T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/887 Esas
KARAR NO: 2024/385
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/11/2022
KARAR TARİHİ: 18/04/2024
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 11/11/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ---------- tarafından, davalı şirketle imzaladığı iş sözleşmesinden kaynaklı bir takım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini temin için, müvekkili idare ile davalı şirkete karşı --------- Esasına kayden alacak davası açıldığını, Mahkemece davanın kabulüne, kararda belirtilen tüm alacakların "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, ---------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verildiğini, --------- sayılı kararı ile ilama bağlanan alacakların tahsiline yönelik --------vekili tarafından müvekkili idare aleyhine ---------- İcra Müdürlüğünün-------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve idare ile işbu takip nedeniyle 91.679,81 TL ödemek durumunda kaldığını, (27.07.2022 tarihinde asıl alacak ve faizi 65.756,67 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını ve bu tutar üzerinden 3.570,85 TL gelir vergisi tevkifatı yapıldığını, 28.07.2022 tarihinde mahkeme/icra masrafları ve mahkeme/icra vekalet ücretleri ile faizleri olan 18.155,40 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını ve 2.894,41 TL gelir vergisi ile 1.302,48 KDV tevkifatı yapıldığını) davada davacı konumunda olan ilgili kişi, davalı şirketin elemanı olduğunu, anılan şahsın müvekkili idarede işçi, memur veya sözleşmeli personel olarak çalışmadığını, müvekkili idare ile arasında akdedilen bir sözleşme de olmadığını, müvekkili idare, dava dışı --------- istihdam edildiği iş açısından ihale makamı (iş sahibi) konumunda olduğunu, davalı şirketin ihale yoluyla müvekkili idareden iş almış ve anılan kişi de bu işlerde yüklenici şirket tarafından istihdam edildiğini, yüklenici şirket ile müvekkili idare arasında akdedilen sözleşme hükümleri uyarınca; yüklenici şirket bahse konu işte çalıştırdığı işçilerin her türlü ücret ve tazminatlarından sorumlu olduğunu, müvekkili idarenin sözleşme kapsamında bir sorumluluğu bulunmadığını, bahse konu işte çalıştırılan yüklenici şirket işçileri tarafından açılan davalarda, iş hukuku kuralları uyarınca müvekkili idarenin de sorumluluğu cihetine gidilmesi, yüklenici şirketlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, iş davasının görüldüğü mahkemece müvekkili idare asıl işveren olarak kabul edildiğini, davaya konu edilen tazminatların, müvekkili idare ile davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, davacı işçiler tarafından açılan iş davalarında davacılar, davalı yüklenici şirketlerin işçisi olduğundan özlük haklarından, işçi alacaklarından asıl sorumluluk davalı ile müvekkil idare arasında düzenlenen sözleşme hükümleri gereğince davalı yüklenici şirkete ait olduğunu, müvekkili idarenin işçi alacaklarından sorumlu tutulması İş Kanunu 2. maddesi uyarınca asıl işveren konumunda bulunması nedeniyle olduğunu, müvekkili idare tarafından yapılan ödemenin, Borçlar Kanunu 167. ve 168. maddeleri uyarınca alacaklının haklarına halefiyet gereği rücuen tazmini ile ödenen miktarların ödeme tarihlerinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etme zarureti hasıl olduğunu, yargılama hitamında görüleceği üzere, işbu dava ile rücuen tahsili istenilen 91.679,81 TL bedelin hukuken salt sorumlusu davalı şirket olduğunu, müvekkili idare ihale makamı, davalı şirket ise asıl işveren konumunda olduğunu, söz konusu şirketin müvekkili idareden hiçbir alacağı olmadığını, müvekkili idare, adı geçen dava dışı işçi de dahil olmak üzere, ihale konusu işte çalışan kişilerin tüm kanuni haklarını, işi üstlenen ve o işte eleman çalıştıran şirkete tastamam ödemediğini, hakikatte, ilgililerin kanuni haklarını ödemeyen davalı şirket olduğunu, müvekkili idarenin ödemek durumunda kaldığı müvekkili idare alacağı, davalı ile akdedilen ihale sözleşmeleri hükümleri gereği rücuen tahsil edilmek istenildiğini, ancak davalının müvekkili idare uhdesinde banka teminat mektubu ya da kesin hesap hak edişleri yeterli miktarda bulunmadığından bu mümkün olmadığını, davalı şirketin bu yönde bir talebi ve girişimi de olmadığını, rücuen alacak davası ikamesi için, 09/08/2022 tarih,---------- sayılı yazı ile makam oluru