T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/134 Esas
KARAR NO: 2024/434
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Dava Dilekçesi Özeti: Davalı Yan, 04.04.2016 tarihli ilan edildiği üzere kuruluşundan itibaren müvekkil şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olarak görev almış olduğunu, 2020 yılına gelindiğinde ise davalı yanın bazı şahsi harcamalarının şirket kasasından yapıldığını öğrenen şirket ortakları bu durumun var olup olmadığı; var ise ne zamandan beri var olduğu ve zarar miktarının tespiti amacıyla SMMM -------- bir özel inceleme raporu hazırlamasını istediğini, 12.12.2020 tarihli özel inceleme raporunun sonuç bölümünde 3.031.299,77 TL toplam şirket zararı hesap edilmiş olduğunu, Davalı yan ilgili rapor üzerine eskiye dönük kendisinin de inceleme yapması gerektiğini ve hatırlamadığını beyanla rapora konu edilen tutarın 829.747,00 Türk Lirası kadarını ikrar ettiğini, bu ikrarı üzerine müvekkil şirkete bu borcunu en kısa zamanda ödeyeceğini bildirerek yazılı bir belge de teslim etttiğini, aradan geçen zaman da 829.747,00 Türk Lirasını aşan kısımla ilgili davacı şirkete herhangi bir geri dönüş yapmadığını ikrar ettiği bu tutarı da ödememiş davalı yan aleyhine yapılan ------- İcra Müdürlüğü -------E. Sayılı icra takibi ise haksız ve kötüniyetli itiraz ile durduğunu, müvekkilin likit ve muayyen söz konusu alacağının tahsilini sekteye uğratmak adına yapılan bu kötüniyetli itiraz karşısında davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil şirket ortaklarının yabancı uyruklu olması ve şirket sermayesinin döviz cinsi parayla temin edilmiş olması, davalı yanın eylemlerinin açıkça güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu, paranın değer kaybı, içinde bulunduğumuz enflasyonist ortam, aradan geçen zamanın uzunluğu, müvekkilin zimmetine geçirdiği paraların tespiti için yapılan danışmanlık masrafları ve talep edilebilecek faiz oranının düşüklüğü hususları birlikte gözetildiğinde icra inkar tazminatının %20 olan alt sınırdan uzaklaşarak en azından %40 oranında tayin edilmesi gerekmekte olduğunu Tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere 829.747,00 Türk Lirası tutarında alacağa ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali ile davanın kabulüne davalının kötüniyetli itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatı ve işleyecek faizi ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı Beyan dilekçesi Özeti: Davalı ..., davacı şirket henüz kurulmadan önce, --------- Şti şirketi'nin %25 ortağı olduğunu, -------- diğer ortaklarının -------- olduğunu, sonradan il hissesini aşağıda anlatılacak bedel karşılığı --------şirketinin sahibi ---------- satmış olduğu Müvekkilin ortağı olduğu --------- ile -------- şirketi 2015 yılında ------- İli, --------- İlçesi -------- -------- PAFTA, -------- ADA, ------- Parsel'de kain yaklaşık 5.000 m2'lik arsa üzerinde -------- bloklu --------- daireli, havuzlu, sosyal tesisli rezidans inşaatı için ortaklık oluşturduğunu, dava konusu olaydan önce de ------- Şti. ile -------- şirketi şirketleri ad “--------” adında --------- taraflarında 12 daireli ve 2 dükkanlı butik bir inşaat daha yapıp bitirdiklerini, taraflar bu işte güven kazanarak daha sonra -------- inşaata başladıklarını, -------- Şti'deki 25 hissesi nedeni ile ortak olduğunu -------- davaya konu inşaata 2017 yılında inşaata -------- ve -------- arasındaki ortaklık ile başlamışladıklarını, sonradan --------- inşaat devam ederken -------- Şti. ile -------- şirketi ortaklık kurarak, davacı -------- şirketi kurmuş oldukları Ancak diğer şirketlerin ortaklarının başka işlerinin olması ve -------- ortaklarının da -------- ve --------- vatandaşı olmaları nedeni ile şirketi idare etmesi için, başkaca herhangi bir işi olmayan müvekkil ... ------- ile birlikte ve müştereken olmak üzere imzaya yetkili genel müdür olarak görevlendirmiş davalının tüm alımlara, ödemelere ve işçilerle diyaloga kadar bir şirkette ne yapılacaksa o işleri yaptığını, davalının şirketi idare ederken büyük bir sorumluluk içerisinde inşaatın iskanı alınıncaya kadar (27.07.2020 tarihine kadar) şirketin maaşlı çalışanı ve yapı müteahhidi olarak inşaatı tamamladığını, yazı ile birlikte kendisine ödenmesi gereken, işin başında anlaştıkları aylık 