WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/94 Esas
KARAR NO:2024/165
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/02/2023
KARAR TARİHİ: 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ------ özel servis olarak, gerçek ve tüzel kişi firmalara kurumsal olarak araç tamir/bakım/onarım hizmeti verdiğini, davalı firma ile müvekkili şirket arasında akdi ilişki söz konusu olduğunu, davalı firmaya ait çeşitli plakalardaki araçların rutin bakım/onarım/tamir hizmetini müvekkil şirkette yaptırıldığını ve bu bakım/servis/tamir hizmetleri karşılığında müvekkili şirketin, ----- tarihleri arası cari hesap ekstresinde de yazdığı üzere ekte sunulan faturalardan kaynaklı toplamda 162.768,39 TL'lik alacağı olduğunu, yapılan kısmi ödemeler sonrası 30.06.2022 tarihi dönemi için taraflar arasında kaşe - imza altına alınan "cari hesap bakiye mutabakatı" uyarınca tarafların, 70.773,84 TL 30.06.2022 tarihli döneme kadar bakiye alacak kaldığı hususunda 20.07.2022 tarihinde mutabık kaldıkların, ek mutabakat metni mutabakat anına kadar ve mutabakat anından sonra yapılan ödemeler ile iş bu alacağın toplamda 151.754,84 TL'si davalı firma tarafından ödenmiş olduğunu, ancak 11.013,55 TL'lik kısmı ise ödenmemiş olduğunu ve bakiye alacak olarak kaldığını, cari hesap sözleşmesinde davalı firmanın "iade" faturası kesmesi ile esasen yazılı onayı alınan ve mutabık kalınan 10.185,32 TL'lik faturanın müvekkils firma tarafından birden çok kez kesilmek durumunda kaldığını. -------- nolu mutabakat mektubu uyarınca 20.07.2022 tarihinde davalı firma kurumsal mail hesabı üzerinden 70.773,84 TL'bakiye alacağa mutabakat onayı verdiğini, taraflar arasında mutabakat metninin mevcut olduğunu, iş bu alacağa dayalı olarak usulüne uygun kesilen irsaliyeli faturaların asılları e- fatura olarak davalıya tebliğ ve teslim işlemleri gerçekleştirildiğini, faturalara yasal süreler içinde herhangi bir itiraz olmadığını, faturaların, ticari defterlere işlendiğini ve------ formlarının verildiğini, onarım hizmeti verilen ve ticari defter ve diğer resmi kayıtlara işlenen faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, davalı tarafın ödemesi gereken bu bakiye tutarını, müvekkili firmanın uzunca bir süredir beklemesine ve tüm taleplerine rağmen ödemediğini, davalı firma aleyhine 22.08.2022 tarihinde zorunlu olarak arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı firmanın arabuluculuk anlaşmama son tutanağı imzalandıktan çok kısa bir süre sonra, huzurdaki dava açılmak üzereyken ------- doğrundan müvekkili şirketin hesabına haricen ödeme yaptığını, son cari hesap tutarı olan 39.648,52 TL'den arabuluculuk görüşmeleri sonrasında ödenen 28.635,00 'TL' nin düşülmesi ile davacının, 11.013,55 TL'lik davalının ödemekten kaçındığı fatura / bakiye alacak mevcut olduğunu, müvekkili firma tarafından ilkin kesilen 26.08.2022 tarihli, ------- plakalı aracın bakım / onarımına ait faturaya, iade faturası kestiğini. Bu fatura davalının sürekli iade faturası kesmesi sonucu müvekkili firma tarafından birden çok kez kesilmek durumunda kaldığını, aynı plakalı araca ait, aynı bedelli son faturanın kesim tarihinin ise 01.11.2022 tarihi olduğunu, davalının, söz konusu faturaya dair iadesinin yerinde olmadığını, ----plakalı aracın müvekkili şirkete gelmesi ile yapılan ön kontroller sonucu aracın 10.185,31TL onarım bedeli tutacağı, bu tutara onay verilirse tamir işleminin yapılacağına dair proforma fatura, müvekkili şirket yöneticisi tarafından 22.06.2022 tarihinde davalı firma yöneticisi ---- kurumsal mail adresinden iletildiğini, davalı firma yöneticisinin "uygundur" ibaresi üzerine araçın, belirtilen rakam üzerinden tamir edildiğini faturaya konu onarımın yapılmasına dair, onarım yapılmadan önce davalı firma yöneticisi kurumsal hesabından 22.06.2022 tarihinde onay alındığını, aracın onarıldığını, daha sonra ise bu tutar cari hesap mutabakatına işlenerek, taraflar 30.06.2022 tarihinde mutabakat metni imzalandığını belirterek, sözleşmeden kaynaklı bakiye cari alacağın, arabuluculuk ve davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren (22.08.2022) işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı taraf yargılama sırasında davasını ıslah etmiş ve ıslahını harçlandırmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizce taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davalı tarafça ticari defterleri ibraz edilmemiş, davacı tarafın ticari defterleri incelenerek düzenlenen 16/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı açık c/h bakiyesinden kaynaklı olarak 11.013,55 tl asıl alacağı bulunduğu, davacı şirketçe davalı şirket adına mal ve hizmet verildiği iddiasıyla muhtelif tarihlerde e-faturayı düzenleyerek ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydetmiş bulunduğu, 20.07.2022 tarihli 30.06.2022 dönemine ait davacının gönderdiği mutabakat formuna davalının mutabık olduğuna dair cevabı bulunduğu, tarafların ba/bs formlarına ait vergi dairesinden alınan dökümanlar incelendiğinde belge sayısında ve tutarda mutabık oldukları tespit edilmiştir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri talimat mahkemesinde incelenmiş buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 16/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin davalı şirketten faturaya dayalı açık c/h bakiyesinden kaynaklı olarak 11.013,55 TL asıl alacağı bulunduğu, davacı şirketin davalı şirket adına e-fatura düzenleyerek ticari defterlerinde davalı şirket adına borç kaydetmiş bulunduğu, 20.07.2022 tarihli 30.06.2022 dönemine ait davacının gönderdiği mutabakat formuna davalının mutabık olduğuna dair cevabı bulunduğu, tarafların ba/bs formlarına ait vergi dairesinden alınan dökümanlar incelendiğinde belge sayısında ve tutarda mutabık oldukları tespit edilmiş, böylece davacı firmanın takip tarihinde davalı firmadan 11.013,55 TL alacaklı gözüktüğü belirtilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır.Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, davacı tarafından düzenlenen ihtarname davalıya 22/11/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamede borcun 3 iş günü içerisinde ödenmesi bildirilmiş olduğundan temerrüt tarihinin 28/11/2022 olduğunun kabulü ile bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekmiş, ihtarname ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-11.013,55 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Karar harcı olan ‭752,33 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL ve 172,00 TL ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 400,43 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Davacı tarafından yapılan 179,90 TL + 172,00 TL harç masrafı ile 179,90 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan ‭2.135,25‬ TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafça karşılanan ------- yevmiye numaralı ihtarname masrafı 449,73 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 11.013,55 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde ----- numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde-------konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024