T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/771 Esas
KARAR NO: 2024/259 Karar
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2023
KARAR TARİHİ: 20/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi çerçevesinde ------- müvekkili şirketin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı tarafından düzenlenen ---- tarihli alıcı limiti onayı belgesi ile --------- tarihleri arasında yapılan 120 gün vadeli sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 100.000 Euro tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiğini, müvekkili şirketin sigorta kapsamında adı geçen -------- firmaya gerçekleştirdiği ve primini davalı sigorta firmasına ödediği iki adet sevkıyat bedelini tahsil edememesi üzerine söz konusu sevkıyatların ödenmesi talebi ile davalı sigorta şirketine 26/08/2020 ve 12/11/2020 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formları ile müracaat ettiğini, davalının 01/11/2021 tarihli yazısı ile sevkiyata ilişkin belgelerdeki alıcı firma kaşe ve imzalarının şeklen imzalanmış gibi gözüktüğünü, alıcı firma ile yazışmaların, firmanın resmi -----yapıldığını, söz konusu yazışmalarda firma yetkilisinin adının ---- olması gerekirken-------- olarak yer aldığını, şeklen alıcı firma tarafından kaşe ve imza ile onaylanmış gibi görünen tüm belgeleri imzayan kişinin imza teyidinin yapılabileceği bir belge talep edildiğini, talep üzerine gönderilen -------- ait kimlik belgesindeki imza ile sevkıyat belgelerindeki imzanın farklı olduğu ifade edilerek poliçenin 8/c, 15 ve 18. Maddeleri çerçevesinde müvekkili firmanın tazminat talebinin reddedildiğini, sigorta firmasının tazminat ödememek için çırpındığını ve saçma denebilecek gerekçelerle dolu bir yazıyı müvekkiline gönderdiğini, dava dışı alıcı firma ile davacı firma arasındaki yazışmaların --------adresinden yapılması, yazışmalarda firma yetkilisinin adının-------olarak yer almasının tazminat ödenmemesi için gerekçe yapıldığını, somut olayda sevkıyata konu işlemlerdeki imzanın dava dışı alıcı firma çalışanı -----ait olduğunu, ihracat vesaikinin ------tarafından değil firma çalışanı ------- tarafından imzalandığını, bu durumun sigorta firmasına tazminat ödememe hakkı vermeyeceğini, ortada gerçek bir ihracat bulunduğunu, sevkıyata konu malların alıcı firmaya teslim edildiğini, ancak alıcının ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle fatura tutarlarının ödenmediğini, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu, sigortacının sorumluluğunun aksine sözleşme yoksa primin veya ilk taksidin ödenmesi ile başladığını, dava dışı alıcı firmanın covid salgını nedeniyle ekonomik olarak zor duruma düştüklerini, bu nedenle fatura bedelini ödeyemediklerini bildirdiklerini, sigorta kapsamında gerçekleştirilen sevkıyatlardan kaynaklanan tazminatın ödenmesi gerektiğini, tazminat ödenmesi talebi reddedilen sevkıyatın ABD doları cinsinden tutarının 114.214,11 USD olduğunu, alıcı limiti onayı belgesinde 100.000 Euro tutarında limit tahsis edildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla sevkıyatlardan kaynaklanan toplam 100.458,00 ABD dolarının ödeme günündeki TL karşılığı tutarındaki sigorta tazminatı alacağının temerrüt tarihinden itibaren devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın hisselerinin tamamının hazineye ait bir banka ve aynı zamanda sigortacı olduğunu, Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortasının ise müvekkili bankanın en çok talep gören ve sevk sonrası dönemde ortaya çıkan ticari ve politik riskleri teminat altına alan bir sigorta programı olduğunu, sigorta teminatından yararlanmak isteyen ihracatçının öncelikle, sevkiyat yapacağı yurt dışında yerleşik alıcı için müvekkili bankadan alıcı limiti talebinde bulunduğunu, müvekkili bankanın alıcının ödeme gücü, ülkesi ve sair risk unsurlarını araştırdıktan sonra uygun gördüğü alıcılara yönelik olarak alıcı limiti oluşturduğunu, alıcı limit onayı adı verilen bu belgenin ihracatçı ile paylaşılarak, işbu belgede yazan süre içerisinde yapılacak sevkiyatlara, yine aynı belgede yer alan meblağa kadar, alıcının ticari ve politik riskler sebebiyle borcunu ödeyememesine karşı sigorta himayesi sağlandığını, ihracat kredi sigortasında, sigortacının meydana gelen zararı tazmin etmesi için; riskin ihracat kredi sigortası sözleşmesi kapsamında olması, sigortalının yükümlülüklerini yerine getirmesi ve primlerin zamanında ödenmesi gibi koşulların gerçekleşmesi haricinde, poliçede zarar kesinleşme süresinin beklenmesi gerektiğini, sigortalı ------- kapsamında müvekkili bankaya gönderilen ------ müvekkili bankaya ----- firmasına ----- kapsamında gerçekleştirilen toplam 103.736,70 EUR tutarındaki alacağına ilişkin olarak tazminat başvurusunda bulunulduğunu, alacağın ---------- sayılı ------ tutarındaki