2.000 USD işçilik maaşını 87 ay boyunca ödemeyerek (174.000 USD) müvekkili şirketten kovulduğunu, davalının 87 aylık maaşı ile diğer tüm maaş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve diğer işçilik alacakları için de ayrıca yargıya başvurul olduğunu davalı müvekkilden zorla alınan 829.000 TL bedelli yazıdaki alacağa karşılık olarak; inşaatını yaptıkları-------, --------, -------- -------- Ada --------- Parselde kain -------- BLOK -------- Nolu bağımsız bölüm (2+1) daireyi davacı şirket ortaklarından --------- devrettiğini, devrederken de tapu harçlarını dahi şirket tarafından kendileri ödemiş olduğunu davalı müvekkili işbu ------- İli, ------- İlçesi, ------- -------- Ada -------- Parsel'de kain yapılan 2 bloklu rezidans işinden --------- %25 hissedarı olarak kar payı alacağı bulunmakta --------, -------, ------- ------- Ada ------- Parselde kain -------- BLOK -------- Nolu bağımsız bölüm (2+1) daireyi davacı şirket ortaklarından --------- devrettiğini, -------- dava konusu belgeyi iade etmesi gerekirken müvekkile iade etmediğini, Dosyaya sunulan, haricen para karşılığı alınan ve ne şekilde alındığı zaten belli olan rapor "sahte" olduğunu, Şirketin ellerinde olduğunu şirket defterlerinde gerekli oynama ve düzeltmeleri yapabildiklerini bu defterlere tek başına itibar edilemeyeğini davalı müvekkilin davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, Davaya konu kağıt parçası olup tek başına delil olarak kullanılamayacağını talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Dava İİK 67. Maddesi gereği itirazın iptaline ilişkindir. Davalının davacı şirkette 24.09.2018 tarihli --------- yayınlanan 17.09.2018 tarihinde sicile tescil edilen karar ile münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiği, 24.12.2020 tarihli -------- yayınlanan 01.12.2020 tarihli genel kurul kararı ile davalının yönetim görevinin sonlandırıldığı sabit olmakla dava dilekçesinde ayrıntılı yazıldığı üzere davalının davacı şirket aleyhine yaptığı şahsi harcamaların şirket kasasından karşılayıp karşılamadığı, dolayısıyla davacı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı hususlarının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre, Kanunda aksine hüküm yoksa herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. HMK’nın 190. maddesine göre de, İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspatın hangi delillerle yapılacağı HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HMK’ya göre, ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunludur. HMK’ya gore, ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerekmez. Bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir.Somut olayda, dava dosyasında mübrez olan davalı tarafından düzenlenen belgenin icra takibine konu olduğu, davalının mahkeme içi ve Mahkeme dışı kabul beyanı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borcuna karşılık davacı şirketin ortağına dairesini devrettiğini beyan etmiş ise de davacının bu yönde kabulü olmadığı gibi davalı tarafın bu iddiasına ilişkin yazılı belge sunamadığı anlaşılmakla davalının itirazlarının reddi gerekmiştir. Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda deliller değerlendirerek hesaplama yapmış, bilirkişinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatınına hükmetmek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-a-Davanın KABULÜNE, davalının -------- İcra Müdürlüğü -------- esas sayılı dosyasında itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına
b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine ,
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 56.680,01 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 10.226,78 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 46.453,23 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 10.226,78 TL peşin harç, 282,00TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 10.508,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
4-Davalı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların üzerine bırakılmasına,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 121.272,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde talep edilmesi halinde artan gider avansının talep eden tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!