WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/71 Esas
KARAR NO: 2024/374
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/01/2018
KARAR TARİHİ: 18/04/2024

Davacı vekili Mahkememize sunduğu 18/01/2018 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; -------- adresinde faaliyette bulunan ------- şirketinin ortağı sıfatıyla şirket adına mal alımı yaptığını, ticari ilişki çerçevesinde müvekkilinin mal bedelleri tutarında çeşitli çek ve senetleri düzenleyip davalı firmaya teslim ettiğini, sevkıyatlar yapıldıkça bu çeklerin tamamının davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin davalı şirkete ara ara elden nakdi ödemelerde de bulunduğunu, davalı tarafından teslim edilen mal bedellerine ilişkin fazladan tahsilat yapıldığının anlaşıldığını, 18.11.2017 keşide tarihli --------- çek nolu 32.815,00 USD bedelli, 18.11.2017 keşide tarihli --------- çek nolu 20.000,00 USD bedelli,25.11.2017 keşide tarihli ---------- çek nolu 22.320,00 USD bedelli,16.12.2017 keşide tarihli---------- çek nolu 30.000,00 USD bedelli ve 23.12.2017 keşide tarihli ------- çek nolu 22.621.00 USD bedelli çeklerin Kasım 2017 ayı ve sonrasında yapılacak sevkiyat bedelleri için önden verilen teminat çekleri olduğunu, davalının söz konusu teminat çeklerini iade etmeyerek bu çeklere dayalı olarak kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını, müvekkilinin, davalı firmaya nakit ve çeklerle yapmış olduğu toplamda 979.208,00 USD ödeme bulunduğunu, bu ödemenin 245.670,00 USD'sinin nakden, geriye kalan kısmın ise teminat amacıyla verilen çeklerin tahsili sonucunda gerçekleştiğini, davalı şirket tarafından yapılan ihracat tutarının ise 900.00,00 USD civarında olduğunu, önden alınan çeklerin sevkıyat anına kadar sevkıyatı yapılacak malların teminatı olduğunu, mal sevkıyatından sonra ise bu çeklerin ödeme aracı olduğunu, davalı tarafından tahsil edilen çeklerin tamamına yakının ... ile --------- tarafından teslim alındığını, dosya kapsamındaki çek teslim belgeleri ve ödeme makbuzlarından ... ile -------- isimli şahısların davalı firma adına bu tahsilatları yaptığının anlaşıldığını belirterek, davalı şirkete müvekkilin borcunun olmadığının tespitine, 25.11.2017 keşide tarihli, --------- çek nolu, 22.320,00 USD bedelli çek ile bu çeke dayalı yapılan-------- İcra Müdürlüğünün --------- sayılı takibinin iptaline ve söz konusu icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu 05/03/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacı tarafça verilen çeklerin teminat değil, ödeme amacıyla verildiğini, davacının müvekkil şirkete ara ara elden nakit ödeme yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, Nakit ödeme yapıldığı hususunda karşı tarafça dosyaya sunulan belgelerin tamamının boş bir kağıt üzerine el yazısıyla yazılarak imza altına alındığını, söz konusu belgelerde müvekkil firmanın imza ve kaşesinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeye konu teslimatı eksiksiz ve zamanında yaptığını ancak davacı ödeme yapmayınca çeklerin taraflarınca takibe konulduğunu belirterek, davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:Ticaret Sicil Müdürlüğünden tarafların son tescil bilgilerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir. Bilirkişi 26/06/2019 tarihli raporunda özetle; dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Davalı Firmanın Usul ve Yasaya Uygun tutulmuş Ticari Defterlerindeki kayıtları ve müstenidatları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, davalı şirketin, davacının ortağı bulunduğu ve --------- Danışmanlığını yaptığı dava dışı ------- unvanlı ------- firmasından dava tarihi itibarıyla davaya konu 22.320,00 USD Karşılıksız çekinde içeriğinde yer aldığı 207.536,01 USD ve 4.893,45 EURO asıl alacağı bulunduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 17/06/2020 tarihli kök raporunda özetle; defterlerin usulüne Uygun tutulup tutulmadığı yönünden tacir