T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/630 Esas
KARAR NO: 2024/95
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/08/2022
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 29/08/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tarafın 13.10.2021 tarihli sözleşme (bağlantı sirküsü) ile bazı ticari malların alım-satımı hususunda anlaştığını, buna göre ----------, ---------- Hediye Verilecektir Toplam 2.350.000.- TL KDV Dahil Karşılığı Mal İle --------, ---------, ---------,----------, --------, --------- Diğer Ürünler, teknik ürünler ve derz dolgular için toplam 650.000.- TL KDV Dahil TL karşılığı malın 13.10.2021 tarihli sözleşme (bağlantı sirküsü) istinaden müvekkiline teslim edilmesi gerekirken davalı tarafın çeşitli bahanelerle ve fiyat artışı talebiyle sözleşmeyi kötüniyetli ve yüksek kar marjı saikiyle ifa etmekten kaçındığını, yukarıda yazılı mal alımlarına karşılık müvekkilinin 3.000.000 TL'lik --------- şubesine ait müvekkili şirketin yetkilisinin şahsi avali alınmış ve alacaklısı (lehdarı) -------ŞTİ olan 20 adet çek yaprağından ibaret çekle ödeme yapıldığını, bu çeklerin davalı tarafça ödeme aracı olarak teslim alınarak piyasada kullanıldığını, işbu sözleşme gereğince müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın üzerine düşen teslim borcunu haklı bir neden olmaksızın yerine getirmediğini, bağlantı sözleşmesinde teslim tarihi kararlaştırılmamışsa da 2 yıldan bu yana uygulamada ve daha önceki teslimatlarda 1 hafta içinde teslimatın yapılması gerçeği karşısında bu defa çok uzun bir süre gecikme yaşandığından Borçlar Kanunu vs. mevzuat ahkâmı gereğince temerrüte düşmüş olmaları karşısında malın teslimi talebinden vazgeçmediklerini davalı tarafa 27/12/2021 tarihinde ---------Noterliği --------- yevmiye nolu ihtarname ile karşı taraf ifaya davet edildiğini, davalı tarafın hem cevap vermediğini hem de malları teslim etmekten de özellikle kaçındığını, 27/12/2021 tarihinde --------Noterliği--------yevmiye nolu ihtarnameden sonra--------- şirket yetkilisi --------- görüşme talep ettiğini ve 05.01.2022 tarihinde ------- yapının şirket merkezinde bir görüşme gerçekleştiğini, 05/01/2022 tarihinde, --------ŞTİ. adına ------- ve ---------, -------- şirketi adına ise ---------, --------- ve Av.... ---------Ş.'nin merkezinde bir görüşme sağladığını, bu görüşmede -------- yapı şirket yetkilisi --------- 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsünde bahsi geçen malları mevcut bağlantı sirküsünde yazılı olan fiyatlardan vermeyeceğini, ancak ve ancak 29,90 TL olan fiyatı 47,00 TL'ye revize edeceğini, (bağlantı sirküsünde kararlaştırılan bedelin yaklaşık 9680 fiyat artışı yaparak) ve bu şekilde verebileceğini söylediğini, -------- bu talebinin -------- tarafından ticari ahlak ve etik nedenlerle birlikte maddi ve ekonomik açıdan mağduriyet yaşanacağı gerekçesiyle kabul görmediğini, oysa 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsünde bahsi geçen Teknik ürün iskontosu ve palet başına 2 adet Hediye --------- toplantıda söz konusu bile olmadığını --------- şirketi olarak bağlantı sözleşmesine istinaden karşı tarafa çekleri verip yükümlülükerini yerine getirdiklerini, -------- ŞTİ.'nin ise soyut gerekçeler öne sürerek ısrarla sözleşmeye bağlı kalmayacağını belirttiğini, 13.10.2021 tarihinde müşteri sipariş formunda teslimi gereken malzemeler ile ürünler zamanında ve kararlaştırılan sürede yapılmadığından müvekkili şirketin ciddi anlamda müşteri kaybına, maddi ve manevi açıdan ağır zarara uğradığını, çek yolu ile ödemesi yapılan malzemelerin müvekkilince kendi müşterilerine zamanında davalının kusurundan dolayı teslim edilemediğinden piyasada ticari itibarının da olumsuz etkilendiğini, bu itibarla 13.10.2021 tarih itibari ile yapılan alım satım sözleşmesine haksız ve gerekçesiz