WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/487 Esas
KARAR NO: 2024/384
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan),
DAVA TARİHİ: 21/08/2019
KARAR TARİHİ: 18/04/2024

DAVA
:Davacı vekilinin 21.08.2019 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle;
--------- İcra Müdürlüğü ----------- E. sayılı icra dosyası ile müvekkili aleyhine --------- D.iş sayılı dosyasından alınan 98.646,31 TL'lik çekten kaynaklı ihtiyati haciz kararına dayanılarak haciz işlemi yapıldığını, kısmi ödemesi yapılmış çeke hiç ödeme yapılmamış gibi işlem yapıldığını, ekte sunulan dekontta ve yazışmalarda müvekkili tarafından 02.05.2019 tarihinde 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin çeke mahsuben yapıldığının davalının kabulünde olduğunu, ödeme tarihinde müvekkilinin davalıya cari hesaptan 20.000 TL borcu olduğunu, yapılan 40.000 TL ödemenin 20.000 TL'si cari hesaba kalanının ise çeke mahsuben sayılacağı düşünülerek icra dosyasına 78.646,31 TL ödendiğini, müvekkilinin çalışanlarına ikramiye ve maaş ödemesi yapabilmek için anaparadan kalan 20.000 TL'yi itirazı kayıtla mecburen dosyaya yatırmak zorunda kaldığını, davalı tarafından banka hesaplarına konulan haciz nedeniyle icra dosyasına ikinci kez 23.000 TL ödemek zorunda kaldıklarını, esas takibe geçilmeden 78.646,31 TL ödemelerine rağmen icra müdürlüğü kapak hesabı yaparken esas takibe bakiye kalan 20.000 TL üzerinden avukatlık ücreti vs. hesaplaması gerektiğini, yapılacak bilirkişi incelemesinde görüleceği gibi 40.000 TL ödeme yapıldığı 02.05.2019 tarihi itibariyle cari hesaptan 20.000 TL ve çek bedeli dışında bir borcun bulunmadığının ortaya çıkacağını, yanlış hesaplanan kapak hesabı sebebiyle de 23.000 TL fazla ödeme yapıldığını, açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalının --------- D.iş haciz dosyasında yatırdığı 14.700 TL teminat bedeline ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını, aksi durumda 20.000 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep-dava haklarının saklı kalmak kaydıyla icra dosyasına borçlu olunmadığı halde yapılan 20.000 TL'lik ödemenin ödeme tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber istirdadına, yine hatalı hesaplanan kapak hesabı sebebiyle müvekkili tarafından icra ve hacizlerin kalkması için şimdilik 1.000 TL'nin faizi ile beraber istirdadına, yargılama gider ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :
Davalı vekili 15/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkili ---------- alacaklı olduğu ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasından takibe konulan dayanak çeke mahsuben kendilerinin daha önceden 40.000 TL ödeme yaptıklarını, bu ödeme dikkate alınmadan takip yaptığı ve ayrıca icra kapak hesabının da hatalı olduğundan bahisle fazla ödeme yaptıklarını iddia ederek ödenen fazla paranın istirdadını talep ettiğini, ---------- D.İş dosyasından verilen ihtiyati haciz kararı süresinde, tarafından --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasından takibe konulmuş ve dosyadaki tüm borçlular hakkında ihtiyati haciz işlemi tesis edildiğini, borçlu tarafından takip konusu dayanak çeke dair kısmi ödemenin yapıldığını ve fakat dikkate alınmadığı iddiası kötü niyetle yapılmış bir iddia olup esasen taraflar arasında birden fazla alacak-borç ilişkisi bulunduğundan ve takip dayanağı çek davacı borçlu---------- Şti. tarafından müvekkiline borca karşılık müşteri çeki olarak verildiğinden ve bu şirketle müvekkilinin arasında önceye dayanan birden