T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/695 Esas
KARAR NO: 2024/393
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili 20.09.2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin doğrudan ve dolaylı -------- pay sahibi olduklarını, şirketin mevcut yönetim kurulunun şirketin diğer pay sahipleri olan dava dışı -------- ve kızlarından oluştuğunu, müvekkili ... 2019 yılına kadar davalı şirketin yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlendiğini, şirketin kuruluşundan itibaren başladığı görevine davalı şirketin 2018 yılına ilişkin 23.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında davacıların iradesi hilafında son verildiğini, müvekkilinin görevine son verilmesi akabinde adeta şirketten sürgün edildiğini, müvekkili ... yönetimden uzaklaştırıldığını, genel kurulun hemen akabinde müvekkillerinin oğulları ------- ve -------- davalı şirketteki iş akitlerinin haksız şekilde fesh edildiğini, 19.06.2019 tarihinde yönetim kurulu kararı alınarak pay sahibi olan müvekkillerinin şirketlere girişinin engellendiğini, yine müvekkilleri ve çocukları hakkında asılsız ve çirkin ithamlarla suç duyurusunda bulunulduğunu, 2019 yılından sonra alınan tüm genel kurul kararlarında en minimum seviyede kâr dağıtımı yapılarak müvekkillerinin cezalandırıldığını, bu süreçte müvekkillerinin-------- Şirketlerine karşı genel kurul kararlarının iptali davaları ikame ettiklerini, devam eden süreçte birçok hukuksuz işlemlerle müvekkillerinin mağdur edildiğini, gelinen noktada müvekkilleri tarafından -------- Şirketlerinden -------- şirketine karşı-------- Esas sayılı dosyası kapsamında şirketin haklı nedenle feshi istemli dava açıldığını, ilgili dava dosyasında dinlenen tanık anlatımları ile de 23-24.05.2019 tarihli genel kurul toplantılarında ileri sürülen iddiaların iftira olduğunun ortaya çıktığını, davalı şirketin 2021 yılına ilişkin 2022 tarihli genel kurul toplantısının ilk aşamada 16.03.2022 tarihinde yapılacağının ilan edildiğini, şirkete ait faaliyet raporu, finansal tablolar ve kâr dağıtım teklif kararının müvekkili tarafından elden teslim alındığını, müvekkillerinin davalı şirket yönetim kuruluna 07.03.2022 tarihinde vekilleri vasıtasıyla ihtarname göndererek bilgi alma ve inceleme haklarını kullandıklarını, akabinde ise müvekkillerinin toplantının yapılacağı ilan edilen tarih ve saatte vekilleri ile hazır bulunduklarını, ancak toplantının bir sonraki aya bırakılmasının oylanmasının talep edildiğini ve müvekkillerinin olumsuz oylarına karşılık oy çokluğu ile toplantının ertelenmesine karar verildiğini, akabinde müvekkillerinin toplantı gündemine madde ilave edilmesi talebine yönelik davalı şirkete ihtarname gönderdiklerini, şirket yönetim kurulu tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile ilk toplantının gündeminde olmayan hususların ikinci toplantı gündemine eklenmesinin hukuken mümkün olmayacağı gerekçesi ile gündeme madde eklenmesi talebinin reddedildiğini, akabinde müvekkilleri tarafından gündeme madde eklenmesi talepli olarak davalar açıldığını, talepleri üzerine gündeme eklenen maddelerin görüşülmesi de dahil olmak üzere 24.06.2022 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantınsın kayyım ----- nezaretinde icra edildiğini, kârın kullanım şekli, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesine ilişkin davalı şirketin Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı gündem maddesinde dağıtıma konu edilen tutarın, toplamda şirketin finansal raporlarında yer alan toplam dağıtılabilir kâr payı tutarına oranının 7025'in altında olduğunu, geçmiş yıl kârlarının dağıtılmadığı gibi yatırıma dönüştürülmesi yönünde alınan bir kararın da bulunmadığını, buna rağmen dağıtılmayan kârların şirketlerin aktifinde tutulmasının nedeni hakkında herhangi bir bilgi verilmediğini, bu durumun tek gerekçesi olarak Covid-19 önlemleri olarak açıklandığını, Covid-19 önlemlerinde