WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/817 Esas
KARAR NO: 2024/435
DAVA: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ: 04/07/2017
KARAR TARİHİ: 08/05/2024

Mahkememizden verilen 07/11/2018 tarih ve -------- Esas - -------- sayılı kararı -------- Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 1997 yılında ---------- devraldığı hisse nedeniyle davalı kooperatife üye olduğunu ve kooperatifteki -------- arsa paylı --------- Blok--------- katta bulunan ve tapuya ---------, --------,-------- Bölge, ------ mahalle, --------- mevkii , -------- pafta, --------- ada,------- nolu parselde kayıtlı, --------nolu bağımsız bölümü 26.06.2001 tarihinde ------- isimli şahsa sattığını, bu tarihten itibaren kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini pek çok kez davalı kooperatife noter kanalıyla ihtarname keşide ederek bildirdiğini ve üyeliğinin silinmesini talep ettiğini, müvekkilinin --------- Noterliği'nin 24.10.2005 tarihli, --------- yevmiye numaralı, -------- Noterliği'nin 22.06.2007 tarihli, ------- yevmiye numaralı, -------- Noterliği'nin 04.07.2007 tarihli, -------- yevmiye numaralı ihtarnameleri ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve kooperatif ile hiçbir ilişkisinin kalmadığını, bu nedenle kendisine kooperatif ile ilgili herhangi bir belge gönderilmemesi ve istifasının kabulü taleplerini yinelediğini, buna rağmen davalı kooperatifin ısrarla üyeliğinin devam ettiğinden bahisle genel kurullara katılım için toplantı çağrısı yaptığını ve kendisinden farklı icra müdürlükleri vasıtası ile farklı yıllara ilişkin kooperatif aidatları talep ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak bir taraftan devam eden kooperatifle ilgili davalara katılarak kooperatifin hak arayışını sürdürdüğünü, diğer taraftan başkaca herhangi bir hukuki sorun yaşamamak için kendisine gönderilen kooperatif aidatı ile ilgili icra dosyalarına konu borçları ödediğini, son olarak davalı kooperatif tarafından gönderilen 2016 hesap yılı olağan genel kurul toplantısı çağrı tutanağı ile hala müvekkilinin üyeliğinin devam ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin üyelikten ayrılması talebinin kabul edilmemesinin yanı sıra --------- İcra Müdürlüğünün-------- esas,-------- İcra Müdürlüğünün -------- esas, -------- İcra Müdürlüğünün -------- esas, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- esas ve --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı icra dosyaları ile kendisinden kooperatif aidatlarının talep edildiğini ve üyelikten istifa olgusunun davalı tarafça haksız olarak reddedilmesinden ötürü takip dosyalarına konu meblağları ödemek zorunda kalarak mağdur olduğunu, bu nedenle yasa gereği zamanaşımına uğramamış olan ve müvekkili tarafça davalıya ödenmiş olan icra dosyalarına konu aidatların bilirkişi marifetiyle hesaplanarak faiziyle birlikte iadesi için yasal hakların saklı tutulduğunu belirterek müvekkilinin davalı kooperatifteki ---------arsa paylı, -------- Blok, -------- kat, -------- nolu bağımsız bölümdeki taşınmazını -------- satarak ardından kooperatif üyeliğinden istifa ettiği hususunu davalıya bildirdiği 24.10.2005 tarihinden itibaren kooperatif üyesi olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, üye olunmadığının tespitine ilişkin dava açılamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve bu nedenlede davanın usulden reddi gerektiğini, davacının, halen dahi kooperatif üyelerine tahsis edilen sosyal tesis, lokal ve iki büronun maliki ve hissedarı olduğunu, dairesini satmış ve hatta belirtilen sosyal tesis, lokal ve iki bürodaki hissesini devir etmiş olsa dahi kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, davacının dairesini devir ederken devir alana üyeliğini ve sosyal tesislerdeki haklarını da devir etmesi gerektiğini, bu şartları yerine getirmeden kooperatiften istifa edilemeyeceğini, müvekkiline usulüne uygun olarak ulaşan bir istifa ihtarnamesinin de mevcut olmadığını, Kooperatifler Kanununa göre üyelerin istifa etmesinin belirli kurallara bağlandığını, davacının üyeliğinden kaynaklanan daire ve sosyal tesis tapularını aldıktan sonra aidat ödememek için haksız ve kötü niyetli olrak istifa etmek istediğini, oysa ki diğer üyeler gibi kooperatifin tasfiye masraflarını ve giderlerini istifa eden üyelerin dahi ödemekle yükümlü olduğunu, şu anda kooperatifin tasfiye aşamasında