T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/684 Esas
KARAR NO: 2024/123
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2022
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesini özetle; Davalı şirket ile ilgili -------- E. sayılı dosyası ile İflasın ertelenmesi davası ile tedbir kararı verildiğini, tedbir kararının 30/03/2022 Tarihinde kaldırılmış olduğunu, İflas Erteleme Davası devam eder iken Davalı borçlu şirketin müvekkili ile olan 7.750.000,00TL borç konusunda mutabakata varmış ve ödenmesi ile ilgili olarak tarafların 15/06/2017 tarihinde "BORÇ TASFİYE SÖZLEŞMESİ " İmzalamış olup, buna göre Haziran 2017 Tarihinden başlamak üzere aylık 155.000,00TL ödeme yapılacağını, Davalı Borçlunun 28/02/2020 Tarihine kadar olan taksitleri ödemiş, 28/02/2020 Tarihinden sonraki Toplam tutarı 2.635.000.-TL olan son 17 taksit borcunu ödememiş olduğunu, tedbir kararının kaldırılması ile Müvekkili tarafından -------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı borçlu şirketin haksız bir şekilde itiraz etmiş olduğunu, davalı Borçlunun itirazının haksız olup, zira borçlu davalı şirketin 15/06/2017 tarihli "BORÇ TASFİYE SÖZLEŞMESİ " ile müvekkilinin 7.750.000,00TL alacağını kabul etmiş ve alacağın ihtilafsız olduğunu, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere borç ihtilafsız olup, Davalı Borçlunun mallarını kaçırma olasılığı bulunduğu ve Zaten borçlarını ödememek için her türlü işlemi yapmakta olduğunu, Davalı borçlunun -------- sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; Davacı tarafından Müvekkili Şirket aleyhine-------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edilmiş ve takip durdurulmuş, Davacı, bu kez de itirazının iptali ve takibin devamı için huzurdaki haksız davayı ikame etmiş olduğunu, öncelikle hiçbir şekilde davacının beyan ve taleplerini kabul anlamına gelmemek ve müvekkil aleyhine yorumlanmamak üzere aşağıda belirtilen sebeplerle, Müvekkili Şirket aleyhine ikame edilen bu davada dava dilekçesinde belirtilen ve dayaya sunulan tüm beyan ve belgelere itiraz ettiklerini ve davanın aşağıda açıklanan sebeplerle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yan ile Müvekkili arasında 15.06.2017 Tarihli Borç Tasfiye Protokolü akdedildiğini, Protokole istinaden de çek ile ödemeler yapılmış olup, İş bu durumda alacağın temliki sözleşmesinin de, alacağın temliki sözleşmesinin feshine ilişkin protokolün de geçerli olmayacağı kanaatinde olduklarını, Kabul anlamına gelmemek ve Müvekkil aleyhine yorumlanmamak kaydıyla; Alacağın temliki sözleşmesinin feshi hususu, Davacı yanın dosyaya sunduğu dilekçe ekinde görülmüş ve taraflarınca henüz öğrenilmiş olduğunu, davacının 02.08.2017 tarihinde Alacak Temlik Sözleşmesi yapmış olup, Alacağın temliki sözleşmesini de kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bu halde de Davacının alacaklı sıfatı bulunmadığını, Alacağın tahsili için dava açan, alacağını davadan önce devretmişse, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığından davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın iddiaları gerçek dışı olup, Müvekkilinin, Davacı tarafa hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu, Davacı yanın Müvekkili nezdinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını ve davalı yanının davacıdan alacaklı olduğunu, İş bu hususların yanı sıra icra dosyasına itirazları haklı olduğundan, Davacı yanın %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesi talebinin de reddinin gerekmekte olduğunu, gerekli koşullar oluşmadığından; teminatsız ve/veya teminatlı ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinin de reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın reddini, kötüniyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesini özetle; müvekkilinin kayyım denetiminde olması nedeni ile davalı borcunun daha hızlı tasfiyesi için davalı talebi üzerine borcun 15/06/2017 tarihinde ikiye bölünerek iki adet Borç Tasfiye Protokolü yapıldığını, 28/02/2020 tarihine kadar olan taksitlerin gecikmeli olarak ödendiğini, 28/02/2020 tarihinden sonraki son 17 taksit toplamı 2.635.000,00 TL borcun ödenmediğini, dava konusu alacağın bu borç tasfiyesine ilişkin olduğunu, davanın kabulünü talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesini özetle; müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davanın reddini, davacıya %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;Uyuşmazlık, ticari ilişki gereği tanzim edildiği iddia edilen protokol ve cari hesaba dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında protokol akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takibe dayanak olarak gösterilen protokol ve cari hesaptan dolayı davacının bir alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67-(1) maddesine göre; Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi inceleyen, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını değerlendiren, hesap mutabakatlarını inceleyen, dava dosyasına sunulan tüm delilleri değerlendiren, bu çerçevede davacının takip ve dava konusu ettiği protokol ve cari hesaptan dolayı bir alacağı bulunup bulunmadığını Yüksek Mahkeme denetimine elverişli bir şekilde saptayan konusunda uzman yeni bir heyetten rapor alınmış olup Somut olayda; icra takibine konu protokol kapsamında taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre 16.06.2017-02.03.2020 tarihleri arasındaki taksitleri ödediği, protokol gereğince ödemesi gereken 17 taksiti ödemediği, aralarında cari hesap ilişkisi olduğu, işlemiş faiz bakımından kısmen red yapılmış olmakla davacı tarafın talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67-(2) maddesine göre; bu davada, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; borçlunun, takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra inkâr tazminatı, aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Öte yandan, alacağın likit ve belli olması gerekir. Genel bir kavram olarak, “likid (ligiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya, alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması; ya da, borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez . İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre faturaya dayalı alacağın likit kabul edilmesi, davalının itiraz edip itirazında haksız olduğunun anlaşılması, davacının icra inkar tazminatı talep etmesi karşısında, somut olayda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-A-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının--------- esas sayılı dosyasında itirazının kısmen iptali ile takibin 2.635.000,00 TL asıl alacak 591.805,85 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına
b-Takip konusu alacak likit olduğundan İcra İflas Kanununun 67 maddesi gereğince davacı lehine asıl alacağın % 20 sine tekabul eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine ,
2-Harçlar yasasına göre alınması gereken 220.423,10 TL harçtan peşin alınan 39.171,61 TL ile İcra peşin harcı 16.216,76 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 165.034,73 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk aşamasında ---------- tarafından ödenen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 1552,04 TL'sinin davalıdan; 7,96 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan peşin harç 39.171,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama esnasında davacının yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, 2.500 TL bilirkişi ücreti, 183,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.764,20 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2750,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 14,10 TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 298.804,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince 16.546,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde talep edilmesi halinde talep eden tarafa artan gider avansının iadesine,
Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere OY BİRLİĞİ ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!