WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/578
KARAR NO: 2024/147
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/08/2022
KARAR TARİHİ: 13/02/2024

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 05/08/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı arasındaki alım-satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı yanın, davalı firmadan 25/07/2017 tarihinde --------- siparişi verdiğini, bu siparişine ilişkin olarak ise 21.000,00 USD bedelli ------- şirketine ait 20/05/2018 tarihli -------- numaralı çekin davalı lehine keşide edildiğini, çekin davalı yanca tahsil edildiğini, ---------- siparişine ilişkin olarak davacı tarafından bedelin eksiksiz bir şekilde davalı tarafa ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafın siparişe konu --------- davacı yana teslim etmediğini, ödenen bedelin iadesinin talep edilmesine rağmen davalı yanın borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla, bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunduğu 19/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın "-------" ürününü satın almak istemiyle davalı yana başvurduğunu, davalı yan tarafından 25.07.2017 tarihli teklif formu düzenlenerek davacıya gönderildiğini, tarafların daha sonra başka ürünlerin de alınması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma sonucu davalı yanın 27.09.2017 tarihinde davacıya proformo fatura gönderdiğini, aynı gün proforma faturanın davacı tarafından kaşe+imza ile onaylanarak davalıya gönderildiğini, praforma faturaya göre satış bedeli olan toplam 99.000,00 USD olduğunu, 42.000 $ kısmı nakit ( 20.000 $ 28-30.09.2017 tarihleri arasında ödenecek şekilde, 22.000$ 15.17-09.2017 tarihleri arasında ödenecek şekilde) kalan 57.000$ kısmı ise ürün teslim edilirken çekle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacının 58.629,07 TL cari hesap bakiye alacağının görüldüğünü, lakin bilindiği üzere cari hesap sözleşmesinde bir alacağın cari hesaba kaydedilmesinin en önemli sonucu, tarafların alacaklarını karşılıklı olarak talep edememesi olduğunu, talep edilebilecek tek alacak, ancak cari hesap sözleşmesi sona erdiğinde tespit edilen nihai bakiye alacak olduğunu, bakiye alacağın da cari hesap sözleşmesi sona erdirilinceye kadar muaccel olmadığını, davacı yanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu süre zarfında da konkordato mühlet talebinde bulunarak, konkordato sürecine girdiğini, bakiye alacağın verilecek malzeme bedellerinden düşülmesi üzerine taraflar arası sözlü mutabakat sağlandığını beyanla bu nedenlerle davanın reddine, davacı yanın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:------- Esas sayılı takip dosyası, ------- Vergi Dairesi'nin 12/08/2022 tarihli müzekkere cevabı, ---------- Vergi Dairesi'nin 15/08/2022 tarihli müzekkere cevabı, -------- Esas sayılı dosyası UYAP sureti, -------- Bankası'nın 23/08/2022 tarihli müzekkere cevabı,--------- Bankası'nın 20/12/2022 tarihli müzekkere cevabı, -Mali Müşavir bilirkişinin 23/01/2022 tarihli raporu, -Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 23/01/2022 tarihli raporunda özetle: "Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yanın muavin kayıtları, davalı yana ait ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 24.02.2020 tarihi itibariyle 64.620,68 TL alacaklı olduğu, Davacı yan 64.620,68 TL alacağı (Md.2) icra takip tarihi olan; 24.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, Diğer bir ifade ile takibin ferileri ile birlikte yerinde olduğu, Davalı yanın savunmasında cari hesap sözleşmesine (iç ilişkide -Ödemenin İstenememesine) atıf yaptığı, taraflar arası yazılı bir cari hesap sözleşmesi olup-olmadığının resen araştırılması noktasında takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, bulunmaması halinde “Cari Hesap Bakiye” alacağın “Açık Hesap Alacağı” olarak dikkate alınıp-alınmaması noktasında da nihai takdirin sayın mahkemenize ait olduğu, tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor ibraz etmiştir. ------- Talimat sayılı dosyası ile aldırılan 14/06/2023 tarihli mali müşavir bilirkişi raporu, Mali Müşavir bilirkişi-------- Talimat sayılı dosyasına sunduğu 14/06/223 tarihli raporunda sonuç olarak: "Tarafların iddia ve savunması, tüm dosya içeriği ve davacı defterlerinin incelenmesi sonucu; Taraflar arsında bir ticari ilişkinin bulunduğu, ticari ilişkinin örf ve adetlere göre yürütüldüğü, Dava dilekçesinde belirtien ve icra takibine konu edilen 64.620,68 TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, 24.02.2020 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 64.620,68 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalı defterlerinin incelendiği önceki raporda 24.02.2020 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 