WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/783 Esas
KARAR NO: 2024/170
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/11/2021
KARAR TARİHİ: 15/02/2024

DAVA:Davacı/karşı davalı vekili Mahkememize sunduğu 26/11/2021 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından fatura alacağına dayalı olarak ----------- Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı ile davacı arasında 09.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca davacı alacaklının 08.05.2021 tarihinde | adet hidrolik sistemli karıştırıcılı kazan ile 2 adet paslanmaz karıştırıcı kazanı davalı şirkete teslim ettiğini ve borçlu şirkete 85.000TL tutarında e-fatura kestiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini ve fatura içeriğini kabul ettiğini beyanla haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı/karşı davacı vekili Mahkememize sunduğu 14/12/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı arasında 09.04.2019 tarihinde pomat hazırlama kazanı, pano ve yazılım yapılması ile bütün yapılacak işçilikler dahil olmak üzere satış sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirket tarafından tüm yasal sorumlulukların yerine getirildiğini, ancak aynı sözleşmede düzenlenmiş olan işin teslimatına ilişkin maddelere davacı tarafın uymadığını ve söz konusu kazanı teslim edilmesi gereken tarihten çok sonra teslim ettiğini, sözleşmenin davacı tarafından ihlal edildiğini ve davalının mağduriyet yaşadığını, davacı tarafın sözleşmede düzenlendiği gibi peşinatı aldıktan sonra 3 ay içerisinde işi teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak davacı tarafından da dilekçesinde belirtildiği gibi iş tesliminin 08.05.2021 tarihinde yapıldığını, sözleşme uyarınca davacı tarafın işin tesliminde gecikme olması halinde gecikilen her 10 gün için işin maliyetinin %10'u kadar cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, yaklaşık 2 yıla yakın gecikmeden doğan davalı şirketin maddi zararı tamamen göz ardı edilerek davalıya karşı haksız ve kötü niyeti olarak icra takibi yapıldığını, ayrıca sözleşmede yazılı olan 20.000TL peşinat ödendikten sonra 60.000TL bakiye borç kalmasına rağmen takibin sözleşme bedelinin tamamı üzerinden başlatılmasının kötüniyetli olduğunu, davalının davacının söz konusu kazanı çok geç teslim etmesi sebebiyle uğradığını beyanla asıl davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karşı davanın kabulü ile ticari kayıp ve sözleşme uyarınca belirlenen cezai şart miktarı şimdilik 1.000TL'nin davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı/karşı davalı vekili Mahkememize sunduğu 03/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; fatura incelendiğinde görüleceği üzere sözleşme bedeli üzerine KDV'nin de eklendiğini, ayrıca karşı tarafın ödediği peşinat üzerine verilen teminat senedi göz önüne alındığında, davalı karşı davacının icra takibinin sözleşme bedelinin tamamı üzerinden başlatıldığı beyanın doğru olmadığını, gecikmenin davalıdan kaynaklandığın, sözleşmeye konu montaj işindeki malların davacı-karşı davalı şirkete sözleşme uyarınca teslim etmesi gereken süreden çok zaman sonra Şubat 2021 döneminde teslim ettiğini, malları karşı taraftan alan davacı-karşı davalının sözleşmede belirlenen süre içerisinde montajı tamamlayarak işi teslim ettiğini, geç teslimatın nedeninin sözleşmeye riayet ederek işi zamanında teslim eden davacı-karşı davalı değil, montaja tabi malları çok geç teslim eden ve bu nedenle zarara uğradığını iddia eden davalı-karşı davacı olduğunu beyanla asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir. --------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. Vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının Mayıs 2021 Ba formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti 03/12/2022 tarihli kök raporunda özetle; Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirmeler neticesinde; taraflar arasında adi yazılı şekilde, 09.04.2019 