T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/523 Esas
KARAR NO: 2024/192
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 19/07/2022
KARAR TARİHİ: 22/02/2024
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 19/07/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalısı ------- ŞTİ. firması tarafından ------- yerleşik --------- firmasına 24.07.2020 tarih ve ---------- nolu fatura kapsamında 35 Koli, 650 Adet, 357,50 Net Kg, 378,50 Brüt Kg Erkek Örme Sweatshirt cinsi emtia satıldığını ve -------- ---------- kadar karayolu ile seferi yapılacak olan taşımanın ---------- numaralı 27.07.2020 tanzim tarihli--------POLİÇESİ ile teminat altına alındığını; -------- firması tarafından taşımaya konu ürünlerin sevkiyatı için davalı --------- Şirketi ile anlaşıldığını;--------Şirketi'nin sigortalının deposundan teslim aldığı emtiayı alıcının deposuna teslim etme taahhüdünde bulunduğunu ve bu nedenle tüm aktarmalar ve alt nakliyelerin --------- Şirketi sorumluluğunda olduğunu; dolayısıyla konu taşımadaki hasarın --------- Şirketi firması sorumluluğunda iken gerçekleştiğini, taşımaya konu malların hasarsız ve eksiksiz olarak taşıma işini üstlenen firma tarafından teslim alınmış olup -------- Belgesi üzerine de herhangi bir ihtirazi kayıt düşülmediğini, sigortalı emtianın 27.07.2020 tarihinde nakliyeciye teslim edildiğini ve akabinde taşımanın başladığını, ancak emtianın alıcı firmaya ulaşmadığını; alıcı firmanın emtianın taraflarına ulaşmadığına dair sigortalı/satıcı firmayı bilgilendirdiğini, sigortalı/satıcı firmanın da -------- Şirketi yetkilisi ile e-mail yazışmaları yaparak emtianın akıbetini sorduğunu; e-mail yazışmalarından geçen süre zarfında emtianın bulunamadığı ve kaybolduğunun anlaşıldığını, ---------- Şirketi yetkilisinin 27.08.2020 tarihli e-mailde "malzemelerinizi halen arıyorlar ancak henüz bulunmadı" şeklinde beyanda bulunduğunu, akabinde sigortalı şirket tarafından konu hasarın karşılanması için müvekkil sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, hasar sonrası müvekkili sigorta şirketinin --------- Şti. ile arasındaki "--------- Poliçesi" gereği ortaya çıkan hasarlarını tazmin ettiğini, ödenen bu miktarın eksper raporunda belirtilen hasar miktarına ilişkin olarak yapıldığını, dolayısıyla, davalının sorumluluğunun da bu miktar üzerinden olacağını; --------- Şti. tarafından gerçekleştirilen ekspertiz çalışması sonucu 08.09.2020 tarih ve -------- - no'lu rapor ile "konu hadisenin yanlış yere sevkiyat veya aktarmalar esnasında depolarda unutulma veya çalınma sebebiyle meydana geldiği..." şeklinde meydana geldiğinin tespit edilerek hasarın toplam maliyetinin 7.865,00 EURO olarak hesaplandığını, sigortaya konu emtianın ------ ile müvekkili şirket tarafından güvence altına alındığını ve söz konusu hasarın poliçe kapsamında değerlendirilerek dava dışı sigortalıya 7.865,00 Euro karşılığı olarak 62.480,35 TL ödenerek sigortalının zararının tazmin edildiğini, CMR md.17/1 hükmü gereği taşıyıcının, eşyayı teslim alması anından başlayarak eşyayı gönderilene teslim ettiği ana kadar geçen süre boyunca yükte meydana gelebilecek zıya ve hasardan yahut gecikmeden doğabilecek zararlardan sorumlu olacağının düzenlendiğini, somut olay açısından; konu taşımanın davalı - firmanın sorumluluğunda iken gerçekleştiğini; sigortalı emtianın tamamı kaybolduğunu ve varış yerine ulaşamadığını; somut olayda emtianın taşıma esnasında kaybolduğunun sabit olduğunu ve emtianın zıya olmasının CMR m.17/2 ya da m.17/4 yer alan sebeplerden kaynaklanmadığını, bu sebeple de davalıların sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını; CMR m. 29 gereğince taşıyıcının ve Konvansiyon 3. Maddesi uyarınca fiillerinden sorumlu bulunduğu kişilerin, zararın ortaya çıkmasında kasten veya davaya bakan hâkimin hukukuna göre kasta eşdeğer kusurla davranışları söz konusuysa, taşıyıcı sorumluluğunu kaldıran, sınırlandıran ya da ispat külfetini diğer tarafa yükleyen Konvansiyon hükümlerinden istifade edemeyeceğini iddia ederek davalı/borçlunun takibe, asıl alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline ve -------- E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, davalı/borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili Mahkememize sunduğu 05/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: dava konusu taşımanın uluslararası bir taşıma olup, -------- de taraf bulunduğu -------- konvansiyon hükümlerine tabi olduğunu, --------- konvansiyonu 32/1. maddesine göre sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek taşımalarla ilgili her türlü davanınbir yıllık zamanaşımına bağlı olduğunu, bir yıllık zamanaşımı geçmiş olmakla, zamanaşımı - itirazları