T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/77
KARAR NO: 2023/676
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/01/2023
KARAR TARİHİ: 12/10/2023
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 29/01/2023 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Müvekkili firma ile davalı arasında 25/08/2018 başlangıç ve 25/08/2019 bitiş tarihli, ---------- poliçe nolu işveren sorumluluk sigortası poliçesi imzalandığını, poliçenin incelendiğinde, yurt dışı teminatı için 150.000,00 TL, manevi tazminat için 50.000,00 TL limit belirlendiğini, poliçenin 2.B ve 2.D maddelerinde yurt dışında gerçekleşen kazaların ve manevi tazminat taleplerinin poliçe kapsamında dahil edildiğinin açıkça görüldüğünü, poliçenin imzalanması akabinde, 19/11/2018 tarihinde, müvekkil firma çalışanlarından ---------- T.C. kimlik numaralı ---------- müvekkilin---------- bulunan şantiyesinde çalıştığı esnada iş kazası geçirdiğini, iş kazasının gerçekleşmesinin hemen ardından davalıya kazaya yönelik bildirim yapıldığını, yapılan bildirimin ardından davalı tarafından hasar dosyası açılmış olup müvekkil firmanın çalıştığı----------- hasar dosyasının açıldığı yönünde bildirim yapıldığını, kazanın ardından yapılan bildirim akabinde davalının hasar ödemesi yapmadığını, iş kazası geçiren çalışan ------------tarafından müvekkil firma aleyhine ------------- Esas sayılı davasının ikame edildiğini, davanın davalı sigorta şirketine ihbarı sağlanmış olup davalı tarafından davaya katılım sağlanmadığını, davalının davanın ihbarına rağmen müvekkil firma veya ----------- ile temasa geçmediğini, hasarın ödenmesi konusunda herhangi bir aksiyon almadığını, davanın ihbar tarihinin 19/03/2019 olduğunu, devam eden yargılama sonucunda gerçekleşen kazanın iş kazası olduğuna ve müvekkil firmanın kazada kusuru bulunduğuna kanaat getirilmiş, müvekkil firma aleyhine 146.003,79 TL maddi tazminata, 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, kısa kararın yazılması akabinde icra masraflarının oluşmaması için bir an önce ödeme yapmak isteyebileceği düşüncesi ile durum sigorta şirketine 26.10.2022 tarihinde e-posta yolu ile iletildiğini ancak dönüş alınamadığını, gerekçeli karar yazıldıktan ve ----------- tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra, 12.12.2022 tarihinde gerekçeli karar, ödeme emri ve kapak hesabı davalıya tekrar e-posta yolu ile iletildiğini ancak yine herhangi bir dönüş alınamadığını, davada hükmedilen feriler ve icra masrafları ile birlikte kapak hesabının 289.699,07 TL'ye yükseldiğini, belirtilen tutarın müvekkil firma tarafından ---------- Esas sayılı dosyasına ödendiğini, davalının ödeme yapmaması ve olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüşte bulunmaması sebebiyle, -----------Noterliği'nin 26/12/2022 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini ve davalıya 29/12/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, akabinde başlatılan arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığını, hasar ödemesinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yine reddedildiğini, davalı firmanın açıkça teminat kapsamında kalan bir hasarı hiçbir gerekçe göstermeden reddettiğinden huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğduğunu, hasarın poliçe kapsamında kaldığı tartışmasız olup aksini ispat yükü davalı sigorta şirketi üzerinde olduğunu, işveren sorumluluk sigortası poliçesinin kapsamının İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları md.1/1'de tanımlanmış olup iş yerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverenin kendisine bir hizmet akdi ile bağlı çalışanına yapacağı ve ---------- tarafından sağlanan yardımın üzerindeki ödemelerin sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğinin açıkça düzenlendiğini, ---------- Esas sayılı dosyasında verilen ilam ile kazanın iş kazası mahiyetinde olduğunun ve iş yeri sınırları içerisinde gerçekleştiğinin ortaya konmuş durumda olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararda --------- tarafından yapılan ödemelerin davacı ---------- sebepsiz zenginleşmemesi adına toplam zarardan tenzil edildiğini, bu sebeple mahkeme kararında hükmedilen tutarın --------- tarafından karşılanmayan kısıma yönelik olup genel şartlardaki tanımını birebir karşılamakta olduğunu, ----------- ödenmesine hükmedilen tutarın manevi tazminat ve maddi tazminat kalemlerinden oluşmakta olduğunu, kazanın yurt dışında gerçekleşmiş olsa da İşveren Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Aksine Sözleşme Yoksa Teminat Dışında kalan haller başlıklı 2. Maddesinin b ve d bentlerinde sırası ile yurt dışında gerçekleşen hasarların ve manevi tazminatın poliçe kapsamına alınabileceğinin düzenlendiğini, nitekim davalı ile müvekkili arasındaki poliçenin 2 numaralı