bile 025'e kadar kâr payı dağıtılmasına imkan tanınmışken 2022 yılında gerçekleşen genel kurul kapsamında şirketlerin dağıtılabilir kâr paylarının bunun altında tutulmasının tamamen çoğunluk hisse yapısına sahip -------- ve ailesinin her ay ------- Şirketleri bünyesindeki şirketlerden ücret ve huzur hakkı almalarına rağmen azınlık hissedarların nakitlerinin şirketlerde bırakılarak ve bu nakitleri de herhangi bir yatırıma dönüştürmeyerek menfaatlerinin ihlaline neden olduğunu, Covid-19 döneminde şirketin faaliyet konusu olan prefabrike yapıların kâr oranının daha çok arttığı, artmaya da devam ettiğini, modüler yapı pazarının Covid-19 sebebiyle gerilemekten çok daha büyük bir ivme ile genişlemiş olduğu bir dönemde Covid-19 sürecini ileri sürerek kârın az dağıtıldığı yahut dağıtılmakta olduğu şeklinde bir açıklamanın sadece davalı şirket yönetim kurulunun keyfi kanaat ve kararlarını matbu ve kabul edilemez bir gerekçe ile üzerini örtbas etmenin dışa vurumu olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkillerine karşı beslenen husumet sebebiyle müvekkillerinin gardini düşürmek amacıyla hiçbir hukuki alt zemini bulunmayan ve minimum seviyede tutulan dağıtılacak kâr payı tutarlarının düşük tutulmasının ve daha yüksek bir oranda kâr payı dağıtılmaması yönündeki genel kurul kararlarının iptali gerektiğini, davalı şirketin---------numaralı gündem maddesi kapsamında yapılan müzakereler ve oylanan teklifler sonucunda -------- ve kızları --------- müvekkillerinin olumsuz oylarına karşılık oy çokluğu ile yönetim kuruluna seçildiklerini, bu kararın açıkça çoğunluğun tahakkümüne hizmet eden ve dürüstlük kuralı ile eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, mezkur genel kurul toplantısında müvekkilleri ile .... yönetim kuruluna aday olmalarına rağmen mevcut yönetim kurulu tahakkümüne engel olunmaması adına bu tekliflere hiçbir gerekçe gösterilmeksizin olumsuz oy kullanıldığını ve mevcut adaletsizliğin devamının sağlandığını, --------- kızları olmalarından dolayı seçilen yönetim kurulu üyelerinin vasıflı ve basiretli bir yönetim kurulu üyesinden beklenen sorumlulukların hiçbirini yerine getirmemelerine rağmen çoğunluğun aile efradı olmaları sebebiyle yönetim kurulu üyesi seçildiklerini, --------- çok uzun bir süredir şirkete gelmediğini, şirket iş ve işlemleri ile ilgilenmediğini, müvekkilinin bu hususu ihtarname göndererek bildirmesine rağmen gönderilen ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, -------- bipolar kişilik bozukluğu olarak nitelendirilen bir psikiyatri bozukluğuna sahip olduğunu, genel kurul toplantısı sırasında bu hususa ilişkin üye yönünden fiili ehliyetini ortaya koyar hiçbir rapor veya sair emare ortaya konmadığını, bu üyenin Yol pay oranına sahip olmakla birlikte ... yerine yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçildiğini, seçilen yönetim kurulu üyelerinin tamamının aynı aileye mensup olduklarını, aynı ailenin kabul oyları ile tüm şirketlere aynı şekilde yönetim kurulu üyesi olarak seçildiklerini, müvekkillerinin ise tamamen yönetim kurulu dışında tutulduğunu, seçilen yönetim kurulu üyelerinin haftada bir gün toplantıya yahut karar mekanizmasına katılmaları durumunda sırf yönetim kurulu üyesi olmaktan harcamaları lazım gelen mesainin ötesinde ayrıca bu kişilerin --------- Şirketlerinin üç grup şirketinden ayrı ayrı fahiş miktarlarda huzur hakkı ve ücret aktarımı yaptıklarını, bu durumun açık şekilde -------- ve aile efradına aşırı bir menfaat sağlamasından başka bir durum ile açıklanamayacağını, ---------- ve kızlarının Anonim Şirket yönetim ve işlemleri üzerine özel bir ihtisas veya uzmanlıkları olmaksızın kendilerini tüm şirketlere yönetim kurulu üyesi olarak seçmeleri, tüm şirket yapılarının tek elden ve keyfi yönetilmesini sağlamanın yanında aşırı bir menfaatin çoğunluğa aktarılmasından öteye bir durum olmadığını, bu. durumun --------- azınlık hisseye