WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/228
KARAR NO: 2024/119
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/03/2022
KARAR TARİHİ: 02/02/2024

DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 30/03/2022 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket tarafından verilen özel sipariş üzerine kapora olarak 20.09.2021 tarihinde 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, sipariş konusu ürünlerin teslime hazır hale gelmesi sonucu 60.765,12 TL tutarındaki ürün 30.11.2021 tarihinde ve 52.822,80 TL tutarındaki ürün ise 27.12.2021 tarihinde davalı şirket çalışanı ------- tarafından teslim alınarak, teslime ilişkin olarak da söz konusu e-faturaların imzalandığını, buna rağmen davalı yanın ödeme yapmaması üzerine, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu beyanla, bu nedenlerle davanın kabulüne, borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunduğu 18/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafça davalı yana birçok ürünün gönderildiğini, bu gönderilen ürünlerin davalı yanın temizlik personeli tarafından davalı yanın bilgisi dışında teslim alındığını, davalı yanca iade edilmeye çalışılsa da, davacı yanın ürünleri iade almadığını, davalı yan tarafından davacı yana cüzi miktarda mal siparişi verildiğini, verilen sipariş için 10.000,00 TL kapora gönderildiğini, fakat siparişi verilen bu malların bahsi geçen 10.000,00 TL'yi aşar nitelikte olmadığını, bahsi geçen sayı ve miktarda herhangi bir sipariş verilmediğini beyanla bu nedenlerle davanın reddine, davacı yanın kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:-------- Vergi Dairesi'nin 05/04/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi'nin 07/04/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Merkezi'nin 08/04/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Vergi Dairesi'nin 05/04/2022 tarihli müzekkere cevabı,
---------- Esas sayılı takip dosyası UYAP sureti,
-------- Esas sayılı dosyası UYAP sureti,
-Davacı tanığı ... Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde: "Ben davacı ile çalışmaktayım. Ben davacıdan bağımsız olarak nakış işi yapmaktayım. Davacı bana davalı şirketten almış olduğu sipariş üzerine ürünlerine nakış yapmamı istedi. Ben de nakışları yaparak davacıya teslim ettim. Daha sonra davacı bana davalı taraftan sadece 10.000,00 TL kapora bedeli aldığını, bunun dışında kendisine bir ödeme yapılmadığını söyledi. Benim ürünlerin davalı şirkete teslimine ilişkin bilgim ve görgüm yoktur. Benim elimde sadece ürünlerin nakışını yaptığıma ilişkin fotoğraflar vardır, gerekirse mahkemenize ibraz edebilirim. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde: "Ben tarafları tanırım. İki tarafı bir araya getiren de benim. Davacı taraf ile davalı firmada biraraya gelerek taraflar arasında bir ticari ilişki kuruldu, fiyat ve alınacak ürünler belirlendi ancak gerek pandemi dönemi olması gerek de davacının ve çalıştırdığı personelin rahatsızlığının olduğunun belirtilmesinden dolayı ürünler davalı firmaya geç geldi. Bu süreç uzun sürdü. İlk olarak temizlik personeli ile ilgili siparişleri davalı firma aldı. İkinci siparişler telefonda verildi. Davacı taraf verilen ikinci siparişlerden çok daha fazla ürün gönderdi ve anlaşılan fiyatın çok üzerinde bir fiyat belirlenmiştir. Bunun üzerine davalı firma ihtiyacı kadar ürünleri aldı, ihtiyacı olmayan kısmını davacıya iade etti. Ancak davacı iadeyi kabul etmedi sonrasında telefonlarına da bakmadı. İkinci siparişten sonra taraflar birbirlerini muhattap kabul etmediler. Üç ya da dört personel için altı veya yedi takım kıyafet istenmiş iken kırk elli adet pantolon, doksan adet fular geldi. Ben ödemeler hakkında bilgi sahibi değilim. Muhtemelen taraflar arasındaki görüşmede konuşulan 10.000,00 TL'lik kapora bedeli vardı, bu bedelin ödendiğini biliyorum. Ben tarafları uzlaştırmaya çalıştım ancak bu gelişmelerden sonra iki taraf çözüm noktasında bir araya gelemediler. Davacı tarafça gönderilen ürünleri temizlik personeli teslim almıştır. Ben ihtiyaç fazlası gelen ürünlerin davacı tarafça kabul edilmemesinden sonra akıbetinin ne olduğunu bilmiyorum. Çünkü ben o tarihlerde başka bir işe geçmiştim. Öncesinde ben davalı şirkette yöneticiydim. Az önce de belirttiğim üzere net rakamları hatırlamamakla birlikte personel artışı da ön görülerek altı yedi takım sipariş edilmiş iken ve planlananın %5 veya %10'u kadar kısım kabul edilebilecekken doksan veya yüz adet fular gönderilmiş olması nedeni ile davalı taraf bunun maliyetine katlanmak zorunda değildir. Üzerinden zaman geçtiği için de sipariş edilen malzemelerin miktarları konusunda bilgi sahibi değilim ancak o gün anlaşılan bedellere ilişkin birim fiyatları benim elimde mevcuttur. Sonrasında tarafların fiyatları revize ettiklerini düşünmüyorum ancak adet sayısında belki artışa gidilmiş ise fiyatlar da artmış olabilir. Mahkemeniz kabul ederse buna ilişkin belgeyi dosyaya sunabilirim. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ... Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde: "Ben davalı şirkette temizlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Davacı tarafça gönderilen kıyafetler geldiğinde biz o kıyafetleri araçtan boşalttık. O an şirket yetkilisi olan ... o an orada olmadığı için ve diğer taraf ürünlerin teslimine ilişkin acele ettikleri için temizlik görevlisi olan -------- teslim belgesini imzaladı. Ben taraflar arasında fatura olduğunu bilmiyordum, sadece irsaliyeye ilişkin bilgim vardı. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı --------- Mahkememizin 24/11/2022 tarihli celsesinde: "Ben davalı şirkette temizlik görevlisi olarak çalışmaktayım. O zaman şirketin yetkilisi olan ... beni arayarak benden yanıma bir kişi daha alarak gelen malzemeleri teslim almamı istedi. Biz malzemelerin oraya gittiğimizde malzemeler yere bırakılmıştı. Benden teslim aldığıma dair isim soyisim ve imzam istendi. Ben de imzaladım. Ancak bunun fatura olduğunu da bilmiyordum. Benim bu husus dışında başka bir bilgim ve görgüm de yoktur. Ben daha öncesinde bir iki sefer daha başka firmaların getirdiği malzemeleri teslim almıştım. Bana imzaladığım belgelerin irsaliye olduğunu söyleyerek benden isim soyisim ve imza almışlardı. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.-Mali Müşavir bilirkişinin 27/12/2022 tarihli raporu, -Mali Müşavir bilirkişinin 04/08/2023 tarihli ek raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava;30/11/2021 tarihli 60.765,12 TL bedelli fatura ve 27/12/2021 tarihli 52.822,80 TL bedelli fatura nedeniyle cari hesap ilişkisinden dayalı 103.587,92 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Doya kapsamından; davacı 30/11/2021 tarihli 60.765,12 TL bedelli fatura ve 27/12/2021 tarihli 52.822,80 TL bedelli fatura nedeniyle bakiye fatura alacağının tahsili için -------- Esas sayılı icra dosyası ile 103.587,92 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya 18/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticisinde Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu 27/12/2022 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan incelmeye gelmemiş, ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Takdir mahkemenize aittir. Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 14.02.2022 tarihi itibarıyla 103.587,92 TL alacaklı olduğu, Davacı yan 103.587,92 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden (Md.2) icra takip tarihi olan; 14.02.2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor ibraz etmiştir. Mahkememizin 23/02/2023 tarihli celsesinde davacının ticari defterlerinin incelendiği ancak davalı tarafın ticari defterlerinin yerinde incelenmesi talebinin atlanarak rapor tanzim edildiği, anlaşıldığından davalının defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ,Mali Müşavir bilirkişi mahkememize sunduğu 04/08/2023 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 14.02.2022 tarihi itibarıyla 103.587,92 TL alacaklı olduğu, davacı yan 103.587,92 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya istinaden (Md.2) icra takip tarihi olan; 14.02.2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği,davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde, davacı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı yanın ticari defterlerinde davacı yan ile olan ticari ilişkinin -------- no.lu Satıcılar hesap kodunda takip edildiği, davacı yan tarafından davalı yana düzenlenen faturanın bu hesabın alacağında, davalı yan tarafından davacı yana yapılan ödemelerin ve düzenlenen iade faturalarının ise bu hesabın borcunda cari hesap ekstresinde kayıt altına alındığı anlaşılmıştır.Taraflar arası ticari ilişkinin davalı yan tarafından davacı yana 20.09.2021tarihinde yapılan 10.000,00 TL tutarlı avans ödemesi ile başladığı, davacı yan tarafından davalı yana 2 adet toplam 113.587,92 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı yan tarafından davacı yana 2 adet toplam 15.837,12 TL tutarında iade faturası düzenlendiği, taraflar arası başkaca ticari ilişki olmadığı belirtilmiştir. Tarafımızdan incelenen davalı yanın ticari defterlerinde takip tarihi olan 14.02.2022 tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 87.750,80 TL borçlu olduğu tarafımızdan görülmüştür.
Tarafların Cari Hesap Farklılıkları;
➢ Tarafımızdan incelenen davacı yanın ticari defterlerinde takip tarihi olan 14.02.2022 tarihi itibarıyla davacı yanın davalı yandan 103.587,92 TL alacaklı olduğu,
➢ Tarafımızdan incelenen davalı yanın ticari defterlerinde takip tarihi olan 14.02.2022 tarihi itibarıyla davalı yanın davacı yana 87.750,80 TL borçlu olduğu,
➢ Taraflar arası cari hesap farkının (Davacı Defter Alacağı 103.587,92 TL - Davalı Defter Borçlu 87.750,80 TL) 15.837,12 TL olduğu,
➢ Bu farkın davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 2 adet toplam 15.837,12 TL tutarlı “iade” muhteviyatlı faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmamasından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ek rapor ibraz etmiştir.
Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı tebliğ aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde fatura ve münderecatına itiraz etmemiş olması ya da faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin tarafına tesliminin yapılmadığını ya da ayıplı olduğunu ispatlamalıdır. Dava konusu faturaların davacı şirket tarafından davalı şirket unvanına düzenlenmiş olduğu anlaşılmıştır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyaya sunulan Mali Müşavir bilirkişinin mahkememize sunduğu 04/08/2023 tarihli ek raporunda tarafların incelemeye sunulan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, dava konusu faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının defterlerine göre 103.587,92 TL alacaklı gözüktüüğ, davalı tarafın defterlerine göre 87.750,80 TL borçlu gözüktüğü aradaki farkın 15.837,12 TL olduğu, bu farkın davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 2 adet toplam 15.837,12 TL tutarlı “iade” muhteviyatlı faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf dava konusu fatura nedeniyle borcu olmadığını siparişi verilen bu mallar için 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, bahsi geçen sayı ve miktarda herhangi bir sipariş verilmediğini, ürünlerin yetkili kişiye teslim edilmediği beyan etmiş ise de dava konusu faturaların ticari defterinde kayıtlı olduğu ve süresinde faturalara itirazının bulunmadığı, yine faturalar altında -------- imzasının bulunduğu ve ------ kayıtlarına göre ------- davalı şirketin çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Yine davalı taraf ürünlerin yetkisiz kişiye teslim edildiğini belirtmiş ise de davalı tanığı olarak dinlenen --------- davalı şirkette temizlik görevlisi olarak çalıştığını, şirketin yetkilisi olan ... kendisini arayarak gelen malzemeleri teslim almasını söylediğini ,malzemelerin oraya gittiğimizde malzemelerin yere bırakılmış olduğunu ve teslim aldığıma dair isim soyisim yazarak imza attığını,kendisinin daha öncesinde bir iki sefer daha başka firmaların getirdiği malzemeleri teslim aldığını beyan etmiş olup dava konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği , yetkisiz kişiye teslim edildiği iddiası davalı tarafından ispat edilememiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda taraf defterleri arasında aradaki farkın 15.837,12 TL olduğu belirtilmiş ise de bu farkın davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen 2 adet toplam 15.837,12 TL tutarlı “iade” muhteviyatlı faturanın davacı yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı, davalı yanca sunulan iade faturaları üzerinde yapılan incelemede; davalı yan tarafından davacı yana düzenlenen faturalar üzerinde yapılan incelemede" fiyat farkı kesilmiştir.” ibaresinin yer aldığı, iadeye konu olduğu anlaşılan faturaların fiyat farkından kaynaklandığı iddiası ile fatura tarihinden bir ay sonra davacı yana fiyat farkı muhteviyatlı fatura tanzim edildiği anlaşılmıştır. Söz konusu iade faturalarının itiraz süresinden sonra düzenlenmiş olması, davacının defterlerinde kayıtlı olmaması ve iade faturasına konu ürünlerin davacı tarafından teslim alınmadığı hususun dosya kapsamında davalı tarafın ve davalı tanıklarının beyanları ile de sabit olduğundan davalı taraf defterlerinde kayıtlı dava konusu faturaların anlaşmaya aykırı olduğunu yada ürünlerin yetkili kişiye teslim edilmediği iddiasını ispata elverişli delil sunamadığından bu husustaki iddialarını ispatlayamamıştır. Bu nedenle dava konusu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olduğu anlaşılmış olup davanın kabulü ile, davalının ----------Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın iptali ile; takibin 103.587,92 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, dava konusu asıl alacak faturalardan kaynaklı bakiye alacak olup likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.717,58 TL icra inkar tazminatının davacı lehine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın KABULÜ ile
1-Davalının -------- Esas sayılı dosyasında yürütülen takibe yaptığı vaki itirazın İPTALİ ile; takibin 103.587,92 TL asıl alacak üzerinden aynen DEVAMINA,
2-Dava konusu asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 20.717,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 7.076,09 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 1.251,09 TL peşin harcın ve 517,94 TL icra peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.307,06‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 80,70 TL, peşin harç 1.251,09 TL ve icra peşin harcı 517,94 TL olmak üzere toplam 1.849,73‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yapılan bilirkişi masrafı 1.000,00 TL, yeşil dosya masrafı 6,00 TL, posta masrafı 224,00 TL, e-tebligat masrafı 138,00 TL olmak üzere toplam 1.368,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin (e-duruşma yolu ile) yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/02/2024