T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/782 Esas
KARAR NO: 2024/165
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/10/2022
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 11/10/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkil -------- Şirketi tarafından, davalı tarafa sunulan hizmet gereği faturalar kesilmiş olup, faturaların içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde yapılmadığını, bunun üzerine davalı tarafa, -------- Noterliğinin 06.04.2022 tarih ve -------- yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek bakiye borcun ödenmesi talep edildiğini, davalı tarafça bu işlem sonrası da borcun ödenmesi adına hiçbir işlem yapılmadığını, davalı ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalara konu borcun davalı tarafça ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine,-------- E. dosyasıyla faturaya bağlı olarak bakiye asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla takip başlatılmış olup, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının, icra takip dosyasına sunduğumuz ve ekte de yer alan faturalardan dolayı bakiye borcu bulunmadığını, davalı, itirazında müvekkil şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalı, müvekkile belirtilen faturalardan dolayı borçlu olduğunu, müvekkilin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını, davalı şirketin borcunu ödemediği gibi icra takibi sürecini uzatmak maksadıyla da haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, bu nedenle, itirazın iptali ile takibin devamına ayrıca, borçlu aleyhine alacağın % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 03/11/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, yalnızca fatura düzenlenmiş olması ve bu faturaların ticari defterlere işlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, fatura tek taraflı bir işlem ile herkes tarafından düzenlenebilen bir belge olup, Yerleşmiş Yargıtay İçtihatları doğrultusunda da tek başına fatura düzenlenmiş olması ve bunların cari hesaba işlenmesi alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi ile en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.--------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. Vergi dairesinden davalının 2021 yılına ilişkin BA formları celp ve tetkik edilmiştir. Bilirkişi 06/03/2023 tarihli kök raporunda özetle; davacı şirketin İnceleme konusu ticari defterlerin tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırıldığını, davalı şirketin ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediğini, davacı şirketin inceleme konusu ticari defterlerin VUK'nun usul hükümlerine uygun olarak tutulduğunu, davalı şirket ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden davalı nezdinde bu yönde bir tespit yapılamadığını, faturalardan 6 adetinin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu bununla beraber, 213,36-TL tutarındaki faturanın defter kaydının bulunmadığını, icra takibine neden olan alacak hakkında davacı şirket tarafından düzenlenen 7 adet satış faturasından 6 adet faturanı davacının defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup sözkonusu fatura örneklerinin dava dosyasında bulunduğu ve bunlara ait bilgilerin raporun 3.2.1. bölümünde belirtildiğini, davalı şirket ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden davalı nezdinde bu yönde bir tespit yapılamadığını, davacı şirketin, takip konusu satış faturaları hizmet ifasına yönelik olduğundan sevk irsaliyesi düzenlemesine gerek bulunmadığını, davalı şirketin, vergi dairesine 2021 döneminde verdiği "Ba" formu ile davacı şirketten 1 adet belgeye istinaden 5.918,00-TL tutarında (KDV Hariç) mal/hizmet alımı bildirdiği, dava dosyasında davacıya ait "Bs" formunun bulunmadığını, davacı şirketin davalı şirketten, icra takibine başlanılan icra takibine başlanılan 26/07/2022 tarihi itibariyle 86,186.29-TL tutarında alacaklı olduğunu, icra takibine konu 213,36-TL tutarındaki faturanın yevmiye defteri ve cari hesap alacak kaydının bulunmadığı, söz konusu alacak tutarı ve buna ilişkin faizin düşülmesi ile icra takibine konu alacak tutarının 21.539,97-TL olarak hesaplandığını, davacı şirketin icra takibine konu ettiği ana borç üzerinden hesaplanan faizin, ilgili dönemlerde yürürlükte bulunan ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle hesaplanan miktarın altında olduğunu, davacının, icra