maddesinde de sayılan kalemlerin teminat altına alındığını, bu sebeple oluşan zararın tamamının poliçe kapsamında olduğunu, poliçe kapsamındaki ve poliçe geçerlilik tarihi içinde gerçekleşen bir hasarın teminat dışında kaldığının ispat yükü ise yerleşik Yargıtay uygulamasına göre davalı sigorta şirketi üzerinde olduğunu, "6762 sayılı TTK’nın 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Kanun’un 1281. maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir." poliçe limitleri açılan davada oluşan masrafları ve ferileri kapsamamakta olduğunu, bu durumun hem Genel Şartlar'dan hem de yerleşik Yargıtay uygulamasından açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalı ile müvekkili arasında imzalanan poliçede 50.000,00 TL manevi tazminat ve 150.000,00 TL yurt dışı teminatı limiti öngörüldüğünü, --------- Nolu ilamında da davacıya 146.003,79 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini, bu sebeple hükmedilen her iki tutarın da poliçe limitinin altında olduğunu, davanın devamı esnasında işleyen faiz, avukatlık ücreti başta olmak üzere feriler ve icra masrafları sebebiyle --------- toplamda 289.699,07 TL ödeme yapıldığını ancak ödenen tutarın sadece 146.003,79 TL'sinin maddi tazminata 10.000,00 TL'sinin manevi tazminata ilişkin olup ana para tutarları poliçe limitinin altında kaldığından, yapılan tüm ödemenin davalıdan tahsilinin gerektiğini beyanla, müvekkili tarafından ---------- Sayılı ilamı sonucunda ---------- çalışanı --------- ödenenen 289.699,00 TL'nin davalıdan, ----------Noterliği'nin 26/12/2022 tarihli ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ edildiği 29/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı taraf davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER:-------- sayılı dosyası sureti, --------- Esas sayılı takip dosyası sureti, -Aktüerya Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyetinin mahkememize sunduğu 07/06/2023 tarihli heyet raporu, Davacı vekilinin 21/02/2023 tarihli beyan dilekçesi , Davalı vekilinin 11/07/2023 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde sunmuş olduğu 01/02/2023 tarihli protokol- ibraname,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava ; davacı aleyhine açılan iş mahkemesi dosyasında tazminat ödenmesine karar verilen miktarın davacı aleyhine dava dışı işçi tarafından yapılan icra takibi üzerine icra dosyasına ödenmesi sonucunda ödenen bedelin davalı sigorta şirketinden rücuen tahsil edilmesi istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 21/02/2023 tarihli beyan dilekçesinde özetle " Davanın açıldığı 29/01/2023 tarihinden sonra, 01/02/2023 tarihinde müvekkil firma ve davalı sulh olmuş, sunulan ibraname müvekkil firma yetkilisi tarafından imzalanmıştır. İbranamede özetle davalının 289.667,07 TL ödeyeceği, buna karşılık müvekkilin huzurdaki davaya konu iş kazasından doğan tüm alacaklarından feragat edeceği ve davalıyı ibra ettiği yazmaktadır. İbranamenin imzalanması akabinde davalı tarafından müvekkile 09.02.2023 tarihinde 289.667,07 TL tutarında ödeme yapılmış olup ilgili dekont sunulmuştur [ İmzalanan belge ödeme karşılığı bir takım haklardan feragat niteliğinde olduğundan dava dışı sulh hükmündedir. Bu sebeple huzurdaki dava konusuz kalmış haldedir. Tüm bu sebeplerle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, tarafların dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre değerlendirme yapılması ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin 11/07/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalı müvekkilinin iş bu davadan dava dilekçesinin tebliği ile haberdar olduğunu , davanın açılmasına hiçbir şeklide sebebiyet vermediklerini ve davacı tarafa 09/02/2023 tarihinde ödeme yaptıklarını beyan ederek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce taraf vekillerinin beyanı ve sunulan belgeler doğrultusunda davadan sonra davalı tarafça davacı şirketin hesabına ödeme yapıldığı ancak davaya yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden devam edildiği anlaşıldığından davadaki haklılık durumunun tespiti açısından dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Aktüerya Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 07/06/2023 tarihli heyet raporunda sonuç olarak: "1-Olay, 5510 sayılı Kanun 13.maddesine göre iş kazasıdır. 