alınmadığını, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak davalı ile uzlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin her türlü talepleri saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile mahkeme kararı gereğince, müvekkili idarenin ödemek zorunda kaldığı 91.679,81 TL’nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 22/11/2023 tarihli ikinci dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ---------tarafından, işbu davada davalı şirkete karşı -------- Esasına kayden alacak davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne, "davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verildiğini, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğunu,--------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiğini, ---------- sayılı kararı ile ilama bağlanan alacakların tahsiline yönelik --------- vekili tarafından müvekkili idare aleyhine-------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve 91.679,81 TL ödemek durumunda kalındığını ayrıca dava dışı işçi tarafından açılan işe iade davasında müvekkil İdare, --------- sayılı ilamına dayanılarak vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili amacıyla ---------- Esasına kayden açılan icra dosyasına 21/02/2022 tarihinde net 3.727,07 TL ödeme yapmak durumunda kalmıştır. Müvekkil İdare, kamu kurumu olduğundan icra dairesine ödeme yaptığı esnada 369,49 TL stopaj kesintisi ve 166,27 TL kdv tevkifatı yapmıştır. Dolayısıyla müvekkil İdareden çıkan toplam tutar ( 3.727,07 + 369,69 + 166,27 ) 4.262,83 TL olmuştur. Dava dışı işçi tarafından açılan iş davalarında davalı yüklenici şirketlerin işçisi olduğundan özlük haklarından, işçi alacaklarından asıl sorumluluk davalı ile müvekkil idare arasında düzenlenen sözleşme hükümleri gereğince davalı yüklenici şirkete ait olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talepleri saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile mahkeme kararı gereğince, müvekkili idarenin ödemek zorunda kaldığı toplam 95.942,64 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Mahkememizce dava dilekçesi ve davanın tam ıslahı üzerine HMK 180. Maddesi gereğince sunulan dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiş olup davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:--------- sayılı dosyasının fiziki sureti, --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası Uyap sureti, --------- sayılı kararına karşı istinaf başvurusu neticesinde ------- sayılı ilamı,--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası Uyap sureti, -Taraflar arasındaki sözleşme ve hizmet işleri genel şartnamesi,
-Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilen 02/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle "Davacının dava dışı işçi --------- dolayı icra tehdidi ile ödemek zorunda kaldığı yasal kesintiler dahil 91.679,81 TL'den davalı ---------Ş'den tahsili talebine ilişkin olarak
¸İşlemiş faiz de dahil olmak üzere tüm işçilik alacakları üzerinden ilam vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin dağılımı ve bu tutarlar dahil her bir alt işverenin dava dışı işçiden dolayı sorumluluğu aşağıdaki gibidir;¸ Dava dışı işçinin davalı ve dava dışı alt işverenler nezdinde çalıştığı sürelerle sınırlı olmak üzere; Dava dşı alt işverenler sorumluluğunun (91.679,81-73.907,16) =17.772,65 TL olduğu, Davalı ---------Ş'nin sorumluluğunun 73.907,16 TL olduğu, sonuç ve kanaatini belirtir" şeklinde rapor ibraz edilmiştir.-Nitelikli hesap bilirkişisi tarafından tanzim edilen 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; "Davacı İdare vekili, Müvekkil İdarenin kamu kurumu olduğunu, icra dairesine 21.02.2022 tarihinde net 3.727,07 TL ödeme yaptığını, ödeme esnada 369,49 TL stopaj kesintisi ve 166,27 TL kdv tevkifatı yapıldığını, dolayısıyla müvekkil İdareden çıkan toplam tutar ( 3.727,07 + 369,69 + 166,27 ) 4.262,83 TL olduğunu, davalı şirket aleyhine 91.679,81 TL'nin tahsili talebiyle açtıkları davada talep miktarını 4.262,83 TL arttırmak suretiyle davamızı ıslah ederek toplam 95.942,64 TL'nin ödeme yapılan tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten rücuen tahsili talebinde bulunduğu ,Davacı Kurum'un dava dışı işçi --------- dolayı icra tehdidi ile ödemek zorunda kaldığı yasal kesintiler dahil 91.679,81 TL'den davalı ---------Ş'den tahsili talebine ilişkin olarak; Dava dışı işçinin davalı ve dava