T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/152 Esas
KARAR NO:2024/196 Karar
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 28/02/2024
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir aile şirketi olduğunu, aynı zamanda ---- birleşen ---- hissedarı olduğunu, mirasçıların ---- ile birleşen ------ hissedarı ve ortakları olduğunu, birleşmeden evvel ilgililer arasındaki ortaklık ve hisse ilişkilerinin hukuka aykırı ve muvazaalı olarak değişmesi ve bu değişimin hukuken yok hükmünde olacak işlemler ile gerçekleştirilmesi ve neticesinde --- menfaatlerinin zarar görmesi nedeniyle işbu davanın ikame edildiğini, ------ birleşmesinden evvel ilgililerin şirketteki hissedarlıkları/oy adedinin ----- adet olduğunu, ------ tarihinde söz konusu hisselerin bila bedel ve herhangi bir yönetim kurulu kararı olmadan kül halinde ---- devredildiğini, satıldığını, bu devirlerin ----------olarak yapıldığını, devirler sırasında müvekkilinin hiçbir bilgisi olmadığını, devirlerin hiçbir bedel alınmadan gerçekleştirildiğini, açıkça şekle aykırılık yapılmak suretiyle işlemin baştan itibaren butlanla malul olduğunu, hisselerin devri ile alakalı durum görünürde satış gibi olsa da satış nedeniyle hiçbir bedelin şirkete girmediği göz önüne alındığında işlemin gizli bağış olduğunun ortaya çıktığını, bu durumda görünürdeki işlem olan satışın tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığını, gizli işlem olan bağışın ise şekle aykırı gerçekleştiğini, ilgililer arasındaki hisse devir işlemlerinin baştan itibaren butlan olduğunu, görünürdeki işlemin satış olduğunu, hiçbir satış bedelinin ---- hesaplarına girmediğini, gizli işlemin bağış olması nedeniyle, taraflar arasında hem satış sözleşmesi yapılmadığını, hem de bağışlama sözleşmesi yapılmadığını, yanların gerçek iradeleri ile hisse devir işlemlerinin farklı olduğunu, hisse devrine konu --------- hisseleri hakkında hamiline yazılı pay senetlerin devrinin zilliyetliğin devri yolu ile yapılması gerekeceğini, şirket hisse paylarının hamiline yazılması durumunda, yönetim kurulunun pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren 3 ay içerisinde pay senetlerini bastırıp, pay sahiplerine dağıtması gerektiğini, devrin ancak teslimle mümkün olduğunu, işbu davaya konu olayda hukuka uygun bir devirden söz edilmesinin mümkün olmadığını, eğer paylar usulüne uygun devredilmemiş ise pay defterine kaydın da geçerli olmasından söz edilemeyeceğini, hisseleri devralan -----herhangi bir ticari faaliyeti olmadığını, böyle yüklü bedelli hisselerin alım gücünün bulunmadığını, bu durumun kendi başına muvazaa olgusunun açık kanıtı olduğunu, bu hali ile dahi söz konusu devir işleminin hukuka aykırı olduğunun belli olduğunu, hisse devir işleminin taraflar arası muvazaa amacıyla yapıldığının belli olduğunu, hisse devirleri sırasında yani şirketlerin birleşmeden önceki bu dönemde, bahse konu ---- halka açık bir şirket olmadığını, birleşmeden sonra ------- şirket halka açık bir hal aldığını, bu hali ile söz konusu hisse devir işlemlerinin hukuka aykırı olması nedeniyle ileride şirket ve müvekkilin zarar görme ihtimalinin söz konusu olduğunu, olası zararların en aza indirilmesini teminen söz konusu hukuka aykırı devre konu kayıtların terkin edilmesi gerektiğini, devre konu hisseler hakkında mülkiyetin geçirilmesi konusunda ayni bir akit oluşturulmadığını, hisselerin teslim edilmediğini, devrin usule ve şekle aykırı olduğunu, pay defterinin imzasız, geçerli bir hisse devir sözleşmesi olmadığını, buna ilişkin geçerli bir yönetim kurulu kararı mevcut olmadığını, devir ile aynı gün olan bir yönetim kurulu kararının varlığının belli olmadığını, olayın oluşu ve çıkışının tümüyle hukuka aykırı olduğunu, davaya konu hisselerin hukuka ve usule uygun bir şekil ve nitelikte devri yapılmadığını, bahse konu hukuka aykırı hisse devir işleminin, neticesinde pay defterine işleme hususunda da hukuka ve usule aykırılık yapıldığını, pay defterine bu hukuka aykırı devirlerin işlenmesi için hiçbir yönetim kurulu kararı alınmadığını, hisselerin değerlerinin 428.764.660 TL olduğunu, böyle bir maddi değere sahip olan devre konu hisseler yönünden müvekkilinin bütün menfaatlerinin zarar gördüğünü, hukuka ve usule aykırı devir işlemleri ile şirket ortaklık yapısının değiştirildiğini, kül halinde olağanüstü meblağa konu hisselerin el değiştirmesinin sağlandığını, bu yön ile hukuka aykırı yapılan devir işlemlerine konu hisse kayıtlarının da iptal edilip devredenlere aidiyetinin tespitinin gerekli olduğunu, bedel ödenmeden gerçekleştirilen bu denli bir hisse devrinde, devralanın sebepsiz zenginleştiğinin de ortaya çıktığını, hiçbir bedel ödenmeden gerçekleşen hisse devir işleminin ayrıca gerçek bir devir olduğundan da söz edilemeyeceğini, hukuka ve yasalara aykırı gerçekleştirilen hisse devirlerinin iptali için huzurda iş bu davayı açmak zarureti doğduğunu, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere hukuka, usul ve yasalara aykırı olarak görünen amaçtan farklı bir doğrultuda muvazaalı bir şekilde biçimde şirket ortaklık yapısını değiştiren hisse devir işleminin mutlak butlan nedeniyle iptali ile devredenlere aidiyetinin tespitine, kaydın terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava dilekçesi içeriğinden davanın konusunu teşkil eden hisselerin muvazaalı olarak devredildiği iddiası ile dava açıldığı ancak davalı tarafın gösterilmediği, davanın hasımsız olarak açıldığı anlaşılmıştır. Muvazaalı olarak hisse devri yapıldığı, şirket ortaklık yapısının bu yolla değiştirildiği iddialarıyla hisse devri işleminin mutlak butlanla malul olduğunun tespiti, iptali gerektiği iddiaları ancak hisse devrini yapan ve lehine hisse devredilen kişiler aleyhine açılacak bir davanın konusunu teşkil edebileceğinden hasımsız olarak açılan işbu davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliğiyle karar verildi.29/02/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!