olduğunu, --------- konvansiyonu düzenlemesine göre zamanaşımı hesaplanmasında süre kesilmesinin değil süre durmasının söz konusu olacağını;zamanaşımını durduran herhangi bir durumun ortadan kalkması halinde zamanaşımının kaldığı yerden işlemeye devam edeceğini; davaya konu yükün 27.07.2020 tarihinde davalı taşımacıya teslim edildiğinin dava dilekçesinde de ifade edildiğini, dava dilekçesinde, davalı taşımacının 27.08.2020 tarihli cevap maili ile "yükü aradıklarını, ancak henüz bulamadıklarını" beyan ettiğini kabul ettiğini, şu durumda zamanaşımının 27.08.2020 tarihinde başlamış ve 26.08.2021 tarihinde sona erdiğini; yükün kaybolduğu anlaşıldıktan veya kaybolmuş sayılacağına dair yasal karine gerçekleştikten sonra zamanaşımının başladığını ve tarafların dava açmak dışında yapacakları hiçbir işlemin zamanaşımını durdurmayacağını, çünkü tarafların birbirlerine karşı gerekli talep ve cevapları vermiş bulunmakla, bu talep ve cevapların tekrarlanmasının zamanaşımını her defasında durdurmuş sayılmayacağını, şayet taraflar arasında bu şekilde bir diyalog gelişmemişse, bu defa-------- konvansiyonunun 20/1. maddesi kapsamında yük taşımacıya teslim edildiği tarihten itibaren 60 gün sonra kaybolmuş sayılacağını, bu son olasılıkta dahi 32. madde kapsamında - 26.09.2020 tarihinde başlayan zamanaşımının 26.09.2021 tarihinde sona ermiş sayılacağını; İş bu dava konusuyla ilgili her ihtimalde dava zamanaşımı dolduğunu; davacı sigortacı açısından iç hukuka tabi bir rücu alacaklısı konumunda bulunmakla, kendisi yönünden TTK 855/3. madde hükmünün geçerli olduğunu, davacı taraf ile aralarında herhangi bir yazılı taşıma sözleşmesi mevcut olmadığını, davalı Müvekkil davaya konu taşıma eşyasını göndereni ile mail yazışmasında anlaşılan şartlarda --------- alıp --------- varış gümrüğüne taşıyıp teslim ettiğini, müvekkilinin yükü zamanında ve eksiksiz olarak teslim ettikten sonra yükün bir başka taşımacı tarafından --------- iç taşımasında kaybedildiğini iddia ettiğini; bu iç taşımacının davaya dahil edilmemesi nedeniyle bu iddianın muhatabı üçüncü taraf taşımacının yük hakkında açıklama yapması imkanının bulunmadığını, davacı tarafın neden fiili taşıyan son taşımacıya karşı dava açmadığı anlaşılamadığını, ---------- iç taşımasını yapan dava dışı üçüncü taraf firmanın varsa kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını; nitekim müvekkilinin "--------" vs. Taşıma taahhüdü yoktur. Dolayısıyla davacı Müvekkil -------- iç taşımasını gerçekleştirmesi gereken üçüncü taraf taşımacının yükü kaybetmesinden sorumlu tutulamayacağını; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı müvekkilinin kendi taşıma işini kusursuz şekilde tamamladığını, iş bu dava konusuyla ilgili aksi bir kararda dahi CMR 23., 25. Ve 27. Madde kapsamında sınırlı sorumluluk ilkesi gereği hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafın gerçek zararı değil faturada yazan satış fiyatını ödediğini, faturada yazan tutar satıcının karını da içereceğinden gerçek bir zarar olmadığını, sigortanın amacının gerçekleşen zararı karşılamak olduğunu, satıcının mahrum kaldığı karı karşılama olmadığını; nitekim satıcının aynı malı aynı alıcıya yeniden satmak suretiyle karını elde edebileceği gibi, sigortanın kapsamı mal varlığında meydana gelen azalmanın yerine koyulması olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı tarafın son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.--------- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp ve tetkik edilmiştir.------ Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davaya konu taşımaya ilişkin gümrük işlem dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.------- vergi dairesine müzekkere yazılarak ------- Şti.'nin 27/07/2020 tarih ve -------- sayılı ihracat beyannamesine ilişkin KDV iadesi talebi bulunup bulunmadığı sorulmuş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.Bilirkişi heyeti 06/02/2023 tarihli raporunda özetle; davalının, davacının sigortalısına ödediği 62.480 TL tazminat tutarındaki halefiyeti gereği davacıya rücu edebileceğini, mahkeme tarafından davalının ağır kusurlu olmadığı sonucuna varılması rapor içinde açıklanan gerekçelerle zamanaşımı süresi 28.09.2021 tarihinde dolmuş olacağından bu tarihten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığının kabulü gerekeceğini, taşıma hukukunda eşyanın fatura değerinin teminat altına alındığını, sorumluluk hukukunda tazmini gereken zararın maddi zararın fiili zarar ve yoksun kalınan kardan oluştuğunu, bu sebeple davalının yoksun kalınan karın talep edilemeyeceği yünündeki açıklamalarının mahkemenin takdirinde olduğunu, yapılan hesaplamaya göre dava konu olan malların maliyetinin 5.824 € olarak