tarihinde, “Satış sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığını, ancak sözleşmede yer alan irade beyanları değerlendirildiğinde “kazan, hidrolik sistem ve akseuarları-pano ve yazılım yapılması-bütün işçilikler”in sözleşme konusu edildiğini, kazana ve aksesuarlara ait tüm özelliklerin sayıldığını, sözleşmenin 1. maddesinde “imalat ve satış sözleşmesinin akdedildiğinin” beyan edildiği veya sözleşmenin 4. maddesinde de açıkça “işin teslimi”nden, “iş bedeli”nden, “montaj”dan bahsedildiğini, ancak sözleşmenin satış değil, TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğunu, çünkü sözleşmede “satış” olarak anılan hususun, zaten eser sözleşmesinde “malzemenin kim tarafından sağlanacağı” hususunu oluşturduğu, TBK m. 472 hükmüne göre eser sözleşmesinde yüklenicinin malzemeyi sağlayacağının kararlaştırılabileceği; sözleşmede bir eser imalatında kullanılacak malzemenin satınalma işlemlerinin her iki tarafça yapılacağının belirlendiğini, dolayısıyla eser sözleşmesine göre davacı-karşı davalının "yüklenici", davalı-karşı davacının da “işsahibi” sıfatını haiz olduğu kanaatine varılabileceğini, takdirin, mahkeme'ye ait olduğunu, davacı-karşı davalı yüklenicinin, dilekçesinde, davalı-karşı davacı iş sahibine 08.05.2021 tarihinde | adet hidrolik sistemli karıştırıcılı kazan ile 2 adet paslanmaz karıştırıcı kazanının teslim edildiğini; 08.05.2021 tarihinde 85.000TL.lik e-faturanın düzenlendiğini, davalı-karşı davacının faturaya itiraz etmediğini, ancak ödeme yapmadığını beyan ettiğini, davacı-karşı davalı yüklenici tarafından davalı-karşı davacı işsahibi aleyhine 17.08.2021 tarihinde ---------- E. Sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibinde asıl alacak olarak 85.000TL'nin ödenmesi talep edildiği ve “borcun sebebi” olarak “08.05.2021 tarihli fatura bedeli”nin gösterildiğini, sözleşmenin 4. maddesinde davacı-karşı davalı yüklenicinin, 2 adet kazan için (tanesine) 85.000TL., pano ve yazılı için 35.000TL ve tüm işçilikler için de 85.000TL ödeneceğini, ayrıca 09.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandıktan sonra bütün işçilik için 20.000TL'nin ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, sözleşmenin 4. maddesinde davacı-karşı davalı yüklenicinin, pomat hazırlama hidrolik kazanı, 2 adet kazan hidrolik sistem ve aksesuarları için 85.000TL ödeyeceği kararlaştırılmış olup sözleşmenin 4. maddesinde 09.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandıktan sonra bütün işçilik için ödeneceği kararlaştırılan 20.000TL.lik avansın, davalı-karşı davacı işsahibi tarafından 29.04.2019 tarihinde “sözleşme avans bedeli” açıklamasıyla banka yoluyla ödendiğinin, dosyaya sunulan dekonttan anlaşıldığı; bu halde sözleşmenin 4. maddesinde tüm işçilikler için ödenmesi kararlaştırılan 85.000TL.lik avanstan 20.000TL.lik peşin avans olarak kararlaştırılan kısmının ödendiğinin anlaşıldığını, davacı-karşı davalı yüklenicinin icra takibini 08.05.2021 tarihli e-fatura tutarı olarak 85.000TL.nin ödenmesi hakkında başlatmış olup e-fatura incelendiğinde açıklamada “1 adet hidrolik sistemli karıştırıcılı kazan, 2 adet paslanmaz karıştırıcı kazan” yazdığı için uyuşmazlığın konusu, sözleşmede “kazanlara ilişkin olarak belirlenen” 85.000TL.nin davalı-karşı davacı işsahibinden istenip istenemeyeceğine ilişkin olduğunu, ticari defterlerin Türk Ticaret Kanunu'na ve --------- Kurulu'nun düzenlemelerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, noter/ticaret sicil müdürlüğü tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, ticari defterlerdeki kaydın belgesinin bulunup bulunmadığı hususunda: Mali değerlendirme neticesinde; davacının inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davalının incelenen 2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğunu, davalının 19.08.2020 icra takip tarihi itibariyle cari hesapta davacıya 80.300.