64.620,68 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiği, taraf kayıtları arasındaki farkın 5.842,51 TL olduğu, bu farkın davalı tarafından 2018 yılında düzenlenen 5 adet faturadan kaynaklandığının belirtildiği, raporun sonuç bölümünde 24.02.2020 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 64.620,68 TL tutarında alacağının bulunduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, yapılan incelemede davacı kayıtlarında ve davalı kayıtlarının incelendiği önceki bilirkişi raporunda görüldüğü üzere; davacı tarafından çek bedeli kadar bir mal alımının bulunmadığı, uyuşmazlığa konu çekin avans çeki olarak verildiğinin anlaşıldığı, mal teslimi karşılığında yapılan ödeme olmadığının değerlendirildiği, çünkü davacı kayıtlarında, davacının çek bedelinin 64.620,68 TL tutarındaki kısmı kadar davalıdan alacağının bulunduğu, davalı kayırlarında ise 58.629,07 TL tutarında davacının, davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, dolayısıyla uyuşmazlığa konu çekin avans çeki olarak verildiğinin her iki taraf defterinden de anlaşıldığı, davacı defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve yasaya uygun olarak tutulduğu, defterlerin elektronik ortamda tutulduğu, defter beratlarının zamanında alındığı tespitlerinde bulunulmuştur." şeklinde rapor ibraz etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; davacının cari hesap ilişkisine dayalı olarak 64.620,68 TL asıl alacağın tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap ekstresine dayalı olarak -------- Esas sayılı dosyası ile 64.620,68 TL asıl alacak yönünden takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve dosyanın--------Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmış olup davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Somut olayda taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve davalı şirket tarafından davacı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu ve davacı şirket tarafından davalıya farklı tarihlerde ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Somut olayda taraflar arasında herhangi bir ayıp iddiası bulunmamakta olup davacı tarafından çek ile ödeme yapılmasına karşı su jetinin teslim edilmediği iddiası mevcuttur.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosyanın Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edildiği , bilirkişinin mahkememize sunduğu 23/01/2022 tarihli raporu ile davacının ticari defterleri --------- de olması nedeniyle davacının m dökümleri ve davalının ticari defterleri incelenmiş , yine -------- ATM aracılığı ile davacının ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş ve bilirkişi tarafından 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyaya sunulan Mali Müşavir bilirkişinin 23/01/2022 tarihli raporu ile davacı yanın muavin kayıtları, davalı yana ait ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın ticari defterlerinde taraflar arası ticari ilişkinin --------- No.lu satıcılar cari hesap kodunda takip edildiği, taraflar arası 31.08.2018 tarihinde sonra ticari ilişki olmadığı muavin defter dökümlerine göre davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 24.02.2020 tarihi itibariyle 64.620,68 TL alacaklı olduğu, icra takip tarihi olan 24.02.2020 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği tespit edilmiştir. Davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2017-2021 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, davacı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, ticari ilişkinin ----------no.lu alıcılar cari hesap kodunda takip edildiği, davalı yan tarafından davacı yana 25 adet toplam 93.869,43 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafından davalı yana 4 parça halinde toplam 153.018,47 TL tutarında ödeme yapıldığı, taraflar arası 31.08.2018 tarihinden sonra ticari ilişki olmadığı, davalı defterlerine göre Davalı Borcu = Davacı Ödemeleri - (Davacı Dönem Alacak + Davalı Faturaları) neticesinde takip tarihi olan 24.02.2020 tarihi itibarıyla davalı yanın davacı 58.629,07 TL borçlu olduğu espit edilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde cari hesap farkının 5.991,61 TL olduğu, bu farkın 5.842,51 TL’sinin davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 5.842,51 TL tutarlı 5 faturanın davacı yanın kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı, 149,10 TL’sinin ise davacı yan tarafından davalı lehine 28.11.2017 tarihinde keşide edilen 21.000
USD bedelli çekin davacı yan tarafından tahsilden bir gün önceki (son açıklanan) döviz satış kuru ile, davalı yan tarafından ise tahsil tarihindeki döviz satış kuru ile