kısmının sigorta kapsamında olduğunu, alıcı firma nezdinde bedelin ödenmeme nedeninin öğrenilmesini teminen müvekkil bankanın, --------faaliyet gösteren anlaşmalı avukatları aracılığıyla girişimlerde bulunulduğunu,-------- alınan ------ iletilerinde; alıcı firmanın ------- bağlı ------ yer alan kayıtları incelendiğinde aktif göründüğünü, şirketin hisselerinin tamamının ------- adlı kişiye devredildiğine dair -------- kayıt bulunduğunu mevcut irtibat numaralarının geçersiz olduğunu, bu nedenle firma yetkililerine ulaşılamadığını, farklı bir irtibat bilgisi bulunamadığını, ayrıca alıcı firmanın ------------ resmi e-posta adresine gönderilen bilgi talebine yanıt alınamadığı hususlarının belirtildiğini,--------- faaliyet gösteren anlaşmalı avukatlar tarafından alınan 14.08.2020 tarihli e-posta iletisinde ise; alıcı firmaya ait ve daha önce aktif olan telefon numaralarının bazılarının meşgul olduğu, bazılarına ulaşılamadığı, e-posta iletilerine dönüş olmadığı, ayrıca alıcı firma ile ilgili adres ve firma sahibi değişikliği olduğunun görüldüğü, genellikle bu gibi değişikliklerin, firma sahibinin firmadan kurtulmayı amaçladığında karşılaşıldığı hususlarının beyan edildiğini, Sigortalı firma tarafından müvekkili bankaya ibraz edilen sevkiyata ilişkin belgeler incelendiğinde; sipariş formu------- şeklen alıcı firma tarafından kaşe ve imza ile onaylanmış gibi göründüğünü, onaylı ----- satış sözleşmesi alıcı firma tarafından sigortalı firmaya 24.11.2019 tarihinde, yükleme onayının ------- adresinden iletildiğinin görüldüğünü, benzeri şekilde, sevkiyat öncesi ve sonrasında sigortalı firma ile alıcı firma arasında yapılan tüm e-posta yazışmalarının -------yapıldığını, bununla birlikte, yazışmalarda imza alanında firma yetkilisi adının ------- belirtildiğini, şeklen alıcı firma tarafından onaylandığı görülen belgelerde yer alan kaşelerde ise firma ünvanının ------ olduğunun görüldüğünü, alıcı firmaya resmi kaynaklarda yer alan iletişim bilgilerinden ulaşılamaması üzerine bu defa müvekkili bankaca---------adresinden tekrar girişimde bulunulduğunu, sevkiyatın ödenmeme nedeni ve diğer tereddüt edilen hususların sorulduğunu, cevaben alınan ------posta iletilerinde; daha önce -------kullanıldığını, adının ------olduğunu, an itibarıyla firmanın hem personeli hem de tek hissedarı olduğunu ----------, pandemi sebebiyle finansal güçlük yaşandığını, ödeme yapabilmek için bankalarla kredi görüşmeleri yapıldığının bildirildiğini, bununla birlikte, sigortalı firma ile sevkiyat öncesi ve sonrasında yapılan yazışmalarda imza kısmında yer alan isim farklılığı ve e-posta adresinde yaşanan problemin ne olduğu hususunda alıcı firma yetkilisi tarafından net bir açıklama yapılamadığını, müvekkili banka nezdinde yapılan araştırmada alıcı firmanın 4 kez sicil değişikliği ile adres ve yönetici değişikliği yapmış olduğunu, faaliyet alanının ihracata konu işlerle ilgili olmayan yönetsel danışmanlık aktiviteleri, ofis yönetim faaliyetleri, toptan elektronik eşya ticareti gibi alanları kapsadığını, yönetici olarak ------tarihinden itibaren ------ atandığını ve 01.04.2020 tarihine kadar yöneticilik yaptığını, 01.04.2020 tarihinde --------yönetici olduğunu, 01.04.2020 tarihinden bu yana-----yönetici olduğunu, anılan şahsın adına kayıtlı -------- şirketinin de mevcut bulunduğunu ve bu şirketin iflas sürecinde olduğunu, değerlendirme neticesinde alıcı firmanın faaliyet alanı ile sigortalı tarafından ihraç edilen ürünlerin birbirinden bağımsız ve ilgisiz ürünler olduğunu, firma yöneticilerinin ve firma adresinin birkaç defa değişmesinin paravan şirket görüntüsü verdiğini, resmi makamlarda ve e-postalarda farklı isim kullanılmasının sorumluluktan kaçma niyeti ile yapıldığı görüşünün oluştuğunu, sevkiyat belgeleri ile alıcı firmadan temin edilen kimlik belgesinde yer alan imzaların uyuşmaması hususunun netleştirilmesi amacıyla; müvekkili bankanın 08.02.2021 tarihli yazısı ile, sigortalı firmadan alıcı firma ile ticari ilişkinin ne şekilde başladığı, aracı vasıtası ile irtibat kurulduysa aracıya ait iletişim bilgilerinin paylaşılması, şeklen alıcı firma tarafından imzalanmış gibi görünen belgelerdeki imza sahibine ait imza sirküleri, kimlik veya pasaport fotokopisinin tarafına sunulmasını talep ettiğini, aksi takdirde poliçenin ilgili maddeleri gereğince söz konusu sevkiyata ilişkin herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini, davacı firmanın müvekkili banka ile imzalamış olduğu poliçenin “Zararın Kesinleşmesi” başlığı altında düzenlenen 15. Maddesinde “Sigortalı'nın zararı ispatlamaya yeterli delillerle birlikte Tazminat Talebi’nde bulunması üzerine ----- zararın sebebinin tetkik edileceği, tetkik sonucu kesinleştiği kabul edilen zararın Sigortalı'ya Kapsam Oranı’nda ödeneceği, ödemenin zararın