sahip müvekkilleri açısından sermayenin korunması ve menfaatlerinin sağlanmasına hizmet etmediğini, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin TIK mevzuatına aykırı davranmakla kalmayıp müvekkillerinin doğrudan ve dolaylı --------- payını uhdelerinde bulundurdukları -------- Şirketlerini adeta kendi keyiflerine ve kurdukları şirketlerine hasrederek şirkete zarar verdiklerini, şirketin tüm varlık ve imkanlarını adeta sömürdüklerini, şirkete ve dolayısıyla da pay sahipleri olan müvekkillerinin zararına neden olduklarını iddia ederek, davalı şirketin 24.06.2022 tarihli 2021 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı gündem maddesi olan Kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi ve 7 numaralı gündem maddesi kapsamında alınan kararların iptaline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin ileride yönetim kurulu üyelerine rücu edilmek üzere davalı şirketten tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 26.10.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde genel kurul kararlarının iptaline dayanak olabilecek hukuki gerekçelendirmelerden ziyade ağırlıkla müvekkili şirket pay sahipleri arasında meydana geldiği iddia olunan şahsi münasebetlere hasredildiğini, dava dilekçesinde ileri sürülen ithamların iftira niteliğinde olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde ısrarla ifade edildiği gibi “Eşitlik İlkesine Aykırı” bir tutum sergilenmediğini, davacıların,------- yapılarda eşitlik ilkesi kadar dikkate alınması gereken Çoğunluk İlkesini ısrarla görmezden geldikleri için hatalı bir yaklaşım içerisine girdiklerini, müvekkili şirket nezdinde kendilerine eşit işlem ilkesine aykırı bir tuttum gösterildiğini iddia eden davacıların anılan hususlar çerçevesinde uğradıkları herhangi bir somut, yaşanmış ve gerçek bir eşitsizlik bulunmadığını, dava dilekçesi içerisinde eşit işlem ilkesine aykırılık yaratan somut bir durumdan da bahsedilmediğini, soyut ve muğlak söylemler ile eşit işlem ilkesine aykırılık yaratıldığının ifade edildiğini, müvekkili şirketin dava konusu genel kurul toplantısından önce davacıların yasadan doğan haklarını kullanabilmeleri için yönetim kurulunun 2021 yılına ilişkin faaliyet raporu, kâr dağıtım teklifi ve finansal tabloları konularında usulüne uygun olarak 28.02.2022 tarihinde bilgilendirdiklerini, müvekkili şirket nezdinde gerçekleştirilen işlemlerde davacıların eşit işlem ilkesinden doğan haklarını ihlal eder bir uygulamadan bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket nezdinde davacılar aleyhine ve eşit işlem ilkesine aykırılık yaratacak bir tutum olmadığını, davacıların müvekkili şirket ile rekabet eder hale girerek -------- şirketi isimli bir şirket kurduklarını ve müvekkili şirket ile grup şirketi işlemez hale getirebilmek adına hukuki dayanaktan yoksun işbu dava ve diğer davaları ikame ettiklerini, ------ ve --------- müvekkili şirket yönetim kurulu üyeliklerinin 2019'dan çok daha önceye dayandığını, müvekkili şirketin, sürekliliğin sağlanması adına gerekli tüm koşulları analiz ederek 24.06.2022 tarihli toplantının 5 numaralı gündem maddesi ile alınmış kâr dağıtımına ilişkin kararın, müvekkili şirketin kısa-orta ve uzun vadeli menfaatlerine uygun, basiretli, obj ektif ve yerinde bir karar olduğunu, davacıların dönem kârının --------- dağıtılmasına ilişkin taleplerinin özellikle günümüz ekonomik koşulları çerçevesinde abes, şirket sürekliliğine aykırı ve basiretsizlik olduğunu, davacıların yalnızca kendi menfaatlerine odaklanarak müvekkili şirketin menfaatlerini göz ardı ettiklerini, davacılar tarafından talep olunan kârın dağıtılması halinde müvekkili şirketin tedarikçileri, çalışanları, alacaklıları, kreditörleri, müstakbel pay sahipleri ve birlikte çalıştığı bankalar karşısında sahip olabileceği önemli imkanlardan mahrum bırakılacağını, müvekkili şirket ve grup şirketleri üzerinden alınan genel kurul