-TL borçlu gözüktüğünü, kazanın geç teslim edilip edilmediği, kazan geç teslim edilmiş ise geç teslim nedeniyle davalının zararının bulunup bulunmadığı hususunda teknik değerlendirme neticesinde; eserin tesliminde meydana gelen gecikmenin davalı-karşı davacı iş sahibinden kaynaklandığı kanaatine varılamadığı, davalının zararının olup olmadığının tespit edilemediğini, uyuşmazlık noktası olarak 09.04.2019 tarihli sözleşme uyarınca davalı karşı davacının kazanı geç teslim etmesinin kimin kusurundan kaynaklandığı hususunda; teknik değerlendirme neticesinde; eserin tesliminde meydana gelen gecikmenin davalı-karşı davacı işsahibinden kaynaklandığı kanaatine varılamadığını, davacı-karşı davalının fatura bedelini talep edip edemeyeceği, icra dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususunda; teknik değerlendirme neticesinde; davacı-karşı davalı yüklenici davacı tarafından sözleşmenin imzalandığı 09.04.2019 tarihinden 3 ay sonra, yani 09.07.2019 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı; davacı-karşı davalı tarafından -teslim tarihi olarak kararlaştırılan 09.04.2019 tarihinden sonra- işsahibi davalıya teslimatın 08.05.2021 tarihinde yapıldığı beyan edildiğinden gecikmenin ortaya çıktığı kanaatine varılmış; ancak bununla birlikte eserin tesliminde meydana gelen gecikmenin davalı-karşı davacı işsahibinden kaynaklandığı kanaatine varılamadığını, eğer teknik değerlendirmeler neticesinde varılan kanaat kabul edilir ise (takdir, Sayın Mahkeme'nindir) bu halde borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: eser imalatına ve teslimine dayalı olarak sözleşmenin 4. maddesinde kazanlar için kararlaştırılan eser bedeli olarak davacı-karşı davalı tarafından 85.000TL.nin istenebileceği, eserin imal edilmesinin ivazı (karşılığı olarak) faturaya konu edilen eser bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılabileceği; bu kapsamda mali bilirkişinin tespitinin de değerlendirilmesinin münhasıran mahkemeye ait olduğunu, davalı-karşı davacının cezai şart talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise miktarı hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: karşı dava yönünden ise şimdilik 1.000TL.nin ödenmesi talep edilmiş olup sözleşmenin 5. maddesinde davacı-karşı davalı yüklenicinin, meydana getirilecek eserin “kesin siparişlere karşılık 3 ay sonunda işin tamamlanarak teslim edileceğini, aksi durumda her 10 günlük gecikme için toplam iş bedelinin %10'u kadar ceza koşulu (cezai şari) uygulanacağı” kararlaştırıldığından ve yukarıdaki teknik değerlendirmede teslim tarihi 09.07.2019 olarak tespit edildiğinden sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun (cezai şartın), TBK m. 179/1I hükmüne göre “ifaya eklenen ceza koşulu” olduğu; TBK m. 179/11 hükmünün “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” şeklinde olduğunu, TBK m. 180/1 hükmünün “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa - bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. "şeklinde olduğunu, davalı-karşı davacı işsahibinin, kendisine yüklenici davacı-karşı davalı tarafından yapılan ifayı (eserin teslimini) çekincesiz (ihtirazi kayıt koymaksızın) olarak kabul ettiğini gösteren bir delile dosya kapsamında bulunamadığını, işin tesliminin 08.05.2021 tarihinde yapıldığının taraflarca kabul edildiğini, ancak davanın açıldığı 26.11.2021 tarihine kadar eseri teslim alan davalı-karşı davacı işsahibi tarafından “eseri çekincesiz olarak kabul ettiğini” gösteren bir delile rastlanmadığını, hal böyle olmakla birlikte TBK m. 179/1I hükmünün lafzı uyarınca alacaklının ifayı çekince koymadan kabul etmesi halinde ceza koşulundan vazgeçmiş sayılıp sayılmayacağını takdirin, mahkemeye ait olduğunu, eğer mahkemece davalı-karşı işsahibinin, işin teslim tarihi olarak (teknik değerlendirme neticesinde tespit edilen) - 09.07.2019 - tarihinden itibaren, sözleşmenin 4. maddesine göre “her 10 günlük gecikme için toplam iş bedelinin %10'u kadar ceza koşulu (cezai şart) uygulanacağı” kanaatine varılır ise