olup tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, davacının da diğer tüm üyeler gibi tasfiye masraflarını ödemek durumunda olduğunu, davacının üyeliğinin hem kendisine tahsis edilen sosyal tesislerin, lokalin ve iki büronun halen dahi maliki olması hem de kooperatif gider ve aidatlarına eşit şartlarda katılması gerektiğinden devam ettiğini, davacı taraf hakkında yapılan --------- İcra Müdürlüğünün --------- esas ve-------- İcra Müdürlüğünün --------- esas sayılı icra dosyalarına hiçbir ödeme yapılmadığını, hatta borca itiraz edildiğini, davacının, müvekkiline bu iki dosyadan 1.500 TL + 1.500 TL. olmak üzere 3.000 TL ve ayrıca daha sonra alınan genel kurul kararlarına göre de 3.750 TL olmak üzere toplam 6.750 TL borçlu olduğunu, bu alacağın ilgili genel kurul kararlarında belirlenen ödeme tarihlerinden ve belirlenen oranlardaki işlemiş faizleri ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etiklerini, müvekkilinin tasfiye halinde olup toplanan aidatların tasfiyenin sonlandırılması için gerekli olan zorunlu giderler olduğunu, davacı-karşı davalının aidat yükümlülüğü olduğunun ve istifasının geçersizliğinin Yargıtay İçtihatlarında da vurgulandığını, kaldı ki Kooperatifler Kanununun 81. maddesine göre de davacı-karşı davalının tasfiye masraflarına katılmasının yasa emri olduğunu, bu yasa yürürlüğe girmeden önce de Yargıtayın, ayrılan üyelerin tasfiye masraflarına katılması gerektiği yönünde kararları mevcut olduğunu, davacı-karşı davalı istifa etmiş olsa dahi icra takibine konu aidat borcunu ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili kooperatifin tasfiye haline girmiş ve ortaklarına konutları teslim etmiş olduğunu, kendi adına olan daireyi teslim alan ve daha sonra 3. kişiye devir eden davalının, tasfiye masraflarını ödemekten kaçınamayacağını, bu durumda davacı-karşı davalının da tasfiye halinde olan kooperatif masraflarına katılması ve aidat borçlarını ödemesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini savunmuştur. Davacı karşı davalı vekili cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde, cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde yer alan iddia ve taleplerin gerek esas, gerekse usul açısından haksız olduğunu, zira müvekkilinin kooperatif üyeliğinden istifa ettiği olgusunun hiçbir tartışmaya yer vermeyecek şekilde açık olduğunu, müvekkilin sadece --------- no’lu bağımsız bölümü devretmekle yetinmediğini, aynı zamanda kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini de noter kanalıyla bildirdiğini, bir an için 2001 yılında üyelik nedeniyle sahip olduğu bağımsız bölümü sattığı anda müvekkilinin üyelik yükümlülüğünün istifa olgusunun geç bildirilmiş olması nedeniyle devam etmiş olacağı varsayılsa dahi nihayet istifa iradesinin noter aracılığıyla gönderilen 24.10.2005 tarihli, --------- yevmiye numaralı ihtarname ile kooperatife açıkça bildirildiğini, müvekkilinin gerek iyiniyetinden ve hukuki ihtilaf yaşanmaması arzu ve iradesiyle, gerekse aleyhine yapılan icra takibi baskı ve tazyiki altında 29/12/2009 tarihinde 1.000 TL, 25/08/2010 tarihinde 150 TL, 27/12/2010 tarihinde 300 TL, 18/08/2011 tarihinde 150 TL ve 04/11/2011 tarihinde 150 TL ödemek zorunda kaldığını, oysa bu ödemelerin yapıldığı tarihte müvekkilinin istifa etmiş durumda olduğunu ve sürekli olarak kendisine kooperatif tarafından icra takibi yapılmak suretiyle ödeme emri gönderildiğini, bu nedenle borcu olmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kaldığından bu meblağın ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan istirdatını talep ettiğini, davalı karşı davacının zamanaşımı itirazı da haksız olup, talebin zamanaşımına uğramadığını, davalı karşı davacının müvekkilinden kooperatif genel kurul kararları gereği 6.750 TL alacaklı olduğu iddiası ve talebinin haksız olduğunu, müvekkilinin üyelikten istifa etmiş olması nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığını, tam aksine taraflarınca açılan davada belirtildiği üzere müvekkilinin kooperatife yersiz olarak haciz tehdidi altında yaptığı ödemelerden ötürü alacaklı olduğunu belirterek bu nedenle karşı davanın reddine, müvekkilinin, kooperatiften istifa ederek ayrılmış olması nedeniyle üye olmadığının tespiti ile üye olunmamasından ötürü kooperatife borcunun olmadığının (menfi tespit) tespiti ve haksız olarak ödenmiş olan 1.750 TL’nin fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı karşı davacı vekili cevaba cevaba cevap ve karşı davaya cevaba cevap dilekçesinde, davacı karşı davalının halen kooperatifin üyesi ve kooperatif üyelerine tahsis edilen sosyal tesis, lokal ve iki büronun maliki ve hissedarı olduğunu, bir çok kooperatif üyesinin yapmaya çalıştığı gibi davacı karşı davalının da kendisine tahsis edilen tapuyu aldığında veya sadece daire tapusunu devrettiğinde kooperatiften istifa etmek istediğini, oysa ki kooperatifin tasfiyesinin sonuçlandırılmasına kadar tasfiye masraflarına tüm kooperatif üyelerinin katılmak yükümlülüğünde olduğunu, Yargıtay kararlarına göre istifa edilse dahi üyelerin tasfiye masraflarını ödemekle sorumlu ve yükümlü olduğunu, şu anda kooperatifin tasfiye aşamasında olup tasfiye işlemlerinin devam ettiğini, davacı karşı davalının da diğer tüm üyeler gibi usulüne uygun olarak istifa ettiği kabul edilse dahi tasfiye masraflarına ilişkin aidat borçlarını ödemek durumunda olduğunu, davacı karşı davalıdan tahsil edilen aidatların kooperatifin tasfiyesine ilişkin masraflar ve aidatlar olduğundan bu bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini, karşı dava dilekçelerinde belirttikleri üzere Kooperatifler Kanunu 81. maddesine göre de davacı karşı davalının tasfiye masraflarına katılmasının yasa emri olduğunu, bu yasa yürürlüğe girmeden önce de Yargıtay kararları ile ayrılan üyelerin tasfiye masraflarına katılması gerektiği istikrarlı olarak vurgulandığını, kendi adına olan daireyi teslim alan ve daha sonra sadece dairesini 3. kişiye devir eden (ancak halen dahi sosyal tesis ve lokaldeki hisselerini uhdesinde tutan) davacı karşı davılının, tasfiye masraflarını ödemekten kaçınamayacağını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde;Asıl dava, davacının davalı kooperatife üye olmadığının tespiti , karşı dava ise , davacının halen kooperatif üyesi olduğundan bahisle ödenmeyen 6.750.00 TL aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.--------- İcra müdürlüğünün --------esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde, davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine kooperatif üyelik borcundan ve tasfiye giderlerine katılım borcundan bahisle genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, icra takibinin durdurulduğu,---------- İcra müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde yine davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine 2010 yılı ödenmeyen aidat borcundan bahisle genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı,--------- İcra müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine 2013 Temmuz Aralık aylarına ait aidat alacağından bahisle genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, --------- İcra müdürlüğünün -------- esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde, davacı aleyhine 2005-2006 aidat alacağından bahisle genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacının itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu, ---------icra müdürlüğünün --------- esas sayılı takip dosyasının celbolunarak yapılan incelenmesinde , davalı kooperatif tarafından davacı aleyhine 2005-2006-2007-2008 yılları aidat alacağının tahsilinden bahisle genel haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacının takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu tespit edilmiştir. Asıl ve karşı davaya konu uyuşmazlık, davacının davalı kooperatifin üyeliğinin ne zaman sona erdiği, davalı kooperatifin davacıdan tahsilini talep edebileceği bir alacağı bulunup bulunmadığı hususudur. Tarafların tüm delilleri celbolunarak dava dosyası ve davalı-karşı davacı kooperatife ait ticari defter , kayıt ve dayanak belgeleri üzerinde bilirkişi heyeti aracılığıyla inceleme yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmıştır.Davacı asıl davada cevaba cevap, karşı davaya cevap dilekçesinde ; karşı davada davalı kooperatifin alacak talebine karşı davalıya ortak olmadığı halde haksız olarak tahsil edilmiş olan 1.750.00 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Talep yönünden harçlandırılmış bir dava olmayıp karşı davada kooperatifin varolduğunu iddia ettiği alacak yönünden takas-mahsup mahiyetinde süresinde ileri sürülmüş bir def'i niteliğinde olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı-karşı davacı kooperatif , karşı davaya konu ettiği alacağına