kararları ile 2021 yılı net dönem kârından toplam brüt 26.500.000 TL pay sahiplerine dağıtılmasına karar verildiği dikkate alınırsa, davacıların, dağıtılan kâr payının kendilerini cezalandırmaya yönelik olduğu yönündeki iddialarının manasız ve asılsız bir ithamdan ibaret kaldığının görüleceğini, ulusal ve uluslar arası ölçekteki ekonomik belirsizliğin ciddi yoğunlukta olduğunu, böyle bir ortamda müvekkili şirketin kâr dağıtımı hususunda ihtiyatlı davranmasının makul ve bilimsel olan olduğunu, davacılar adına keşide edilen ihtarnameler ile de bu hususların davacılara bildirildiğini, Covid-19 tedbirlerinin sona ermiş olması nedeniyle kâr dağıtımında herhangi bir kısıtlama gözetilememesi gerektiği yönündeki beyanların hiçbir basiretli yönetici tarafından kabul edilebilir olmadığını, kâr dağıtımına ilişkin kararların her bir yönetim kurulunun şirket mali durumu ile mali geleceği gözetilerek takdir marjları içerisinde alacakları kârdan olduğundan bu kararlara ilişkin genel geçer düzenlemelere atıf yapılarak müvekkili şirketin 2021 yılına ilişkin aldığı kâr dağıtımına dair kararın iptalinin sağlanmasının mümkün olmaması gerektiğini, davaya konu genel kurulun 7 numaralı gündem maddesi ile alınan yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesine ilişkin kararın yasaya ve usule uygun olduğunu, kararın iptalini gerektirir bir hal bulunmadığını, müvekkili şirketin pay sahiplerinin oy çokluğu ile yönetim kurulu üyelerinin seçildiğini, yapılan seçimin kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu, genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu üyelerinin seçiminde dürüstlük kuralına aykırı davranılmadığını, davacılar vekili ... ve davacı ... müvekkili şirket ile rakip işlerle aktif olarak iştigal eden başka bir firmanın kurucusu ve isim sahibi oldukları göz önünde bulundurulduğunda yönetim kurulu üyeliğine adaylıklarını koymalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkili şirketin mali başarısının her sene yükseldiği göz önüne alındığında yönetim kurulu üyelerinin görevlerini başarıyla uyum içerisinde yerine getirmekte olduklarının rahatlıkla tespit edilebileceğini, davacılar yahut davacılar vekilinin müvekkili şirket yönetim kurulu üyeliğine alınması ile açılan davalar da göz önüne alındığında bu yum ve başarının bozulacağını, davacı tarafından müvekkili şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet gösterdiği iddia olunan -------Ş.'nin kesinlikle müvekkili şirket ile aynı iştigal konusunda faaliyet göstermediğini, bu durumun -------- Esas sayılı dosyası ile de tespit edildiğini savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacıların ortağı olduğu davalı şirketin 24/06/2021 tarihinde yapılan 2021 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 7 kararların iptali istemine ilişkin olup, davacıların davalı şirkette pay sahibi oldukları ihtilafsız olup davalı şirketin 24.06.2022 tarihinde yapılan 2021 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan 5 nolu gündem maddesindeki “Kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç kaybı oranlarının belirlenmesi” ve 7 nolu gündem maddesindeki “Yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görev sürelerinin belirlenmesi” ne ilişkin kararların dava dilekçesinde ayrıntılı yazılı nedenlerden dolayı TTK 445 maddesi uyarınca iptaline ilişkin yasal koşulların oluşup oluşmadığı belirtilen bu hususların uyuşmazlık konusu olduğu, iptali koşullarının oluşup oluşmadığı,” noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.