bu halde işin teslim tarihi olarak (teknik değerlendirme neticesinde tespit edilen) 09.07.2019 tarihinden işin teslim edildiği 08.05.2021 tarihine kadar geçen sürede toplam 670 günün olduğunu, toplam iş bedelinin (sözleşmenin 4. maddesindeki tabloya göre) 85.000TL+435.000TL+4 85.000TL= 205.000 TL olduğunu, bunun %10'unun 20.500TL olduğunu, eğer her 10 gün için 20.500TL'lik ceza koşulunun istenebileceği kabul edilir ise bu durumda 670 gün için (670/10X) 67 x 20.500TL=1.373.500TL.nin hesaplandığını, bununla birlikte sözleşmede kararlaştırılan eser bedelinin 205.000TL., hesaplanan ceza koşulu bedelinin ise 1.373.500TL olduğu ve TBK m. 182/son hükmi koşulunu kendiliğinden indirir.” şeklinde olduğu görülmekle ceza koşulunun aşırı/fahiş olup olmadığını, indirimin gerekip gerekmediğini takdirin, TMK m. 4 hükmünce mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 04/04/2023 tarihli ek raporunda özetle; davalı-karşı davacı, “bilirkişi raporunda gecikmenin davalı karşı davacıdan kaynaklanmadığı tespit edilmesine rağmen davalı karşı davacının maruz kaldığı uzun süreli geç teslimden dolayı ceza koşulu bedeli olan (1.373.500TL) takdirin tamamen Sayın Mahkemeye bırakılarak muğlak ve belirsiz ifadeler kullanıldığını” beyan etmiş olup borçlar mevzuatı açısından bu itiraz değerlendirildiğinde, kök raporda da belirtildiği üzere alternatifli değerlendirmenin yapılarak takdirin, mahkemeye bırakıldığını, ayrıca ceza koşulunun istenebileceğinin kabulü haline ilişkin olarak hesaplanan ceza koşulu miktarının fahiş olup olmadığını, indirim yapılıp yapılmayacağını takdirin deHMK m. 6 ve TBK m. 182/son hükmünce mahkemeye ait olduğunu, dolayısıyla bu hususta tarafımızca kesin bir kanaate varılamayacağını, davacı-karşı davalı, tarafından “Eserin tesliminde meydana gelen gecikmenin davalı karşı davacı işsahibinden kaynaklandığı kanaatine varılamadığı şeklinde teknik görüş bildirilmiş ise de burada varılan yargının ne olduğunun belirsiz olduğunu, bilirkişiden istenen gecikmenin sebebinin kim olduğunun tespiti olduğunu ve 3. maddedeki açıklamalar ile gecikmeden davacının sorumlu olmadığının ortaya konduğunu, hem 3. maddedeki defter kayıtlarında ispat edilen teslimleri göz ardı ederek “ne zaman teslim edildiği belirsiz denildiğini ve sonuç olarak “gecikmenin davalıdan kaynaklandığı kanaatine varılamamıştır” şeklinde anlamsız bir cümle kurulduğunu” “Bilirkişi raporunda “teknik inceleme neticesinde davacı karşı davalı yüklenici davacı tarafından sözleşmenin imzalandığı 09.04.2019 tarihinden 3 ay sonra, yani 09.07.2019 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığı; davacı karşı davalı yüklenici tarafından teslim tarihi olarak kararlaştırılan 09.04.2019 tarihinden sonra işsahibi davalıya teslimatın 08.05.2021 tarihinde yapıldığı beyan edildiğinden gecikmenin ortaya çıktığı kanaatine varılmış; ancak bununla birlikte eserin tesliminde meydana gelen gecikmenin davalı-karşı davacı işsahibinden kaynaklandığı kanaatine varılamamıştır” denildiğini ve bunun anlam kargaşasına yol açtığını, 09.07.2019 tarihinin teslim tarihi olmadığını, teslim tarihinindavalı tarafından tüm parçaların davacıya verilmesinden sonra 3 ay olduğunu, davalını aldığı parçaların defter kayıtları ile ne zaman alındığının belli olduğunu, bunların en erken bu tarihinden sonra davacıya teslim edildiğinin varsayılabileceğini, bu durumda da geç teslimin söz konusu olmadığının açık olduğunu, zira sözleşmede parça tesliminden sonra 3 aylık süre olduğunu, hesaplamanın sözleşme tarihinden 3 ay sonra şeklinde yapılamayacağını, raporda açıkça davalının aldığı parçaları teslimden 10 gün öncesine kadar almaya devam ettiğinin ortaya konulduğunu, davacının 09.07.2019 tarihinde gerçekleştirmesi gerekli bir teslimattan bahsedilemeyeceğini” beyan etmiş olup yapılan teknik inceleme neticesinde davalının talebi özel imalat için Bilirkişi Mali Müşavir üye tarafından yapılan davalı tarafın defter incelemesinden (Yapılmakta