dışı alt işverenler nezdinde çalıştığı sürelerle sınırlı olmak üzere; Dava dışı alt işverenler sorumluluğunun (95.932,64-77.332,81) =18.599,83 TL olduğu, Davalı --------Ş'nin sorumluluğunun 77.332,81 TL olduğu," şeklinde rapor ibraz edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava,dava dışı ---------- tarafından ---------- sayılı kararı ve --------- sayılı dosyasına konu işe iade davasına konu istinaf ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı takip dosyaları nedeniyle davacının yaptığı ödemenin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu ıslah ile alacağa dayanak tutulan -------- sayılı dava dosyası ile dava dışı --------- tarafından davacı ve davalı aleyhine işe iade davası açıldığı istinaf başvurusu neticesinde ilamın kaldırılarak -------- sayılı ilamı kararı ile davanın kabulü ile dava dışı işçinin davalı --------Ş'de işe iadesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin ---------- ile --------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile dava dışı işçi tarafından --------- sayılı ilamı ile hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili amacıyla davacı --------- ile davalı --------Ş. aleyhine takip başlatıldığı ve davacı --------- tarafından 21/02/2022 tarihinde icra takip dosyasına 369,49 TL stopaj kesintisi ve 166,27 TL Kdv tevkifatı olmak üzere ( 3.727,07 + 369,69 + 166,27 ) toplam 4.262,83 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu alacağa dayanak tutulan --------- sayılı dava dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde, dava dışı --------- tarafından davacı ve davalı aleyhine işçilik haklarından kaynaklı kıdem, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücret alacağı, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin alacağının tahsili için dava açıldığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek tespit edilen miktarların davacı --------- ile davalı --------Ş den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği ,-------- sayılı kararı ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.---------- İcra Müdürlüğü'nün celbolunan --------- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, dava dışı tarafından hem davacı hemde davalı aleyhine --------- sayılı ilamı dayanak yapılarak ilamlı takip yolu ile takip başlatıldığı, davacının 28/07/2022 ve 27/07/2022 tarihlerinde icra takip dosyasına ödeme yaptığı tespit edilmiştir."Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. --------- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur.İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Dosya içeriği belgelerin incelenmesinde; dava dışı işçi -------- -------- sayılı dosyasındaki işçilik alacaklarına ilişkin hizmet süresinin 10.12.2007-26.08.2016 tarihleri arasında 9 yıl 9 gün olup, alt işverenler nezdindeki hizmet süreleri-------Genel Müdürlüğü'nde (10.12.2007 26.08.2016 ), dava dışı --------- Şti (10.12.2007 17.12.2009), ------- Şti (11.12.2009 23.06.2010 ), -------- Şti (24.06.2010 3.02.2012),-------- Şti (08.02.2012 29.02.2012 , -------- şti -------- Şti Adi Ortaklığı (01.03.2012 30.09.2014),---------- Şti (01.10.2014 26.08.2016) şeklindedir.Tarafların sorumluluklarının ortaya konulmasında, taraflar arasında akdedilmiş bulunan Hizmet Alım Sözleşmeleri hükümleri ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olan şartname hükümlerinin esas alınması, sözleşmelerde hüküm bulunmaması halinde ise genel hükümlere göre değerlendirme yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında belirtilmektedir.Davacı ------- Genel Müdürlüğü ile yüklenici davalı şirket arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşmenin “İş tanımı” başlıklı 5. Maddesinde, Sözleşmenin konusu tanımlanmıştır. Aynı söyleşmenin “Sözleşme bedeline dahil olan giderler” başlıklı 7. Maddesinde, Taahhüdün (ilave işler nedeniyle meydana gelebilecek artışlar dahil) yerine getirilmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince ödenecek vergi, resim, harç ile ulaşım ve her türü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahil olduğu düzenlenmiştir. Sözleşmenin 8. Maddesinde, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin, İdari Şartnamenin, Sözleşme Tasarısının, Birim Fiyat Tariflerinin (varsa), Özel Teknik Şartnamenin (varsa), Teknik Şartnamenin ve Açıklamaların (varsa) ihale dokümanın ekleri olduğu belirtilmiştir.
Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları başlıklı 22.1 maddesinde; Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin
sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Bölümünde belirlenmiş, yüklenicinin bunlara aynen uygulamakla yükümlü olduğu
belirtilmiştir. Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6. Bölüm 38. Maddesinde; “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta
kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır. Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tespit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tespit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmünün olduğu görülmüştür. Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının düzenlendiği, yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunlara aynen uygulamakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerde , sözleşme konusu hizmeti verilmesi sebebiyle davalı ile davacı arasında çalışanların ücretleri konusunda diğer bir ifade ile tüm hakların ödeme yükümlülüğüne ilişkin açık bir hükmün bulunmaması nedeniyle davacının Genel Şartnamenin 38. maddesine dayandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasındaki sözleşme dışında İş Mahkemesinde İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işveren ile birlikte davacının müteselsilen sorumlu tutulduğu, bu kapsamda İş Kanunundan kaynaklı , kanundan kaynaklanan bir teselsül hali sözkonusu olduğu belirlenmiş olup, davacının ödediği tespit edilen bedeli davalıya rücu edip edemeyeceği yönünden kendi aralarındaki iç ilişkide düzenlenen sözleşme ve diğer şartname ve belgelerde hüküm tesis edilmediği durumlarda TBK kapsamında dava dışı işçiye yapılan ödeme sebebiyle tarafların sorumlu olacağı açıktır. Yine davacının dayanak yaptığı Genel Şartnamesinin 38. Maddesinde, fiili işçilik alacaklarının yükleniciye ait olduğu düzenlenmiş olup , fiili işçilik alacakları dışındaki iş akitlerinin feshedilmesi sebebiyle doğan dava konusu tazminat alacaklarından tümüyle yüklenici alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Yargıtay kararları ışığında tazminat tutarından sorumluluk miktarı kıdem tazminatından her bir alt işverenin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olarak, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin ücret alacağından son alt işverenin sorumlu olduğu duruma göre hesaplama
yapılmalıdır.Tüm dosya kapsamındaki tüm deliller ve alınan bilirkişi raporuna görüşü, birlikte değerlendirildiğinde; İş Mahkemesine dava açan işçinin talepleri kapsamında -------- sayılı kararı doğrultusunda davacının --------- esas sayılı takip dosyası ile hem davacı hemde davalı aleyhine ilamlı takip başlatıldığı, davacının 28/07/2022 ve 27/07/2022 tarihlerinde icra takip dosyasına ihbar, kıdem tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin ücret alacağı ve ferileri olmak üzere toplam 91.679,81 TL ödeme yapıldığı yine dava dışı işçinin davacı ve davalı aleyhine açmış olduğu işe iade davası nedeniyle ---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyasına davacı --------- tarafından 21/02/2022 tarihinde 4.262,83 TL ödeme yapıldığı anlaşılmış olup davacının ödemiş olduğu kıdem tazminatından her bir alt işverenin dava dışı işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olarak, ihbar tazminatı, boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin ücret alacağından ve işe iade davasında yargılama gideri ve vekalet ücretinden işe iadesine karar verilen davalı -------- Şirketi'nin son alt işveren olması nedeniyle sorumlu olduğu anlaşılmıştır.-------- sayılı ilamı kararı işe iade davasında hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti için -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyasına davacı --------- tarafından ödenen 4.262,83 Tl'nin ödeme tarihi olan 21/02/2022 tarihinden itibaren ,--------- sayılı ilamı doğrultusunda ödenen 91.679,81 Tl 'den davalının sorumlu olduğu 73.907,16 TL'nin ödeme yapılan tutarların davalının sorumlu olduğu tutara oranlanması neticesinde hesaplanan 55.887,99 TL'sinin ödeme tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren, 18.019,17 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin kıdem tazminatı ilişkin olması ne diğer alt işverenlerin çalıştırdıkları dönemden davalının sorumluluğu bulunmadığından diğer alt işverenlerin kıdem tazminatı ve ferileri yönünden davacının 17.772,65 TL tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.Faiz başlangıç tarihi yönünden mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.--------- Sayılı karar ile "Ayrıca dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili istemiyle iş mahkemesinde açmış olduğu davada davalı ve davacının taraf olduğu nazara alınarak anılan davalı şirketin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmediği, bu sebeple hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken aksi gerekçe ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru görülmemiştir. "şeklinde olup dosyanın incelenmesinde,--------- sayılı dosyasında ve --------- sayılı dosyasında tarafları davalı olarak bulundukları iş bu rücu davasına konu edilen işçi alacakları davasının tarafı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı aleyhine hükmedilen alacak miktarına ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğine diar aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-Dava konusu 78.169,99 TL rücuen tazminat alacağının; 4.262,83 TL'sinin ödeme tarihi olan 21/02/2022 tarihinden itibaren, 55.887,99 TL'sinin ödeme tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren, 18.019,17 TL'sinin ödeme tarihi olan 28/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 5.339,79 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 1.565,67 TL peşin harç ve 72,80 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.620,62 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 1.565,67 TL ve ıslah harcı 72,80 TL olmak üzere toplam 1.719,17 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 323,00 TL, bilirkişi ücreti 2.250,00 TL, KEP masrafı 1,25 TL olmak üzere toplam 2.574,25 TL yargılama giderinin, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 2.097,38 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13 maddesi uyarınca kabul oranında hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının resen yatıran tarafa iadesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul-red oranına göre hesaplanan 288,97 TL'sinin davacıdan, 1.271,02 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!