fazla alacak ilişkisi bulunduğundan,----------- Şti.'nin müvekkilinin hesabına gönderdiği 40.000 TL'lik ödeme, borçlunun verdiği sipariş üzerine, alacaklı müvekkilimin --------- / --------- gerçekleştirdiği teslimattan kaynaklanan en eski alacağına mahsuben ödendiğini , 40.000 TL'lik ödeme dekontu incelendiğinde; yapılan bu ödemenin takip konusu çeke mahsuben ödendiğine dair bir açıklama olmadığı gibi davacı tarafın bu yöndeki iddiaları da kabulünde olmadıklarını, ihtiyati haciz kararının uygulanmasından sonra, ---------- çekilen mesajda, 40.000 TL'nin çeke mahsuben yapıldığı yönünde kendi lehine delil elde edilmek istenildiğini, ancak icra dosyasına yapılan beyanda ise, 40.000 TL'lik ödemenin 20.000 TL'sinin çek'e mahsuben yapıldığı, kalan 20.000 TL'sinin ise, cariye mahsuben yapıldığının iddia edildiğini, davacı tarafından kötü niyetli olarak eksik ibraz edilen ---------- yazışmaları incelendiğinde, müvekkilinin çekin halen ödenmediğini ve ne zaman ödeyeceklerini / "çek bugün ödenecek mi" diye sorduğunu , davacı şirket sahibi ve yetkili müdürü ---------- de "açmadı, bilgi veririm" dediğinin görüleceğini, 40.000 TL'lik ödeme çeki mahsuben yapılmış olsaydı, ibraz edilen dekontta bu yönde bir açıklama yazılı olabileceğini, icra müdürü tarafından gerek anılan kanun hükümleri gerekse Avukatlık resmi ücret tarifesi dikkate alınarak yapılan dosya kapak hesabında hukuka aykırılık bulunmadığını, nitekim kapak hesabı incelendiğinde, davacı tarafın ödediği miktar içinde, dayanak çekte ciranta olduğundan, sorumlu bulunmadığından çek tazminatı ve komisyonun kapak hesabına eklenmemiş olduğunu, bu kısımlardan çek keşidecisi sorumlu olduğundan ve henüz bu kısımlar ödenmediğinden ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasındaki takibin devam ettiğini, bunun dışında davacı tarafından müvekkilinin alacaklı olduğu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyasından dolayı mahkememizdeki davada ileri sürülen aynı iddialarla ilgili --------- E., -------- E., ve -------- Esas sayılı dosyalar ile davalar açmış ve bu davalarda lehlerine kararlar verildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygı ile vekâleten arz ve talep etmiştir.

DELİLLER:
--------- İcra Dairesi --------- ESAS sayılı dosyasının Uyap sureti---------- İcra Dairesi ---------- Esas sayılı dosyasının Uyap sureti,
----------İcra Müdürlüğü'nün 25/09/2020 tarihli yazı cevabında "--------- Şti. yönünden borcun ödendiği bildirilmiştir ancak resen yapılan dosya incelemesinde dosyada ödenmeyen çek tazminatı ve diğer feri alacakların devam ettiği" yönündeki müzekkere cevabı, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayı dosya aslı, ---------İcra Hukuk Mahkemesi'nin -------- Esas numaralı dosya aslı,--------- İcra Müdürlüğü'nün 23/09/2020 tarihli müzekkere yazı cevabında "---------- Esas sayılı takip dosyasında borçlu --------- ŞİRKETİ'nin 30/05/2019 tarihinde yapılan dosya hesabına göre borcunu ödediği ve dosyamıza herhangi bir borcu kalmadığı" yönündeki müzekkere cevabı, -Muhasebe bilirkişisinin 05/03/2021 tarihli raporunda sonuç olarak "Davacı defter kayıt ve belgelerine göre 164.193,10 TL borcuna karşı ödediği tutar defter ve belgelerle sabit olup 183.646,31 TL dir. Davacının istirdata konu tutar 183,646,31TL- 164.193,10TL=19,453,21 TL'dir.Davalı ve davacı mal ve hizmet faturaları ile bire bir örtüşmektedir.Davalının ticari defter kayıtlarının delil niteliği taşımadığı, ( kayıt önünden ) tespit edilmiştir.Davalının ticari defter kayıtlarında