WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/696 Esas
KARAR NO:2024/420
DAVA: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 04/10/2023
KARAR TARİHİ: 23/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili firma aleyhine ------------takip dosyası kapsamında 200.000 TL tutarında (asıl alacak) icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinin şirket içinde yetkisiz bir çalışana teslim edildiğini ve bu şahıs da ödeme emrinin mahiyetini anlamadığından, ödeme emrine istinaden takibe yasal süresi içinde itiraz edilemediğini, takip itiraz edilemediği için kesinleştiğinden, müvekkilinin tüm banka hesapları ve ticari araçlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu olmamasına karşın, hiçbir hukuki ve ticari dayanak olmaksızın, afaki şekilde aleyhine başlatılan icra takibi sonucunda, banka hesapları ve araçlarına haciz konulması nedeniyle müvekkilinin ciddi şekilde mağduriyeti oluştuğunu belirterek, davacı müvekkilinin, ----dosyasından ve takibe konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sonucu uğranan maddi zararın tazminine ilişkin başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. -------İddia, savunmalar, cevabi yazılar, yukarıda belirtilen istinaf kararları ve tüm dosya bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut dava dosyası haksız fiil hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek ve çözüme kavuşturulacaktır. Haksız fiil hükümleri de Borçlar Hukukunda düzenlenmiştir. Somut olayda haksız fiilin herhangi bir ticari yönü (örneğin haksız rekabet) de bulunmamaktadır. Somut olayda trafik kazasından kaynaklı maddi tazminatın tahsili nedeniyle başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebi söz konusudur. Bu tür davalarda ticaret mahkemesinin görevli olmasını sağlayacak tek sebep, diğer davalılar yanında zorunlu mali mesuliyet sigortacılarının da hasım gösterilmesi halidir. Davacının tacir olan ticari şirket olduğu ancak davalının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, yapılan araştırmaya göre vergi kaydı ve diğer kayıtlara göre faaliyetlerinin esnaf faaliyeti kapsamında kaldığı görülmektedir. Davacıya ait aracın sicil kaydında ticari amaçla yazması, aracın kullanım amacının ticari olması; yukarıda şartları yazıldığı şekliyle davayı ticari dava yapmaz. Arabanın kullanım amacının ticari - yük nakli olması, mahkemenin görevini belirleyemez. Yine esnaf işletmesi olup da, ticari amaçlı yük taşımacılığı yapılması ve yine aracın sicil kaydında da ticari amaçla yazması da mümkündür. Burada asıl olan tacir olunup olunmamasıdır. Bizim yargılamamızda bu husus yoktur. Bu halde somut davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Görev kamu düzenindendir. Taraflar ileri sürmese dahi Mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Tüm bu gerekçelerle Mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya ------------ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2024