kesinleşmesinden, delillerin eksiksiz olarak ibraz edilmesinden, zararın sebebinin incelenmesinden ve Poliçe kapsamı içinde olduğunun tespitinden sonra yapılacağı, zarar kesinleşme süreleri sona erse dahi, ------------- tarafından bahse konu incelemeler tamamlanmaksızın tazminat ödemesi yapılamayacağı” hususunun düzenlendiğini, zararın kesinleşmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, TTK'nın 1420'nci maddesinin "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmünü içerdiğini, dava dilekçesinde yer aldığı şekilde müvekkili şirket tarafından tazminat ödememek için çırpınma ve saçma gerekçeler öne sürme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, aksine basiretli tacir olarak davranması gereken davacı firmanın ihracat yaptığı ve yurt dışına mal yolladığı firma hakkında yeteri kadar bilgisi olmaması, ülke içinde basit bir ticari anlaşma yaparken bile karşı taraf firma yetkilisinin tespitinde istenilen imza sirküleri veya iç yönergesi gibi sair herhangi evrakı istememesi ve istendiğinde müvekkil bankaya ibraz etmemesi izahtan vareste bir durum olduğunu, TTK Madde 1448 maddesi gereğince de sigortalanın sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü bulunduğunu, sigortalının bu yükümlülüğe aykırı davrandığını, açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında imzalanan kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi kapsamında oluşan zararın tahsili istemiyle açılan tazminat davasıdır. Davacı kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi kapsamında oluşan zararının davalı tarafça tazminini talep etmiş, davalı yan öncelikle zaman aşımı itirazında bulunmuş bunun yanı sıra poliçe kapsamında tazminat ödenmesi koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla 20/03/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları tespit edilmiştir.HMK 142 maddesinde ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra tahkikata başlanmadan önce hak düşürücü süre ve zaman aşımı itiraz ve def'inin incelenip karar bağlanması gerektiği kabul edilmiştir. Davalı taraf süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile zaman aşımı def'ini ileri sürmüştür.Taraflar arasında düzenlenen kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi ---- tarihli olup poliçenin 37 maddesinde "ZAMAN AŞIMI " başlığı altında Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.Sigorta poliçesinin düzenlenme tarihi ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK nun 1420. maddesinde zamanaşımı düzenlenmiştir. MADDE 1420- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır.”ifadelerine yer verilmiştir.Alacağın muacceliyet tarihi ise , “ MADDE 1427- (1) Aynen tazmine ilişkin sözleşme yoksa sigorta tazminatı nakden ödenir. (2) Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.
(3) Araştırmalar, 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamamışsa; sigortacı, tazminattan veya bedelden mahsup edilmek üzere, tarafların mutabakatı veya anlaşmazlık hâlinde mahkemece yaptırılacak ön ekspertiz sonucuna göre süratle tespit edilecek hasar miktarının veya bedelin en az yüzde ellisini avans olarak öder.
(4) Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.
(5) Sigortacının temerrüt faizi ödeme borcundan kurtulmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir.” şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nın 1427/1. madde hükmü yollaması ile TTK 1446. maddesi hükmü uyarınca yapılacak ihbar borcun doğduğu tarihten itibaren olacaktır. TTK 1446. maddesinde , sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, TTK 1427/2. fıkrada ise sigorta tazminatı ve bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmalar bitince ve herhalde TTK 1446 ‘ncı maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiştir. Bu durumda, somut olayda davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine meydana gelen rizikoyu, her iki tarafın da kabulünde olduğu üzere 07/03/2020 tarihinde bildirdiği, yasa gereğince 45 gün sonra, yani 22/04/2022 tarihinde muaccel olan tazminat talebinin iki yıl sonrası olan 22/04/2022 tarihinde zamanaşımına uğradığı, buna karşın davacının eldeki davayı iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra 01/11/2023 tarihinde açtığı anlaşıldığından davalı yanı zaman aşımı def'inin yerinde olduğunun kabulü ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiği anlaşılmış ve bu karar esasa ilişkin bir karar olduğundan dava usuli bir sebep ile reddedilmediğinden dava değeri üzerinden davalı lehine nisbi vekalet ücreti taktir edilerek ---------aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 48.677,63 TL harçtan mahsubu ile bakiye 48.250,03 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca hesaplanan 280.519,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!