yer almayan ---------- davacı adına montaj ustası ---------- davalı tarafından dava dosyasında mevcut toplam 36.600,00 TL ödemenin kabul edilip edilmeyeceğinin ayrı bir dava konusu olduğunu,Davacının 2017-2018-2019 yılı ticari defter ve belgelerinin muhasebe standartlarına uygunluğu tespit edilmiş olup e-defterlerin berat oluşumları, envanter defterlerinin noterlik makamınca açılış tasdikleri TTK 64-66 , VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde yaptırıldığı,Davacı defterlerinin VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun birbirini tamamladığı tespit edilmiştir.Davalı ve davacının yıl sonu açılış ve kapanış rakamlarının her bir yanın birbirini teyit eder doğrulukta olduğu,Davacının defter kayıt ve belgeleri tam ve eksiksiz olup HMK 222/2 'ye göre lehine delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.Davacı defter kayıt ve belgelerine göre davalıya yapılan fazla ödeme 19.453,21 TL kesin ve sabit olduğu" yönünde rapor ibraz edilmiştir.- Muhasebeci bilirkişinin 17/08/2021 tarihli bilirkişi 1. ek raporunda özetle "1- Davacının istirdata konu 164.193,10 TL (209.193,10-45.000,00-164.193,10) borcuna karşılık ödediği tutar 183.646,31 TL(228.646,31- 45.000,00= 183.646,31) olup istirdata konu fazla ödeme (183.646,31- 164.193,10 - 19.653,21 TL'dir. (228.646,31- 209.193,10=19.453,21 TL)2- Karşılıksız çek Davalıya hem borç hem alacak yazılmış olup ödenen çek borç dekontu olarak davalıya borç yazılmıştır. (45.000,00 TL tutarlı çek)3- Ek raporda ayrıntılı yapıtan inceleme ve değerlendirme ile davalıya yapıları fazla ödeme 19.453,21 TL'dir. Muhasebe defter kayıt ve beige yön ünden Davacı kayıtlarının lehte delil teşkil ettiği tespit edilmiştir.05/03/2021 tarihli kök raporumuzda sonucu değiştirecek herhangi bir işlem tespit edilememiştir" şeklinde rapor ibraz etmiştir.- Muhasebeci bilirkişi 29/11/2021 tarihli 2. ek raporunda özetle; "1-05 Mart 2021 tarihli Kök Rapor, 17 Ağustos 2021 tarihli Ek Raporda davalıya yapılan fazla ödeme 19.454,20 TL'dir.2-Kök Rapor ve Ek Raporda 45.000,00 TL borç dekontu davalının hem borcuna hem alacağına işlendiğinden sonucu etki etmemektedir.
3-İkinci Ek Rapor hem genel hem de yıllar itibariyle ayrı ayrı incelenmiş olup her iki değerlendirmede de davacı yanın davalıya fazla ödemesi (0,99 kuruş küsurat hatası) 19.454,21 TL'dir.
4-İş bu raporda itiraza konu borç dekontu hesaplara dâhil edilmemiş olup istirdatta konu davacı alacağında herhangi bir değişiklik olmamıştır.
5-Davalıya yapılan fazla ödemenin 19.454,20 TL'dir." şeklinde rapor ibraz etmiştir.-Mali Müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen 08/06/2022 tarihli bilirkişi raporu,
-Mali müşavir bilirkişisinin 08/06/2022 tarihli raporunda özetle
"1-Dava Konusunun; Taraflar arasında bulunan ücari ilişkiden kaynaklı davacının 21.000.00 TL tutarlı istirdat alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü davadan ibaret olduğu,
2- Davacının 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
3- Davalının 2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu,
4- Davalı tarafından davacı aleyhine 16.05.2019 tarihinde --------- İcra Dairesinden
26.04.2019 tarihli ---------- çek nolu toplam 98.646,31TL'lik çek i için takip başlattığı görülmüştür. Davaya konu çek ile ilgili davacı tarafından --------- İcra Dairesine aşağıda belirtilen Toplamda 121.746,31TL ödemeleri yaptığı, 23.09.2020 Tarihinde Dosya Kapak Hesabında 128.866,96TL bakiye çıkarıldığı Kalan Borç Miktarı 7.120,65TL kaldığı görülmüştür.
