WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/412 Esas
KARAR NO: 2024/496
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/06/2023
KARAR TARİHİ: 30/05/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 11/06/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ile ticaret ilişkisi sürerken sahibi bulunduğu --------- Sok. No:------- kasap dükkanına 516.550,00 TL tutarlı -------- et teslimatı yaptığını, cari hesap ilişkileri içerisinde ödemelerini yapmakta iken, davalının bu borcun ödemesini işyerini dava dışı -------- ve --------- devrettiği gerekçesi ile yapmadığını, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalı personelinin böyle bir alışverişten haberi olmadığını, dükkanını devrettiğini, alışverişin devir alan -------- ve ---------- ile yapılmış olabileceğinden bahisle takibe haksız olarak itiraz ettiğini; itirazı ekinde de 04.06.2022 tarihli Satış Sözleşmesi sunduğunu, taraflar arasında hukuki niteliği işyeri devri olan sözleşmeye göre Temmuz 2022 sonuna kadar bedelin tamamının ödenmesi durumunda bu tarihten itibaren işyerinin -------- ve --------- devri hususunda anlaşıldığını, ekte sunulan müvekkilinin teslimini yapmış olduğu mallara ilişkin fatura tarihinin 01.07.2022 olduğunu, yani devir yapılmadan önceki bir tarih olduğunu, zaten davalının itirazında da faturadan haberdar olduğu tarihte; çalışanlarına sorduğunu, kendi dükkanına böyle bir mal gelmediği gibi ifadelerden bu borç söz konusu olduğunda işyerinin başında kendisi olduğunun anlaşıldığını, ayrıca malları teslim alanların -------- ve --------- olduğunun da belirtildiğini, işyerinin devri durumunda devirden önceki borçlardan devir eden ve devir alanın müteselsil olarak sorumlu olduğunu, dava dışı-------- ve -------- malı teslim aldıklarını kabul ettiğini ve müvekkiline 07.07.2022 tarihli senedi verdiğini, bu senedin de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla--------- İcra Müdürlüğü --------- E. Dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, davalı tarafın her zaman içerisinde bulundukları cari ilişki içerisinde alışveriş yaparlarken, müvekkilinin bu güvenle malları teslim ettiğini, ancak davalı hukuken haksız olmasına rağmen devir bahanesi ile müvekkilinin ödemesini yapmadığını beyan ederek, davalı itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 23/06/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafın müvekkili aleyhine-------- İcra Dairesi--------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takibine dayanak gösterilen 01.07.2022 tarih ve ---------- sayılı faturanın müvekkili adına düzenlendiğini, müvekkilinin ise işbu faturayı almadığını ve sistemine işlemediğini, zira davacı tarafla hiçbir ticaretinin bulunmadığını, müvekkilinin anılan faturayı ödeme emri tebliği ile birlikte öğrendiğini ve 03.08.2022 tarihinde iadeli taahhütlü olarak itirazını ilgili firmaya gönderdiğini, bu nedenle de olmayan bir ticarete ilişkin faturayı kendi sistemine eklemeyerek itiraz ettiğini, itiraz dilekçesine de ekli olan 04.06.2022 tarihli sözleşme ile müvekkilinin iş yerini --------- ve ---------- devir ettiğini, davacı vekilinin "Temmuz sonuna kadar ödeme yapılmaması " ibaresinden bahsettiğini, anılan ibarenin o dönemin kurban bayramı arefesine gelmesi ve devri alan kişilerin hayvan alım satım işi ile uğraştığından ödemelerini almasının gecikmesi ihtimaline binaen yazıldığını, davacı vekilinin 04.06.2022 tarihinde imza edilen aynı sözleşmede " bu tarihten itibaren kira su elektrik muhasebe vergi ve doğacak olan herhangi bir kira bedelleri fatura ve borç ve alacak alanlara aittir." ibaresine hiç dikkat çekmediğini, müvekkilinin bayram sonrası parasını aldığını ve işlemleri yaptığını, devir tarihinden önce fatura kesildiğinin beyan edildiğini, ardından da işyerini devir alan ve faturaya konu malları alan --------- ve --------- 07.07.2022 tarihli senet verdiğini ve bu senet alacağına istinaden -------- İcra Dairesinde --------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığının belirtildiğini, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, davacı ile işyerini devir alan --------- ve --------- arasında ticaret yapıldığını, icra dosyasında ticaret yaptıkları kişilerce verilen dilekçenin mevcut olduğunu, bu işlemleri kendileri ile yaptıklarını ve bu işlere karşılık yekün halinde bir ticaret olmadığını, 516.000,00 TL karşılığı senet verdiklerini beyan ettiklerini, ileriye yönelik alış verişler kapsamında da kendilerinin yaptığı hiçbir ödemenin düşülmediğini bildirdiğini, davacı tarafın müvekkiline mal teslim