T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/633 Esas
KARAR NO: 2024/166
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2022
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 31/08/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafla güvene dayalı bir ticari ilişkisi olduğunu, davalı tarafın davacıya düzenledi 6 adet faturadaki ürünleri teslim etmediği halde parasının davalı tarafa ödendiğini bu tespitten sonra 152.390,00 TL'lik-------- Esas sayılı icra takibi başlattığını Davalının bu icra takibini haksız yere durdurduğunu söz konusu 6 faturanın sonuncusu olan 22.11.2021 tarihli -------- nolu faturadan sonra bile 9 adet fatura düzenleyip malları teslim etmediğini tüm bu faturalar ( Toplam 15 fatura ) için -------- Noterliğinin 28.01.2022 tarih-------- numaralı yevmiye kaydı ile ihtarname gönderilerek faturaların iadesi ile faturaların kayda alınmayacağı belirtilmiş, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kalmasıyla huzurdaki davanın açılması ve davalının yapmış olduğu borca itirazın iptaline, takibin devamına, davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 29/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin davacı tarafla cari bir ilişkisi olduğunu davacı tarafında bu cari içerisinde ödemeler yaptığını, müvekkilinin bugüne kadar tüm faturalarına istinaden malları teslim ettiğini, aksi bir durum varsa bunu davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini, bu sebeple başlatılan -------- Esas icra takibinin kendileri tarafından itiraz edilip durdurulduğunu, davacı tarafın defterlerine ve BA-BS formlarına bakıldığında faturaların kayıtlı olduğunun görüleceğini bu sebeple davanın reddini, %20 den az olmamak üzere müvekkil şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.-------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Vergi dairesinden davalının Ekim-Kasım-Aralık 2021 dönemine ilişkin BA formları celp ve tetkik edilmiştir. Vergi dairesinden davacının 2020-2021 dönemine ilişkin BA formları celp ve tetkik edilmiştir. Bilirkişi 13/03/2023 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin inceleme konusu envanter defterlerinin tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırıldığını, e defter beratlarının da GİB sistemine süresinde yüklendiğini, davalı şirketin inceleme konusu envanter defterlerinin tasdiklerinin yasal süreler içerisinde yaptırıldığını, e defter beratlarının da GİB sistemine süresinde yüklendiğini, davacı şirketin inceleme konusu ticari defterlerin VUK'nun usul hükümlerine uygun olarak tutulmadığını, davalı şirketin İnceleme konusu ticari defterlerin VUK'nun usul hükümlerine uygun olarak tutulduğunu, icra takibi cari hesap bakiyesi üzerinden başlatıldığını, davacının defterlerinde herhangi bir alacak faturası kaydı bulunmadığını, icra takibi cari hesap bakiyesi üzerinden başlatıldığını, davacının defter ve belgeleri arasında herhangi bir alacak faturası bulunmadığını, davacı şirketin takip konusu faturalara istinaden herhangi bir iade faturası düzenlemediğini, davalının, davacı şirket adına düzenlediği dava konusu e-faturaların üzerine "İrsaliye yerine geçer." ifadesinin yazılmadığı görüldüğünden dava konusu e-faturaların sevk irsaliyesi yerine geçmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketin, 2021 döneminde davalı şirketten 143 adet e-belgeye istinaden 727.272,80-TL tutarında (KDV Hariç) 32 adet e-beyannameye istinaden ise 21.040,00-TL tutarında mal/hizmet alımı bildirdiğini, davalı tarafın dosyada bulunan "Bs" formlarının tetkikinde dava konusu faturaların düzenlendiği Kasım 2021 dönemine ait "Bs" formunun bulunmadığını, davacı şirketin tarafıma ibraz ettiği "---------" muavin hesabına yapılan muhasebe kayıtlarının VUK Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği Tek Düzen Hesap Planına aykırı olduğu; hesabın, işleyiş mantığına aykırı olarak, icra takibine başlanılan 03/06/2021 tarihi itibariyle 152.390,87-TL borç bakiyesi verdiği, sözkonusu hesap alacak hesabı olmadığından Tek Düzen Hesap Planı çerçevesinde davacı şirketin davalıdan olan alacağına delil teşkil edilemeyeceğini, davacı şirketin, tarafına davalı taraftan alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir muavin hesap ekstresi göndermediğini, tarafıma ibraz edilen "----------" hesabına ait "--------" ekstresinin VUK Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği Tek Düzen Hesap Planına aykırı olduğunu, bu ekstreden hareketle herhangi bir alacak bakiyesi tespit edilemediğini, davalı şirketin, 2020, 2021 ve 2022 hesap dönemlerine ait ticari defterleri üzerinde davacıya ait "-------" muavin hesabının tetkiki neticesinde, icra takibine başlanılan 02/03/2022 tarihi itibariyle davalı şirketin, davacıdan 320.524,09-TL tutarında alacaklı olduğunu, davacı şirketin bilirkişi incelemesine tabi ticari defterlerinin, davalı şirket muhasebe kayıtları ile uyumlu olmamasından dolayı HMK'nun 222. Maddesi uyarınca kendi lehine delil teşkil etme vasfına haiz olmadığını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi 27/09/2023 tarihli raporunda