5- Davacı tarafından 26.04.2019 tarihli ----------- çek ile ilgili cari hesabında ödendiğine dair
herhangi bir belgenin bulunmadığı, dava konusu 26.04.2019 tarihli ---------- çek borcuna istinaden 7.120,65TL kaldığı buna istinaden nihai takdir mahkemeye ait olmakla davacı tarafın davaya konu çek ile ilgili davalı tarafa 7.120,65TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaate varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.-3 kişilik Mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından sunulan 14/02/2023 tarihli bilirkişi raporu, -Mali müşavir bilirkişi heyetinin 14/02/2023 tarihli raporunda özetle; "Davacı tarafın ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2017-2018-2019 döneminde e-defter kullanan mükellef olduğu, Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış --------- onaylı beratları ile Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK ve VUK hükümlerine göre süresinde alınmış olduğu görülmüştür.Davalının ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde ise; 2017-2018-2019 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile 2017-2018 dönemi yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin VUK hükümlerine göre süresinde alınmış ancak 2019 dönemi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı görülmüştür.Tarafların 2017-2018-2019 dönemi ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde; (bkz.4-b Hesap İncelemesi bölümü)Davacının takip tarihi itibariyle ------- İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı icra dosyasına 98.646,31 TL'lik çek için yapılan 78.646,31 TL ödeme kaydının düşülmesi neticesinde davalı ---------- 19.453,21 TL ALACAKLI gözüktüğü,Davalının kayıtlarında da aynı bakiyeyi bulmak bakımından, takip tarihi itibariyle davacı ---------- 71.841,59 TL alacaklı gözüktüğü, takip sonrası 30.06.2019 tarihinde tek seferde 71.841,59 TL tahsilat kaydı girmek suretiyle davacıdan olan alacağının sıfırladığının görüldüğü ancak tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda takip öncesi davalı kayıtlarında olmayan 45.000 TL'lik çek ve 40.000 TL ödeme toplamı olan 85.000 TL'nin davalıda takip tarihi itibariyle alacak olarak gözüken 71.841,59 TL'den düşülmesi neticesinde (85.000,00-71.841,59 ) 13.158,41 TL ile birlikte 2018 devir farkı olan ( davalıda 40.000 TL alacak, davacıda 33.705,20 TL borç olarak gözüken bkz cari hesap karşılaştırma tablosu) 6.294,80 TL'nin toplanması neticesinde (13.158,41 + 6.294,80) davalının da takip tarihi itibariyle 19.453,21 TL borçlu olduğunun tespit edilmiştir.
Davalı kayıtlarında olmayan 45.000 TL'lik Çek Bakımından;Davacı kayıtlarında yer alan ve davalıya verilmiş olan --------- bankası --------- Şubesi 31.05.2019 keşide tarihli --------- seri numaralı 45.000 TL bedelli çek davalı tarafından 31.05.2019 tarihinde karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra 10.06.2019 tarihinde ----------İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosya numarası ile çekin keşidecisi ve cirantalarına takip başlatılmış başlatılan 21.06.2019 tarihinde çekin lehdarı ----------Şti tarafından ilgili 56.860,00 TL ödeme yapılmak suretiyle çekin son cirantası olan davalının bu çeki tahsil ettiğinin anlaşıldığı ancak ciro silsilesi ile davalıya verilmiş olan ve icra marifetiyle tahsil ettiği 45.000 TL'lik çekin kendi ticari defter kayıtlarında olmadığı, eş deyişle çekin davalı son çek hamili (ciranta) tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından kayıtlarında olması gerekliliğine göre hesaplama yapılmıştır.Davalının 40.000 TL'lik Ödemenin --------- / --------- işi için yapıldığı iddiası bakımından; Davalının cevap dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 31.07.2017 tarih ------------ seri numaralı 4.956,00 TL bedelli “-------- Montaj Ücreti” açıklamalı faturanın her iki tarafında ticari defter kayıtlarında yer aldığı, fatura içeriği hizmetle ilgili bir ihtilafın olmadığı ve faturanın ödendiği, yine dilekçe ekinde bulunan davalı tarafın düzenlenmiş olan 24.07.2017 tarihli “----------” açıklamalı 24.160.50 TL (KDV DAHİL) teklif formunda onay imzanın bulunmadığı, bu teklif formu kapsamında davalı tarafından düzenlenmiş olan 07.08.2017 tarih-------- seri numaralı 24.160,50 TL faturanın her iki tarafında ti lefter kayıtlarında yer almadığı, davalının kayıtlarında da yer almayan fatura içeriği hizmetin verildiğinin somutlaştırılamadığı eş deyişle davacı tarafından yapılan 40.000 TL ödemenin açık hesap bakiyesinden kalan 19.453,21 TL'nin bu kapsamda sipariş avansı olarak değerlendirilemeyeceğinden az yukarıda raporumuzun 4.f bölümünde kapak hesaplaması bu kabule gerek yapılmıştır.Böylelikle davacının çeke mahsuben ödediği iddiasında bulunduğu 40.000 TL'lik ödeme bakımından; Davacının ticari defter kayıtlarına 02.05.2019 tarihinde ---------- yevmiye numarası ile kayıtlarına almış olduğu 40.000 TL ödemeyi her ne kadar “Gön.Hav.: --------” açıklamasıyla kayıtlarına aldığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarında bu ödemeden önce davalıya 20.546,79 TL borçlu gözüktüğü yapılan 40.000 TL ödeme sonunda (40.000-20.546,79)5 19.453,21 TL açık hesaptan ALACAKLI duruma geçtiği, bu tutarın aynı tarihte vadesi geçen dava konusu çeke mahsuben yapıldığı kabul edilmiştir.