olarak uymayan davalıya olan ticari inanç ve güvenin kalmadığından; inancı zedelenen müvekkilin de yeni bir ihtar çekerek davalıdaki çeklerin müvekkiline iade edilmesini istediğini ve bu çeklerin müvekkilince davalıdan teslim alındığını, -------- Şubesine ait Keşidecisi ---------- şahsi avalinin olduğu -------- şirketi olan lehdarı --------- Yapı olan çekler teslim alınmışsa da, müvekkilinin ifasızlık nedeniyle ağır kayıp ve zarara uğradığını, maddi ve manevi açıdan yıprandığını, davalının bağlantı sirküsü (alım satım sözleşmesine) uymaması nedeniyle müvekkilinin, yoksun kalınan kâr, müsbet ve menfi bilumum ticari zararlarının karşılanması gerektiğini, müvekkili ile davalı tarafın 13.10.2021 tarihli sözleşme (bağlantı sirküsü)nden sonra müvekkilinin 01.11.2021 - tarihinde------- mah.------- sok.N:------ -------- Adresinde 3 yıllığına aylık 11.000,00 TL'den toplam 396.000 TL'ye bir depo kiraladığını, bu deponun kiralanmasının tek amacının 13.10.2021 tarihli sözleşme(bağlantı sirküsü)sindeki malların konulması olduğunu, yani müvekkilinin sırf 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsündeki malların teslimi ve korunması için bu depoyu kiraladığını, davalının 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsündeki malları tesliminden kaçınması nedeniyle müvekkilinin müşteri kaybına uğradığını, ticari yönden güven ve itibarının zedelendiğini, milyonlarca liralık kardan yoksun kaldığını, zamanında mal teslim edemediğinden alt bayiliklerin kendisinden ayrıldığını ve ciddi anlamda ekonomik ve maddi açıdan ağır sorunlar yaşayarak zarara uğradığını beyan ederek, davalının 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsündeki edimlerini ifa etmemesi nedeniyle müsbet ve menfi bilumum ticari zararlarının karşılanması ve uğradığı maddi kayıpları tazminen fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 11.000 TLnin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 26/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı her ne kadar dava dilekçesinde bağlantı sirküsüne istinaden, müvekkilinin “1 hafta içinde malları teslim ederdi” şeklinde beyanda bulunarak sözde veya gerçekten kiralanan deponun maliyetini haksız olarak müvekkilinden talep etse de, durumun davacının izah ettiği gibi olmadığını, davacı ile müvekkili arasında geçmiş dönemde 3 ayrı bağlantı sirküsü akdedildiğini, bunlardan birincisi ve ilkinin 04/09/2020 tarihinde olup, ikincisinin 26/02/2021 ve üçüncü olanın ise dava konusu 13/10/2021 tarihli olduğunu, davacı ile akdedilen bağlantı sözleşmeleri gereği, davacının bu sözleşmede yer alan mallardan hangisini ne miktarda isterse müvekkili firmaya bildirdiğini ve müvekkili firmanın da onların talebine istinaden talep edildiği kadarını teslim ettiğini, davacının gerçeğe aykırı beyanında olduğu gibi sözleşmeden 1 hafta içinde tüm malların davacıya teslim edilmediğini, adından da anlaşılacağı üzere bu sözleşmelerin bir bağlantı sirküsü olduğunu ve sözleşmede yazılı olan cins ve miktardaki mallardan talep geldikçe davacıya teslim edildiğini, geçmiş dönemde akdedilen 3 bağlantı sirküsünde de durumun bu şekilde olduğunu, bu üç bağlantı sözleşmesi mahkemece incelendiğinde görüleceği üzere, hangi maldan kaç adet verileceği yazmamakta olduğunu, sadece hangi cins malın hangi ücretten verileceğinin yazdığını, buradan bile anlaşılacağı üzere davacı tarafın bağlantı sirküsüne istinaden orada yazılı mallardan hangisinden kaç adet talep ederse onların davacı tarafa teslim edileceği olgusunun anlaşıldığını, bu durumun başlı başına davacının, sözleşmeden itibaren 1 hafta içerisinde tüm malların teslim edilirdi iddiasını çürüttüğünü ve ayrıca buna istinaden depo kiralandığı beyanında da bulunarak müvekkilinden haksız olarak tazminat almaya çalıştığını, bu madde başlığı altında geçmiş dönem sözleşmelerin, bu