediğini, müvekkilin finansal olarak da zor durumda bırakıldığını, ayrıca davalı şirket tarafından sevkiyatın durdurulması ile müvekkilin şirket mallarını yetiştiremediğini, bu nedenle müşterilerine karşı da mahcup olduğunu, davalı firmanın temsilcileri başta ---------, -------- ve de zaman zaman --------- tarafından sebebi bilinmeyen şekilde müvekkilin alışlarında sorunlar çıkartıldığını, bununla birlikte gelen rulman tekliflerine karşı fiyat istendiğinde de bir aydan önce fiyat verilmeyip; fiyat verilse dahi yüksek fiyat verilmeye başlandığını, davalı firmanın bu arada dava dışı ---------- isimli bir firma aracılığı ile müvekkili müşterilerine mal vermeye başladığını ve davalı firma yetkilisi ------- --------- müvekkil şirketin planlı siparişi olan dava dışı --------- grubu ve --------- imal eden firmaları defalarca gezerek “Yeni distribütörümüz bu firma ve --------- içi sevkiyatı bundan sonra bu firma yapacak.” diyerek müvekkilin müşterilerine artık müvekkilimden değil o firmadan mal almalarını söylediğini, bu durumdan müvekkili şirkete herhangi bir bilgi verilmediğini, davalı şirketin -------- temsilcileri tarafından müvekkilim şirkete gönderimler yapılmadığını ve finansal olarak zor durumda bırakıldığını, buna bağlı olarak müvekkili şirketin 2016-2017-2018-2019 yılları arasında davalı şirket tarafından alımları engellendiği için bir hayli zararı söz konusu olduğunu, yıllık olarak müvekkili şirketin davalı şirketten satın alışları 1.000.000 € ile 2.400.000 € arasında değiştiğini, davalı tarafın bu süreç içinde müvekkili şirketin kendisine yönelik itirazları üzerine sulh talebinde bulunduğunu, sulh sürecinde de müvekkili suçlayıcı ifadeler ile müvekkile ticari alacaktan kaynaklı esasen kabul ettikleri ve ödemedikleri kur farkı kaynaklı tutarı sanki portföy tazminatı ödüyormuş gibi sunarak sulh bedeli adı altında müvekkile ödemeyi teklif ettiğini ve müvekkiline bu yönde bir sulh teklifinde bulunduklarını, davalı şirketin asıl amacının müvekkilin oluşturduğu portföyü müvekkilin elinden almak olduğu özellikle 2016 yılı ve devamı sürecinde davalı şirketin tutum ve davranışlarından anlaşıldığını, davalı şirketin hazırlamış olduğu planın gerçekleşmesi ile birlikte de müvekkili şirketin müşteri portföyü de davalı şirkete aktarıldığını, davalının müvekkili ile olan çalışma protokolün haksız yere fesih etmek istediğinin tespiti ile davanın kabulü ile alacak miktarının tespitinin teknik bir takım özellikleri bünyesinde barındırması nedeniyle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmakla alacak taleplerin kesin miktarının tespiti sonrası talepleri ıslah ile arttırma ve fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak taleplerimiz saklı kalmak kaydı ile; bilirkişi raporları ile saptanacak olan müvekkilin müspet zararının bilirkişi incelemesi sonrasında talep artırım dilekçesi sunmak üzere (belirsiz alacak davası) şimdilik 50.000,00 TL’sinin, bilirkişi raporları ile saptanacak olan Portföy tazminatının bilirkişi incelemesi sonrasında talep artırım dilekçesi sunmak üzere (belirsiz alacak davası) şimdilik 50.000,00 TL’sinin, manevi zarar olarak da 100.000,00 TL’nin; işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 05/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davanın öncelikle yetki ilk itirazı doğrultusunda usulden reddine, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı sabit olduğundan, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle de usulden reddine, mahkemenin davanın esasına girmeyi uygun görmesi halinde, davacının haksız ve yersiz açılan davasının ve davadaki tüm taleplerinin esastan dahi reddine, davacının tüm taleplerinin zamanaşımı nedeniyle de reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. -------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden eklenerek bir örneği dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı tarafça taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı, distribitörlük sözleşmesinin dava dışı ---------- ile davacı arasında yapıldığı, davalı --------- ve -------- Şirketi'nin bu sözleşmeye taraf olmadığı, pasif husumetin bulunmadığı savunulmuştur.Davacının davasını dayandırdığı sözleşmenin aşağıda da ortaya konulduğu üzere -------- ile davacı arasında akdedildiği, sözleşmede davalının imzasının bulunmadığı görülmüştür.Davalının ----------- resmi web sitesinden sicil kayıtları incelendiğinde davalı şirketin -------- isimli şirketten ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, bu şirketin şubesi olmadığı, şirketin ortak kuruluşunun --------- olduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerledirmede, davacının davasına dayandırdığı ve alacağına dayanak yaptığı distribütörlük sözleşmesinin davacı ile dava dışı --------- arasında imzalandığı, davalının bu sözleşmede imzasının bulunmadığı, taraf da olmadığı, yine yukarıda da açıklandığı üzere -------- şirketinden ya da herhangi bir gerçek kişiden ayrı bir tüzel kişiliği olan davalının yetkilisi tarafından usulüne uygun olarak akdedilmiş bir sözleşmeye taraf olmadan (üçüncü kişilerin tasarrufu ile taraf olmadığı sözleşme nedeniyle) borç altına sokulmasının da mümkün olmadığı, tüm bu sebeplerle davaya konu alacak yönünden husumetin davalıya yöneltilemeyeceği kanaatine varılmış, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 3.415,50 TL'den mahsubu ile fazla yatan 2.987,90 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 132,00 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-Taraflarca yatıralan ve kullanılmayan delil ve gider avanslarının karar kesinleştikten sonra ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!