WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/326 Esas
KARAR NO: 2024/227
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/05/2023
KARAR TARİHİ: 29/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının maliki olduğu -------- plakalı araç, müvekkili şirkete ---------- nolu Trafik Sigortası Poliçesi ve ------- nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı --------- Şti,'nin maliki olduğu ---------- plakalı araç sürücüsü 31.07.2021 tarihinde --------- Otoyolu -------- üzeri sol bariyerlere %100 KUSURLU olarak çarpıp OLAY YERİNİ terk ettiğini, resmi görevlilerce düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza krokisine göre; Dava dışı sürücünün, davalının maliki olduğu araçla 31.07.2021 tarihinde saat 05.55’te --------- Otoyolu ---------- üzeri seyir halindeyken %100 kusurlu olarak sol bariyerlere çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı tespit edildiğini, davalının kaza sonrasında olay yerinden ayrıldığı kaza tespit tutanağı ve Mobese kameralarındaki görüntülerle sabit olduğunu, kaza sonucu davalı şirkete ait aracın çarptığı, dava dışı -------- şirketine ait bariyerlerde hasar meydana geldiğini, müvekkili şirketçe bariyerlerde meydana gelen hasar için --------- Şirketi’ne 04.10.2021 tarihinde ZMMS poliçesi kapsamında 86.000,00 TL ve Kasko Sigorta Poliçesindeki ---------- kapsamında da 20.920,20 TL olmak üzere toplam; 106.920,20 TL rücuen hasar tazminatı ödendiğini beyan ederek, ------ İcra Müdürlüğünün ------- Es. Sayılı dosyasındaki mevcut borçlu itirazlarının iptali ile takibin devamına, (müştereken ve müteselsilen) borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı tarafça söz konusu hükme dayanılarak ödenen bedelin rucuen tazminine yönelik icra takibi başlatıldığını, dava açılmışsa da, olay kapsamında bedeni hasara neden olma şartının sağlanmadığı kaza tespit tutanağı, dava dilekçesi başta olmak üzere dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını, Karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu sigorta teminatı altına alan ve böylece araç işletenleri zarar verdikleri kişilere tazminat ödemekten kurtaran bir sorumluluk sigortası türü olduğunu, Riziko gerçekleştiğinde üçüncü kişilerin zararını tazmin eden sigortacı, kural olarak, ödediği sigorta tazminatı için sigortalısına rücu edemeyeceğini, sigortacı zararı giderdikten sonra, ödemiş olduğu tazminat için sigortalıya rücu edecek olursa, zorunlu mali sorumluluk sigortasının fonksiyonu kalmayacağını, rücu istisnai bir düzenleneme olup dar yorumlanması gerektiğini, KMAZMSS Genel Şartı'nda bedeni hasara neden olan trafik kazaları için getirilen düzenlemenin maddi hasara neden olan trafik kazaları için de uygulanması; istisnaların dar yorumlanması ilkesine, yerleşik Yargıtay içtihatlarına, kanun koyucunun amacına ve zorunlu mali sorumluluk sigortasının fonksiyonuna aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafından her ne kadar KMAZMSS Genel Şartı B.4.f dayanılarak işbu dava açılmış olsa da rücu şartları gerçekleşmediğini, rücu için olay yerini terk ile birlikte bedeni hasara neden olan bir trafik kazasının da gerçekleşmiş olması gerektiğini, maddi hasara sebep veren trafik kazası 31.07.2021 tarihinde 05.55 saatinde gerçekleştiğini, kazanın sol 1. şeritte gerçekleştiği kaza tespit tutanağında da yer aldığını, -------- Otoyolu sürücüler tarafından oldukça fazla tercih edilen, araç yoğunlu günün her saatinde var olan bir yol olduğunu, Araçların hızları ise çoğu zaman 140 km/saat'i geçtiğini beyan ederek Haksız davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, HMK m.329 kapsamında müvekkil ile aramızda kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamının davanın sonuçlandığı yıldaki AAÜT’den az olmamak kaydıyla davacıdan alınarak tarafımıza verilmesine, Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