Dava Konusu 98.646,31 TI Çek Bedelinin Ödenip ödenmediğinin hesaplanması Bakımından;Dava konusu çekin keşide tarihi (vadesi) 26.04.2019 tarihi olduğu bu tarih itibariyle açık hesap bakiyesine göre davacının 20.546,79 TL borcu bulunduğu, davacının 02.05.2019 tarihinde yapmış olduğu 40.000 TL ödeme dekontunda herhangi bir açıklama olmasa da yapılan bu ödemenin 20.546,79 TL'lik kısmının öncelikle açık hesap borcunun kapatılmasına, kalan 19.453,21 TL tutarın da vadesi geçmiş olan çek borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerektiği,Bu kapsamda raporun 4.f bölümünde yapılan kapak hesabında 98.646,31 TL bedelli çek için fazla 19.453,.21 TL ödemenin düşülmesi sonucunda çekten kalan 79.193,10 TL asıl alacak için 846,17 işlenmiş faiz, 237,58 TL çek komisyonu, 729,60 TL ihtiyati haciz tutarı olmak üzere toplamda 81.006,45 TL takipte kesinleşen tutar hesaplanmış olup bu tutara ferilerde dahil edilerek öncelikle yapılan ödemelerin TBK m.100 kapsamında faiz ve masraflara ödemenin yapılması gerekliği ilkesine göre yapılan kapak hesabına göre takipte kesinleşen 81.006,45 TL alacak ile 17.374,14 TL ferileri ile birlikte toplamda 98.380,59 TL borç için davacının 121.746,31 TL ödeme yapmış olduğu, bu aşamada açık hesap borç/alacağının 0,00 (sıfır) olduğu (121.746,31-98.380,59), davacının ---------- Bankası --------- şubesinin 26.04.2019 keşide tarihli, --------- seri numaralı 98.646.31 TL bedelli çek için fazladan yapmış olduğu 23.365,72 TL ödemenin istirdatını talep ettiği mütalaa edilmiştir.Davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatlerine ulaşılmıştır." şeklinde rapor ibraz etmiştir.-Mali müşavir bilirkişi heyeti tarafından sunulan 11.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporu,-Mali müşavir bilirkişi heyetinin 11/05/2023 tarihli ek raporunda özetle "Huzurdaki istirdat davasında uyuşmazlık konuları hakkında kanaat oluşturabilmek için dava dosyasındaki deliller ile heyetimizce hazırlanan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar incelenmiş olup yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonucunda; davacının ---------- Bankası --------- şubesinin 26.04.2019 keşide tarihli, --------- seri numaralı 98.646.31 TL bedelli çek için;* İcra dosyasına yapılan son ödeme tarihli (30.05.2019) kapak hesabına göre; fazladan yapmış olduğu 23.365,72 TL'yi* Dava tarihli (21.08.2019) kapak hesabına göre ise; 24.401.81 TL fazla ödemenin istirdadını talep edebileceği mütalaa edilmiştir." şeklinde rapor ibraz ettiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ---------- İcra Müdürlüğü'nün---------- Esas sayılı takip dosyasına ödenen borçlu olunmayan 20.000 TL ile hacizlerin kaldırılması için ödenen şimdilik 1000,00 Tl'nin istirdatı talebine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık--------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı takip dosyasına konu çek nedeni ile alacağın ödenip ödenmediği, davacı tarafın 02/05/2019 tarihinde ödenen 40.000 TL'nin takibe konu çeke mahsuben mi yoksa taraflar arasındaki cari hesap alacağına mı ödendiği, icra dosyasına kapak hesabı yapılarak ödeme yapılırken fazla ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde olduğu tespit edilmiştir. ---------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/06/2023 karar tarihli -------- Esas- -------- Karar sayılı dava dosyasının Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, 02/04/2024 tarihli celsesinde her ne kadar --------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --------- Esas- --------- Karar sayılı dava dosyasının Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de; birleşen dava dosyasının Mahkememiz dosyasına konu uyuşmazlık ile doğrudan bağlantılı olmadığı, Mahkememiz dosyasının geçirmiş olduğu safahat, bilirkişi incelemesinin yapılmış olması hususu da gözetilerek yargıda hedef süre ve usul ekonomisi ilkeleri gereğince birleşen dava