T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/362 Esas
KARAR NO: 2024/437
DAVA: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2023
KARAR TARİHİ: 09/05/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 23/05/2023 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, takibe konu alacağı dava dışı üçüncü şahıstan temlik aldığını, takibe konu alacağın temlik eden tarafından davalıya borç olarak verilmiş olup bu hususun havale dekontlarında yer alan açıklamalar ile de sabit olduğunu, davalı/borçlunun müvekkile olan borcunu ödemediğini, bu nedenle -------- İcra Müdürlüğü-------- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı/ borçlu tarafından yapılan itirazın 500.000 TL'lik kısmının iptaline, İhtiyati haciz talebimizin kabulüyle davalı aleyhine 500.000 TL ile sınırlı olmak üzere İhtiyati haciz kararı verilmesini, davalının, dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 17/07/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: öncelikle müvekkili şirkete temlik sözleşmesi tebliğ edilmemiş olup davacının dava ehliyetinin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı -------, kötüniyetli ve dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini, zira müvekkil şirkete olan borcunu ödediğinden bahisle davaya konu ödemeleri yaptığını, ekte sunulu sözleşme ve çek fotokopilerinden de anlaşılacağı üzere kendisi müvekkil şirket ile olan yakınlığı sebebiyle ve ev alımı bahanesiyle müvekkil şirketten 3. Kişilere ait çekler aldığını ve bahsi geçen ödemeleri de bu aldığı borçlara karşılık yaptığını, kendisinin kötü niyetli olarak da, açıklamaya borç ifadesini eklediğini ve müvekkili şirket yetkililerinin bir anlık dalgınlığından faydalanarak huzurdaki davayı açtığını, kaldı ki yine bu konuyla ilgili senetleri de mevcut olup kendisinin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, dava dışı -------- ve hatta davacı hakkında bu konuyla ilgili pek çok şikayet bulunduğunu, ulaşabildikleri kadarıyla kendisi hakkında halen -------- sor. nolu dosya ile soruşturma devam edildiğini yine aynı şekilde -------- İcra Müdürlüğünün --------E ve-------- İcra Müdürlüğünün --------E sayılı dosyalarında da aynı yollara başvurulduğunun öğrenildiğini beyanla bu dosyaların da delil olarak toplanarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalının son tescil bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. -------- Bankası'na müzekkere yazılarak 228.000,00-TL bedelli ve 23/12/2020 tarihli banka havale dekontunun mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. --------- Bankası'na müzekkere yazılarak 319.839,83-TL bedelli ve 05/01/2021 tarihli banka havale dekontun, 300.000,00-TL bedelli ve 07/01/2021 tarihli banka havale dekontun, 135.480,00-TL bedelli ve 08/01/2021 tarihli banka havale dekontun, 315.500,00-TL bedelli ve 04/02/2021 tarihli banka havale dekontun ve 50.000,00-TL bedelli ve 02/03/2021 tarihli banka havale dekontunun mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davacının tacir kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Esnaf Odası'na müzekkere yazılarak davacının esnaf odası kaydı olup olmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Vergi dairesine müzekkere yazılarak davacının vergi kaydı bulunup bulunmadığı, var ise defter tutma zorunluluğu bulunup bulunmadığı, bilanço esasına göre mi, işletme esasına göre mi defter tuttuğu, işletme esasına göre defter tutuyor ise gelirinin VUK 177'deki sınırları aşıp aşmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.Bir davanın ticari dava olup olmadığı TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup, öğretide benimsenen görüşe göre de ticari davalar kendi aralarında mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar için tarafların sıfatlarına ve dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmazken, nispi ticari davalarda dava konusunun ticari işletme ile ilgili olup olmadığı kriter olarak kabul edilmiştir.TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu düzenlemeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent hâlinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Az yukarıda açıklandığı gibi ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.Bu genel kuralın yanında TTK'nın 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür.Somut olayda uyuşmazlık ödünç sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmelerden kaynaklanan davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü için uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması ve her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir.Davaya konu ödünç sözleşmelerinden kaynaklanan davaların ticaret mahkemesinde görülebilmesi için dolayısıyla işin ticari olduğundan söz edilebilmesi için sırf işin ticari nitelikte olması ve bir tarafın tacir olması yeterli olmayıp, her iki tarafın da tacir olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacının görevli mahkemenin tayini için tacir olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta mahkememizce------Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıda davacının tacir kaydı olmadığı belirtilmiştir. -------- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği davacının esnaf kaydının bulunmadığını bildirmiştir. ------- Vegi Dairesi tarafından davacının vergi mükellefiyeti bulunmadığı belirtilmiş olup celbedilen müzekekre cevapları da incelendiğinde davacının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.nin 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin davaya bakmakta görevli olması hususunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesi gereğince dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilerek, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince de mahkemenin görevli olmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden açılmış olan davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine ilişkin karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!