olan Yatırımlar) davalının ürününe yönelik ilk mi enin (talep ettiği ürüne yönelik kabul edilen) 20.06.2019 da; son malzemenin ise (talep ettiği ürüne yönelik kabul edilen): 09.07.2021 tarihinde alındığı kabul edildiğinde teknik değerlendirmede görüldüğü üzere PEYDER-PEY (zamana bağlı), üretime yönelik malzeme alındığı anlaşılmakla; davalının, davacıdan talep ettiği özel imalat ile ilgili, davalının iddia ettiği gecikmenin kendisinden kaynaklandığını beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Davacı, sözleşmeye göre kazan malzemelerinin davalı tarafından alınarak teslim edileceğini, davalının malzemeleri geç teslim ettiğini, malzeme tesliminden sonra kazan'ın sözleşmede belirtilen süre içerisinde imal edilerek teslim edildiğini düzenlediği fatura bedeline karşılık 85.000TL nin tahsil edilemediğini iddia etmekte, davalı, faturaya konu kazanın sözleşmeye uygun olarak süresi içerisinde teslim edilmediğini bu nedenle sözleşmede belirtilen cezai şartın uygulanmasını talep etmektedirlerTaraflar arasında adi yazılı şekilde, 09.04.2019 tarihinde, “Satış sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, ancak sözleşmede yer alan irade beyanları değerlendirildiğinde “kazan, hidrolik sistem ve akseuarları-pano ve yazılım yapılması-bütün işçilikler”in sözleşme konusu edildiği, kazana ve aksesuarlara ait tüm özelliklerin sayıldığı, sözleşmenin 1. maddesinde “imalat ve satış sözleşmesinin akdedildiğinin” beyan edildiği veya sözleşmenin 4. maddesinde de açıkça “işin teslimi”nden, “iş bedeli”nden, “montaj”dan bahsedildiği, ancak sözleşmenin satış değil, TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu, çünkü sözleşmede “satış” olarak anılan hususun, zaten eser sözleşmesinde “malzemenin kim tarafından sağlanacağı” hususunu oluşturduğu, TBK m. 472 hükmüne göre eser sözleşmesinde yüklenicinin malzemeyi sağlayacağının kararlaştırılabileceği; sözleşmede bir eser imalatında kullanılacak malzemenin satın alma işlemlerinin her iki tarafça yapılacağının belirlendiği, dolayısıyla eser sözleşmesine göre davacı-karşı davalının "yüklenici", davalı-karşı davacının da “işsahibi” sıfatını haiz olduğu kanaatine Mahkememizce varılmıştır.-------- E. Sayılı dosyasıyla başlatılan 17.08.2021 tarihli ilamsız icra takibinde davacı-karşı davalı yüklenici tarafından davalı-karşı davacı işsahibi aleyhine başlatıldığı, asıl alacak olarak 85.000TL'nin ödenmesi talep edildiği ve “borcun sebebi” olarak “08.05.2021 tarihli fatura bedeli”nin gösterildiğini anlaşılmıştır. Bilirkişi heyeti 03/12/2022 tarihli raporunda; davacının inceleme günü gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığını, davalının incelenen 2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğunu, davalının 19.08.2020 icra takip tarihi itibariyle cari hesapta davacıya 80.300.-TL borçlu gözüktüğünü, borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: eser imalatına ve teslimine dayalı olarak sözleşmenin 4. maddesinde kazanlar için kararlaştırılan eser bedeli olarak davacı-karşı davalı tarafından 85.000TL.nin istenebileceği, eserin imal edilmesinin ivazı (karşılığı olarak) faturaya konu edilen eser bedelinin talep edilebileceği kanaatine varılabileceği; bu kapsamda mali bilirkişinin tespitinin de değerlendirilmesinin münhasıran mahkemeye ait olduğunu, davalı-karşı davacının cezai şart talebinin haklı olup olmadığı, haklı ise miktarı hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: karşı dava yönünden ise şimdilik 1.000TL.nin ödenmesi talep edilmiş olup sözleşmenin 5. maddesinde davacı-karşı davalı yüklenicinin, meydana getirilecek eserin “kesin siparişlere karşılık 3 ay sonunda işin tamamlanarak teslim edileceğini, aksi durumda her 10 günlük gecikme için toplam iş bedelinin %10'u kadar ceza koşulu (cezai şari) uygulanacağı” kararlaştırıldığından ve yukarıdaki teknik değerlendirmede teslim tarihi 09.07.2019 olarak tespit edildiğinden sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun (cezai şartın), TBK m. 179/1I hükmüne göre “ifaya eklenen ceza koşulu” olduğu; TBK m. 179/11 hükmünün “Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” şeklinde olduğunu, TBK m. 180/1 hükmünün “Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa - bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. "şeklinde olduğunu, davalı-karşı davacı işsahibinin, kendisine yüklenici davacı-karşı davalı tarafından yapılan ifayı (eserin teslimini) çekincesiz (ihtirazi kayıt koymaksızın) olarak kabul ettiğini gösteren bir delile dosya kapsamında bulunamadığını, işin tesliminin 08.05.2021 tarihinde yapıldığının taraflarca kabul edildiğini, ancak davanın açıldığı 26.11.2021 tarihine kadar eseri teslim alan davalı-karşı davacı işsahibi tarafından “eseri çekincesiz olarak kabul ettiğini” gösteren bir delile rastlanmadığını, hal böyle olmakla birlikte TBK m. 179/1I hükmünün lafzı uyarınca alacaklının ifayı çekince koymadan kabul etmesi halinde ceza koşulundan vazgeçmiş sayılıp sayılmayacağını takdirin, mahkemeye ait olduğunu, eğer mahkemece davalı-karşı işsahibinin, işin teslim tarihi olarak (teknik değerlendirme neticesinde tespit edilen) - 09.07.2019 - tarihinden itibaren, sözleşmenin 4. maddesine göre “her 10 günlük gecikme için toplam iş bedelinin %10'u kadar ceza koşulu (cezai şart) uygulanacağı” kanaatine varılır ise bu halde işin teslim tarihi olarak (teknik değerlendirme neticesinde tespit edilen) 09.07.2019 tarihinden işin teslim edildiği 08.05.2021 tarihine kadar geçen sürede toplam 670 günün olduğunu, toplam iş bedelinin (sözleşmenin 4. maddesindeki tabloya göre) 85.000TL+435.000TL+4 85.000TL= 205.000 TL olduğunu, bunun %10'unun 20.500TL olduğunu, eğer her 10 gün için 20.500TL'lik ceza koşulunun istenebileceği kabul edilir ise bu durumda 670 gün için (670/10X) 67 x 20.500TL=1.373.500TL.nin hesaplandığını, bununla birlikte sözleşmede kararlaştırılan eser bedelinin 205.000TL., hesaplanan ceza koşulu bedelinin ise 1.373.500TL olduğu ve TBK m. 182/son hükmi koşulunu kendiliğinden indirir.” şeklinde olduğu görülmekle ceza koşulunun aşırı/fahiş olup olmadığını, indirimin gerekip gerekmediğini takdirin, TMK m. 4 hükmünce mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Mahkememizce denetime açık bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
A-Asıl Davanın KABULÜNE,
1-Davalı/takip borçlusunun,------ Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE,
2-Kabulüne karar verilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 5.806,35‬ TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 1.026,59 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.779,76 TL harcın davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı/karşı davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
5-Davacı/karşı davalının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.026,59 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti 3.150,00 TL, posta ve tebligat gideri 274,6‬0 TL, olmak üzere toplam 4.510,49‬ TL yargılama masrafının davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320 TL'nin davalı/karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
A-Karşı Davanın KABULÜNE,
205.000,00 TL cezai şart alacağının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 14.003,55‬ TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 59,30 TL ve ıslah harcı olarak alınan 3.483,81 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.460,44‬ TL harcın davacı/karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davalı/karşı davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 32.750,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,
3-Davalı/karşı davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 3.483,81 TL ıslah harcı, bilirkişi ücreti 3.150,00 TL, posta ve tebligat gideri 62,00 TL, olmak üzere toplam 6.814,41‬ TL yargılama masrafının davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024