sözleşmelere istinaden mail yolu ile parça parça mal talepleri ve fatura -------- sunulacağını, davacı tarafın doğru olmayan beyanlar ile, sanki bağlantı sözleşmesi gereği 1 hafta içerisinde tüm mallar teslim edilecekmişcesine beyanda bulunduğunu, ancak iki tacirinde yıllar gele ticareti gereği bağlantı sirküsündeki malların davacı sipariş ettikçe davacıya teslim edildiğini, davacının bu denli açık bir gerçeğe rağmen yalan beyanda bulunmalarında elde etmek istekleri 2 şey bulunduğunu, birinin sözde bağlantı sirküsüne istinaden tüm malları koyacakları bir depo kiraladıklarından öt depo kirasını müvekkiline ödetmek; ikincisinin ise tüm malların bağlantı sirküsünden 1 hafta sonrasında teslim edilseydi ülkede yaşanan enflasyon buhranından ötürü ifa imkansızlığı ve ifa zorluğu savunmasını def ederek menfi veya müspet zararlarını haksız yere tazmin etmeye çalışmaları olduğunu, zira davacının da hem ihtarında hem de dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere müvekkili firma sahibi ile görüştüğünü ve müvekkili firma sahibi davacıya, bağlantı sirküsündeki malları fabrika satışlarını kapattığı için temin edemediğini sonrasında fabrikanın satışlara başladığını ancak fabrika satış fiyatlarını 3 katına yakın bir bedele çıkarttığını davacılara beyan ettiğini, davacıların ise enflasyonun getirdiği bu gerçeği çok iyi bildiklerinden ötürü mahkemeyi yanıltma yolunu seçmiştiğini ve normalde bağlantı sirküsüne istinaden parça parça mal talep ettikleri gerçeğini gizleyerek sanki bağlantı sirküsündeki malların 1 hafta içerisinde tamamının kendilerine teslim edildiğini beyan ettiklerini, 13.10.2021 tarihli bağlantı sirküsüne istinaden davalı tarafça hiç mal verilmediği iddiasının tamemen asılsız olduğunu, davacının akdedilen bağlantı sirküsüne istinaden aylık kira bedeli 11.000,00 tI olan depo kiralandığı iddiasının ise tamamen gerçek dışı olduğunu beyan ederek, davacıya dava esas değeri kadar harç tamamlatılmasını aksi halde davanın usulden reddini ve davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava ticari satımdan kaynaklanan tazminat davasıdır. Davanın; taraflar arasında satışına sözleşme ile karar verilen emtianın davalı yan tarafından teslim edilmediği, bağlantı sirküsü ile anlaşılan ürünlere ait çeklerin vermesine rağmen anlaşmaya konu ürünlerin fiyatlarının arttığı, bu nedenle davacı müvekkilinin zararın bulunduğu iddiası ile ikame edildiği görülmektedir.Bilirkişi heyeti 02/11/2023 tarihli raporunda özetle; davacı ile davalı arasında, 13.10.2021 tarihli ve tarafların “bağlantı sürümü” olarak isimlendirdikleri bir sözleşme akdedildiğini, tarafların dava dosyasına örneğini sunmuş oldukları 2 sayfalık yazılı belge ile sözleşme şartlarının (hükümlerin) belirlenmiş olduğunu iddia ettiklerini, bu 2 sayfalık belge incelendiğinde, bir takım malların adlarının yazılı olduğunun görüldüğünü, fakat bu malların hangilerin hangi bedelle davalı tarafından davacıya satılacağının açıkça (anlaşılır şekilde) kararlaştırılmamış olduğunun anlaşıldığını, ayrıca bu belgede, davalı tarafından hangi maldan hangi sayıda satılacağının da kararlaştırılmamış olduğunu, sadece ---------- adlı malın fiyatının 30,90 TL ve 29,9 TL olarak kararlaştırılmış olduğu anlaşıldığını, bu durumlar karşısında, bu sözleşmenin “çerçeve sözleşme”niteliğinde bir sözleşme olduğu ve davacı/alıcının vereceği siparişler üzerine taraflar arasında münferit satım sözleşmelerinin kurulacağı ve davacının sipariş ettiği malların, davalı tarafından davacıya satılacağı kanaatine varıldığını, takdirin tamamen mahkemeye ait olduğunu, ayrıca sözkonusu 2 sayfalık belgede, davacının sipariş vereceği malların ne kadar zaman içinde davacıya teslim edileceğinin de kararlaştırılmamış olduğunun görüldüğünü, davacının, davalıya keşide etmiş olduğu 27.12.2021 tarihli ihtarname