özetle; huzurda görülen davada, davacı --------Ş'nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2020 - 2021 - 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığını, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, dosya kapsamında 13.04.2023 tarihli YMM Bilirkişi -------- tarafından hazırlanan raporda davalı tarafın defterlerinin de usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, Teslim Tesellüm ve Alacağın İspatı Yönünden; davacı tarafın kendisine e-fatura olarak gelen faturaları 8 (sekiz) günlük süre içinde GIB'in e-fatura entegrasyon sisteminden Kabul/Red işlemine tabi tutmadan içeriği temizlik malzemelerini teslim almadığını savunarak 15 faturayı noter marifetiyle davalıya ihtarname ekinde gönderdiğini, diğer taraftan davalı tarafın mezkur faturaları içeriği malları davacıya teslim ettiğine dair somut bir belgenin (davacının kabulünde olan, imzası bulunan irsaliye, ya da eşdeğer belge) bulunmadığını, davacı tarafın, yılara sari oluşan, yoğun belge trafiğinde davalıya karşı oluşan güven neticesinde malların teslimine ilişkin belgenin başlangıçta aranmadığını, süresinde RED işlemini güven unsuru ile süresinde yapamadıklarını savunduğunu, taraflar arasında 2020 yılından bu yana ticari ilişkisinin bulunduğu, incelenen taraf defterlerinde ve Ba/BS formlarında davalı tarafından keşide edilen yoğun bir faturalaşmanın bulunduğu, 2020 yılında 78 adet, 2021 yılında 175 adet davalı faturasının davacı kayıtlarında yer aldığı, ihtilaf konusu faturaların ticari ilişkideki son faturalar olduğunun görüldüğünü, yapılan bu tespitler ışığında davalı tarafın ihtilaf konusu 15 adet fatura içeriği malı teslim etmiş sayılıp sayılmayacağının değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkemenin kendisine gelen e-faturaya 8 (sekiz) günlük itiraz süresi içinde red işlemi uygulamayan davacının fatura içeriği malı teslim aldığının kabulü gerektiği yönünde hüküm tesis etmesi durumunda; davalının borçlu olmayacağı, tam tersi davacıdan 318.769.1 TL (152.390-471.159,10) alacaklı olacağından davacının takip tarihi itibarıyla alacak talebinde bulunamayacağını, davalının ihtilaf konusu 15 fatura içeriği 471.159,10 TL'lik malı davacıya teslim ettiğini somut belgelerler ispat edemediği yönünde hüküm tesis etmek istemesi durumunda; davacının 02.03.2022 takip tarihi itibarıyla 152.390,00 TL alacağını talep edebileceğini, kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde ise, dava konusu icra dosyası mahkemeniz dosyasında bulunmadığından takip öncesi faiz ile aynı ödeme emrinde talep etmiş olduğu takip sonrası faiz hususunda bir değerlendirme yapılamayacağını beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava davacının bedelini ödediği halde teslim almadığını iddia ettiği malların karşılığında 152.390,00 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı taraf defterlerinde davacı taraf 02.03.2022 tarihi itibarıyla 152.390,00 TL alacaklı gözükmektedir. Dosya kapsamında 15.04.2023 tarihli bilirkişi tarafından hazırlanan rapora davalının aynı tarih itibarıyla 320.524,09 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının rapora itiraz etmemesi sonrası davacı itirazlarının değerlendirilmesi, davacı kayıtlarının incelenmesi amacıyla bilirkişiye verilen görev sonrası incelenen davacı kayıtları ile davalı kayıtları arasında 15 (onbeş) adet e-faturanın davalı kayıtlarında yer almasına rağmen davacının kayıtlarında yer almayan 471.159,10 TL'den kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafin ilki 02.11.2011, sonuncusu 01.01.2022 tarihinde olmak üzere iki aylık sürede kendisine davalı tarafından keşide edilen 15 (onbeş) adet ve 471 159,10 TL'lik faturayı --------- Noterliğinin 28.01.2022 tarih ---------- numaralı yevmiye kaydı ile keşide ettiği ihtarname göndererek, söz konusu faturaların içeriği malların gelmediği, teslim almadıklarını, bu sebeple kayıtlara alınmadığını bildirerek davalıya göndermiştir. Davalı tarafın düzenlemiş olduğu e-faturalar “ticari fatura” senaryosuna göre düzenlenmiştir. Bunun anlamı, Temel Fatura senaryosunun aksine şirketin GİB'e kayıtlı fatura entegrasyon sistemine ticari fatura senaryosu ile gelen bu faturanın kabul edilmemesi durumunda 8 (sekiz) günlük itiraz süresi içinde red, ya da kabul işlemini aynı sistem içinde uygulanması gerektiği, iade faturasının bu şekilde düzenlenmesine gerek kalmadığı, somut olayda ise davacının kendi kayıtlarına almış olduğu e-faturaları yaklaşık iki aylık süreden sonra entegrasyon sisteminden Red işlemi yapamadığından noter aracılığı ile faturaları kayıtlarına almayarak davalıya göndermiştir. Davalı ise malları teslim ettiğini savunmakla birlikte, fatura içeriği temizlik malzemesi olan ürünleri davacıya teslim ettiğine davacı onayını taşıyan somut bir belge de sunmamıştır.Doya kapsamından; davacı, 02/03/2022 tarihinde --------- Esas nolu dosyası üzerinden 152.390,00-TL tutarında icra takibi başlatmıştır. Davalı şirket, icra takibine 07/03/2022 tarihinde itiraz etmiş ve takip durdurulmuştur. Davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.
