WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/585 Esas
KARAR NO: 2024/345
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/08/2023
KARAR TARİHİ: 03/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında muhtelif tarihlerde mal alım satımı yapıldığını, davalı tarafın bu tarihlerde yapılan mal alım satımına ilişkin borcunu ödemediğini, davalı tarafın müvekkil şirkete borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine konu borca ve tüm faiz ve ferilerine haksız şekilde itiraz edilmiş olduğunu bu nedenle iş bu davayı açtığını, davalının takibe ilişkin haksız ve mesnetsiz olan itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, borçlunun haksız itiraz nedeni ile takibe konu alacak miktarının %20'ından az olmak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacının müvekkille arasında ticari alım satımdan kaynaklı olarak bakiye borcun ödenmediği iddiasıyla ------- İcra müdürlüğü-------- Esas sayılı dosyayla ilamsız icra takibi başlattığını bu takibe süresinde itiraz ettiklerini akabininde takibin durdurulduğunu, Davanın yetkisiz yer mahkemesinde ikame olunduğunu, alacağın kaynağının ne olduğu tam olarak anlaşılmadığını, müvekkil şirket davacı şirkete olan borçlarına karşılık bonolar tanzim ettiğini ve zamanında ödemelerini yaparak bonoları geri aldığını, davacı şirket ticari defterleri incelendiğinde müvekkil şirketin davacıya her hangi bir borcunun olmadığını, huzurdaki dava tehdit unsuru amacıyla ikame edildiğini talep ve beyan etmiştir.Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesini özetle; Karşı taraf süresi içinde yetki itirazında bulunmadığını ödeme emrine itirazında da yetkiye dair beyanı bulunmadığını, faturalarda her bir meblağın hangi satıştan olduğu açıkça belirtildiğini takip talebinde herhangi bir eksiklik bulunmadığını, karşı tarafça düzenlenip de müvekkile teslim edilen ve muhasebeleştirilen herhangi bir bono mevcut olmadığını karşı tarafça dosyaya sunulan bonolarda müvekkil şirkete ait hiçbir imzanın bulunmadığını, iddia ettiği gibi bir ödeme söz konusu olsaydı senet çıkışı yapıldığına dair tahsilat makbuzu düzenlenip karşı tarafa teslim edilmesinin gerektiğini ancak böyle bir makbuzun söz konusu olmadığını, davalı tarafın ileri sürdüğü kötü niyet iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesini özetle; İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yer mahkemelerini yetkili yapmayacağını itirazın iptali davasının görüldüğü mahkemenin yetkisine itiraz edilmesinde herhangi bir hukuki -------- olmadığını, faturaların takip ekine eklenmesinin yeterli olmadığını, anca faturalar ve takip miktarı kıyaslandığında faturaların bakiyesi değil yekününün takibe konulduğu anlaşıldığını, alacak açıklamasında muhtelif mal alım satımından kaynaklanan bakiye alacak denilmiş borcun sebebi kısmında faturalardan bahsedilmediğini, faturalar yalnızca takip dayanağı olarak eklendiğini takip içeriğinde fatura bilgilerine yer verilmediğini, davacı yanın borca karşılık verilen bonoların -------- tarafından sehven veya kasten işlendiği iddiasının soyut olduğunu ispatlanmayan bu iddiaların davaya konu edilemeyeceğini, davacı yanın 5 yıl boyunca müzakerelerin sürdüğü iddiasıyla alacağın tahsili yoluna gidilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak davasıdır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda ise yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi halde dinlenemez (HMK 117/1). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir (HMK 19/4). Yetki itirazından vazgeçilmiş ise yetki itirazı bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır. Bunun yanı sıra dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler ve tarafların dinlenmesine gerek görmezse dosya üzerinden karar verir. (HMK m. 137/1 ve m. 138)HMK'nın 6. maddesi, genel yetkili mahkemeyi düzenlemiştir. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Somut olayda davacının alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalı şirket tarafından mahkememizin yetkisine süresi içerisinde itiraz edilmiştir. Dosyamız arasına celp edilen icra dosyasının incelenmesinde huzurda görülen davanın davalı aleyhine de icra takibi başlatıldığı; söz konusu davalının adresinin -------- yer aldığı; ------ ilçesinin -------- Adliyesi yargı sınırları içerisinde anlaşılmaktadır.. Açılacak itirazın iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu’nda özel bir yetki kuralı öngörülmemiş olup, itirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde bakılması zorunluluğu yoktur. İcra takibinde yetkiye itiraz edilmemiş ve sonuç olarak yetkisiz olan icra dairesinin yetkisi kesinleşmiş olsa dahi açılacak olan itirazın iptali davasında bu icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili hale gelmeyecektir. Huzurda görülen davada davalının adresi --------- ili sınırları içerisinde yer almakta olup HMK'nın 6. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde ------- Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkilidir. Açıklanan nedenlerle mahkememizin yetkili olmaması nedenleri ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Mahkememiz yetkisizliği sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince davacının iki hafta içinde mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili ------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi uyarınca yetkisizlik kararından sonra davaya devam edecek olan --------- NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNCE hükmedilmesine, yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/04/2024