edildiğine dair bir irsaliyesi, müvekkili ile bir görüşmesi, müvekkili ile imza edilmiş bir iş akdi vb hiçbir ilişkinin mevcut olmadığını, mvekkilinin iş yerini devrettiğini ve yapılan işlemlerib -------- ve -------- ile yapıldığını, müvekkilini sadece bir fatura ile alacak borç ilişkisine dahil etme çabasının söz konusu olduğunu, bu çabanın da müvekkilinin icra takibi ekinde öğrendiği faturaya itirazı olması nedeni ile kesinleşmediğini beyan ederek, huzurdaki davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Davacının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2022 yılı BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Davalının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2022 yılı BA formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
--------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyaları UYAP sistemine kaydedilip incelenmiştir.
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalının tacir kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Esnaf Odası'na müzekkere yazılarak davalının esnaf odası kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesinden davalının vergi kaydı bulunup bulunmadığı, var ise defter tutma zorunluluğu bulunup bulunmadığı, var ise bilanço esasına göre mi, işletme esasına göre mi defter tuttuğu, işletme esasına göre defter tutuyor ise gelirinin VUK 177'deki sınırları aşıp aşmadığı hususları sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi 20/04/2024 tarihli raporunda özetle; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğunu, davalı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı yandan 31.12.2022 tarihi kapanış kayıtları itibarı ile 516.550,00 TL alacaklı göründüğünü, davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış onayına sahip olduğunu, kapanış tasdikleri yönünden ise gerekli onaya sahip olmadığını, envanter defterinin ibraz edilmediğini, davalı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde ise, davaya konu faturanın işlenmediği ve kapanış maddesinin bulunmadığını, davalı ticari defterlerinin denetime elverişli nitelikte olmadığını, davacının alacağına dayanak yaptığı “kuzu takım,------- et” içerikli faturaya konu emtianın davacı yana ne şekilde teslim edildiği hususunun belgesel olarak tevsik edilmediği, davacının davalı yana teslim ettiğini iddia ettiği emtianın teslimi tevsik edilmediğinden, davacının olası fatura alacağının da belgesel olarak izaha ve ispata muhtaç göründüğünü, davacının takibi senede dayandırdığı, senedin keşidecisinin dava dışı --------- olduğunu, bu hususun hukuki yorum ve takdirinin mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Talep; itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce re'sen incelenir. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.Türk Ticaret Kanununun 3. Maddesinde , "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." düzenlemesi getirilmiştir.TTK'nın 14. maddesine göre " bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmüne göre de ; iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK'nın 1463. maddesinde de önce 17. maddeye gönderme yapılarak , --------- bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardar aşağıya gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.19.02.1986 tarih ve -------- sayılı-------- yayımlanan 25.01.1986 tarihli --------- Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.”Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede; davalının tacir sıfatı bulunup bulunmadığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırma doğrultusunda mahkememizce -------- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıda davalının tacir kaydı olmadığı belirtilmiştir. ------- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği davalının esnaf kaydının bulunmadığını bildirmiştir. ----------- Vegi Dairesi tarafından davalının 2019 ve 2022 yılları arası vergi kaydının bulunduğu ve bilanço usulüne tabi olduğu belirtilmiş olup celbedilen müzekekre cevapları da incelendiğinde davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK.nin 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin davaya bakmakta görevli olması hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilerek, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince de mahkemenin görevli olmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden açılmış olan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla. Açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli --------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024