takibinde alacağın tahsil edileceği tarihe kadar %15,75 oranında faiz talep ettiğini, davacı şirketin bilirkişi incelemesine tabi ticari defterlerinin HMK'nun 222. Maddesi uyarınca kendi lehine delil teşkil etme vasfına haiz olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi 10/06/2023 tarihli ek raporunda özetle; davacı şirketin, inceleme konusu 31/12/2021 tarih ve 4.904,55 TL bedelli faturanın TTK, Vergi Usul Kanunu, Tek Düzen Hesap Planı ve dahi ticari teamüllere aykırı bir şekilde 2020 dönemine ait yasal defterlere kaydedildiğini iddia ettiğini, inceleme konusu olan 31.12.2021 tarih ------- nolu 4.904,55-TL bedelli faturanın davacı Şirketin, 2020 dönemine ait Alıcılar Cari Hesabına (EK 3) 31.12.2020 tarihli olarak kaydedilmiş bulunduğu, bu durumun söz konusu faturanın gerçekliği konusunda şüphe uyandırdığını, davacı şirketin inceleme konusu faturanın, kaydedildiğini belirttiği 2020 dönemine ait ticari defterlerin yangında yandığını iddia ettiğini, davacı şirketin, yangında yandığı ifade edilen ticari defterler için TTK'nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi ibraz etmediğini, inceleme konusu 31/12/2021 tarih ve 4.904,55 TL bedelli faturanın kaydedildiği 2020 dönemine ait ticari defterler davacı şirket tarafından incelemeye ibraz edilmediğinden söz konusu faturadan kaynaklanan 213,36 TL tutarındaki alacağın ticari defter kaydının doğrulanamadığını beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava; Fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Doya kapsamından; davacı fatura alacağının tahsili için -------- Esas sayılı dosyası ile 21.762,30 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda dava konusu uyuşmazlık davalının ticari işletmesiyle ilgili olup, verilen hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunduğunu beyan etmemiş ve varsa ayıp ihbarına ilişkin delil de sunmamıştır.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişisinin raporunda, davacı şirketin davalı şirketten, icra takibine başlanılan icra takibine başlanılan 26/07/2022 tarihi itibariyle 86,186.29-TL tutarında alacaklı olduğunu, icra takibine konu 213,36-TL tutarındaki faturanın yevmiye defteri ve cari hesap alacak kaydının bulunmadığı, söz konusu alacak tutarı ve buna ilişkin faizin düşülmesi ile icra takibine konu alacak tutarının 21.539,97-TL olarak hesaplandığını beyan ve rapor etmiş olup her ne kadar davalı taraf dava konusu fatura nedeniyle borcu olmadığını beyan etmiş ise de bu hususu ispat edememiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının fatura alacağından kaynaklı 21.539,97 TL asıl alacağının bulunduğu, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak tutarının % 20'si oranında davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı/takip borçlusunun, ------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, 21.539,97 TL asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Başlangıçta peşin olarak alınan 262,84 TL harcın alınması gerekli olan 1.471,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.208,56 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 110,00 TL, bilirkişi ücreti 2.000,00 TL, olmak üzere toplam 2.190,70 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 2.168,32 TL yargılama masrafına, peşin harç 262,84 TL, eklenerek sonuç olarak 2.431,16 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 22,38 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalı 'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 222,33 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL' nin haklılık durumuna göre hesaplanan 1.544,06 TL'sinin davalıdan, 15,94 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/02/2024
Tashih Şerhi
Mahkememizin 15/02/2024 tarih, ------- Esas - ------- karar sayılı kararının 1 nolu hüküm fırkasında, "... davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE" yazılması gerekirken sehven "...davanın KABULÜNE" şeklinde yazıldığı anlaşıldığından ve bu hususun maddi hatadan kaynaklanıp mahkememizce resen düzeltilebileceği kanaatine varılarak;
Mahkememizin 15/02/2024 tarih, ------- Esas - ---------karar sayılı kararının 1 nolu hüküm fırkasında, "1-Davanın KABULÜNE," kısmının: "... davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE", olarak tashihen düzeltilmesine karar verildi.06/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!