WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/675 Esas
KARAR NO: 2024/174
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 28/09/2023
KARAR TARİHİ: 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; 11.2016 tarihinde davacıya ait ve davacı yönetimindeki ------- kupa ve -------- plaka sayılı hafriyat kamyonu dorsesi açık şekilde seyir halindeyken -------- İlçesindeki -------- Mah.-------- Cad. Üzerinden başlayarak -------- Mah. -------- Caddesine kadar birçok noktada müvekkilinin işletmesindeki şube kablo tesislerine, ------- direklerine hasar verildiğini, davalı/borçlu hakkında, davaya konu edilen hasara ilişkin olarak "trafik güvenliğini tehlikeye atma suçu" sebebiyle kovuşturma gerçekleştirilmiş ve davalı/borçlu'nun isnad edilen suçu işlediği sabit olduğundan, cezalandırılmasına kararı verildiğini, davalının dorsesi açık halde kamuya açık alanda, hafriyat kamyonunu sürmeye devam etmiş; müvekkilinin davalıya ait dağıtım tesisleri başta olmak üzere dava dışı birçok vatandaşın da aracına hasar verdiğini, davalıya ait dağıtım tesisleri başta olmak üzere dava dışı birçok vatandaşa ve müvekkiline ait aracına hasar verdiğini, bu zarardan doğan alacağın tahsili için müvekkilinin -------- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, beyan ederek, davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; işbu davanın 22/11/2018 tarihinde yapmış olduğumuz takibe itirazımız üzerine 28/09/2023 tarihinde açılmış olan itirazın iptali davasının için İİK'nun 67. maddesinde öngörülen dava zamanaşımı süresi itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl olup bu süre geçirildiği için davanın reddi gerektiğini, aynı zamanda TBK'nun 72. maddesinde tazminat talepleri için zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl olarak öngörülen zamanaşımı süresi dava konusu olayın 11/11/2016 tarihinde gerçekleşmesi ve hasar tespit tutanakları ile sabit olduğu üzere aynı gün davacılar tarafından öğrenilmesi nedeniyle zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğunu. -------- iddia edilen olayda araç sürücüsü olduğu için işleten veya sigorta şirketine karşı yöneltilmesi gereken dava ve açılması gereken takibin kendilerine yöneltilmiş olması taraf sıfatının olmaması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, sorumluluk, kusur ve zarara ilişkin ceza hakiminin kararı hukuk hakimini bağlamadığını, ceza dosyasında zarara ve tazminata ilişkin hukuk hakimini bağlayan herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi ileri sürdüğü işçilik ve malzeme giderlerine ilişkin davacının soyut beyan dışında bir delilin bulunmaması karşısında gerçek zarar davacı ispat külfetini yerine getiremediği için tespit edilemediğinden taleplerinin kabulü mümkün olmadığını beyan ederek, , taraf sıfatının yokluğu, görev yönünden dava şartı eksikliği sebebiyle davanın reddine, takibin iptaline, %20 icra inkâr tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, haksız fiil iddiasından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.Görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. (HMK 114/I-c maddesi)Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.( HMK 1 maddesi)Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır. (HMK 115 maddesi)Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava sözkoııusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakmakla görevlidir.
Dava, kaçak elektrik kullanım iddiasına dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalının tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.6102 sayılı TTK'nın 6335 sayılı kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Dava, 6335 sayılı Yasa ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi hükmünün yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra 24.4.2013 tarihinde açılmıştır. Görev, 6100 sy. HMK'nın 1. maddesi hükmü gereği kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Bu durumda mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yargılama sonunda (Ay. m.141); toplanan deliller, iddia ve savunma hep birlikte değerlendirildiğinde; tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tacir ise de vergi dairesince verilen müzekkere cevabına göre davalının 2002 yılında vergi kaydının silindiği, davaya konu hasarın 11/11/2016 tarihinde olduğu ve bu tarihte davalının tacir olmadığı, davanın haksız fiile dayalı itirazın iptali davası olduğu davalının tacir olmadığı, dava konusu ihtilafın da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlığın her iki taraf içinde ticari iş niteliğinde olmadığı anlaşıldığından iş bu davada görevli Mahkemenin 6100 sayılı HMK.'nın 4/1-a maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla görev dava şartı olduğundan HMK.nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine ve davanın usulden reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024