T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/444 Esas
KARAR NO: 2024/847
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ : 05/07/2021
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:Davacı Vekili ------ Tarihli Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkillerinin davalı------olmak üzere %70 pay sahipleri olduklarını, şirketin %30'unun ise aynı zamanda şirketin tek yönetim kurulu üyesi olan davalı ---- ait olduğunu, ----- işlettiğini ve---- tek ticari işletmesi olduğunu, davalı --------- ortak ve yönetim kurulu üyesi iken bu şirket ile aynı faaliyet konusuyla iştigal eden yeni bir şirket olan ----------- kurduğunu, davalının yeni kurulan bu şirketin tek ortağı ve temsil ilzama yetkili tek müdürü olduğunu, Davalının kötü niyetli olarak şirketin içini boşaltmak amacıyla --------- yine kendisine tek ortağı müdür olan akademi ----- devretmek için noterden işletme devriye sözleşmesi imzalanmış olduğu bilgisi öğrenildiğini,---- senelik geçmiş olan saygın, alanında tanınmış bir eğitim kurumu olduğunu, 2015 yılından bu yana davalının tek kişiden oluşan yönetim kurulu üyesi yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, 35 yıllık tüm birikimlerin kendi şirketine aktarmaya çalıştığını, ----- şirketinde zarar verdiğini TTK'ya aykırı davrandığını, TTK 408/f uyarınca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışının anonim şirketlerde genel kurulu devredilemez görev ve yetkilerinden olduğunu, öğretide de kabul edildiği üzere şirket tüzel kişiliğine ait olan önemli miktardaki varlıkları ancak genel kurul kararı ile devredebileceğini genel kurulun buradaki karar alma yetkisinin şirketin diğer organları ile yetkilerinin devrini mümkün olmadığını, şirketin tek ticari işletmesinin devri için TTK 408/f md uyarınca şirket genel kurulunun izin vermiş olması gerektiğini, dolayısıyla bu sözleşmenin genel kurul kararı olmaksızın yönetim kurulu üyesi imzasıyla akdedilemeyeceğini, sözleşmenin kesin hükümsüz olacağını izahtan vareste olduğunu, Şirketin %70'sine sahip davacıların ticari işletmenin devredilmesine rızası bulunmadığını, genel kurul kararı olmaksızın yapılan devir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu, ayrıca ticari işletme devrine ilişkin sözleşmenin tescil ve ilan edilmediği için de geçersiz olduğunu, şirketin devredildiğine ilişkin tescil ve ilanları rastlanmadığını, İşletmenin ---- tek orta ve tek müdürü olduğu ------- şirketine devredilmeye çalışıldığından bu sözleşme yönetim kurulu üyesi olan -------işlem yasağı yapma yasağına da aykırı olduğunu, Davalının şirketin içini boşaltmaya, tüm aktiflerini azaltmaya çalıştığını bu amaçla piyasa değeri yaklaşık 8.500.000TL olan taşınmazın belirsiz bir borç iddiası İle kendi lehine haciz koydurarak şirkete zararı uğratma hatta işini boşaltma gayretinde olduğunu, Ayrıca ----devir başvurusu yaptığını, bu devrin de kesin hükümsüz olduğunu, ayrıca internet sitesini de ortadan kaldırmaya çalıştık çalıştığını site üzerinde bilgilerin değiştirdiğini, Marka devri Sözleşmesi'nin de kesin hükümsüz olduğunu, davalının 20 yıldır tanınmış ve değerli bir markayı devretmeye çalıştığını, onay alınmaksızın devir yapılmaya çalışıldığını, Davalı -------- müvekkiller arasında pek çok uyuşmazlık olduğunu bu da kötü niyetini açıkça ispatladığını davalının şirketinde 2019-2020 mali yıllarına ilişkin olarak genel kurul toplantılarını TTK'nın 409 maddesini belirten sürelerde yapmadığını, gerekli genel kurul kararları alınmadığını bunun sebebinin -------tek yönetim kurulu üyesi olan ----------düzenlenen genel kurul toplantı için usulüne uygun şekilde çağırmaması olduğunu, bu yolla pay sahipleri olan müvekkillerinin şirketin