WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/781 Esas
KARAR NO: 2024/578
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/11/2021
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 25/11/2021 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 15.05.2017 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklı alacakların tahsili için-------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu 17.350,04 TL'lik borcun, 2.233,60 TL haricindeki 13.807,35 TL asıl alacak+1.308,69 TL işlemiş faize ve takibin ferilerine haksız ve yersiz olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme ile müvekkili şirket tarafından davalı şirketin sipariş ettiği ürünlerin belirlenen noktalara tesliminin kararlaştırıldığını ve buna ilişkin şartların belirlendiğini, sözleşme kapsamında satışının gerçekleştirilmesi için çeşitli ürünlerin davalıya teslim edildiğini, ancak bir takım ürünlerin beklenen sürede satılamamış olması nedeniyle davalı şirket tarafından iade edildiğini, ancak iade edilen bir kısım ürünlerin hasar gördüğünü, bir kısmının ambalaj/kutusu olmadan veya parçaları eksik bir şekilde gönderildiğini ve hatta bazı ürünlerin hiç gönderilmeyip boş kutu teslim edildiğini, hasarlı ve eksik teslim edilen veya iade faturası kesilmesine rağmen iade edilmeyen ürünlerin bedelinin tahsili amacıyla tekrardan müvekkili tarafından fatura kesildiğini, TTK m. 21'de ön görülen sürede faturalara davalı tarafından itirazda bulunulmadığını, davalının yaptığı kısmi ödemelerin öncelikle alacağın ferilerinden düşülmesi gerektiğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 26/12/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinde de açıkça belirtildiği üzere koşulsuz iade kapsamında müvekkili şirketin ürünleri iade ederken davacıya herhangi bir gerekçe göstermek zorunda olmadığını, davacının herhangi bir tespite dayanmayan hasarlı ve eksik ürün iddiaları ile kendisine müvekkili şirket tarafından teslim edilen ürünlerin yedinde tutarak, buna karşılık ürün bedellerini yeniden fatura etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirket tarafından düzenlenen iade faturalarını kabul ederek ticari kayıtlarına aldığını ve iade konusu edilen ürünleri eksiksiz ve hasarsız olarak davacıya teslim edildiğini, ürünlerin eksik ve hasarlı olarak teslim edildiğine dair herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca davacının hasar olsun veya olmasın koşulsuz olarak iade almayı kabul ettiğini, davacının müvekkili şirket tarafından yapılan iadelerin eksik ve hasarlı olduğu iddiası ile iade faturaları düzenlemiş ise de iade faturalarına konu ürünlerin müvekkili şirkete iade edilmediği gibi, davacının bu yöndeki iddiasının da ispattan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafından düzenlenen bir kısım iade faturalarının mükerrer olarak düzenlendiğini, işbu hususun davacının bilgisinde olmasına rağmen mükerrer faturaların kayıtlarının iptal edilmediğini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibine ve huzurdaki davaya konu edildiğini, davacının iddialarının aksine davacı tarafından huzurdaki davaya konu edilen faturaların tümüne müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının alacak iddiasının kabul etmemekle birlikte talep edilen faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini beyanla, haksız davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.
---------- İcra Müdürlüğü'nün -------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Vergi dairesine müzekkere yazılarak tarafların 2020 yılına ait karşılaştırmalı BA-BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi heyeti 25/10/2022 tarihli kök raporunda özetle; davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan sadece, davalının “takibe itiraz dilekçesinde” beyan ettiği gibi 2.233,60 TL tutarında alacağı olduğu; işbu alacak tutarı ise, takipten sonra davacıya ferileri ile birlikte ödenmiş olduğu için, davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti 25/07/2023 tarihli 1. ek raporunda özetle; davalı tarafından iade edilen ve davacının düzenlemiş olduğu faturalarda bedelleri yazılmış olan ürünlerin davalı tarafından hasarlı ve eksik teslim edildiği hususunun ispata muhtaç olduğunu, takdiri tamamen mahkemeye ait olduğunu, kök raporda yapılan değerlendirmelerde ve varılan sonuçlarda bir değişiklik olmadığını beyan etmiştir. Bilirkişi heyeti 15/002/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle; kök raporda yapılan değerlendirmelerde ve varılan sonuçlarda bir değişiklik olmadığını beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Dava ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Tarafların taraflar arasında bulunan tedarik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya iade edilen ürünlerin eksik ve hasarlı olup olmadığı, bu kapsamda davacının kestiği faturaların haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalının icra takibine kısmi itirazının haklı olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmaktadır.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davalı tarafından davacıya “eksik ve/veya hasarlı olarak” iade edilen malları davacı koşulsuz (bedeli ödenmeden) iade almak zorunda değildir. Davalı tarafından davacıya “eksik ve/veya hasarlı olarak” iade edilen malları davacı koşulsuz (bedeli ödenmeden) iade almak zorunda değilse de; kanaatimizce, davalı tarafından iade edilen Malların hasarlı ve/veya eksik olduğunu davacı ispat etmekle yükümlüdür. Davacı, davalı tarafından iade edilen malların eksik ve/veya hasarlı olduğunu ispat ettiği takdirde, bunların (eksik ve/veya hasarlı iade edilen malların) bedellerini davalıya fatura etmek ve bu fatura tutarlarının ödenmesini davalıdan talep etme hakkına sahip olacaktır. Ne var ki davacı, davalı tarafından iade edilen malların, iddia ettiği gibi, eksik ve/veya hasarlı olduğunu ispata yönelik delil sunmamıştır. Bu nedenle davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan sadece, davalının “takibe itiraz dilekçesinde” beyan ettiği gibi 2.233,60 TL tutarında alacağı olduğu, işbu davacı alacağı da takipten sonra davacıya ferileri ile birlikte ödenmiş olduğu için, davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığı, kanaatine varılmaktadır.
Davacı, davalının iade ettiği ürünlerin hasarlı ve/veya eksik olduğunu ispat edemediği için, davacının davalıya kestiği takip konusu faturalara davalının yasal süresi içinde itiraz etmemiş olması da, takip konusu faturaların TTK.md.21/f.2'ye istinaden davalı tarafından kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Zira takip konusu faturalar, TTK.md.21/f.1 anlamında fatura (teknik anlamda fatura) niteliğinde olmayıp, davalı tarafından davacıya sözleşmeye istinaden iade edilen malların, eksik ve hasarlı olarak iade edildikleri gerekçesiyle davacı tarafından davalıya “geri iade” edilmek istenilmeleri sebebiyle davacı tarafından davalıya kesilen faturalar niteliğindedirler, yani “geri iade faturası” niteliğindedirler. Bilirkişi heyeti 25/10/2022 tarihli kök raporunda özetle; davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan sadece, davalının “takibe itiraz dilekçesinde” beyan ettiği gibi 2.233,60 TL tutarında alacağı olduğu; işbu alacak tutarı ise, takipten sonra davacıya ferileri ile birlikte ödenmiş olduğu için, davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığını beyan ve rapor etmekle Mahkememizce davacının davalıdan bakiye alacağı kalmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 59,30 TL'den harçtan mahsubu ile bakiye kalan 368,3‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2024