dosyasının işbu dava dosyasından HMK 167 md. gereğince tefriki ile, Mahkememizin ---------- Esas sırasına kaydedildiği ve ------- Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. İİK'nın 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir. Nitekim aynı ilkeler, ---------- sayılı kararında da benimsenmiştir. İstirdat davası, menfi tespit davasının devamı olup, cebri icra tehdidi altında gerçekleşen ödeme sebebiyle borçlunun serbest iradesi dışında, kanun hükmü gereği kendiliğinden bu dönüşüm vuku bulduğundan, davacı borçlu istirdat davasına dönüşüm olmasaydı alacağı tazminattan, yoksun bırakılmamalıdır.İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır. İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. Borçlunun, ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına karşın itirazının kesin kaldırılması nedeniyle, kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakden, gerek mallarının haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir. İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından, aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır (İİK.m.72/VII). Borçlar Kanununun 62. maddesinin aksine, (818 sayılı kanun) burada davacı (borçlu), yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup; bu parayı hataen, kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.Tüm dosya kapsamı bitlikte incelendiğinde; davacı tarafın ticari defterlerin TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu davalının ticari defterlerinde ise; 2017-2018-2019 dönemi Yevmiye, Defteri Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile 2017-2018 dönemi yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin VUK hükümlerine göre süresinde alınmış ancak 2019 dönemi yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı belirtilmiştir. Davacının takip tarihi itibariyle ---------- İcra Müdürlüğü ---------- E. sayılı icra dosyasına 98.646,31 TL'lik çek için yapılan 78.646,31 TL ödeme kaydının düşülmesi neticesinde davalı --------- 19.453,21 TL alacaklı gözüktüğü, davalının kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı ---------- 71.841,59 TL alacaklı gözüktüğü, takip sonrası 30.06.2019 tarihinde tek seferde 71.841,59 TL tahsilat kaydı girmek suretiyle davacıdan olan alacağının sıfırladığının görüldüğünü ancak tarafların ticari defter kayıtlarının karşılaştırılması sonucunda takip öncesi davalı kayıtlarında olmayan 45.000 TL'lik çek ve 40.000 TL ödeme toplamı olan 85.000 TL'nin davalı defterlerinde takip tarihi itibariyle alacak olarak gözüken 71.841,59 TL'den düşülmesi neticesinde (85.000,00-71.841,59 ) 13.158,41 TL ile birlikte 2018 devir farkı olan ( davalıda 40.000 TL alacak, davacıda 33.705,20 TL borç olarak gözüken ) 6.294,80 TL'nin toplanması neticesinde (13.158,41 + 6.294,80) davalının da takip tarihi itibariyle 19.453,21 TL borçlu olduğunun tespit edilmiştir.Davalının 40.000 TL'lik ödemenin --------- / ----------- işi için yapıldığı iddiası ve sunmuş olduğu 31.07.2017 tarih ---------- seri numaralı 4.956,00 TL bedelli “---------- Montaj Ücreti” açıklamalı faturanın her iki tarafında ticari defter kayıtlarında yer aldığı, fatura içeriği hizmetle ilgili bir ihtilafın olmadığı ve faturanın ödendiği, yine davalı tarafın düzenlenmiş olan 24.07.2017 tarihli “--------” açıklamalı 24.160.50 TL (KDV DAHİL) teklif formunda onay imzanın bulunmadığı, bu teklif formu kapsamında davalı tarafından düzenlenmiş olan 07.08.2017 tarih ---------- seri numaralı 24.160,50 TL faturanın her iki tarafında defter kayıtlarında yer almadığı, davalının kayıtlarında da yer almayan fatura içeriği hizmetin verildiğinin somutlaştırılamadığı anlaşılmıştır. Davacı kayıtlarında yer alan ve davalıya verilmiş olan ---------- bankası ----------- Şubesi 31.05.2019 keşide tarihli ---------- seri numaralı 45.000 TL bedelli çek davalı tarafından 31.05.2019 tarihinde karşılıksız işlemi yapıldıktan sonra 