ilişkin olarak davacının dairesini satmış olmasına rağmen kooperatif sosyal tesis ve lokal ve iki büroda hissedar olduğu, bu nedenle hissesini devretmiş olsa bile kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, sosyal tesislerdeki hissesini devretmeden kooperatiften istifa edemeyeceğini, davacının usulüne uygun olarak kooperatife ulaşmış istifa ihtarnamesinin bulunmadığını, davacının üyeliğinden kaynaklanan daire ve sosyal tesis tapularını aldıktan sonra istifa ettiğini, oysa ki istifa eden üyelerin de kooperatifin tasfiye masraflarını ve giderlerini ödemek zorunda olduklarını, kuruluştan itibaren bütün üyelerin eşit haklara sahip oldukları halde tasfiye masraflarına da eşit olarak katılmak zorunda olduklarını bu nedenle de üyeliğinin devam ettiği, davalının genel kurul kararları gereğince toplam 6.750.00 TL kooperatife borçlu olduğunu iddia etmektedir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 10. maddesinde her ortağın kooperatiften çıkma hakkı olduğu, 11. maddesinde bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamıyacağına dair bağlamaların hükümsüz olduğu, 12. maddesinde çıkışın, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılabileceği, ancak anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebileceği, 13. maddesinde yönetim kurulunun, anasözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirebileceği ve bildiri tarihinden itibaren çıkmanın gerçekleşeceği, aynı kanunun 81/2. fıkrasının 3. cümlesinde ise (Ek cümle : 03/06/2010 - 5983/2 md.) amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutunun veya işyerinin çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamayacağı, ancak, bu eski ortakların daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılacağı düzenlenmiştir.Ortağın istifa bildirimi, yenilik doğurucu nitelikte olup kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 13. maddesinin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir."...Somut olayda davalı kooperatif ortaklığından istifa ettiğine dair 24.07.2005 günlü istifa dilekçesi vermiş, bilahare istifa iradesini 14.09.2005 günlü noterden gönderdiği ihtarname ile tekrarlamıştır. Tip Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 13.maddesi uyarınca ortaklıktan çıkma anılan ihtarname ile gerçekleştiği halde, davacının 14.05.2006 tarihli kooperatif genel kurul toplantısına çağrıldığı görüldüğü gibi, davacı tarafından istifadan sonra dahi kooperatife ödemeler yapıldığı ileri sürülüğüne göre bu savunmanında araştırılması suretiyle davacının kooperatif ortaklığına yeniden kabulünün zımnen de olsa gerçekleşip, gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde ve eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir..."Asıl dava bakımından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davalı kooperatifte ferdi mülkiyete geçilerek dosya kapsamında bulunan tapu kaydına göre tapuya-------, --------, ------- Bölge, -------- mahalle, -------- mevkii, -------- pafta, -------- ada, ------- nolu parselde kayıtlı, ------ arsa paylı-------- Blok ------- kat -------- nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına kayıtlı iken üyesi olan davacı adına 1998 yılında tahsisen tescil edildiği, daha sonra taraflar arasında bu konuda ihtilaf olmadığı üzere taşınmazın davacı tarafından 2001 yılında dava dışı 3. kişiye satıldığı sabittir. Kooperatiflerde ferdi mülkiyete geçildikten sonra taşınmazın kooperatif üyesi tarafından tapuda devredilmesinin kooperatif üyeliğinin devri sonucunu da doğurmayacağından hareketle somut olayda taşınmaz davacı tarafından 2001 yılında dava dışı 3. kişiye devredilmiş ise de devir işleminin davacının ortaklık sıfatını sona erdirmeyeceği, söz konusu devirden itibaren kooperatiften istifa iradesini ortaya koyduğu --------- Noterliğinin 24/10/2005 tarihli --------- yevmiye nolu ihtarnamesi arasında geçen dönemde devir borcunun tamamlanması bakımından devrin davalı kooperatif yönetim kuruluna bildirildiği yahut yönetim kurulunca devrin kabul edildiğine yönelik karar alındığının davacı tarafından iddia ve ispat edilmediği, davacının dosyaya sunulu anasözleşme ve yasa gereğince kooperatif ortaklığını devretmediği anlaşılmıştırDavacının kooperatif ortaklığından istifa ederek çıkmış olduğunu resmi kanaldan ilk olarak --------- Noterliğinin 24/10/2005 tarihli ------- yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı