T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/460
KARAR NO : 2024/313
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/07/2021
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA;
Davacı Vekili 09.07.2021 Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin, sigortalısı dava dışı, ---- ve diğer davalı ----- adresinde ki taşınmazındaki kiracısı olduğunu, -----kiracısı diğer davalının iş yerindeki mutfak batarya flex hortumunun patlması sonucu akan yoğun suyun , dava dışı sigortalısı ---- bir diğer kiracısının depo tavanından akarak ürünlerine zarar verdiğini, bu zararı sigortalısına ödediğini belirterek rücuen tarafımıza başvurduğunu, davalı ----- işyerinde mutfak batarya flex hortumunun patlayarak patlak yerden yoğun şekilde su akıtması sonucunda akan suyun müvekkilinin sigortalısı olan dava dışı ------ depo tavanından içeriye sirayet etmesiyle tahta palet üzerinde bulunan rulo haldeki deri zımparalarının üzerine akması sonucunda hasara uğrayan sigortalının zararının giderilmesi için sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminat bedelinin rücu edilmesi amacıyla -----. İcra müdürlüğünün-----. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalıların haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, beyan ederek davanın kabulü ile davalıların icra takibine yaptıkları itirazların iptaline, davalıların asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ----- Vekili 08.10.2021 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacının sigortalısı dava dışı, ----- ve diğer davalı -----müvekkilin-----no'lu parsel -----adresinde ki taşınmazında ki kiracıları olduğunu, müvekkilinin kiracısı diğer davalının iş yerindeki mutfak batarya flex hortumunun patlaması sonucu akan yoğun suyun , müvekkilinin bir diğer kiracısının tavanından yoğun su akması sonucu dava dışı sigortalısıının ürünlerine zarar verdiğini iddia ettiğini, davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ----- davacının, sigortalısının üst katında kiracı olduğu doğru olmakla beraber---- mutfak lavabosunun bulunduğu yer ile davacının sigortalısının deposunun bulunduğu yer birbirinden bağımsız yerler olduğunu, patladığı iddia edilen su borusunun bulunduğu yer ile davacının sigortalısının ürünlerinin bulunduğu kısım alt alta gelmediğini, davacının sigortalısının ürünlerinin üzerine su akmış olma ihtimali de mümkün olmadığını, davacının sigortalısının kiracı olduğu taşınmazın zemini, zemini eğimli olan taşınmazda su birikmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin bir diğer kiracısı olan diğer davalının da cevap dilekçesinde belirttiği üzere davacının iddia ettiği gibi büyük bir su sızıntısı olmamış, diğer davalı da herhangi bir zarar meydana gelmediği gibi hatta bu uğurda diğer davalı kendi sigortacısına haber verme gereği bile duymadığını, davacının sigortalısının zarar gördüğünü iddia ettiği ürünleri şayet basiretli bir tacir gibi özenle saklasaydı iddia ettiği zararın meydana gelmeyeceği gibi aynı zamanda ürünlerin tahta paletlerin üzerinde durması halinde de zarar görmeyeceklerini, davacının sigortalısının iddia ettiği zarara kendi ağır kusuruyla sebebiyet verdiğini, meydana gelen zararda davacının sigortalısının tedbirsiz, ihmalkar ve özensiz davranışlarının bulunduğu nazara alındığında, iddia edilen zarara, sigortalının ağır kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının sigortalısı kendi ağır kusurlu hareketi, tedbirsizliği ve ihmalkarlığıyla, oluştuğunu iddia ettiği zarara kendi sebebiyet verdiğinden müvekkile sorumluluk isnat ittirilmeyeceğini beyan ederek, öncelikle, usuli itirazları, görev, yetki, zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın müvekkili bakımından usul yönünden reddine, itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde HUSUMETE ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak davanın müvekkil bakımından reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı -----Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı müvekkili firmanın, ----- nolu işyeri adresinde davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ----- üst katında faaliyet yürüttüğünü, söz konusu hasarın meydana gelmesine sebep olan olay kimsenin işyerinde olmadığı gece saatlerinde ana hattan musluğa gelen flex hortumundan su sızması sonucunda oluştuğunu, olayın gece olmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda musluğun davalı müvekkili firma çalışanlarınca kullanılma imkanı bulunmadığını, bu durumda bu sızıntıya davalı müvekkili firmanın sebep olmadığını. gece vakti davalı şirketin olaya müdahale edemeyeceği de düşünüldüğünde davalı şirkete kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili firmanın yalnız orada kiracı olması sebebi ile söz konusu hasardan sorumlu tutulmaya çalışıldığını, müvekkilinin kiracı olmasından dolayı üzerine düşen bütün yükümlüklükleri yerine getiren, kiralananı kiralama amacına uygun kullanan, bakım ve onarıma ilişkin olarak üzerine düşen yükümlülükleri yine getiren bir firma olduğunu, söz konusu sızıntının meydana gelmesi ana tesisat ile ilgili bir durum olduğunu, müvekkilinin ana tesisata bakım ve onarım yaptırma gibi bir yükümlülüğü de bulunmadığını, müvekkili firmanın faaliyet yürüttüğü bina 2 katlı prefabrik bir bina olduğunu, söz konusu sızıntı oldukça az olmasına rağmen prefabrik yapının duvarlarının ince olması sızıntının aşağı kata ulaşmasına ve bu nedenle dava dışı sigortalı firmanın zarara uğramasına neden olduğunu beyan ederek, davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, davanın ----- ihbar edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.29.11.2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; Dava Konusu Hasar Bedeli 46.655,62 TL'nin Davalı ----- Kusur oranı : 96 40 46.655,62 TL x 0.40 = 18.662,25 TL olması neticesi, İhbar olunan -----Sigortalısı Davalı----- sorumluğuna/kusuruna isabet eden 18.662,25 TL açısından hasar tazminatı ödeme sorumluluğu bulunduğu, Dava Konusu Hasar Bedeli 46.655,62 TL Davalı -----Kusur oranı : 94 20 46.655,62 TL x 0.20 =9.331,12 TL olması neticesi, davalı ------ ödenmesinden sorumlu olduğu hasar bedelinin 9.331,12 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
30.05.2022 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda Özetle; Sigortacıya Rücu etme hakkını sağlayan,6102 sayılı Ticaret Kanununun Madde 1472 olan “(1)Sigortacı ,Sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer.Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bir hak,tazmin ettiği bedel kadar ,Sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa ,Sigortacı Mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin halefiyet kuralı uyarınca,sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” Hükmünün, Dava konusu olay için geçerli olduğu kanaatine varılması sonucu, Davacı Sigorta şirketi olan ----- Davalılar olan ----- Kusurları oranında Rücu etme hakkının olduğu kanaatine varılması neticesi, Davalı -----18.662,25 TL olacak şekilde, Davalı----- 9.331,12 TL olacak şekilde, Alacağın Temerrüde düşmesi sebebiyle, Hasar ödeme tarihinden itibaren,-----Bankasının Uyguladığı Avans Faizi ile birlikte, Davalı ----- karşı Sorumlu oldukları, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, sigorta hasar bedelinin rucüen tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali davasıdır.Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı -----arasında, “Ticari Paket Sigorta Poliçesi “ nin düzenlendiği, sigortalı iş yerinde su baskını nedeniyle hasar oluştuğu, 02.06.2018 tarihli olay sonucu oluşan hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödendikten sonra, iş bu davaya konu olan icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı davasını, bina malikinin kusursuz sorumluluğu ve kira sözleşmesini esas alarak, diğer kiracı davalı ----
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih ----- sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya geçeceği belirtilmiştir. Halefiyet ile açılan davanın, sigorta şirketinin hukuken yerine geçtiği dava dışı sigortalı tarafından sorumlulara karşı hangi mahkemede dava açması gerekiyorsa o mahkemeye dava açması ve mahkemenin görevinin zarar sorumlusu ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir.6100 sayılı HMK'nun “Sulh hukuk mahkemelerinin görevi” başlığı altındaki 4. maddesinde de “(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları, görürler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalı bina maliki ----- arasında kira kontratı vardır. Kiracı ve kiraya veren arasındaki dava da görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesidir. Mahkemelerin görevi yasanın 1. maddesinde belirtildiği gibi ancak kanunla düzenlenir ve kamu düzenindendir. Dava şartları arasında yer aldığı için, mahkemece taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir ve taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Davacı iddialarından birisi kira ilişkisi olduğundan, ihtilafın sulh hukuk mahkemesi tarafından görülerek çözüme ulaştırılması gerekmektedir (Emsal karar için bkz.---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----HUKUK DAİRESİ ----- Esas ----- Karar sayılı ilamı).
HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle)
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda. gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!