10.06.2019 tarihinde ----------İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosya numarası ile çekin keşidecisi ve cirantalarına takip başlatılmış başlatılan 21.06.2019 tarihinde çekin lehdarı ---------Şti tarafından ilgili 56.860,00 TL ödeme yapılmak suretiyle çekin son cirantası olan davalının bu çeki tahsil ettiğinin anlaşıldığı ancak ciro silsilesi ile davalıya verilmiş olan ve icra marifetiyle tahsil ettiği 45.000 TL'lik çekin kendi ticari defter kayıtlarında olmadığı, çekin davalı son çek hamili (ciranta) tarafından tahsil edildiği anlaşıldığından kayıtlarında olması gerekliliğine göre hesaplama yapılmış ve davacının ticari defter kayıtlarına 02.05.2019 tarihinde ---------- yevmiye numarası ile kayıtlarına almış olduğu 40.000 TL ödemeyi “Gön.Hav.:-----------” açıklamasıyla kayıtlarına aldığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarında bu ödemeden önce davalıya 20.546,79 TL borçlu gözüktüğü yapılan 40.000 TL ödeme sonunda (40.000-20.546,79)5 19.453,21 TL açık hesaptan ALACAKLI duruma geçtiği, bu tutarın aynı tarihte vadesi geçen dava konusu çeke mahsuben yapıldığı kabul edilmiştir. Dava konusu 98.646,31 TI bedeli çekin keşide tarihi (vadesi) 26.04.2019 tarihi olduğu bu tarih itibariyle açık hesap bakiyesine göre davacının 20.546,79 TL borcu bulunduğu, davacının 02.05.2019 tarihinde yapmış olduğu 40.000 TL ödeme dekontunda herhangi bir açıklama olmasa da yapılan bu ödemenin 20.546,79 TL'lik kısmının öncelikle açık hesap borcunun kapatılmasına, kalan 19.453,21 TL tutarın da vadesi geçmiş olan çek borcuna mahsuben yapıldığının kabul edildiği bu nedenle icra dosyasında kapak hesabında 98.646,31 TL bedelli çek için fazla 19.453,21 TL ödemenin düşülmesi sonucunda çekten kalan 79.193,10 TL asıl alacak için 846,17 işlenmiş faiz, 237,58 TL çek komisyonu, 729,60 TL ihtiyati haciz tutarı olmak üzere toplamda 81.006,45 TL takipte kesinleşen tutar hesaplanmıştır. TBK m.100 kapsamında yapılan ödemenin öncelikle faiz ve masraflara yapılması gerekliği ilkesine göre yapılan kapak hesabına göre takipte kesinleşen 81.006,45 TL alacak ile 17.374,14 TL ferileri ile birlikte toplamda 98.380,59 TL borç için davacının 121.746,31 TL ödeme yapmış olduğu, bu aşamada açık hesap borç alacağının 0,00 (sıfır) olduğu (121.746,31-98.380,59), davacının --------- Bankası -------- şubesinin 26.04.2019 keşide tarihli, ---------- seri numaralı 98.646.31 TL bedelli çek için fazladan yapmış olduğu 23.365,72 TL ödemenin istirdatını talep edebileceği anlaşılmış olup davacı vekilinin 18/04/2024 tarihli celsede alınan beyanı da gözetilerek dava dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş olup taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı tarafından ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına ödenen toplam 21.000,00 TL'nin icra dosyasında son ödeme tarihi olan 30/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacının istirdat talebinin KABULÜ ile; taleple bağlılık ilkesi gereğince --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takip dosyasına ödenen toplam 21.000,00 TL'nin icra dosyasında son ödeme tarihi olan 30/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gerekli olan 1.434,51 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 358,63 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.075,88‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu başvurma harcı 44,40 TL, peşin harç 358,63 TL olmak üzere toplam 403,03‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 2.750,00 TL, dosya masrafı 169,50 TL, tebligat gideri ve posta masrafı 218,20 olmak üzere toplam 3.137,7‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi gideri olan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının resen yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK 341/2. ve Ek Madde 1/2. maddeleri gereğince karar tarihinde miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024