finansal durumunu inceleme ve gerekli görürse yönetim kurulunu azletme imkanını elinden almak ve yönetimim kilitlemeye çalışmak olduğunu,---- tek ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ----- iştigal konusu da aynı konuda faaliyet gösteren ---------şirketinin kurucu ortağı ve tek müdürü olduğunu, TTK'nın 396. md uyarınca rekabet yasağına aykırı eylemde bulunduğunu, bu konuda gerekli hukuki yollara başvurulduğunu Davalının aynı adreste kendi şirketini kurduğu, ayrıca genel kurul izni olmak -------- hesabından kendi şahsi hesabına para transfer ettiğini, sistematik olarak haksız şeklide şirketi kendisine borçlandırdığını ve icra takibi açarak kesinleştirdiğinin ve taşınmaz üzerinde haciz koydurduğunu, bu muvazalı işlemin konu ile ilgili dava açılacağını, Taşınmazın 3 kişilere devri, kiralanması ve taşınmazın 3 kişilerle ayni hak tesis edilmesinin dava açıldığını ve derdest olduğunu, Sonuç olarak tek yönetim kurulu------- özen yükümlülüğü, sadakat borcu, rekabet yasağı olmak Üzere yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanan pek çok yükümlülüğünü kusuruyla ihlal ettiğini, ----- müvekkillerini zarara uğratacak eylemlerde bulunduğunu, mal varlığını azaltma hatta içeriğini boşaltma, şirket müşterilerini aynı adreste kurduğu aynı alanda iştigal eden tek ortağı olduğu ----- ve bu yollarla şirketin 870 parsel sahibi olan müvekkillerini uğratma amacında olduğunu bildirerek; ----- ticari işletmesinin. devrine ilişkin sözleşmenin hüküm doğurmasının işbu dava sonuçlanıncaya kadar Önlenmesi Yönünde İhtiyati. Tedbir Kararı "VERİLMESİNE veabu kapsamda------herhangi bir hakkın devrine ilişkin herhangi bir işlem yapılmasının işbu dava sonuçlanıncaya kadar Önlenmesi. Yönünde İhtiyati İtedbir Kararı Verilmesine; Kişisel Gelişim Kursu'nun işbu dava sonuçlanıncaya kadar Üçüncü kişilere devrinin önlenmesi içiri ihtiyati tedbir karari verilmesine ve bu kararın kadıkö -ailçe milli eğitim müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak bildirilmesine, --------- adının TEDBİREN DEVREDİLMEMESİNE KARAR VERİLMESİNE, alan adının üzerine transfer kilidi konulmasına ve alan adı sahibinin iletişim bilgisinin değiştirilmesinin engellenmesine ilişkin işi yapılması kararının şerh düşülmek üzere bilgi teknolojileri kurumu'na ve ilgili kayıt kuruluşu" na gönderilmesine, Tarafları davalılar-------- işletme devir sözleşmesi kesin hükümsüz olduğu için bu kesin hükümsüz. Sözleşmeye dayanılarak------ taşınma vrinirn, kiralanmasının ve taşınmaz. üzerinde üçüncü kişiler -------- işbu dava sonuçlanıncaya kadar önlenmesi yönünde ihtiyati. tedbir kararı verilmesine ve bu kararın tapu kadastro ve genel - müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bildirilmesine, Tarafları davalar----- marka devir sözleşmesi kesin hükümsüz olduğu için,---- markasının hak sahibi olmayan ---- üçürncü kişilere devriniri önlenmesi adına,---- numarasıyla tescilli -------markasının dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere ------ önlenmesi ve marka: üzerinde herhangi bir işlem yapılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati. tedbir. karar! verilmesine ve bü kararın marka siciline şerh düşülmek üzere türk. patent ve marka kurumu'na gönderilmesine, Tarafları davalılar ------- numarasıyla tescilli -------- markasının devri için akdedilmiş marka devir sözleşmesinin ve------ ticari işletmesinin devri için akdedilmiş ticari işletme devri sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunun tespit edilmesine, Tarafları davalılar -----numarasıyla tescilli ------- devrine ----- devir sözleşmesinin. kesin hükümsüz olduğunun türk patent ve marka kurumuna bildirilmesine ye türk patent ve marka | kurumundaki bu devir işleminin terkinine, kesin, hükümsüz olan ticari işletme devri sözleşmesine bağlı olarak işbu dava tarihinden önce ---------- herhangi bir taşınmazı üçüncü bir kişiye devredilmişse, bu devir işleminin ipkat edilmesine ve tapu ------ bu devir işleminin terkinine, mahkeme kararının. ticaret siciline tesciline ve ---- ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir
CEVAP:Davalı ... Vekili 26.08.2021 Tarihli Davaya Cevap Dilekçesinde; Davaların hisseleri yönünden beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacıların---------yevm.nolu ihtarnamesi ile müvekkile şirket genel kurul toplantısı ve sair hususlarda bir ihtarname keşide ettiklerini, iş bu ihtarname ile %70 çoğunluk hissesinin %30'a düştüğünü görünce hayretler içinde kaldığını, zira müvekkili bilgisi dahilinde kendisinin 70 çoğunluk hissesi, ------ $20 hissesi, --------%10 hissesi bulunduğunu, ihtarnamenin tebliğine kadar şirket hisselerini bu şekilde olduğunu bildiğini, davacıların kendilerini çoğunluk hisse sahibi konumunda gösterip müvekkile baskı uygulamaya başladıklarını, yönetim kurulu karar defterini gizlediklerinden karar alınamayacağını bildikleri halde müvekkili genel toplantısı yapma konusunda ihtar keşide ederek zor durumda düşürmeye çalıştıklarını, ----- bir borç altında olduğunu banka ve---- borcu bulunduğunu, şirkete ait olan ------ bulunan köşk üzerinde de ipotek bulunduğunu, böyle büyük bir borç içerisinde şirketi kimsenin devir almasını beklenemeyeceğini, ------ yeni kurulmuş bir şirket olduğunu, bahsedilen devri çabasının doğru olmadığını, şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görevini başarıyla yerine getirdiğini, Müvekkilinin -------------- bankalara ---- olan borçlarını yıllarca tek başına Ödemiş olup halen ödemeye devam ettiğini, bu hususun davacı kardeşler tarafından çok iyi bilindiğini zira şirketin idari ve Mali işlerden sorumlusunun davacı---- olduğunu, Pandemi nedeniyle ----- de sanat eğitimi veremediğini, ------ sanat eğitimi gören öğrencilerin %80'inin ayrıldığını, davacıların panik içinde yasaya aykırı yollar ve hilelerle şirketi satmak istediğini, bunun aksine müvekkilinin tüm bankaları ve vergi daireleri ------şirket borçlarını ödemek için mücadeleye girdiğini, Davacıların şirket ---------gidip kefaletlerinin kaldırılmasını istediklerini, müvekkilin ise bankaya bir yazı yazarak tüm borçları kabul edip kişisel kefalet sorumluluğuna İmza attığını,------ sonucu neredeyse tamamına yakın öğrencinin kendi öğrencisi olması ve mağdur edilmemeleri amacıyla tamamen yasal bir şekilde------- yeni bir şirket kurduğunu, zira kendisi de yüksek mimar ve öğretim görevlisi olduğunu ilk önceliğinin öğrencilerin mağdur olmaması olduğunu, davacıların ise öğrenci menfaatini kollamamakla birlikte kötü niyetle şirketi elden çıkarmak borçtan kurtulmak istediğini, Ticari işletmenin 30.12.2020 tarihinde devredilmediğini, ticari işletmenin çok yüklü borcu olmasından dolayı kimsenin bu işletmeyi devralmasını beklenemeyeceğini, kirasının ödenmemesi nedeniyle merkez şube ---kapatılmak zorunda kaldığını, kendi eğitim verdiği öğrencilerin mağdur edilmemesi amacıyla ----- verdiği yetkiye dayanarak tümüyle yasal bir şekilde şirket kurucusu-----ait olan ---- köşkte devam edildiğini ---- devrinin yasal olduğunu, şirketi tek başına temsil eden aynı zamanda şirkete -------- veren müvekkili olduğunu, tümüyle yasal bir işlemle -------- markasını üzerine aldığını, bu konu ile ilgili davacıların hiçbir yasal itiraz hakları bulunmadığını, Dava konusu marka devir Sözleşmesi'nin tarafları ------------ olduğunu, devredenle devralan kişi aynı olmadığını, Şirketin yönetim kurulu karar defterine davacı ------- alarak gizlediğini, yönetim kurulu karar defterini gizlediklerinden karar alınamayacağını bildikleri halde müvekkili genel kurul toplantısı yapma konusunda zor durumu düşünmeye çalışıldığını amaçlarının şirketi Zor duruma bırakarak ele geçirmek ve satmak olduğunu, Müvekkilinin 4 yıldan beri --------- bankalara vergi dairesine ---- borçları nedeniyle iflas etmemesi için büyük çaba harcadığını bireysel olarak Kredi bularak bireysel krediler çekerek , hatta bireysel kredi kartları ile taksitli borçlar çekerek kendisi büyük bir borç yükü ile mücadele ettiğini sadece temmuz/ağustos 2021 gider makbuzlarının 370.000 TL'den fazla olduğunu, müvekkilinin imza sirküleri bitince şirketi iş yapamaz hale getirerek bankaların günü gelen borçlarını ödenmeyeceğini bilen davacı hissedarların amaçlarının kötü niyetli olduğunu icra takibi açan müvekkilinin şirketten alacaklı olduğunu ve hepsinin belgeli olduğunu bildirerek davanın reddini yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini vekaleten talep etmiştir15.09.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: dosyadaki ve deliller ışığında, dava konusu devirlerin TTK m.408 uyarınca önemli şirket varlığının devri kapsamında olması sebebiyle mevcut Yargıtay içtihadı doğrultusunda genel kurul kararının mevcut olmamasından dolayı satış sözleşmesinin batıl (geçersiz) olduğu, yönünde rapor sunulmuştır.19.03.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle: Dosyadaki bilgiler ve deliller ışığında, takdirin Mahkemeninin görev alanına ait olmak üzere; Kök rapordaki görüş muhafaza ederek, dava konusu devirlerin TTK m.408 uyarınca önemli şirket varlığının devri kapsamında olması sebebiyle mevcut Yargıtay içtihadı doğrultusunda genel kurul kararının mevcut olmamasından dolayı satış sözleşmesinin batıl (geçersiz) olduğu tespit edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Davacının talep sonucunun açıkça tarafları davalılar -------numarasıyla tescilli ------- markasının devri için akdedilmiş marka devir sözleşmesinin ve -----ticari işletmesinin devri için akdedilmiş ticari işletme devri sözleşmesinin kesin hükümsüz olduğunun tespit edilmesi ile tarafları davalılar ----- numarasıyla tescilli ---- devrine ilişkin------- tespitine ilişkin bulunduğu, sınai mülkiyet haklarının devrinin 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlendiği, dava konusu devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığının bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, işletme hakkı devir sözleşmesinin iptali talebinin 6102 sayılı TTK hükümlerine göre belirlenecek olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, zira yukarıda belirtildiği üzere işbu davada marka devir sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespiti talep edildiği gözetildiğinde, davaya bakma görevi ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine aittir -------------- Bu hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesinde görevli mahkeme ise Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Davacı tarafın taleplerinden birinin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği dikkate alındığında, 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası gereğince davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir -------------Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri bir ihtisas mahkemesi olup, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş özel mahkemeler olduğundan, genel mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren işlere de bakabileceğinden mahkememiz tarafından görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;)
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!