olan davalı şirketin 2016-2017-2018 yılına ilişkin ticari defterlerinin ---------- onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğunu, davacının borçlu olup olmadığı yönünden raporun 7-Genel Değerlendirme & İrdeleme bölümünde detaylı açıklandığı üzere, dava dosyasına sunulan, dava dışı --------- ve ... isimli kişilere elden yapılan toplam 235.670,00 USD tutarlı ödemelerin davalı şirkete yapılan ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmekle, bu ödemelerden sonra davacının dava konusu 25.11.2017 vadeli 22.320,00 USD tutarlı çekten dolayı borçlu olmadığını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 20/01/2021 tarihli ek raporunda özetle; davalının hukuki itirazları yönünden takdiri mahkemeye ait olmak üzere, yapılan inceleme ve değerlendirmelerde değiştirilecek bir husus bulunmadığını, kök raporun aynen geçerli olduğunu beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi heyeti 13/11/2023 tarihli raporunda özetle; MÖHUK kapsamında yapılan değerlendirmede, -------- -------- İl Mahkemesi Ticaret Bölümü tarafından verilen ---------- nolu, 15.01.2021 tarihli Mahkeme Kararının tanınmasına herhangi bir engel bulunmadığı, bu şekilde kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilme şartlarının oluştuğu kanaatine ulaşıldığını, mahkemece kesin delil veya kesin hüküm oluştuğunun kabulü halinde davacının davasının reddi gerekeceğini, mahkemenin aksi görüşte olması durumunda dava dışı kişilere yapılan ödemelerin davalıya yapılmış ödemeler olarak görülmesi durumunda davacının davalıya borçlu bulunmayacağını, söz konusu çeklerin teminat çeki olup olmadıklarının nihai takdirinin mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, takip dosyası, bilirkişi heyet raporları, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık --------- isimli -------- şirketinin--------- danışmanlığı ve ticari bağlantılarını üstlenen davacının bu şirkete ihracatı yapılan malların ücretlerine ilişkin teminat çeki verip vermediği, bu kapsamda takibe konu çekin teminat amacı ile verilip verilmediği, davacı tarafça davalıya nakit ödemeler yapılıp yapılmadığı, davalıya yapılan ödemelerin ---------- şirketine yapılan satışa ilişkin bedelden fazla olup olmadığı, davalı şirketin sevkiyatları zamanında yapıp yapmadığı, sevkiyatlarda eksiklik bulunup bulunmadığı, davacı tarafın elden ödeme yaptığını iddia ettiği --------- ve ... davalı şirket çalışanı ve/veya davalı şirket adına tahsilat yapma yetkisi bulunup bulunmadığı, bulgar şirketine yapılan ihracatlar nedeni ile davalının alacağının bulunup bulunmadığı ve dava dışı gerçek kişilere ödenen tutarların davalıya yapılmış ödemeler olarak görülüp görülemeyeceği noktasındadır. Öte yandan ---------- Mahkemesi tarafından verilen bir karar bulunmaktadır. Bu karara göre huzurdaki davanın davalısı davacıdan 209.262,04 USD alacaklıdır. Söz konusu kararın kesin delil veya kesin hüküm koşullarını oluşturduğu Milletlerarası Özel Hukuk uzmanı tarafından ifade edilmiştir. Bu durumda davalının davacıdan 209.262,04 USD alacaklı olduğu, davacının davalıya borcu bulunmadığının söylenemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Bilirkişi heyeti 13/11/2023 tarihli raporunda; MÖHUK kapsamında yapılan değerlendirmede, -------- İl Mahkemesi Ticaret Bölümü tarafından verilen ---------- nolu, 15.01.2021 tarihli Mahkeme Kararının tanınmasına herhangi bir engel bulunmadığı, bu şekilde kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilme şartlarının oluştuğu kanaatine ulaşıldığını, mahkemece kesin delil veya kesin hüküm oluştuğunun kabulü halinde davacının davasının reddi gerekeceğini beyan ve rapor etmekle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.457,10 TL'den mahsubu ile fazla yatan 1.029,5‬0 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 107.774,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan 15.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2024