Mali Müşavir bilirkişi Mahkememize sunduğu 27/09/2023 tarihli raporunda: davacı tarafın kendisine e-fatura olarak gelen faturaları 8 (sekiz) günlük süre içinde GIB'in e-fatura entegrasyon sisteminden Kabul/Red işlemine tabi tutmadan içeriği temizlik malzemelerini teslim almadığını savunarak 15 faturayı noter marifetiyle davalıya ihtarname ekinde gönderdiğini, diğer taraftan davalı tarafın mezkur faturaları içeriği malları davacıya teslim ettiğine dair somut bir belgenin (davacının kabulünde olan, imzası bulunan irsaliye, ya da eşdeğer belge) bulunmadığını, davacı tarafın, yılara sari oluşan, yoğun belge trafiğinde davalıya karşı oluşan güven neticesinde malların teslimine ilişkin belgenin başlangıçta aranmadığını, süresinde RED işlemini güven unsuru ile süresinde yapamadıklarını savunduğunu, taraflar arasında 2020 yılından bu yana ticari ilişkisinin bulunduğu, incelenen taraf defterlerinde ve Ba/BS formlarında davalı tarafından keşide edilen yoğun bir faturalaşmanın bulunduğu, 2020 yılında 78 adet, 2021 yılında 175 adet davalı faturasının davacı kayıtlarında yer aldığı, ihtilaf konusu faturaların ticari ilişkideki son faturalar olduğunun görüldüğünü, yapılan bu tespitler ışığında davalı tarafın ihtilaf konusu 15 adet fatura içeriği malı teslim etmiş sayılıp sayılmayacağının değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, mahkemenin kendisine gelen e-faturaya 8 (sekiz) günlük itiraz süresi içinde red işlemi uygulamayan davacının fatura içeriği malı teslim aldığının kabulü gerektiği yönünde hüküm tesis etmesi durumunda; davalının borçlu olmayacağı, tam tersi davacıdan 318.769.1 TL (152.390-471.159,10) alacaklı olacağından davacının takip tarihi itibarıyla alacak talebinde bulunamayacağını, davalının ihtilaf konusu 15 fatura içeriği 471.159,10 TL'lik malı davacıya teslim ettiğini somut belgelerler ispat edemediği yönünde hüküm tesis etmek istemesi durumunda; davacının 02.03.2022 takip tarihi itibarıyla 152.390,00 TL alacağını talep edebileceğini, kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde ise, dava konusu icra dosyası mahkemeniz dosyasında bulunmadığından takip öncesi faiz ile aynı ödeme emrinde talep etmiş olduğu takip sonrası faiz hususunda bir değerlendirme yapılamayacağını beyan ve rapor etmiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır . HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişisinin 27/09/2023 tarihli raporunda davacı tarafın kendisine e-fatura olarak gelen faturaları 8 (sekiz) günlük süre içinde GIB'in e-fatura entegrasyon sisteminden Kabul/Red işlemine tabi tutmadan içeriği temizlik malzemelerini teslim almadığını savunarak 15 faturayı noter marifetiyle davalıya ihtarname ekinde gönderdiğini, diğer taraftan davalı tarafın mezkur faturaları içeriği malları davacıya teslim ettiğine dair somut bir belgenin (davacının kabulünde olan, imzası bulunan irsaliye, ya da eşdeğer belge) bulunmadığını, Mahkemenin davalının ihtilaf konusu 15 fatura içeriği 471.159,10 TL'lik malı davacıya teslim ettiğini somut belgelerler ispat edemediği yönünde hüküm tesis etmek istemesi durumunda; davacının 02.03.2022 takip tarihi itibarıyla 152.390,00 TL alacağını talep edebileceğini beyan ve rapor etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı/takip borçlusunun, --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, 152.390,00 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, kabulüne karar verilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı/takip borçlusunun,--------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, 152.390,00 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 10.409,76 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.840,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.569,26 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 24.382,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 80,70 TL başvurma harcı, 3.500,00 TL bilirkişi masrafı, 359,00 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 1.840,50 TL olmak üzere toplam 5.780,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!