alınabileceğini, dava konusu ürünlere ait faturada yer alan 12.10 € satış fiyatının olay tarihindeki piyasa emsal fiyatları dahilinde olduğu ve tutarının 7.865 € Hasar Bedeli olarak alınabileceğini beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava, -------- Poliçesi kapsamında davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin davalı taraftan rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasında dava dışı -------- Şti. tarafından yurt dışına gönderildiği iddia edilen ürünlerin taşıma sırasında kaybolup kaybolmadığı, ürünlerin adresine teslim edilip edilmediği, ürünler zayi olmuş ise bu iddia ile davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödeme yapılmasının haklı olup olmadığı, davacının dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin davalıdan rücusunu talep etmekte haklı olup olmadığı, haklı ise ne miktar için rücu edebileceği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.-------Esas sayılı dosyası incelendiğinde, -------Şirketi aleyhine ------- şirketi vekili tarafından; 62.480,00 TL asıl alacak, 5.390,40 TL işlemiş faizi, 2.541,99 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 70.412,39 TL tutarındaki alacağın ana paraya takip tarihinden itibaren işletilecek faiziyle tahsili amacıyla takip başlatıldığı, ödeme emirlerinin borçluya 03.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu itiraz neticesinde duran takibin devamını sağlamak üzere alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.CMRm. 17'ye göre “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur”. CMR m. 29'a göre ise de: “1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen imlerinden yararlanamazlar”. CMR m. 3, m. 17 ve 29'un birlikte somut olay açısından uygulanması sonucu davalı taşıyan, davaya konu olan malların kaybolmasından sorumludur. Kaybolmanın davalı taşıyıcının hizmetlerinden yararlandığı -------- içindeki taşımayı yapan alt taşıyıcının kusurundan kaynaklanması bu sonucu değiştirmemektedir. Kayıp, kendisinin veya bu taşıyıcının bilerek kötü hareketi veya buna eşdeğer sayılan kusurundan kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan hükümlerinden taşıyıcı yararlanamayacaktır. Bu durumda davacının sigortalısının uğramış olduğu zararın davalı tarafından tazmini gerekir. Dava dosyasındaki fatura fotokopisinden taşıma konusu malların 7.865 Euro'ya satıldığı görülmektedir. Davacı, sigortalısına 7.865 Euro karşılığı 62.480 TL. ödeme yaptığına ilişkin banka dekontu dava dosyasında mevcuttur. Nitekim dava dosyasında mübrez nakliye emtia sigorta poliçesi incelendiğinde “--------” klozu gereğince taşımaya konu olan malların alıcıya teslim edilmemesinin sigorta kapsamında olduğu görülmektedir. TTK m. 1481/1'in “Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer. Sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel tutarında sigortacıya ait olur” hükmü uyarınca davacı sigortalısına yapmış olduğu bu bedel tutarında sigortalısının haklarına halef olmuştur. Halefiyet gereği davacı, bu zarardan sorumlu olan davalıya rücu edebilecektir. Taşıma işlerinde malın zayi olması yahut hasarlanması halinde zarara uğrayan kişi taşıma sigortasından yararlanacaktır. Taşıma sigortalarında kural eşyanın fatura değeri üzerinden teminat altına alınmasıdır . Somut olayda taşıma konuş malların fatura değeri 7.865,30 Eurodur. Denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı/takip borçlusunun, --------- esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, 62.480,00 tl üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin yargılamayı gerektirdiğinden reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
2-Davalı/takip borçlusunun, --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, 62.480,00 TL üzerinden devamına, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına,
3-İcra inkar tazminatı talebinin yargılamayı gerektirdiğinden reddine,
4-Başlangıçta peşin olarak alınan 850,41 TL harcın alınması gerekli olan 4.268,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.417,6 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, posta ve tebligat gideri 156,75 TL, bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, olmak üzere toplam 3.237,45 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 2.872,73 TL yargılama masrafına, peşin harç 850,41 TL, eklenerek sonuç olarak 3.723,14 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 364,72 TL yargılama masrafının davacı yan üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 7.932,39 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin haklılık durumuna göre hesaplanan 1.384,26 TL'sinin davalıdan, 175,74 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!