kayıtlara alınması nedeniyle kur farkından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 13.03.2018 ---------- İrsaliyeli Fatura Meme - Boya Pompası Şartlandırıcı .-------- İrsaliyeli Fatura Yerli Pompa Milli - Boya Pompası Keçe Takımı ------- İrsaliyeli Fatura Conta-Adaptör-Meme-Hortum-Vana-Kolibant --------- İrsaliyeli Fatura Kumlama Hortumu 271,40, --------- İrsaliyeli Fatura Meme-Meme Elması 575,11 olmak üzere toplam 5.842,51 TL olan söz konusu faturaların teslim alan kısmında imza olmadığı, yine faturaların veya muhteviyatındaki endüstriyel malzemelerin davalı yan tarafından davacı yana teslim edildiğin ispata muhtaç olduğu, dosyada ispata elverişli somut veri bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davalı yan tarafından bir kısım mail yazışmalarında dosyaya sunulduğu, sunulan mail yazışmalarında da taraflar arası cari hesap farkını oluşturan faturaların “sipariş, sipariş onayı, muhteviyatındaki ürünlerin teslimi veya ödemesine” ilişkin herhangi bir yazışmanın da olmadığı anlaşılmıştır. Davacı yan tarafından davalı lehine keşide edilen 28.11.2017 tarihinde keşide edilen 21.000 USD bedelli çekin davacı yan tarafından tahsilden bir gün önceki (son açıklanan) döviz satış kuru ile, davalı yan tarafından ise tahsil tarihindeki döviz satış kuru ile kayıtlara alınmasından nedeniyle 149,10 TL’lik kur farkı oluştuğu, taraflara arası çekin hangi kurla kayıtlara alınacağı noktasında bir ihtilaf olmadığının, iki tarafında çeki -------- Bankası Döviz Satış Kuru ile kayıt altına aldığı, davacı yan tarafından davalı yana 28.11.2017 tarihinde yapılan 21.000 USD tutarlı çek ödemesinin --------- tarafından açıklanan 27.11.2017 tarihli döviz satış kurunun 1 USD = 3,9356 TL olarak dikkate alınıp, 21.000 USD’nin (21.000 USD x 3,9356 TL) 82.647,60 TL olarak kayıtlara alındığı, buna karşın ise aynı ödemenin davalı yan tarafından 28.11.2017 tarihli döviz satış kuru 1 USD = 3,9285 TL baz alınarak, 21.000 USD’nin (21.000 USD x 3,9285 TL) 82.498,50 TL olarak kayıtlara alındığı ve 149,10 TL’lik fark noktasında çekişmenin çekin düzenlendiği günün kuru ile mi yoksa, bir gün öncesinin yani son açıklanan kur ile mi kayıtlara alınması gerektiği noktasında toplandığı, bu hususta yani tarafların USD ödemeleri hangi kurla dikkate alması gerektiği hususunda dosya kapsamında yazılı bir sözleşme olmadığı ve -------- her gün günlük döviz kurunu saat 15:30 da açıkladığı için uygulamada çek ödeme yapılmadan ticari defterlere işlenerek tahsilat makbuzu karşılığı veya çek çıkış bordrosu imzalatılarak muhasebede hazır bulanan alacaklı yada temsilcisine verildiğinden, bu noktada günlük kur açıklanmadığında son açıklanan kur dikkate alınarak davacının defterlerine kaydetmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanın savunmasında cari hesap sözleşmesine iç ilişkide ödemenin istenememesine iddia ettiği anlaşılmış ise de bu hususta taraflar arası yazılı bir cari hesap sözleşmesi sunulmadığı bu nedenle “Cari Hesap Bakiye”alacağın “Açık Hesap Alacağı” olarak dikkate alınması gerekti kanaatine varılmış ve yapılan inceleme neticesinde her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının 58.629,07 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup tarafların ticari defter ve kayıtları üzerindeki cari hesap farkının 5.991,61 TL olduğu, bu farkın 5.842,51 TL’sinin davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 5.842,51 TL tutarlı 5 faturanın davacı yanın kayıtlarında yer almadığı ve davalı tarafından söz konusu faturalara ilişkin ürünlerin teslim edildiği hususunun ispatlanamadığı yine 149,10 TL farkın ise davacı yan tarafından keşide edilen 21.000 USD bedelli çekin tahsilden bir gün önceki son açıklanan döviz satış kuru ile kayıt altına alınmasından kaynaklandığı bu nedenle dava konusu cari hesap ekstresi nedeniyle davacının alacaklı olduğu anlaşılmış olup davanın kabulü ile, davalının--------Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile; takibin 64.620,68 TL alacak üzerinde aynen devamına, dava konusu asıl alacak faturalardan kaynaklı cari hesap alacağı olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 12.924,13 TL icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının --------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin 64.620,68 TL alacak üzerinde aynen DEVAMINA,
2-Dava konusu alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 12.924,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 4.414,23 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 1.103,56 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.310,67‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç 1.103,56 TL olmak üzere toplam 1.184,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 2.000,00 TL, tebligat posta masrafı 252,50 TL, KEP masrafı 4,00 TL ve e-tebligat masrafı 109,00 TL olmak üzere toplam 2.365,5‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2024