25.01.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle;Dosya sunulan CD içerindeki resimlerin incelenmesinde kazanın oluşma şeklini gösteren herhangi bir kayıta rastlanılmadığına, Olayın oluşumunu gösteren video görüntülerinin sunulmamış olduğuna,--------- plakalı araç maliki --------- Şti. beyan dilekçesi ile hasarı kabul ettiğine, ------- Kazayı gerçekleştirenin ------- plakalı aracın olması durumunda ASLİ ve % 100 kusurlu olduğuna, Olayın oluş şeklinin tarafların beyanı ve iddiaları doğrultusunda mahkemenin kabulü halinde, davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısına rücu edebileceği, Davacı Sigorta ibraz edildiği, şirketi tarafından iki adet toplam 98.765,27 TL tutarlı ödeme dekontu Dava dışı ------- şirketi 02.08.2021 tarihli hasar onarım formunda, oluşan hasr miktarının 98.766,36 TL olarak belirlenmiş olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan fazla ödemenin içeriğinin belirlenemediği, Ödeme dekontları dikkate alınarak icra takip hesabı yapıldığının sonuç ve kanaatine varılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:Davaya konu trafik kazasına ilişkin 31/07/2021 tarihli kaza tespit tutanağında sürücünün olay yerinden ayrıldığının yazılı olduğu görülmektedir.Eldeki davada da davacı, sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini, ehliyet ve alkol durumunun belirsiz olduğunu ileri sürerek KTK’nın 95. ve Genel Şartlar’ın B.4. maddesince poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuen tazmini talebinde bulunmuştur.Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. Maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.Poliçenin geçerli olduğu dönemde yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken Zorunlu Malî Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinde; tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkının olduğu açıklanmıştır. Zorunlu Malî Sorumluluk Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK’nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki yönetmelik düzenlemesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 97. maddesinde yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hüküm dikkate alınmadan salt (mücerret) 0.50 promil üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin, yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir deyişle sürücünün alkollü olması, tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü, sigortacıya düşmektedir. Somut olayda davacı sigorta şirketi, Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca, davalının alkollü bulunduğunu, kazanın alkolün etkisiyle meydana geldiğini somut delillerle kanıtlayamamış, sürücünün olay yerini terk etmiş olmasından ötürü bu yönde bir tespitin yapılamadığı gerekçesiyle rücu hakkının doğduğunu ileri sürmüştür.Sigorta poliçesinin geçerli olduğu dönemde yürürlükte bulunan Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi uyarınca olay yerini terk etmesinin sigortacıya rücu hakkı tanıdığına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla, poliçenin geçerli olduğu dönemde yürürlükte bulunan Genel Şartlar’ın ilgili maddesi gözetildiğinde, sürücünün tam kusurlu olması ve kazadan hemen sonra olay yerini terk etmiş olması sigortacının sigortalısına rücu edebilmesi için tek başına yeterli değildir. Davacı vekili dava dilekçesinde davalı aracının sürücüsünün olayda %100 kusurlu olduğunu ve olay yerini terk ettiğini belirterek sigortalısından rücuen tazminat talebinde bulunulmuştur. Başka bir deyişle davacı vekili, sigortalı aracın %100 kusuruna yani ağır kusuruna ve kaza yerini terk sebebine dayanmıştır. Kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün bariyere çarptığı ve araç sürücüsünün durmadan yoluna devam ettiği belirtilmiş olup, özel hukuk kavramı olan ağır kusurun, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, davaya konu kazada sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bu durumun başlı başına kastı ya da ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, kaldı ki sürücünün fark etmediği bariyere çarptığı ve olay yerinden ayrıldığının kaza tespit tutanağında da belirtilmiş olması nedeniyle ağır kusur kavramı içinde değerlendirilmeyeceği gibi sigortacı, sürücünün alkollü ve ehliyetsiz olduğunu, kazanın da bu nedenle gerçekleştiğini somut delilerle ispatlayamamıştır . Açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle,
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 427,60 TL harcın, davacı tarafça dosyaya yatırılan 1.498,43 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan 1.070,83‬TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-AAÜT uyarınca davalı lehine takdir olunan 19.850,72 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA ÖDENMESİNE,
5-Suçüstünden ödenen arabulculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
7-Dosyada artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/02/2024