İptal sebepleri başlıklı TTK'nın 445. Maddesinde "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." denilmektedir. İptal davası açabilecek kişiler başlıklı TTK'nın 446. Maddesinde "(1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denilmektedir. Genel kurul toplantısına hazır bulunan pay sahibinin kararların yasa, esas sözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptalini talep edebilmesi; 6102 sayılı TTK'nın 446/1-a maddesi ile olumsuz oy kullanılması ve muhalefetin toplantı tutanağına geçirtilmesi şartına bağlanmıştır. Özel dava şartı olan bu husus yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen incelenmeli ve kanun yolu dahil yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Mahkememiz taraflar arasındaki tespit edilen tüm uyuşmazlık konuları ile ilgili olarak sulh olmaya teşvik etmiş, ancak taraflar sulh da olmamışlardır. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu rapor usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların rapora yönelik itiraz ve beyanları alınarak mahkememizce değerlendirilmiştir.Somut uyuşmazlıkta Davalı şirketin 2021 yılına ait toplantı tutanağında belirlenen adreste yapıldığı, toplantıya davetin usulüne uygun olduğu, hisselerin tamamının toplantıya katıldığı hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmaktadır. Madde 5 bakımından inceleme yapıldığında ise gündemin 5.maddesi ile ilgili davalı şirketin bir aile şirketi olduğu davacı şirket ortaklarının toplam hisse oranı %38 olup gündemin yedinci maddesinde yönetim kuruluna seçilen şirket ortaklarının kabul oyu %62 olup ana sözleşmede imtiyazlı hisse senedi oy hakkını değiştiren bir hüküm bulunmamaktadır. Gündemin yedinci maddesi kapsamında alınan kararın nitelikli nisap gerektirmediği dikkate alındığına oy çokluğu ile alınan kararın hukuka uygun olması sebebiyle bu madde yönünden iptali şartları oluştuğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından yapılan itirazların soyut nitelikte ve iptal iddialarını ispatlayacak nitelikte bulunmadığından davacı tarafın itirazların reddi gerekmiştir.Madde 7 bakımından inceleme yapıldığında ise bilirkişi raporunda yapılan mali açıklamalardan da anlaşılacağı üzere şirketin likit durumda olduğu şirketin mali yapısının güçlü olduğunun söylenbileceği Covid tedbirleri kapsamında kar dağıtım sınırlamasının 01.01.2021 tarihi itibari ile sona erdiği dolayısıyla 1.500.000 TL kar payı dağıtılmasına ilişkin nedenlerin ve gerekçelerin somutlaştırılmadığı soyut olduğu hususları açık olup davacının gündemin 7 no.lu kararının iptali yönündeki talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.Şirketin esas sözleşmesinde ayrıca yedek akçe ayrılmasına ilişkin düzenleme bulunmadığı şirketin devam eden sabit yatırımı banka kredi riskinin bulunmadigi, genel kurulda hakim ortaklar tarafından karın düşük dağıtılması sebeplerinin keyfi alınmadığı şirket sürekliliği ve aktiflerin sağlanabilmesi için gerekli olduğu kanıtlanması gerektiği dosya kapsamında soyut gerekçeler sunulduğu analizi yapılan tablolar içerisinde şirket karının yaklaşık 5/6 sını dağıtmayıp şirket bünyesinde tutmasının davacıların müktesep hakkını ihlal ettiği anlaşılmakla davalı itirazları bu yönüyle yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre alınan rapor dosyadaki verilere uygun, gerekçeli ve denetime uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı şirketin 24.06.2022 tarihli 2021 yılı genel kurul toplantısında alına 5 nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 427,60 TL'nin başlangıçta peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 346,90 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 5.000,00 TL bilirkişi ücretinin, 213,00 TL posta ve tebligat ücreti ve 80,70 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.293,70 davanın kabul red (1/2) oranı dikkate alınarak 2.646,85 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinden bırakılmasına,
4-Yargılama sırasında davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.Ü.T.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.Ü.T.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde talep halinde artan gider avansının talep eden tarafa iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.24/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!