2-Raporunda belirtilen nedenlerden dolayı iş kazası olayında; a-Davacı işveren %90 oranında kusurlu olduğu, b-Kazalı --------, %10 oranında kusurlu olduğu, Olayda kötü tesadüf veya kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunmadığı, e-Olayda başka kimsenin kusuru tespit edilemediği, Davalı ---------- şirketi, ---------- Esas sayılı dosyasından ihbar olunan konumunda olup, söz konusu mahkemedeki raporlara itiraz edebilecek konumunda olduğu, Dava dosyasında mevcut --------- numaralı --------- şirketi tarafından tanzim olunan İşveren Sorumluluk Sigorta Poliçesine göre maddi tazminat teminat limiti 150.000,00 TL ve manevi tazminat teminat limiti 50.000,00 TL olarak kararlaştırılmış olup, söz konusu poliçenin davaya konu 19.11.2018 olay tarihini kapsayan 25.08.2018 / 2019 tarihleri arasındaki, poliçede belirtilen miktarlarla sınırlı olarak ve yurt dışı iş kazaları dahil rizikoları teminat altına aldığı, Rücuya tabi ilamda hükmedilen 146.003,79 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminat miktarların, poliçedeki teminat limitlerinin altında kaldığı, Rücuya tabi ilamda hükmedilen asıl alacaklar, teminat limitinin altında kalması nedeniyle teminat limiti altında kalan asıl alacaklarla ilgili ferilerin ve yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu, Davacı --------- şirketi tarafından 23.12.2022 tarihinde ---------- Esas sayılı icra dosyasına ödenen 289.699,07 TL'den ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ---------- şirketinden rücuan talep edebileceği, Davacı vekili tarafından dosaya mübrez 14.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde, davalı tarafından dava değerinin tamamının ödendiğinden davanın konusuz kaldığına karar verilmesini, ödeme ile dava değeri oranlandığında dava konusunun tamamının ödendiği anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiği, ------------ Esas sayılı dava dosyası 29.01.2023 tarihinde ikame edilmesinden sonra, davacı tarafından imzalandığı bildirilen 01.02.2023 tarihli protokolde, ----------- Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti alacakları yönünden ibranamede ibare bulunmadığı, buna göre dava açılmasına sebebiyet veren davalının vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından davalı yanın sorumluluğuna ilişkin nihai taktir mahkemenindir" şeklinde rapor beyan etmişlerdir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;Dosya kapsamında davacı tarafından 26/12/2022 tarihli ihtarname ile davalıya borcun ödenmesi hususunda ihtar gönderildiği, huzurdaki dava açılmadan önce 19/01/2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamaması nedeniyle son tutanak imzalandığı ve davacı tarafından 29/01/2023 tarihinde iş bu dava açılmış olup taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda dava konusu olan 289.699,07 TL'nin 09/02/2023 tarihinde davacı tarafa ödendiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan Aktüerya Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve İş Güvenliği Uzmanı bilirkişi heyetinin 07/06/2023 tarihli raporu ile rücuya tabi ilamda hükmedilen asıl alacaklar, teminat limitinin altında kalması nedeniyle teminat limiti altında kalan asıl alacaklarla ilgili ferilerin ve yargılama giderinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu, davacı --------- şirketi tarafından 23.12.2022 tarihinde ---------- Esas sayılı icra dosyasına ödenen 289.699,07 TL'den ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı --------- şirketinden rücuan talep edebileceği belirtilmiştir. Bu nedenle davalı tarafından dava tarihinden sonra 09/02/2023 tarihinde ödeme yaptığından davacının dava tarihi itibariyle asıl dava konusu 289.699,07 TL’yi talep etmekte haklı bulunduğu kabul edilerek dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesinde düzenlenen “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmü de nazara alınarak davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre dava tarihinden sonra ödeme sebebiyle konusuz kalan talep miktarı için AAÜT 13/1 maddesi ve davalı tarafından yapılan ödemenin ön incelemenin yapıldığı 13/04/2023 tarihinden önce olması nedeniyle belirlenen vekalet ücretinin AAÜT 6. maddesi gereğince yarısının ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Dava konusu alacağın dava açıldıktan sonra 09/02/2023 tarihinde ödenmiş olması nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,
2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.947,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.677,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan ve mahsup edilen 269,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan 5 adet e-tebligat gideri 50,00 TL, dosya masrafı 89 TL, 1 adet kep gideri 1,25 TL, bilirkişi ücreti 4.500,00 TL ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.820,15 TL yargılama giderinin HMK 331/1 maddesi gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davanın açıldığı tarihte tarafların haklılık durumuna göre davacı yargılamada kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 ve AAÜT 6. maddeleri gereğince hesaplanan 22.725,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesine müteakip resen yatıran tarafa iadesine,
7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!