ile, 13.10.2021 tarihli bağlantı sürümü sözleşmesinin konusunu oluşturan malların teslim edilmediğini, beyan ettiğini ve bu malların 1 hafta içinde teslim edilmesini talep ettiğini, ancak, taraflar arasında akdedilmiş olan 19.02.2022 tarihli tutanak incelendiğinde; davacı tarafından davalıya avans mahiyetinde çekler verildiğini, davacı tarafından toplamda 534.675,94 TL tutarlı malın alımı için çeşitli tarihlerde davalıya sipariş verildiğini, bu malların davalı tarafından davacıya satılıp teslim edildiği ve bunların bedelinin de çekler ile davacıya ödendiği ve fazladan alınmış olan çeklerin de davacıya iade edildiği ve tarafların bu konuda mutabakata vardıklarının anlaşıldığını, davacının daha fazla mal sipariş ettiği halde bu malların davalı tarafından davacıya teslim edilmediğini gösteren somut delile ise rastlanmadığını, davacının, davalıya keşide ettiği 07.01.2022 tarihli ihtarname ile, davalının malları süresinde teslim etmeyip teslimde temerrüde düşmesi bebebiyle malların teslimi talebinde vazgeçtiğini ve davalıya verilmiş olan çeklerin iadesi gerektiğini, bildirdiğini, davacının bu ihtarname ile, taraflar arasıdaki çerçeve sözleşmeyi örtülü olarak feshettiğini, zira bu ihtarnamedeki beyanların “örtülü fesih beyanı” niteliğinde olduğunu, davacı, davalının temerrüdü nedeniyle sözlemeyi feshettiğini beyan ettiğini, ancak sözleşmede, davacı tarafından sipariş edilen malların hangi süre içinde teslim edileceği kararlaştırılmadığını, kaldı ki davacı tarafından daha önce sipariş edilmiş olan malların davalı tarafından davacıya gönderilmiş olduğunun anlaşıldığını, bu hususun, taraflar arasında akdedilmiş olan 19.02.2022 tarihli tutanaktan anlaşıldığını, davalı, ülkedeki ekonomik durum (özellikle dövizdeki beklenmeyen artış) sebebiyle bütün malların fiyatının bir anda arttığını, bu durumu davacıya bildirdiği ve malların fiyatında uyarlama yapılmasını talep ettiğini, fakat davacının bu talebi kabul etmediğini beyan ettiğini, davacının da davalının bu beyanını doğruladığını, davalının bu beyanı karşısında, davalının “fiyatların uyarlanmasına” yönelik talebini kabul etmemesi üzerine, davalının sözleşmeyi “askıya aldığı (durdurduğu)” anlaşıldığını, o dönemde ülkedeki ekonomik durum dikkate alındığından, TMK.md.2'deki “dürüstlük kuralı” ve TTK.md.18/2'deki “basiretli bir tacir gibi davranma yükümlüğü” gereği davacının, davalının uyarlama talebini kabul etmesi ve uyarlama için girişimde bulunması, yani kendi karşı uyarlama teklifini yapmasının gerektiğini, fakat davalının uyarlama talebini kabul etmediği ve kendi karşı uyarlama teklifini de sunmadığını, ortak bir noktada mutabakata varma konusunda girişimde bulunmadığının anlaşıldığını, bu sebeple de davalının, sözleşmeyi kendisi bakımından çekilmez hale geldiği için haklı olarak askıya aldığını, yani durdurduğunu, fakat davalının sözleşmeyi askıya alması (durdurması) sebebiyle davacının da haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, zira uyarlanmış sözleşmeye katlanmak ( uyarlanmış şekliyle sözleşmeye devam etmek) kendisi için uygun görülmediğinden sözleşmeyi feshettiğini, davacı tarafından sözleşmenin feshedilmesinde her iki tarafın da kusuru bulunmadığını, sözleşmenin feshedilmesi ile birlikte taraflar arasında akdedilmiş olan 19.02.2020 tarihli tutanak ile sözleşmenin tasfiyesi hususunda anlaşmaya varılmış olduğunu, bu nedenlerle, davacının davalıdan, davalının sözleşmeyi “askıya alması (durdurması)” sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararların tazminini talebe hak kazanamadığı kanaatine varılmış olup beyan ve rapor etmekle yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi heyet raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 187,86 TL'den harçtan mahsubu ile bakiye kalan 239,74 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!