T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/704 Esas
KARAR NO: 2024/228
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/10/2023
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili şirket, "----------" araç ilan sitesinde yer alan ve ... tarafından verilen araç ilanı doğrultusunda davalı ile iletişime geçmiş, araç ilanında da görüldüğü üzere hatasız olduğu iddia edilen -------- plakalı, ---------- Şasi Numaralı aracı --------Noterliği'nin --------- yevmiye numaralı, 17.07.2023 tarihli Araç Satış Sözleşmesi ile 17.07.2023 tarihinde satın alındığını, aracın satın alındığı 17.07.2023 tarihinde, --------- Noterliğinden çıkan müvekkilinin -------- Köprüsü yakınlarında dur kalk trafiğe takılmış, bu esnada aracın motor kısmından kalkış esnasında titremeler meydana geldiğini fark ettiğini, Aynı gün içerisinde mesai çıkışında tekrardan aracı kullanan ve problemin devam ettiğini gören müvekkilinin davalıyı aramış ve aracın motor aksamında kalkış esnasında titreme mevcut olduğunu, aracın problemli olduğunu kendisine söylediğini, davalının ise müsait olmadığını belirterek akşam arayacağını belirtmiş, görüşmeyi sonlandırdığını, davalı ... tarafından müvekkiline ---------- uygulaması üzerinden saat 21:18'de "Selam kardeşim çok yoğundum anca müsait olabildim ne yaptın ?" mesajı gönderdiğini, Sonrasında müvekkiline ise ... aramış ve sorunu tekrardan kendisine anlatmış, davalı ise nadir olarak vuruntu ve titreme yaptığını müvekkiline ilettiğini, araç bir çok motor ve mekanik ustasına gösterilmiş, otomatik vites aksamında arıza olduğu, yazılım ve adaptasyonla düzelecek bir durumun söz konusu olmadığı, mekanik aksamında değişmesi gereken parçaların olduğu öğrenildiğini, aracın onarımı için oldukça yüksek fiyat teklifi alan müvekkilimiz aracın kilometresinin düşük olması nedeniyle -------- Yetkili Servisi tarafından önerilen indirim ve iskontodan yararlanmak suretiyle aracın tamiratını 19.938,84-TL bedel ile gerçekleştirdiğini, davacı müvekkilinin ayıbın kendisinden gizlenmesi neticesinde ücretli onarımının gerçekleştirilmesi hasebiyle kayba uğramış, davalı aleyhine -------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olarak takibi durduğunu beyan ederek, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde ne talep ettiğinin somut ve belirli olmadığını, davacının iddiasını ispat edecek delillerini dava dilekçesinde sunmadığını, davacının dava dilekçesi dışında iddialarını genişletmesine ve dava dilekçesinde sunmadığı delilleri daha sonrasında sunmasına muvafakatinin bulunmadığını, davacının isnat ettiği iddiaların tamamen mesnetsiz olduğunu, ------- Noterliği'nin -------- yevmiye numaralı, 17.07.2023 tarihinde, ------- ------- Marka otomobili davacı taraf olan ------- Şti'ye satışını gerçekleştirdiğini, satış tutarı yasa gereği poliçe değeri olan 466.635 noter satış bedeli 740.000,00 TL ise de 695.000 TL'ye satışının yapıldığını, satış yapılırken davacıya kendi tanıdığı bildiği Ekspere kontrol etmesini uyarıda bulunduğunu, ancak kendisinin aracı ekspertize sokmadığını, aracın bakımları tam olup, 26.06.2023 tarihli -------- Özel Servisten yapılan iş emri --------- nolu belge ile 21 gün önce muayenelerinin yapıldığını, davacının işbu davayı kötü niyetli olarak açtığını, beyan ederek davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir,
İNCELEME VE GEREKÇE:DAVA; ayıp nedeni ile onarım bedeli zararının tazminine ilişkin itirazın iptali davasıdır.TTK'nun 4.maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu kanunda sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde; "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 6102 sayılı TTK 16/1.maddesinde: "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." ve TTK'nun 19.maddesinde; "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır." hükmü bulunmaktadır.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.---------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalı ... --------- tacir kaydının bulunmadığı, --------Vergi Dairesi Müdürlüğünün 24/10/2023 tarihli yazı cevabında davalı ... --------- bilanço ve işletme esasına göre defter tutmadığı, VUK. 177’deki sınırı aşmadığının ayrıca -------- Birliğine yazılan müzekkere cevabında da davalının ---------- Odasına kayıt olduğu ve kaydın halen devam ettiğinin belirtildiği görülmüştür.Somut olayda; davacı şirketin satın aldığı araç hususi nitelikte otomobil olup, satıcı davalı da tacir değildir. Davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!