kooperatife ilettiği, istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup muhataba ulaştığı anda sonuç doğuracağı ve buna göre istifa bildiriminin davalı kooperatife ulaştığı 27/10/2005 tarihinde davacının kooperatif ortaklığından çıktığını kabul etmek gerekmekte ise de konuya ilişkin yasal düzenleme ve içtihatlar da gözetilerek dosya kapsamı ve mevcut deliller doğrultusunda , somut uyuşmazlıkta --------- Müdürlüğü tarafından gönderilen kooperatife ait kayıtların incelenmesinde davacının istifa iradesinin ortaya konulduğu tarihten sonra yapılan 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016 yıllarına ilişkin genel kurullarda kayıtlı ortaklar içinde gösterildiği, genel kurul toplantılarına katılmasa da --------- yoluyla kendisine tebliğ yapılmak suretiyle çağrıldığı, vekilinin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafından gerek iyiniyetinden ve hukuki ihtilaf yaşanmaması arzu ve iradesiyle, gerekse aleyhine yapılan icra takibi baskı ve tazyiki altında borcu olmamasına rağmen ödeme emri gönderilmesi sebebiyle 29/12/2009 tarihinde 1.000 TL, 25/08/2010 tarihinde 150 TL, 27/12/2010 tarihinde 300 TL, 18/08/2011 tarihinde 150 TL ve 04/11/2011 tarihinde 150 TL ödeme yapıldığının belirtildiği dikkate alındığında davacının istifa iradesini ortaya koyduğu ihtarnameden sonra ---------Noterliği'nin 22.06.2007 tarihli, --------- yevmiye numaralı, ---------- Noterliği'nin 04.07.2007 tarihli, ---------- yevmiye numaralı ihtarnameleri ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ve kooperatif ile hiçbir ilişkisinin kalmadığını önceki ihtarnamelerle bildirdiğinden bahisle kendisine kooperatif ile ilgili herhangi bir şeyin gönderilmemesini talep ettiği, söz konusu 2007 tarihinden 2016 yılına kadar yapılan genel kurul toplantılarına katılmasa da çağrılmasına rağmen davacının sessiz kalarak istifa ettiğinden ve istifasının kabul edilmesi gerektiğinden bahisle herhangi bir ses çıkarmadığı gibi davacının kendi kabulünde de olduğu üzere 2009, 2010, 2011 yıllarında kooperatif tarafından kendisine karşı yapılan icra takiplerinde ödemeler yapıldığı, bu ödemelerin icra takibi baskı ve tazyiki altında yapıldığı iddia edilmesine karşın buna yönelik herhangi bir davanın da açılmadığı dikkate alındığında davacının davranışlarıyla ortaklığı zımnen kabul ettiği de gözetilerek asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Karşı dava bakımından takip dosyalarında borcun sebebi olarak gösterilen genel kurul tarihleri ile bilirkişi raporunda aidat alacağına ilişkin baz alınan genel kurul tarihlerinin birbiri ile çeliştiği nazara alınarak ayrıca davalı karşı davacıdan talep etmiş olduğu alacağının hangi genel kurul kararlarından kaynaklandığı hususunda beyanı da alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak bilirkişi raporu da değerlendirilerek dava tarihinden itibaren (davalı-karşı davacı temerrüde düşmekle) yasal faiziyle birlikte asıl davacıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Asıl davanın REDDİNE
2. Karşı davanın kısmen kabulü ile 6.750,00 TL asıl alacağın 04.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle asıl davacıdan alınarak davalı- karşı davacıya verilmesine
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL peşin harcın başlangıçta alınan 31,40 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 396,20 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-davacı-karşı davalı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
c-Yargılama sırasında davalı-karşı davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
4-Karşı dava yönünden;
a-Harçlar yasasına göre alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin yatan 115,28 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 312,32 TL'nin davacı- karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Yargılama sırasında davalı-karşı davacı yapmış olduğu 115,28 TL peşin harç, 14,50 TL başvuru harcı, 4.500,00 TL bilirkişi masrafı, 222.78 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.852,56 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
c-Yargılama sırasında davalı-karşı davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'nin 13/2 maddesi uyarınca 6.750,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde talep halinde artan gider avansının talep eden tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.08/05/2024